‹ Ana sayfa
Danıştay 7. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 7. Daire E.2024/365 K.2025/3823

Esas No: 2024/365 · Karar No: 2025/3823 · Karar Tarihi: 20.11.2025
Özet: (1) Uyuşmazlık, davacının gümrük mevzuatına göre “TAREKS” belgesi sunamaması nedeniyle alınan para cezası ve eşyanın kamuya geçirilmesi kararıyla ilgili olup, bu kararların bozulması talebidir. (2) Mahkeme, Bölge İdare Mahkemesi’nin kararını bozmuş, dosyayı yeniden karara yatarak tarafların talebini kabul etmiş ve ilgili yargılama giderlerini ödeyip ödeyemeyeceğini belirlemiştir.
T.C. DANIŞTAY YEDİNCİ DAİRE
Esas No: 2024/365
Karar No: 2025/3823

TEMYİZ EDENLER:
1- (DAVACI): ... İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi

VEKİLİ: Av. ...

2- (DAVALI): ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı olup 8462.31.00.00.19 gümrük tarife istatistik pozisyonunda beyan edilen "pres makinesi" cinsi eşyanın, 8462.41.10.00.11 pozisyonunda yer aldığı ve bu pozisyonda ... sayılı Ürün Güvenliği Denetimi Tebliği uyarınca TAREKS uygulamasına tabi olduğu tespit edilerek, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 46. maddesinde belirtilen süre içinde anılan belge için başvuruda bulunulduğunun bildirilmediği gibi gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmadığından bahisle tasfiye kararı alınarak satılması üzerine, davacı tarafından TAREKS belgesinin ibraz edilememesi nedeniyle anılan Kanun'un 235. maddesi uyarınca alınan para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararlarına vaki itirazın reddine dair işleme karşı açılan davada verilen iptal kararının kesinleştiği ileri sürülerek, eşya bedelinin ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair karara vaki itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile eşyanın fatura bedeli olan 39.300 Amerikan Dolarının döviz cinsinden veya ödeme tarihindeki kur üzerinden beyannamenin tescil tarihinden itibaren hesaplanacak dövize uygulanacak en yüksek faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesi ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, her ne kadar, TAREKS belgesinin ibraz edilememesi nedeniyle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesi uyarınca alınan para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararlarına vaki itirazın reddine dair işlemin ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile iptaline karar verilmişse de, Türk Standardları Enstitüsü'nün yazısında, eşyanın teknik mevzuata uygun olmadığından ithaline imkan bulunmadığı, Avrupa Birliği ülkeleri, KKTC ve serbest bölgelere transit edilmesinin mümkün olmadığı, diğer ülkelere transit ticaret yapılabilmesi için firmanın Ekonomi Bakanlığı'na başvuru yapması gerektiğinin belirtildiği, eşyanın ithali 2017/9 sayılı Ürün Güvenliği Denetimi Tebliği uyarınca TAREKS uygulamasına tabi olmakla birlikte ithalat sırasında bu belgenin sehven aranmadığı, davacı tarafından idareyi yanıltma hali söz konusu olmasa dahi neticede eşyanın ithalinin mümkün olmadığı, davacı tarafından eşyanın yurt dışına çıkarılması konusunda herhangi bir girişimde bulunulmadığından mevzuat uyarınca eşyanın tasfiyesinin gerçekleştirildiği, mülkiyetin kamuya geçirilmesine dair işlemin iptal edilmesi üzerine tasfiye sonucu oluşan satış bedelinin faizi ile birlikte davacıya ödendiği hususları birlikte dikkate alındığında, davacının tazminat talebinin reddinin icap ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Olayda, davacı tarafından ithal edilmek istenilen eşyaya mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı üzerine el konulduğu, davacı tarafından bu işleme karşı itiraz edilerek dava açıldığı, söz konusu davanın sonucu beklenmeden tasfiye işlemleri sonuçlandırıldığından hizmetin yürütülmesinde idarenin kusurunun olduğu, her ne kadar, davalı idarece, teknik mevzuata uygun bulunmadığının bildirilmesi üzerine eşyanın davacı tarafından yurt dışı edilmesi gerektiği, eşyanın süresinde yurt dışı edilmemesi nedeniyle tasfiyeye tabi tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmüş ise de, mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı ile davacının eşya üzerinde tasarruf hakkı ortadan kalktığından, bu işleme karşı itiraz edilerek dava açılması üzerine, idarece eşyanın muhafazası için bir antrepoya teslim edilmesi veya yed-i emin olarak davacıya teslim edilip gözetim görevinin yerine getirilmesi gerekirken, bu yönde bir tutum sergilenmediği, bu durum mülkiyet hakkının korunması ile kamu yararı arasında olması gereken adil dengenin yükümlü aleyhine bozulması sonucunu doğurduğundan anılan iddiaya itibar edilmediği, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 30, 181 ve 193. maddelerinde, eşyanın vergiye esas kıymetinin Türk Lirası olarak beyanının zorunlu olduğu, gümrük yükümlülüğünün beyannamenin tescil tarihinde başlayacağı yönündeki hükümler dikkate alındığında, davacının beyanname tescil tarihindeki eşyanın CIF bedeli olan 162.000,00 TL zarara uğradığı, öte yandan, zararın doğduğu "mülkiyetin kamuya geçirilmesine dair karar"ın verildiği 02/02/2018 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da öngörülen faiz oranında hesaplanacak faiziyle birlikte iadesinin icap ettiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasından sonra 162.000,00 TL'nin "mülkiyetin kamuya geçirilmesine dair karar"ın verildiği 02/02/2018 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine, fazlaya ilişkin istem yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, teknik mevzuata aykırı olan eşyanın ithaline izin verilmeyerek 3. kişiye satılmasının çelişkili olduğu, fatura bedelinin 39.300 Amerikan Doları olmasına rağmen davalı idarece tasfiye sonucu satış tutarı olan 50.860 TL ödenerek zararın bir kısmının telafi edildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararında hükmedilen 162.000 TL'nin bile, davanın açıldığı tarihteki döviz kuru karşılığıyla 575.352 TL olan zararı karşılamadığı; davalı idarece, Türk Standardları Enstitüsü'nün yazısında, eşyanın teknik mevzuata uygun olmadığından ithalinin mümkün bulunmadığının bildirildiği, İzmir Liman İşletme Müdürlüğünce ilgili firma liman yetkilisine bilgi verilerek süreyi kesen belge var ise eşyayı alabileceklerinin hatırlatıldığı, ancak olumlu cevap alınamadığından eşyanın 28/01/2019 tarihine kadar bekletilerek tasfiyesi sonucunda satıldığı, dolayısıyla taraflarına atfedilebilecek bir kusurlarının olmadığı, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına hükmedildiğinden, mahkeme kararının icrai niteliğinin kalmadığı, dava kısmen kabul kısmen ret ile sonuçlandığından lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI: Taraflarca istemlerin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Olayda, Tasfiye Tespit ve Tahakkuk Belgesinde eşyanın tasfiyelik hale geliş nedeninin Gümrük Kanunu'nun 177. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi olarak belirtilmesi, dava konusu işlemde anılan Kanun'un 46. maddesi ve Gümrük Yönetmeliğinin 76. maddesine değinilmesi, davalı idarenin savunması ekindeki Gümrük Müdürlüğünün Bölge Müdürlüğüne hitaplı 12/05/2022 tarihli yazısında, ithalinin uygunsuz olmasından değil, Gümrük Kanunu'nun 46 ve 50. maddeleri ile Gümrük Yönetmeliğinin 76. maddesi uyarınca eşyanın tasfiye işlemine tabi tutulduğunun belirtilmesi karşısında, uyuşmazlığın dayanağı olan tasfiye nedeninin bu çerçevede incelenmesi ve ilgili mevzuat hükümleri kapsamında değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, maddi ve hukuki durumun yanlış nitelendirilmesi suretiyle verilen temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
MADDİ

