‹ Ana sayfa
Danıştay8. Daireİdare Hukuku

Danıştay 8. Daire E.2019/5886 K.2022/6466

Esas No: 2019/5886 · Karar No: 2022/6466 · Karar Tarihi: 11.11.2022
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/5886
Karar No : 2022/6466

DAVACILAR : 1- S.S. … Kalkınma Kooperatifi
2- …
3- …

9- …
10- …
11- …
VEKİLERİ : Av. …

DAVALILAR : 1- …- …
2- … Bakanlığı - ANKARA

**VEKİLİ:** Hukuk Müşaviri …

DAVANIN KONUSU :
Konya İli, Hadim İlçesi, … Mahallesi'nde, … Barajı'nın yapımından etkilenen ailelerin, davacıların ikamet ettiği Meram İlçesinin ... Mevkiindeki mera vasıflı taşınmazlarda, İskan Kanunu'nun geçici 9. maddesi uyarınca iskan edilmelerine ilişkin usul ve esasları belirleyen 08/02/2016 gün ve 2016/8526 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Davaya konu olan taşınmazların mera vasıflı olup, kendi köylerinin ihtiyacı olduğu, alternatif iskan alanlarının temin edilebileceği, meralarının başka bir köy halkına tahsisinin nizalara sebep olabileceği öne sürülmektedir.

DAVALILARIN SAVUNMALARI :
DAVALI …NIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DAVALI …NIN SAVUNMASI : Usule ilişkin olarak, davacıların kişisel, güncel ve meşru bir mefaati olmadığından dava açma ehliyeti bulunmadığını, davanın süresi içinde açılmadığı ileri sürülmüştür.
Esasa ilişkin olarak, mahalli iskan komisyonunca 428 konut, 18 işyeri sahibinin hak sahibi olarak belirlendiği, bunların tarımsal iskanı için gereken taşınmazlar ile bölgede zorunlu olarak yapılacak olan sosyal ve teknik donatılar için bu denli büyük taşınmazlara ihtiyaç olması nedeniyle bu taşınmazların kararlaştırıldığı, teknik raporlara göre mera vasfının cılız olup; davacı köyün ihtiyacını karşılamadığı, bu büyüklükte ve bütünlük arz edecek nitelikte alternatif taşınmaz bulunmadığı, bu sebeplerle bahse konu meraların iskan edilecek taşınmazlar olarak planlanıp, tespit edildiği, Bakanlar Kurulu kararını müteakip de diğer işlemlerin yapıldığı ve işlemin Yasaya uygun olduğu savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Konya İli, Hadim İlçesi, …Mahallesi'nde, …Barajı'nın yapımından etkilenen ailelerin, Meram İlçesinin ... Mevkiindeki mera vasıflı taşınmazlarda, İskan Kanunu'nun geçici 9. maddesi uyarınca iskan edilmelerine ilişkin usul ve esasları belirleyen 08/02/2016 gün ve 2016/8526 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın iptali istenilmektedir.
İskan Kanunu hükümleri uyarınca; taşınmazları kamu hizmetinin ifası sebebiyle kamulaştırılanların, tarımsal iskanının mümkün olduğuna; iskana konu taşınmazların yeri ve büyüklüğüne Çevre Bakanlığı'nın karar vereceği, hak sahiplerinin de mahalli iskan komisyonunca tespit edileceği, uygulama imar planı kapsamında ihtiyaç duyulan mera vasıflı taşınmazlara iskan amacıyla kullanılabileceği anlaşılmaktadır.
Dava konusu, taşınmazın bu kapsamda mera vasfının değiştirildiği, söz konusu meranın, cılız mera vasfında olması ve davacıların ikamet ettiği köyde ihtiyaç bulunmadığının ortaya konulması nedeniyle iskan amacıyla tahsis amacının değiştirilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı; idarece iskan edilecek aile sayısı ile iskan sahasında ihtiyaç duyulacak ve Yasa uyarıca yapılması zorunlu olan sosyal donatıların da bulunması sebebiyle bu büyüklükte bir taşınmaza ihtiyaç olduğu açıktır.
Öte yandan; davalı idarece hazırlanan gerekçe raporunda; Yönetmeliğe uygun olarak, iskan edilecek bir ailenin hayat seviyesinin belirlenmesi sonrasında; iskan edilecek bölgede ekimi yapılan tarım türüne göre bu seviyeye ulaşmak için verilmesi gereken taşınmaz miktarının 10 dekar olarak hesaplandığı görülmekle; iskan edilecek taşınmaz miktarında da bir isabetsizlik bulunmamakta olup; alternatif taşınmaz yönünden de değerlendirme yapıldığı anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra,
Başkan ...'ün ; dava konusu Bakanlar Kurulu Kararının 06.04.2016 günlü Resmi Gazete'de yayımlanması sebebiyle 29.08.2018 gününde açılan davada süre aşımı bulunduğu ve davanın süre aşımı gerekçesiyle reddi gerektiği yönündeki azlık oyuna karşılık; dava konusu mera vasıflı taşınmazların mera vasfından çıkartılarak iskan amacıyla belirlenmesine yönelik işlemlerin, Mera Kanunu'nun 14. maddesinin (e) bendinde yer alan; uygulama imar planı veya ilave imar planı kapsamında ihtiyaç duyulan mera vasıflı taşınmazların tahsis amacının değiştirilerek Hazine adına tescil edilebileceği yönündeki hüküm uyarınca tesis edilmiş olması ve iskan amacıyla bu vasfı değiştirilen taşınmazlar hakkındaki parselasyon planlarının 17.07.2018 gününde onaylanıp, 30.07.2018 gününde ilan edilmesi nedeniyle bu tarihten itibaren dava açma süresi içinde davanın açıldığı görülmekle davada süre aşımı bulunmadığına karar verilerek, gereği görüşüldü:

