‹ Ana sayfa
Danıştay8. Daireİdare Hukuku

Danıştay 8. Daire E.2018/4669 K.2023/2666

Esas No: 2018/4669 · Karar No: 2023/2666 · Karar Tarihi: 17.05.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/4669
Karar No : 2023/2666

DAVACILAR : 1- ... Turizm Tekstil G. İnşaat Mak. Day. Tmal. San. Tic. Ltd. Şti.
2- ... Tur. Otelcilik ve Tic. San. Bilgisayar Alım Satım ve Taş. Ltd. Şti.
3- ... Seyahat Kongre Organizasyon Tanıtım Tur. San. Tic. Ltd. Şti.
4- ...
5- ... Turizm ve Ticaret Ltd. Şti.
6- ... Turizm ve Seyahat Ltd. Şti.
7-... İnşaat Turizm Tayahüt Sanayi ve Dış Tic. Ltd. Şti.
8- ... Turizm Otelcilik ve Havacılık Hizmetleri Yatırım Dış Tic. Ltd. Şti.
9- ...Tur Turizm Tic. Ltd. Şti.
10-... Turizm İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.
11- ... Servis İşletmeciliği Tekstil ve Sanayi Ltd. Şti.
12-...Profesyonel Kongre Organizasyon Turizm ve Ticaret Anonim Şirketi
13- ... Gıda Makine Tekstil Turizm Nakliye Kozmetik Danışmanlık Kuyumculuk San. Tic. Ltd. Şti.
14- ... Turizm Tic. Ltd. Şti.
15- ... Turizm Sanayi ve Havacılık Ltd. Şti.

**VEKİLİ:** Av. ...

**DAVALI:** ... Bakanlığı

**VEKİLİ:** Av. ....

DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ... Birliği (...)

**VEKİLLERİ:** Av. ... - Av. ...

DAVANIN KONUSU :
03.06.2018 tarih ve 30440 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Seyahat Acentaları Birliği Yönetmeliği'nin
1."Amaç" başlıklı 1. maddesi,
2."Dayanak" başlıklı 2. maddesi,
3."Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının (a), (ç), (d), (f), (g), (ı), (j) ve (k) bentleri,
4."Birlik" başlıklı 4. maddesi,
5."Birliğin görevleri" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının (c), (d), (g), (ö) bentleri,
6."Genel kurul ve görevleri" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrası, 5. fıkrası ve 6. fıkrasının (e), (f), (h) bentleri,
7."Yönetim kurulu ve görevleri" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrası ve 7. fıkrasının (c), (g), (h), (k), (ı) bentleri,
8."Denetim kurulu ve görevleri" başlıklı 9. maddesinin 3. fıkrasının (b) bendi,
9."Disiplin kurulu ve disiplin cezaları" başlıklı 10. maddesinin 1. fıkrasının son cümlesi, 10."Disiplin kurulu ve disiplin cezaları" başlıklı 10. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendi,
11."Disiplin kurulu ve disiplin cezaları" başlıklı 10. maddesinin 5. fıkrası,
12."Organ üyeliğinin düşmesi" başlıklı 11. maddesi 1. fıkrası,
13."Birliğin idari yapısı" başlıklı 12. maddesinin 1. fıkrası,
14."Birliğin yerel birimleri" başlıklı 13. maddesi, Değişiklik var.
15."Yöre temsil kurulu ve bölge başkanlığı seçimleri" başlıklı 14. maddesi, Değişiklik var.
16."Kayıt ücreti ve aidat" başlıklı 15. maddesinin 2. fıkrasının son cümlesi,
17."Diğer gelirler" başlıklı 16. maddesinin 1. fıkrasın (d) bendi,
18."Yetki" başlıklı 17. maddenin 1. fıkrası,
19."İştirak hesaplarının denetimi" başlıklı 19. maddesi,
20.‘’İştiraklerle İlişkiler’’ başlıklı 18. madde
21."Kısıtlama" başlıklı 20. maddesi,
22."Seçimler" başlıklı Geçici 1. maddesinin 1. fıkrası,
23."Borç yapılandırması" başlıklı Geçici 2. maddesinin 1 fıkrası,
24."Disiplin dosyaları" başlıklı Geçici 3. maddesinin (1) fıkrası,
başta olmak üzere Yönetmeliğin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç yönünden iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :
Seyahat Acentaları Birliği Yönetmeliği'nin dava konusu maddeleri ile davalı idarenin, meslek kuruluşu olan Türkiye Seyahat Acentaları Birliği üzerindeki idari ve mali denetim ile sınırlı olan idari vesayet yetkisinin aşılması nedeniyle hukuka ve normlar hiyerarşisine uyarlık bulunmadığı; dayanak 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu'na aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI :
Usul yönünden; davacıların menfaatleri bulunmadığından, davanın reddi gerektiği; esas yönünden; 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu'na dayanılarak ihdas edilen Seyahat Acentaları Birliği Yönetmeliği'nin dava konusu maddelerinde Anayasaya ve üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.