OLAY:
Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı olup 8462.31.00.00.19 gümrük tarife istatistik pozisyonunda beyan edilen "pres makinesi" cinsi eşyanın, 8462.41.10.00.11 pozisyonunda yer aldığı ve bu pozisyonda ... sayılı Ürün Güvenliği Denetimi Tebliği uyarınca TAREKS uygulamasına tabi olduğu tespit edilerek, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 46. maddesinde belirtilen süre içinde anılan belge için başvuruda bulunulduğunun bildirilmediği gibi gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmadığından bahisle tasfiye kararı alınarak satılması üzerine, davacı tarafından TAREKS belgesinin ibraz edilememesi nedeniyle anılan Kanun'un 235. maddesi uyarınca alınan para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararlarına vaki itirazın reddine dair işleme karşı açılan davada verilen iptal kararının kesinleştiği ileri sürülerek, eşya bedelinin ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair karara vaki itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile eşyanın fatura bedeli olan 39.300 Amerikan Dolarının döviz cinsinden veya ödeme tarihindeki kur üzerinden beyannamenin tescil tarihinden itibaren hesaplanacak dövize uygulanacak en yüksek faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 14. maddesinde, "Eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması" deyiminin, eşyanın, bir gümrük rejimine tabi tutulmasını, bir serbest bölgeye girmesini, Türkiye Gümrük Bölgesi dışına yeniden ihracını, imhasını veya gümrüğe terk edilmesini; 18. maddesinde, "Eşyanın gümrüğe sunulması" deyiminin, eşyanın gümrük idaresine ya da gümrükçe tayin edilen veya uygun görülen herhangi bir yere getirilmesi üzerine, belirlenen usul ve esaslara uygun olarak, gümrük idarelerine yapılan bildirimi ifade ettiği; Kanun'un Üçüncü Kısmının "Gümrüğe sunulan eşyaya gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanım belirlenmesi zorunluluğu" başlıklı beşinci bölümünün 46. maddesinde, gümrüğe sunulan eşyaya, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanım tayin edileceği, özet beyan kapsamındaki eşyaya, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanım belirlenerek, buna ilişkin işlemlerin, deniz yolu ile gelen eşya için, özet beyanın verildiği tarihten itibaren kırkbeş gün, diğer bir yolla gelen eşya için, özet beyanın verildiği tarihten itibaren yirmi gün içinde tamamlanacağı, şartlar gerektirdiği takdirde, belirtilen sürelerden daha kısa bir süre saptanabileceği veya bu sürelerin uzatılmasına izin verilebileceği; 50. maddesinde, 46. maddeye göre belirlenmiş süreler içinde kendilerine gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanım tayini için gerekli işlemlere başlanmamış eşyanın, herhangi bir adli veya idari takibata konu olmaması halinde, 177 ila 180. madde hükümlerine göre tasfiye edileceği hükümlerine yer verilmiştir.