HUKUKİ SÜREÇ :
Konya ili sınırlarında inşaatı devam eden Konya Çumra 3. merhale projenin DSİ Genel Müdürlüğü'nce 2011 yılı sonunda ihale edilmesi üzerine, ... Mahallesinde devam eden ... Barajı yapımından etkilenen ailelerin iskanı, davalı Bakanlıkça 2012 yılında programa alınmıştır. Aileler tarafından tarımsal iskan talep edilmiştir.
Bu kapsamda Bakanlıkça yerleştirme programı için etüt çalışmalarına başlanmış, davaya konu taşınmazlar hakkında 2014 yılında teknik raporlar aldırılmıştır. Bu raporlarda; etüt sahası toprakların zayıf mera bitkisiyle kaplı dördüncü sınıf arazi olduğu tespit edilmiştir. Bunun üzerine bu taşınmazların iskan amacıyla planlanması kararlaştırılmıştır.
Akabinde Mahalli İskan Komisyonunca tarımsal iskan talep eden 428 konut, 18 işyerinin hak sahipliğine karar verilmiştir.
İl Çevre Müdürlüğünce 03.06.2014 gününde hazırlanan gerekçe raporunda, her bir aile için 10 dekar olmak üzere ve ayrıca toplam iskan alanı için (sosyal donatı ve altyapı dahil) gereken taşınmaz miktarı da dahil edilerek toplam 4.320 dekar olarak belirlenmiştir.
Dava konusu taşınmazlara ilişkin İl Mahalli İdareler Müdürlüğünün talebi üzerine hazırlanan 1/1000'lik plan 01.03.2015 gününde Büyükşehir Belediyesi tarafından onaylanmıştır.
İskan çalışmaları sürerken İskan Kanunu'na Geçici 9. madde eklenerek (27.03.2015) bu ailelerin yeni yerleşim yerlerine nakli, hak sahipliği ve borçlandırılmalarına ilişkin usul ve esasların Bakanlar Kurulunca belirleneceği hükme bağlanmıştır.
Bu süreç sonunda; dava konusu işlem tesis edilerek (08.02.2016); İskan Kanunu'nun Geçici 9. maddesi uyarınca, hak sahipliği esaslarını belirleyen; iskan edilecek taşınmazları ekli krokide ada-parsel ve koordinatları ile (toplam 12 parsel) belirleyen Bakanlar Kurulu Kararı alınmıştır. Kararda, Çevre Bakanlığı'nca yeni yerleşim yeri olarak planlanan bahse konu 12 parsel sayılı taşınmazın Mera Kanunu uyarınca mera vasfının değiştirilip, Maliye Bakanlığı'nca Çevre Bakanlığı'na tahsis edilmesine karar verilmiştir.
Akabinde, Çevre İl Müdürlüğünün, aile başına 10 dekar taşınmaza ve ayrıca sosyal donatılar için de taşınmaza ihtiyaç olduğunu belirten gerekçe raporları ile taşınmazların cılız mera vasfında olduğunu belirten teknik raporları dikkate alan Mera Komisyonu tarafından, 20.01.2017 tarihli toplantıda, mera teknik ekibi tarafından da; Çarıklar Mahallesi'nde küçükbaş hayvancılık yapanların sayısının azaldığı, genellikle ahıra dayalı büyükbaş hayvancılık yapıldığının belirtildiği; taşınmazların kireç miktarı yüksek, ot veriminin düşük ve sınıfının zayıf mera olması, alternatif bu büyüklükte ve bütünlük arz eden yatırım alanının fazla olmadığı gerekçeleriyle uygulama imar planı kapsamında bahse konu mera vasıflı taşınmazların tahsis amacının değiştirilmesine karar verilmiş ve akabinde Hazine adına tescil edilmiştir.
Planlanan taşınmazlarla ilgili 04.07.2018 gününde Meram Belediyesi'nce 18. madde ve parselasyon planı yapılması ve Büyükşehir Belediyesince 17.07.2018 gününde bu planların onaylanması sonrasında, bakılan dava açılmıştır.