DAVALI YANINDA MÜDAHİL ... BİRLİĞİ'NİN (...) BEYANI : Usul bakımından; davaya konu Yönetmeliğin, TÜRSAB’ın görev, faaliyet ile teşkilat yapısını düzenlemesi ve içişleyişe ilişkin olması nedeniyle davacılar bakımından menfaat ihlali koşulunun gerçekleşmediği; esas bakımından, Bakanlığın düzenleme yetkisinin 1618 sayılı Kanun'un 33. maddesine dayandığı, hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : 03.06.2018 tarih ve 30440 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Seyahat Acentaları Birliği Yönetmeliği'nin dava konusu maddelerinin iptal edilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava; ... Turizm Tekstil G. İnşaat Mak. Day. Tmal. San. Tic. Ltd. Şti.ve dava arkadaşları tarafından 03.06.2018 tarih ve 30440 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Seyahat Acentaları Birliği Yönetmeliği'nin 1. maddesi, 2. maddesi, 3. maddesinin 1. fıkrasının (a), (ç), (d), (f), (g), (ı), (j) ve (k) bentleri, 4. maddesi, 5. maddesinin 1. fıkrasının (c), (d), (g), (ö) bentleri, 7. maddesinin 1. fıkrası, 5. fıkrası ve 6. fıkrasının (e), (f), (h) bentleri, 8. maddesinin 1. fıkrası ve 7. fıkrasının (c), (g), (h), (k), (ı) bentleri, 9. maddesinin 3. fıkrasının (b) bendi, 10. maddesinin 1. fıkrasının son cümlesi, 3. fıkrasının (a) bendi, 5. fıkrası, 11. Maddesi, 12. maddesinin 1. Fıkrası, 13. maddesi, 14. Maddesi, 15. maddesinin 2. fıkrasının son cümlesi, 16. maddesinin (d) bendi, 17. Maddesi, 18. maddesi, 19. maddesi, 20. maddesi, Geçici 1. maddesi, Geçici 2. Maddesi ile Geçici 3. maddesinin iptali istemiyle Kültür ve Turizm Bakanlığına karşı açılmıştır.
Seyahat Acentaları Birliği Yönetmeliği'nin "Amaç" başlıklı 1. Maddesindeki, "Bu Yönetmeliğin amacı; Birliğin görev, faaliyet ve teşkilat yapısını düzenlemek, seyahat acentalarının mesleki gelişimi ile mesleki etik ve dayanışmasını korumak üzere gerekli önlemleri almak, Birlik ve üyelerinin Bakanlık ve turizm sektörünün kurum ve kuruluşları ile olan ilişkilerini düzenlemektir." hükmü ile "Dayanak" başlıklı 2. Maddesindeki "Bu Yönetmelik, 14/9/1972 tarihli ve 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanununun 33 üncü ve 34 üncü maddelerindeki hükümlere dayanılarak hazırlanmıştır." hükmü; 1618 sayılı Yasanın 32, 33 v3 34. Maddeleri gereği olup; üst hukuk normlarına aykırılık görülmemiştir.
Davacılar tarafından, bahse konu Yönetmeliğin iptali istenilen 3. Maddenin a.ç, d, f, g, ı,j ve k bentleri ile 8. Maddesinin 7.fıkrasının g, h bentleri ile 12. Maddesinin 1. fıkrası, 13.,14 ve Geçici 1. maddelerine yönelik olarak "taşra teşkilatı ve merkeze yönelik olarak Yasada tanımlanmayan yeni idari birimlerin Yönetmelik ile düzenlendiği, yasadaki düzenlemeye aykırı yeni organlar oluşturulduğu" şeklinde ortak iddialar olduğundan ve iptali istenilen hükümlerin bir kısmında 23.11.2018 tarihli ve 30604 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan Yönetmellik ile değişiklik yapılmış ve 3. Maddenin bentlerine yapılan ekleme sonucu bent numaraları değişmiş ise de; bu değişikliklerin kurul adı ve oluşumuna yönelik olduğu, davacıların iddiasının ise; adı ne olursa olsun bu kurulların Yönetmelikle belirlenemeyeceğine yönelik olduğundan; işin esasına girmek gerekmiş olup, bu maddeler birlikte incelenmiştir.
1618 sayılı Seyahat Acentaları Ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu'nun "Amaç ve Kuruluş" başlıklı 32. Maddesinde, "Seyahat acentaları, seyahat acentalığı mesleğinin yurt ekonomisi ve turizmine uygun surette gelişmesini sağlayıcı tedbirleri almak ve mesleki ahlak ve tesanüdü korumak amacıyla Seyahat Acentaları Birliği adı altında tüzel kişiliği haiz bir birlik kurarlar. Seyahat acentalarının bu birliğe üye olmaları zorunludur.