Aynı Kanun'un 177. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, 50. maddeye göre verilen süre içinde kendilerine gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanım tayini için gerekli işlemlere başlanmamış eşyanın 178. madde hükümlerine göre tasfiye edileceği; 178. maddesinde, 177. maddede belirtilen eşyanın, ihale yoluyla satış suretiyle, yeniden ihraç amaçlı satış suretiyle, perakende satılmak suretiyle, kamu kuruluşları ile özel kanunla kurulmuş vakıf ve derneklere tahsis edilmek suretiyle, imha suretiyle, özel yolla tasfiyeye tabi tutulacağı; 179. maddesinde, 178. maddenin (a) bendine göre ihaleye çıkarılacak, (c) bendine göre perakende satılacak eşyanın, ihale ilanının yayımlandığı veya perakende satış kararının alındığı tarihe kadar, gümrük idaresine başvurularak bir gümrük rejimine tabi tutulması veya gümrük bölgesi dışına yeniden ihracının istenebileceği, ithali yasak veya kısıtlamaya tabi olması nedeniyle 178. maddenin (b) bendine göre yeniden ihraç amaçlı satış suretiyle tasfiyesi yapılacak eşyanın, ihale ilanının yayımlandığı veya perakende satış kararının alındığı tarihe kadar gümrük idaresine başvurularak gümrük bölgesi dışına yeniden ihracının istenebileceği, ancak, yukarıdaki taleplerin kabulünün, söz konusu eşyaya ait varsa cezalar ile ambarlama ve elleçleme giderleri ve diğer giderler ile eşyanın döviz cinsinden CIF değerinin %1’i, bu uygulamadan ikinci kez yararlanmak istenmesi hâlinde ise CIF değerinin %3’ü oranında bir tutarın ödenmesine bağlı olduğu, başvurunun, eşyanın ihale ilanı yayımlandıktan veya perakende satış kararı alındıktan sonra ve satışının gerçekleşmesinden önce yapılması hâlinde bu taleplerin kabulünün söz konusu eşyaya ait varsa cezalar ile ambarlama ve elleçleme giderleri ve diğer giderler ile eşyanın döviz cinsinden CIF değerinin %10’u oranında bir tutarın ödenmesine bağlı olduğu, bunun dışındaki başvuruların kabul edilmeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Gümrük Yönetmeliğinin "Sürenin durduğu haller ve süre uzatımı" başlıklı 76. maddesinin 1. fıkrasında, Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen ve gümrüğe sunulan eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına ilişkin işlemlerinin Kanun'un 46. maddesinde belirtilen süreler içinde tamamlanmasının esas olduğu, ancak, eşyanın herhangi bir adli veya idari takibata konu olması halinde bu takibat nedeniyle geçen sürelerin, eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması için dış ticaret mevzuatı ya da sair mevzuat gereğince ibraz edilmesi gereken uygunluk belgesi, kontrol belgesi, ithal lisansı, izin yazısı, gözetim belgesi, tahlil raporu gibi belgelerin alınması veya buna ilişkin işlemlerin yerine getirilmesi sırasında geçen sürelerin, işlem tarihinin başladığı tarihte durdurularak yirmi veya kırkbeş günlük sürelerin hesaplanmasında göz önünde bulundurulmayacağı ve işlemin sonuçlandığı tarihten itibaren kalan sürenin verileceği; anılan maddenin 2. fıkrasında, eşyanın Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca tasfiyelik hale gelip gelmediğinin tespitinde Kanun'un 46. maddesinde belirtilen yirmi ve kırkbeş günlük süreler ile yukarıda belirtilen sürelerin re’sen dikkate alınacağı, bu sürelerin gümrükçe bilinmesinin zorunlu olmadığı durumda, eşyanın ilgilisi tarafından vaktinde bilgi verilmemesi nedeniyle tasfiyelik hale geldiği düşünülerek düzenlenen tespit ve tahakkuk belgelerinin, ihale ilanının yayımlandığı veya perakende satış ya da tahsis kararının alındığı tarihe kadar yapılan bir başvuru sonucunda, birinci fıkrada belirtilen işlemlerin başlangıç ve bitiş tarihleri dikkate alınarak, süreyi durduran sebepler bulunduğunun anlaşılması durumunda iptal edileceği, ihale ilanının yayımlandığı veya perakende satış ya da tahsis kararının alındığı tarihten itibaren yapılacak süreyi durduran sebeplerin bulunduğuna ilişkin başvuruların değerlendirilmeyeceği kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, davacı adına tescilli serbest dolaşıma giriş beyannamesi (... tarih ve ... sayılı özet beyan) muhteviyatı eşyanın fiziki muayenesinde beyan edilenden farklı bir gümrük tarife istatistik pozisyonda yer aldığı ve bu pozisyonda TAREKS uygulamasına tabi olduğunun tespit edildiği, davalı idarece, Gümrük Kanunu'nun 46. maddesinde belirtilen süre içinde ilgili kurumdan alınacak TAREKS belgesinin ibraz edilmesi halinde işlemlere devam edileceğinin bildirildiği, davacı tarafından Türk Standardları Enstitüsüne 13/09/2017 tarihinde başvuru yapılarak bu durumun davalı idareye 13/10/2017 tarihinde bildirildiği, davalı idarece başvuru sonucu hakkında beş gün içinde bilgi verilmesinin istenilmesi üzerine davacı tarafından 27/10/2017 tarihli yazıda, 24/01/2018 tarihine kadar ilgili kurumdan kendilerine süre verildiğinin belirtildiği, Türk Standardları Enstitüsünce davalı idareye gönderilen 24/01/2018 tarihli yazıda, eşyanın teknik mevzuata uygun olmadığı, ithaline imkan bulunmadığı, Avrupa Birliği ülkeleri, KKTC ve serbest bölgelere transit edilmesinin mümkün olmadığı, diğer ülkelere transit ticaret yapılabilmesi için firmanın Ekonomi Bakanlığı'na başvuru yapması gerektiğinin belirtildiği, TAREKS başvurusunun olumsuz sonuçlanması üzerine davalı idarece ... tarih ve ... sayılı Tasfiye Tespit ve Tahakkuk Belgesi düzenlenerek eşyanın tasfiye işlemlerine başlandığı ve ihale yöntemiyle satılarak tasfiyenin sonlandırıldığı anlaşılmıştır.