İNCELEME VE

**GEREKÇE:**
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları kabul edilmeyerek işin esasına geçilmiştir.

ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
5543 sayılı İskan Kanununun 3. maddesinde; ''Tarımsal İskan: Bir aileye projesinde öngörülen miktarda tarım arazisi, işletme binası, konut, irat hayvanı, araç, gereç, tezgah ve kredilerden bir veya birkaçının verilmesiyle yapılan iskan'' olarak tanımlanmış; 9. maddesinde; ''(1) Göçmen, göçebe, yerleri kamulaştırılanlar ve milli güvenlik nedeniyle yerlerinin değiştirilmesine karar verilenlerin iskanı; şehir, kasaba ve köylerde Bakanlıkca hazırlanacak plan ve projesine uygun olarak;
a) Öncelikle konut ve arsası,
b) Esnaf, sanatkar ve tüccarlara, geçimlerini sağlayacak işyeri ve arsası ile işletme kredisi,
c) Çiftçilere tarımsal projesinde öngörülen arazi, gerekli tarımsal girdiler, tarımsal yapılan veya arsası ile aynı ve nakdi işletme ve donatım kredileri,
ç) Hak sahiplerinin talepleri halinde, konut, işyeri ve tarım arazisi kendileri tarafından bulunarak teklif edilmesi ve Bakanlıkça uygun görülmesi halinde toplu veya münferit olarak ailelere iskan kredileri verilmek suretiyle bu Kanun hükümlerine göre borçlandırma yoluyla yapılır.
2) Tarımsal iskan projesinde öngörülen yıllık işletme ve donatım kredilerini, tarım arazilerinin devrinden sonraki iki yıl içinde istenmeyen ailelere bu krediler kullandırılmaz." hükmü;
12. maddesinde; (1) Kamu kurum ve kuruluşlarınca Yapılacak baraj, baraj mücavir alanı, koruma alanı, havaalanı, karayolu, demiryolu, fabrika, ekonomi ve savunma ile ilgili diğer tesislerin inşası, tarih ve tabiat kıymetlerinin korunması gibi amaçlar için veya özel kanunların uygulanması sebebiyle;
a) Taşınmaz mallarının kısmen veya tamamen kamulaştırılması sonucu yerlerini terk etmek zorunda kalan aileler,
b) Yapılan iskân planlama etütlerinin başladığı takvim yılı başlangıcından en az üç yıl önce kamulaştırma sahasında yerleşmiş olup da taşınmaz malı olmayan aileler talep ettikleri takdirde Bakanlıkça gösterilecek yerlerde bu Kanun hükümlerine göre iskân edilirler.
(2) Ancak, iskân planlama etütlerinin başladığı tarihten önce yerini terk etmiş olup kamulaştırılacak taşınmaz malı bulunan aileler iskân edilmezler. Bu tarihten geriye doğru üç yıl içerisinde, taşınmaz mallarını zorunlu hal olmadan ellerinden çıkaran ve yerine eşdeğerde veya daha fazla değerde taşınmaz mal almayan aileler yerlerini terk etmemiş olsalar dahi iskân edilmezler. Zorunlu haller yönetmelikle belirlenir.
(3) Kamu kurum ve kuruluşlarınca kamulaştırılan alanlarda yerleşik olan ve kamulaştırmadan etkilenen ailelerden Devlet eliyle başka yerde iskânını istemeyenler, yazılı başvuruları üzerine, ilgili valiliğin teklifi ve İçişleri Bakanlığının olumlu görüşü alınmak şartıyla Bakanlıkça kendi köy hudutları içinde gösterilecek bir yerde iskân edilebilirler.
(4) Bu madde kapsamına giren ve Devlet eliyle iskânlarını isteyen ailelerden; iskân duyurusu tarihinin bitiminden sonra doksan gün içinde müracaat etmeyenler ile aldıkları veya alacakları kamulaştırma bedelinin, Bakanlıkça belirlenen miktarını; kamulaştırma bedelinin Bakanlıkça belirlenen miktardan az olması halinde ise kamulaştırma ve tezyidi bedellerinin tamamını Bakanlık Merkez Muhasebe Birimi Hesabına yatırmayı taahhüt etmeyenler iskân edilmezler;" hükmü;