Seyahat Acentaları Birliğinin merkezi İstanbul'dadır. (Ek cümleler: 31/7/2008-5800/4 md.) Birlik gerekli görülen yerlerde merkeze bağlı şubeler açabilir. Yönetim Kurulu, merkeze bağlı şube bürosunun kadroları ile şube müdürünü tespit ve tayin eder."; "Birliğin görevleri" başlıklı 33. Maddesinde, "Seyahat Acentaları Birliğinin görevi, pazar araştırmaları ve seyahat acentalığı konusunda incelemeler yapmak, birlik üyeleri arasındaki haksız rekabetin önlenmesi hususunda gerekli tedbirler almak, seyahat acentaları personelinin yetiştirilmesi için kurslar ve seminerler düzenlemek, Bakanlıkça istendiğinde görüş bildirmek, uluslararası kuruluşlarda seyahat acentalarını temsil etmek, bu kanunda ve 34 üncü maddenin son fıkrasında bahsedilen yönetmelikte belirtilen diğer görevleri ifa etmektir...."; "Birliğin organları" başlıklı 34. Maddesinde, " Birliğin,
A) Genel Kurul,
B) Yönetim Kurulu,
C) Denetim Kurulu,
D) Disiplin Kurulu olmak üzere 4 organı vardır. Bunlar aşağıda belirtildiği şekilde kurulup faaliyete geçerler.....
A) Genel Kurul, ....
Genel Kurulun görevleri:
a).....
h) (Ek: 28/12/2006-5571/10 md.) Birlikçe onaylanacak belgeler ve verilecek hizmetlerin ücretini tespit için Yönetim Kuruluna yetki vermek.
ı) (Ek: 28/12/2006-5571/10 md.) Genel Kurul yetkisi dahilindeki konularda Yönetim Kuruluna yetki vermek.
B) Yönetim Kurulu, Genel Kurulun kendi üyeleri arasından seçeceği 9 kişiden teşekkül eder. ...Ayrıca Yönetim Kuruluna 9 yedek üye de seçilir. Yönetim Kurulu ayda en az iki defa, ihtiyaca göre ve başkanın çağrısiyle de her zaman toplanabilir.
Yönetim Kurulunun görevleri;
,,,
h) Bu maddenin son fıkrasında bahsedilen yönetmelikte belirtilen diğer görevleri ifa etmektir.....
Bakanlıkça, Seyahat Acentaları Birliğinin ve organlarının görev ve yetkilerine ilişkin bir yönetmelik hazırlanır...." hükmü getirilmiştir.
15/6/1973 tarihli ve 14565 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Seyahat Acentaları Birliği Yönetmeliğini yürürlükten kaldıran ve 03.06.2018 tarih ve 30440 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Seyahat Acentaları Birliği Yönetmeliğinin 1. Maddesinde, "Bu Yönetmeliğin amacı; Birliğin görev, faaliyet ve teşkilat yapısını düzenlemek, seyahat acentalarının mesleki gelişimi ile mesleki etik ve dayanışmasını korumak üzere gerekli önlemleri almak, Birlik ve üyelerinin Bakanlık ve turizm sektörünün kurum ve kuruluşları ile olan ilişkilerini düzenlemektir." hükmü; "tanımlar" başlıklı 3. Maddesinin (a) bendinde, "Alan temsilcisi: Birlik Yönetim Kurulu tarafından gerekli görülen yerlerde Yöre Temsil Kuruluna bağlı olarak Birlik faaliyetlerinin organizasyonu ile ilgili çalışmaları yürütmek üzere, Bölge Başkanlığı tarafından önerilen üye isimleri arasından Yönetim Kurulunca seçilecek temsilciyi,"; (ç) bendinde, "Bölge Başkanlığı: Birlik Yönetim Kurulunun vereceği görevleri ifa etmek ve yetki alanındaki bölgede Birlik faaliyetlerinin gerçekleşmesini sağlamak amacıyla seçimle oluşturulan başkanlığı"; (d) bendinde, "Genel Sekreter: Yönetim Kurulu tarafından Birlik genel merkezinde idari işlemleri yürütmek ve koordinasyonu sağlamak üzere merkez müdürü sıfatıyla atanan kişi"; (f) bendinde, "İhtisas Birim Başkanlığı: Seyahat acentalarının uzman oldukları faaliyet alanları gözetilerek Birlik genel merkezinde oluşturulacak başkanlığı"; (g) bendinde, "İştirak: Genel Kurul tarafından verilen yetkiye istinaden ortak sıfatıyla birliğin pay sahibi olduğu ticari tüzel kişiliği,"; (ı) bendinde, " Tahkim Kurulu: Seyahat acentalığı faaliyetlerinin yürütülmesi esnasında, Birlik üyelerinin kendi aralarında veya diğer turizm işletmeleri ile oluşabilecek uyuşmazlıkların çözümünde görev yapacak kurulu" (j) bendinde, "Yöre Temsil Kurulu: Birlik Yönetim Kurulunun vereceği görevleri ifa etmek ve yetki alanındaki bölgede Birlik faaliyetlerinin gerçekleşmesini sağlamak üzere seçimle oluşturulan ve ilgili Bölge Başkanlığının alt birimi olarak faaliyet gösteren kurulu ifade eder." hükmü getirilmiş iken;