Davacı tarafından, TAREKS belgesinin ibraz edilememesi nedeniyle anılan Kanun'un 235. maddesi uyarınca alınan para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararlarına vaki itirazın reddine dair işleme karşı açılan davada verilen iptal kararının kesinleştiği ileri sürülerek, eşya bedelinin ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair karara vaki itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile eşyanın fatura bedelinin iadesi istemiyle açılan işbu davada, Vergi Dava Dairesince, tasfiye işleminin mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararına dayandığı kabulüyle karar verilmiş ise de; Tasfiye Tespit ve Tahakkuk Belgesinde eşyanın tasfiyelik hale geliş nedeninin Gümrük Kanunu'nun 177. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi olarak belirtilmesi, dava konusu işlemde anılan Kanun'un 46. maddesi ve Gümrük Yönetmeliğinin 76. maddesine değinilmesi, davalı idarenin savunması ekindeki Gümrük Müdürlüğünün Bölge Müdürlüğüne hitaplı 12/05/2022 tarihli yazısında, ithalinin uygunsuz olmasından değil, Gümrük Kanunu'nun 46 ve 50. maddeleri ile Gümrük Yönetmeliğinin 76. maddesi uyarınca eşyanın tasfiye işlemine tabi tutulduğunun belirtilmesi karşısında, uyuşmazlığın dayanağı olan tasfiye nedeninin bu çerçevede incelenmesi ve ilgili mevzuat hükümleri kapsamında değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, maddi ve hukuki durumun yanlış nitelendirilmesi suretiyle verilen temyize konu kararda isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
2. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
3. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine 20/11/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?