30. maddesinde; "Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin olarak yapılacak; karşılıksız iskân yardımları, altyapı tesisleri, sosyal, kültürel, idari, ekonomik ve diğer tesisler, anları ve teknik yardım niteliğindeki tip projeler karşılıksız olarak yapılır veya yaptırılır; hükmü, 38. maddesinde: ''(1) Özel kanunlarda yazılı hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun uygulamaların kullanılabilecek arsa ve araziler aşağıda belirtilmiştir:
a) Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan araziler.
b) Devletin özel mülkiyetinde bulunup da kamu hizmetlerine tahsis olunmamış ve kullanılmayan arazi ve arsalar.
c) Bir veya birkaç köy, kasaba ve şehir orta malı olan ve tahsis amacı değiştirilmek suretiyle Hazine adına tescil ettirilen araziler.
ç) Hazineden bedelsiz olarak belediyelere devredilmiş ve maksada tahsis edilmemiş olup 20/7/1966 tarihli ve 775 sayılı Gecekondu Kanunu amaçları dışında kalan yerler.
d) İşlenmeye elverişli olmayan tuzlu, alkali, taşlık ve benzeri topraklardan Devletçe ıslah suretiyle elde edilen araziler.
e) Bakanlık tarafından gerçek ve tüzel kişilerden satın alınacak veya kamulaştırılacak arsa ve araziler.
f) Köy tüzel kişiliğine ait arazi ve arsalar.
(2) (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen arsa ve araziler Maliye Bakanlığı'nca bu amaçla kullanılmak üzere tahsis edildikten sonra; (ç), (e), (f) bentle'' e belirtilen arsa ve araziler ise işlemleri sonuçlandıktan sonra iskân hizmetlerinde kullanılır; hükmü, Geçici 9. maddesinde; ''Konya iİi, Hadim İlçesi, Dedemli Mahallesinde Bozkır Barajı yapımından etkilenen ailelerin, belirlenecek yeni yerleşim alanına nakilleri, hak sahipliği duyuruları, hak sahiplikleri ve borçlandırılmalarına ilişkin usul ve esaslar Cumhurbaşkanınca belirlenir". hükümleri yer almaktadır.
4342 sayılı Mera Kanunu'nun "Tahsis Amacının Değiştirilmesi" başlıklı 14. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde; köy yerleşim yeri ile uygulama imar planı veya uygulama planlarına ilave imar planlarının hazırlanması, toprak muhafazası, gen kaynaklarının korunması, milli park ve muhafaza ormanı kurulması, doğal, tarihi ve kültürel varlıkların korunması, sel kontrolü, akarsular ve kaynakların düzenlenmesi, bu kaynaklarla yapılması gereken su ürünleri üretimi ve termale dayalı tarımsal üretim faaliyetleri için ihtiyaç duyulan mera vasıflı yerlerin tahsis amacının değiştirilebileceği hükme bağlanmış olup, aynı maddenin 4. fıkrasında sınıfı iyi veya çok iyi olan meraların tahsis amacının değiştirilemeyeceği hükme bağlanmıştır.
İskan Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin "Devletçe iskan esasları ve işlemleri" başlıklı 4. maddesinde; ''Kanun kapsamındaki iş ve işlemlerin yürütülmesinde aşağıdaki esaslar uygulanır.
a) Kanun ve diğer ilgili mevzuat ile bu Yönetmelik hükümlerine göre hak sahibi olacak aileler, tarımsal veya tarım dışı amaçlarla iskan edilebilirler.
b) Eski yerleşim yerlerinde geçim imkanlarını kaybedenlerin veya tarımsal ve tarım dışı amaçlarla iskan edileceklerin hayat seviyesinin tespitinde, tespit tarihinde onaltı yaşından büyük işçiler için yürürlükte olan asgari ücretin otuz günlük brüt tutarının onsekiz katı esas alınır....'' düzenlemesi yer almaktadır.