23.11.2018 tarihli ve 30604 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile Yöre temsil Kurulu kaldırılmış, "Bölge Başkanlığı", Bölge Temsil Kurulu olarak değiştirilmiş ve yeni bir bent ile "bölgelerarası İşbirliği Kurulu" adında yeni bir kurul oluşturulmuştur.
Yönetmeliğin "Yönetim Kurulu ve görevleri" başlıklı 8. Maddesinin 7 fıkrasının dava konusu (g) bendi, "Birliğin yerel birimleri" başlıklı 13. Maddesi, "Yöre Temsil Kurulu ve bölge başkanlığı seçimleri" 14. Maddesinde de 23.11.2018 tarihli R.G.'de yayımlanan Yönetmelik ile 3. Maddede yapılan değişikliğe paralel düzenlemeler yapılmıştır.
1618 sayılı Yasanın yukarıda yer verilen maddelerinde Seyahat Acentaları Birliği teşkilatının ana yapısı çizilmiş ve dört temel organ belirlenmiştir.
Dava konusu edilen Yönetmelik hükümleri ile; mülga Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği 1973 yılından 2018 yılına kadar oldukça büyüyen, üye sayısı artan ve ülke genelinde yaygınlaşan üyeleriyle oldukça büyüyen Seyahat Acentaları Birliğinin yönetiminin daha sağlıklı yapılabilmesi amacıyla yönetmeliğin 1. Maddesindeki "teşkilat yapısını düzenlemek" ibaresinin yasanın belirlediği ana yapıya müdahale etmeksizin yerel teşkilata ilişkin olduğu ve bu yasal organlar yanında Yönetim Kuruluna yardımcı yerel kurulların oluşturulduğu görülmekte olup; Yasada belirlenen teşkilat yapısındaki ana organlara yardımcı olmaya yönelik oluşturulduğu anlaşılan gerek merkezi yönetime yardımcı gerekse taşra teşkilatına yönelik olarak kurulan organların oluşumu, seçim ve yetki alanlarının belirlenmesi hususunda yönetim kuruluna yetki veren dava konusu düzenlemelerde üst hukuk normuna aykırılık görülmemiştir.
"Birliğin görevleri" başlıklı 5. Maddesinin; dava konusu edilen c,d,g,ö bentleri; 1618 sayılı Yasanın yukarıda yer verilen Birliğin görevlerinin genel çerçevesinin çizildiği 33. Maddeye aykırılık sözkonusu olmayıp; yine aynı yasa hükmünde verilen yetkiye dayanılarak, günün şartlarına uygunluğu sağlamak amacıyla getirilen düzenleme olduğu anlaşılmaktadır.
"Genel kurul ve görevleri" başlıklı 7. Maddesinin 1. fıkrası, 5. fıkrası ve 6. fıkrasının (e), (f), (h) bentleri, "Yönetim kurulu ve görevleri" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrası ve 7. fıkrasının (h), (ı), (k), bentleri, "Denetim Kurulu ve görevleri" başlıklı, 9. maddesinin 3. fıkrasının (b) bendi ile "Disiplin Kurulu ve disiplin cezaları" başlıklı 10. maddesinin 1. fıkrasının son cümlesi, 3. fıkrasının (a) bendi, 5. fıkrası; 1618 sayılı Yasanın 34. Maddesinin A fıkrasında düzenlenen Genel Kurulun görevleri, B fıkrasında düzenlenen Yönetim Kurulunun görevleri, yine C fıkrasında düzenlenen Denetim Kurulunun görevleri ile D fıkrasında düzenlenen Disiplin Kurulu görevlerine aykırı bir husus içermemekte olup; bazıları yasa hükmünün tekrarı, bazıları ise açıklama niteliğinde olan dava konusu hükümlerde üst hukuk normuna aykırılık görülmemiştir.
Yönetmeliğin "Organ üyeliğinin düşmesi" başlıklı 11. maddesinde;
" (1) Genel Kurul tarafından Birlik üyesi seyahat acentasının temsilcisi sıfatıyla Birlik organlarından birine seçilen kişinin üyeliği; kısıtlanması, bir aydan daha uzun süreli cezaevinde kalmasını gerektirecek bir suçtan ceza alması, iflasına karar verilmesi veya temsil ve ilzama yetkili olduğu tüzel kişiliğin iflasına karar verilmesi veyahut temsilcisi olarak seçildiği seyahat acentası işletmesi ile Genel Kurula katılabilme yetkisini sağlayan ilişkisinin ortadan kalkması halinde düşer. Üyeliği düşen üye yerine sırasıyla en yüksek oyu alan yedek üye asil üyeliğe getirilir." hükmüne gelince;
1618 sayılı Yasada Birliğin organlarına üye olarak seçilme ve üyelikten düşürülme şartları düzenlenmemiş olduğundan; Yasanın 34. Maddesinin son fıkrasında yer alan "(Ek fıkra: 28/12/2006-5571/10 md.) Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde, Disiplin Kurulu ve disiplin cezaları ile Genel Kurul toplantıları, seçimler ve yasaklara ilişkin olarak 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununun 24 üncü maddesi ile aynı Kanunun üçüncü kısmının birinci bölümünün esnaf ve sanatkâr odalarına ilişkin hükümleri uygulanır." hüküm uyarınca 5362 sayılı kanunun "Genel kurul üyelerinin esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşlarına genel başkan, başkan ve yönetim, denetim, disiplin kurullarına üye olarak seçilebilmeleri için gerekli şartların" düzenlendiği 50. Maddesine gitmek ve "üyeliğin düşürülmesi" husununda da aynı maddenin son fıkrasında yer alan "Seçilme şartlarından bir veya birkaçını taşımadığı sonradan anlaşılanlar ile bu şartlardan en az birini görev süreleri içinde kaybedenlerin üyelikleri kendiliğinden sona erer. Bu durumda üyeliğin düşmesi ve en fazla oy alan yedek üyeden başlamak üzere yeni üyenin üyeliğe davetine ilişkin karar ve işlemler yönetim kurulunca yerine getirilir." hükmünün uygulanması gerekmekte olup; dava konusu yönetmelik hükmü üst hukuk normuna aykırı görülmüştür.
"Kayıt ücreti ve aidat" başlıklı 15. Maddesinin 2. Fıkrasına gelince;
"(2) Birlik üyeleri, ilgili yılın kayıt ücretinin yüzde beşi tutarında yıllık aidat öderler. Her yıl, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranına göre arttırılan aidatlar yıl içerisinde tahsil edilir. İlgili yıl içerisinde tahsil edilemeyen yıllık aidatlara Genel Kurul kararı ile Yönetim Kuruluna verilecek yetki kapsamında gecikme zammı uygulanır. Seyahat acentasının merkezi ile ilgili kayıt ücreti ve aidat hükümleri şubesi için de aynen uygulanır." hükmündeki son cümle dava konusu edilmiş olup; şubeler için kayıt ücreti ödenmesi, şubesi olmayan acentalar karşısında haksız rekabeti önlemeye yönelik olarak yerinde bir uygulama olmakla birlikte; "aynen uygulanır" ifadesinden merkez kayıt ücreti ve aidatı ile aynı miktarda uygulanacağının mı kastedildiği, yoksa şubenin bulunduğu yere göre farklı miktarların mı uygulanacağı hususunda herhangi bir açıklamanın yer almadığı görülmekte olup; bu yönden hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır
"Diğer gelirler" başlıklı 16. Maddesinin (d) bendinde, "Birlik iktisadi işletmeler oluşturarak gelir elde edebilir." hükmü incelendiğinde;
1618 sayılı Yasanın 34. maddesinin A fıkrasının (ğ) bendinde, "(Ek: 28/12/2006-5571/10 md.) Üyelerini diğer meslek kuruluşları ile kamu kurum ve kuruluşları nezdinde temsil etmek, dava açmak, dernek, vakıf ve iktisadi işletmelerini kurmak, Birliğin amacını gerçekleştirmek için şirket kurulması veya kurulu olanlara ortak olunması konusunda karar vermek." hükmü ile "iktisadi işletmeler kurmak" Birlik Genel Kurulunun görevleri arasında sayılmış olup; bu usulle kurulacak olan iktisadi işletme gelirinin Birlik geliri olacağı şüphesiz olup; üst hukuk normuna aykırılık görülmemiştir.
17. Maddesine gelince;
"Kayıt ücreti ve yıllık aidat dışındaki gelirleri oluşturan ücret ve bedeller, Genel Kurulun vereceği yetki ile Yönetim Kurulunca belirlenir."
1618 sayılı Yasanın 34. Maddesinin A fıkrasının (f) bendinde "f) Üye kayıt ücreti ve aidat miktarını tespit etmek," Birlik Genel Kurulunun görevleri arasında yer almış olup; yasada belirlenenler dışındaki ücret ve bedellerin Genel Kurulun vereceği yetki ile Yönetim Kurulunca belirlenmesine ilişkin düzenlemede üst hukuk normuna aykırılık bulunmamaktadır.
"İştiraklerle ilişkiler" başlıklı 18. Madde,"İştirak hesaplarının denetimi" başlıklı 19. Madde ve "Kısıtlama" başlıklı 20. Maddeye gelince;
İştiraklerle ilgili bu üç maddeye yönelik iddialar Yönetmelikle düzenlenemeyeceği hususunda olduğundan birlikte incelenmiştir.