Dava Konusu İşlemin İncelenmesi:
08.02.2016 tarih ve 2016/8526 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kabul edilen ve 06.04.2016 tarih ve 29676 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Bozkır Barajı Yapımından Etkilenen Ailelerin Belirlenecek Yeni Yerleşim Alanlarına Nakilleri, Hak Sahiplikleri ve Borçlandırılmalarına İlişkin Usul ve Esaslar" ın tümünün dava konusu edildiği; iptali istenen 1. maddede, "Kararın amacının, Konya İli, Hadim İlçesi, Dedemli Mahallesi'nde, Bozkır Barajı'nın yapımından etkilenen ailelerin belirlenecek yeni yerleşim alanlarına nakilleri, hak sahipliği duyuruları ve borçlamalarına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi olduğu; 2. Maddesinde kararın " 5543 sayılı İskan Kanunun geçici 9 maddesine dayanılarak hazırlandığı; 3. maddesinde "Hak sahibi olma şartları " 4. maddesinde " iskan edilecek taşınmazın Konya ili, Meram ilçesi, Çarıklar mevkiinde bulunan mera vasıflı alan olduğunun belirlendiği; 5. maddesinde "Borçlandırma esasları "; 6.,7. ve 8 maddelerinde ise diğer hususlar ile yürürlük ve yürütmeye dair düzenlemenin yer aldığı görülmektedir.
Normlar hiyerarşisinde Anayasal ve yasal düzenlemelerden sonra gelen idari düzenlemeler bir yasa hükmüne dayalı olarak hazırlanır ve kanun hükümlerine açıklık getirilmesi suretiyle bu kanun hükümlerinin uygulamaya geçirilmesi amaçlanır. Diğer yandan, normlar hiyerarşisindeki düzenleme soyuttan somuta doğru kademeli bir sistem içermektedir. Anılan sistemde bir üst norm bir alt norma oranla daha genel ve soyut ifadeler taşımakta, bir alt norm ise daha özel ve somut ifadelerle bir üst normun ne amaçlamak istediğini ortaya koymaktadır. Öğretide türevsel bir yetki olarak kabul edilen idarelerin düzenleme yetkisinin, yasalarla getirilen hükümleri aşacak bir şekilde kullanılamayacağı da İdare Hukukunun en temel ilkelerindendir.
Anayasa Mahkemesi kararlarında, Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, "insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlet" şeklinde tanımlanmıştır.
Hukuk devleti ilkesinin ön koşullarından biri olan hukuk güvenliği ile kişilerin hukuki güvenliğinin sağlanması amaçlanmaktadır. Hukuk güvenliği ilkesi hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinden devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınması gerekir. (AYM 07.03.2011, E: 2010/106, K:2011/55)