1618 sayılı Yasanın 34. Maddesinin A/ğ bendinde, " Birliğin amacını gerçekleştirmek için şirket kurulması veya kurulu olanlara ortak olunması konusunda karar vermek" Birlik Genel Kurulunun görevleri arasında sayılmış;35. Maddesinin (f) bendinde, iştirak karlarından elde edilecek gelirler, Birlik gelirleri arasında sayılmıştır.
Dava konusu Yönetmeliğin 3. Maddesinin (ğ) bendinde, "İştirak: Genel Kurul tarafından verilen yetkiye istinaden ortak sıfatıyla birliğin pay sahibi olduğu ticari tüzel kişilik" olarak tanımlanmıştır.
Yasada yer alan iştiraklerle ilişkilerin, denetimin ve kısıtlamanın düzenlenmesine ilişkin dava konusu maddelerde üst hukuk normuna aykırılık görülmemiştir.
"Borç yapılandırması" başlıklı Geçici 2. maddesinde
"Yönetim Kurulu birikmiş aidat borçlarını Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içerisinde bir kereye mahsus olmak üzere yapılandırmaya yetkilidir. Yapılandırma esaslarını Yönetim Kurulu belirler. Yapılandırma kararının Yönetim Kurulunca açıklanmasından itibaren üç ay içerisinde başvuracak üyeler yapılandırmadan yararlandırılır." hükmü getirilmiştir.
1618 sayılı Yasanın 34. Maddesinin A fıkrasının (f) bendinde "Üye kayıt ücreti ve aidat miktarını tespit etmek," Birlik Genel Kurulunun görevleri arasında yer almış; 35 maddesinin son fıkrasında, "(Ek fıkra: 28/12/2006-5571/11 md.) Birliğe kayıt ücreti yirmibin Yeni Türk Lirası olup, nakden ve bir defada tahsil edilir. Yıllık aidat, üye kayıt ücretinin yüzde beşidir. Üye kayıt ücreti ve yıllık aidat her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Yıl içinde tahsil edilmeyen yıllık aidatlara genel kurul kararı ile yönetim kuruluna verilecek yetkilendirme ile gecikme zammı uygulanır." hükmü ile üye kayıt ücreti ve aidatını belirlemek görevi Genel Kurula verilerek tahsil edilememe halinde uygulanacak usul belirlenmiş iken; dava konusu düzenleme ile ödenmeyen aidat borçlarının tahsili için yeni bir usul belirlenerek Yönetim Kurulunun yetkilendirilmesinde üst hukuk normuna uyarlık bulunmamaktadır.
"Disiplin dosyaları" başlıklı Geçici 3. maddesinde;
"Yönetmeliğin yayımı tarihinde kesinleşmemiş disiplin dosyaları işlemden kaldırılır." hükmü getirilmiştir.
1618 sayılı Yasanın 33. Maddesinde, "Birlik, acentalık mesleğinin vakar ve haysiyetine uymayan hareketlerden dolayı birlik üyelerine disiplin cezası verir. Bunun ayrıntıları yönetmelikte belirtilir." hükmü getirilmiştir.
Ayrıntıları Yönetmelik ile belirlenmiş ise de; Yasanın disiplin suçu olarak çerçevesini belirlediği eylemler nedeniyle başlatılan disiplin soruşturmalarının kesinleşmediğinden bahisle işlemden kaldırılmasına ilişkin yönetmelik hükmünde üst hukuk normuna uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; Seyahat Acentaları Birliği Yönetmeliği'nin 11. maddesi, 15. maddesinin 2. fıkrası ile geçici 2. ve geçici 3. maddesinin iptali; diğer maddeler yönünden ise davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 19.10.2022 tarihinde, davacıların ve vekilinin gelmediği; davalı Kültür ve Turizm Bakanlığı'nı temsilen Av. ...'ın ve Davalı İdare yanında davaya katılan Türkiye Seyahat Acentaları Birliği'ni (TÜRSAB) temsilen Av. ...'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ SÜREÇ :
1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu'nun 33 ve 34. maddelerine dayanılarak, Seyahat Acentaları Birliğinin görev, faaliyet ve teşkilat yapısını düzenlemek, seyahat acentalarının mesleki gelişimi ile mesleki etik ve dayanışmasını korumak üzere gerekli önlemleri almak, Seyahat Acentaları Birliği ve üyelerinin, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve turizm sektörünün kurum ve kuruluşları ile olan ilişkilerini düzenlemek amacıyla ihdas edilen, davaya konu Seyahat Acentaları Birliği Yönetmeliği, 03.06.2018 tarih ve 30440 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

İNCELEME VE

**GEREKÇE:**

**İLGİLİ MEVZUAT:**
Anayasa'nın ''Anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi'' başlığını taşıyan 152. maddesinde; ''Bir davaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasaya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar davayı geri bırakır.
Mahkeme, Anayasaya aykırılık iddiasını ciddî görmezse bu iddia, temyiz merciince esas hükümle birlikte karara bağlanır.
Anayasa Mahkemesi, işin kendisine gelişinden başlamak üzere beş ay içinde kararını verir ve açıklar. Bu süre içinde karar verilmezse mahkeme davayı yürürlükteki kanun hükümlerine göre sonuçlandırır. Ancak, Anayasa Mahkemesinin kararı, esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse, mahkeme buna uymak zorundadır.
Anayasa Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği red kararının Resmî Gazetede yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamaz.'' kuralı ve ''Anayasa Mahkemesinin kararları'' başlığını taşıyan 153. maddesinde; ''Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.
Anayasa Mahkemesi bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez.
Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.
İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun (…) teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.
İptal kararları geriye yürümez.
Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.'' kuralı yer almıştır.

İNCELEME VE

**GEREKÇE:**
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı İdarenin ve Davalı İdare yanında davaya katılan Türkiye Seyahat Acentaları Birliği'nin (TÜRSAB) usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.