Her ne kadar; davacılar tarafından, taşınmazların mera vasıflı olup, kendi köylerinin ihtiyacı olduğu, alternatif iskan alanlarının temin edilebileceği, meralarının başka bir köy halkına tahsisinin nizalara sebep olabileceği, Bozkır Barajı Yapımından Etkilenen Ailelerin Belirlenecek Yeni Yerleşim Alanlarına Nakilleri, Hak Sahiplikleri ve Borçlandırılmalarına İlişkin Usul ve Esaslarının belirlenmesine ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı ile düzenlemesinin hukuku ve kamu yararına aykırı olduğu iddia edilmekte ise de; İskan Kanunu hükümleri uyarınca; taşınmazları kamu hizmetinin ifası sebebiyle kamulaştırmaların, tarımsal iskanının mümkün olduğu; iskana konu taşınmazların yeri ve büyüklüğüne Çevre Bakanlığı'nın, hazırlayacağı projeye uygun olarak karar vereceği, hak sahiplerinin de mahalli iskan komisyonunca tespit edileceği açık olup; uygulama imar planı kapsamında ihtiyaç duyulan mera vasıflı taşınmazın iskan amacıyla kullanılabileceği anlaşılmaktadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; mera vasfında bulunan taşınmazın bu kapsamda mera vasfının değiştirildiği, söz konusu meranın, cılız mera vasfında olması ve davacıların ikamet ettiği köyde ihtiyaç bulunmadığının ortaya konulması nedeniyle iskan amacıyla tahsis amacının değiştirilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı; idarece iskan edilecek aile sayısı ile iskan sahasında ihtiyaç duyulacak ve Yasa uyarıca yapılması zorunlu olan sosyal donatıların da bulunması sebebiyle bu büyüklükte bir taşınmaza ihtiyaç olduğu açıktır.
Davalı idece hazırlanan gerekçe raporunda; Yönetmeliğe uygun olarak, iskan edilecek bir ailenin hayat seviyesinin belirlenmesi sonrasında; iskan edilecek bölgede ekimi yapılan tarım türüne göre bu seviyeye ulaşmak için verilmesi gereken taşınmaz miktarının 10 dekar olarak hesaplandığı görülmekle; iskan edilecek taşınmaz miktarında da bir isabetsizlik bulunmamakta olup; alternatif taşınmaz yönünden de değerlendirme yapılarak, baraj yapımından etkilenen ailelerin yeni yerleşim alanına nakilleri, hak sahiplikleri ve boçlandırılmalarına ilişkin usul ve esaslar ile ilgili bakanlık, kamu kurum ve kuruluşlarının görev, yetki ve sorumlulukları ile ilgili usûl ve esaslarını belirlediği, ayrıca düzenlemenin yukarıda belirtilen Anayasa Mahkemesi kararları dikkate alındığında eşitlik ve hukuki öngörülebilirlik ilkelerine de aykırılık taşımadığı açıktır.
5543 sayılı İskan Kanunu'na 2015 yılında eklenen Geçici 9. madde ile "Konya iİi, Hadim İlçesi, ...Mahallesinde ...Barajı yapımından etkilenen ailelerin, belirlenecek yeni yerleşim alanına nakilleri, hak sahipliği duyuruları, hak sahiplikleri ve borçlandırılmalarına ilişkin usul ve esaslar Cumhurbaşkanınca belirlenir" belirlenmesine yönelik verilen yetki sonucunda Bakanlar Kurulunca tesis edilen düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı görülmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ....-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacılara iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
11/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?