ESAS YÖNÜNDEN:
03.06.2018 tarih ve 30440 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan davaya konu Seyahat Acentaları Birliği Yönetmeliği, 14.09.1972 tarih ve 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu'nun 33 ve 34. maddelerine dayanılarak ihdas edilmiştir.
Dairemizin 19.10.2022 tarih ve E:20018/4669 sayılı kararıyla; 14.09.1972 tarih ve 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu'nun; 33. maddesinin 2. fıkrasının; ''Birlik...birlik üyelerine disiplin cezası verir. Bunun ayrıntıları yönetmelikle belirtilir.'' kısmının, Anayasa'nın 2. ve 38. maddelerine; 34. maddesinin (D) bendinin son fıkrasının; '' ...Disiplin Kurulu ve disiplin cezaları ...ilişkin olarak 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununun 24 üncü maddesi ... uygulanır.'' kısmının Anayasanın 2. maddesine aykırı olduğu kanısına ulaşılması nedeniyle Anayasa'nın 152. maddesi gereği Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasına karar verilmiştir.
Anılan Kararımız üzerine, Anayasa Mahkemesi 04.05.2023 tarih ve 32180 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 22.03.2023 tarih ve E:2022/156, K:2023/58 sayılı kararıyla; ''...19.Birliğin, üyelerine disiplin cezası verebileceğini öngören itiraz konusu ibareler ve disiplin kurulu ve disiplin cezası hususlarında atıfta bulunulan 5362 sayılı Kanun’un 24. maddesinde ilgilinin savunma hakkı, disiplin soruşturmasının başlaması ve sonuçlandırılması için öngörülen azami süreler, disiplin suçları ile bunların karşılığı olarak verilebilecek disiplin cezaları, disiplin cezalarına karşı başvuru yolları ile disiplin cezalarının verilmesinde uyulması gereken diğer usul ve esasların herhangi bir tereddüde yer vermeyecek şekilde açık ve net olarak düzenlendiği, bu itibarla yasal çerçeve ve ilkelerin belirlendiği, bu konuda çıkarılacak yönetmelikte anılan maddenin gözetileceğinin açık olduğu gözönünde bulundurulduğunda Kanun’un 33. maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “Birlik,…” ve “…birlik üyelerine disiplin cezası verir.” ve 34. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “…Disiplin Kurulu ve disiplin cezaları…” itiraz konusu ibareleri bakımından bir belirsizliğin bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
20. İtiraz konusu bu ibareler, Anayasa’nın 2. maddesine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
21. Diğer yandan 1618 sayılı Kanun’un 34. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan itiraz konusu “…Disiplin Kurulu ve disiplin cezaları...” ibaresiyle anılan Kanun’da hüküm bulunmayan hâllerde disiplin kurulu ve disiplin cezaları konusunda 5362 sayılı Kanun’un 24. maddesinin uygulanacağı hükme bağlanmışken 1618 sayılı Kanun’un 33. maddesinin ikinci fıkrasının itiraz konusu ikinci cümlesi Birliğin, üyelerine vereceği disiplin cezalarının yönetmelikte belirtileceğini öngörmek suretiyle disiplin suç ve cezaları konusunda esas alınacak mevzuat bakımından belirsizliğe neden olmaktadır.
22. Açıklanan nedenlerle Kanun’un 33. maddesinin ikinci fıkrasının itiraz konusu ikinci cümlesi, Anayasa'nın 2. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
Kuralların Anayasa’nın 38. maddesine de aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de bu bağlamda belirtilen hususların Anayasa’nın 2. maddesi yönünden yapılan değerlendirmeler kapsamında ele alınmış olması nedeniyle Anayasa’nın 38. maddesi yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.
(...)
24. 1618 sayılı Kanun’un 33. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinin iptali nedeniyle uygulanma imkânı kalmayan anılan Kanun’un 34. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Disiplin Kurulunun görevleri; yönetmelikte belli edilen disiplin fiilleri hakkında yönetmelik gereğince disiplin cezaları vermektir.” hükmünün 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptali gerekir. '' gerekçesiyle, 14.09.1972 tarih ve 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu’nun; 33. maddesinin ikinci fıkrasının; birinci cümlesinde yer alan “Birlik,...” ve “…birlik üyelerine disiplin cezası verir.” ibarelerinin Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve itirazın reddine; ikinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline; 34. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Disiplin Kurulunun görevleri; yönetmelikte belli edilen disiplin fiilleri hakkında yönetmelik gereğince disiplin cezaları vermektir.” hükmünün 30.03.2011 tarih ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptaline; 4. maddesine 28.12.2006 tarih ve 5571 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle eklenen üçüncü fıkrada yer alan “…Disiplin Kurulu ve disiplin cezaları...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için, Seyahat Acentaları Birliği Yönetmeliği'nin dava konusu maddelerinin, Anayasa Mahkemesinin yukarıda aktarılan 22.03.2023 tarih ve E:2022/156, K:2023/58 sayılı kararında yer alan gerekçelerin dikkate alınması suretiyle değerlendirilmesi gerekmektedir.
Anayasa Mahkemesi kararında, savunma hakkı, disiplin soruşturmasının başlaması ve sonuçlandırılması için öngörülen azami süreler, disiplin suçları ile bunların karşılığı olarak verilebilecek disiplin cezaları, disiplin cezalarına karşı başvuru yolları ile disiplin cezalarının verilmesinde uyulması gereken diğer usul ve esasların herhangi bir tereddüde yer vermeyecek şekilde 5362 sayılı Kanun’un 24. maddesinde açık ve net olarak düzenlendiği, yasal çerçeve ve ilkelerin belirlendiği, bu konuda çıkarılacak yönetmelikte bu maddenin gözetileceği belirtilmiştir. Bununla birlikte; 1618 sayılı Kanun’un 34. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “…Disiplin Kurulu ve disiplin cezaları...” ibaresiyle anılan Kanun’da hüküm bulunmayan hâllerde disiplin kurulu ve disiplin cezaları konusunda 5362 sayılı Kanun’un 24. maddesinin uygulanacağı kurala bağlanmışken, 1618 sayılı Kanun’un 33. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesi Birliğin, üyelerine vereceği disiplin cezalarının yönetmelikte belirtileceğini öngörmek suretiyle disiplin suç ve cezaları konusunda esas alınacak mevzuat bakımından belirsizliğe neden olduğundan; Kanun’un 33. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesi, Anayasa'nın 2. maddesine aykırı olduğundan, iptaline karar verildiği anlaşılmıştır. Anılan Kanun'un 34. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Disiplin Kurulunun görevleri; yönetmelikte belli edilen disiplin fiilleri hakkında yönetmelik gereğince disiplin cezaları vermektir.” kuralının ise uygulama imkanı kalmadığı gerekçesiyle 6216 sayılı Kanun'un 43/4 maddesi uyarınca iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu bağlamda; 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu’nun 33. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesinin ve 34. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Disiplin Kurulunun görevleri; yönetmelikte belli edilen disiplin fiilleri hakkında yönetmelik gereğince disiplin cezaları vermektir.” kuralının davaya konu Seyahat Acentaları Birliği Yönetmeliği'nin hukuki dayanağı olması ve Anayasa Mahkemesince anılan gerekçe ile iptaline karar verilmiş olması dikkate alındığında, Seyahat Acentaları Birliği Yönetmeliği'nin hukuki dayanağının ortadan kalmış olması nedeniyle dava konusu maddelerinin iptal edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 03.06.2018 tarih ve 30440 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Seyahat Acentaları Birliği Yönetmeliği'nin dava konusu maddelerinin, İPTALİNE,
2. Aşağıda dökümü yapılan ... TL yargılama giderinin ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı davalar için öngörülen ... TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,
3. Davaya katılanın yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
17/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?