Danıştay7. Daireİdare Hukuku
Danıştay 7. Daire E.2023/3656 K.2025/2115
6102 sayılı Türk Ticaret Kanun2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun6802 sayılı Gider Vergileri Kanun3226 sayılı Finansal Kiralama Kanun492 sayılı Harçlar Kanun
Özet: Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/3656 E. , 2025/2115 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3656 Karar No : 2025/2115 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ...Sigorta Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/3656
Karar No : 2025/2115
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...Sigorta Anonim Şirketi
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Davacı şirketin hesaplarının incelenmesi neticesinde düzenlenen vergi inceleme raporu ile "sovtaj" işlemleri sonucu lehlerine kalan paraların beyan edilmediği ve bedelsiz sermaye artışı sonrasında ... Havuz İşletmesi Anonim Şirketinde sahip oldukları payların artış gösterdiğinin tespit edildiğinden bahisle 2018 yılının Ocak ilâ Aralık dönemleri için ikmalen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı banka ve sigorta muameleleri vergilerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; "sovtaj" işleminin, hasara uğrayan mallardan arta kalan kısmın hasarın tazmini amacıyla sigorta şirketlerince elden çıkartılması olduğu, sigorta konusu malların hasara uğraması halinde, sigortalının hasarın tazminini talep etme hakkı doğması üzerine, halefiyet ilkesi gereği sigorta şirketinin talep edilen sigorta bedelini ödedikten sonra, hukuken sigortalının yerine geçtiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen söz konusu ilke uyarınca, sigorta şirketi hasarı tazmin etmekle hasarlı malların tasarruf hakkına sigortalının hukuku çerçevesinde sahip olup, bu kapsamda söz konusu malların satılması halinde elde edilen gelirlerin sovtaj geliri olarak tanımlandığı, banka sigorta muameleleri vergisinde vergiyi doğuran olayın meydana gelmesi için bir muamele yapılması ve bu muamele sonucu lehe para kalması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğinden her işlemin bağımsız olarak dikkate alınması ve o işlem sonucu lehe alınan paranın vergilendirilmesi gerektiği, vergilemede işlem esas alındığından, vergiye tabi matrah bulunurken, bir işlemden elde edilen gelirden, başka bir işlemden elde edilen zararın düşülemeyeceği, sonuç olarak; olayda, her bir sovtaj işlemi kendi içinde değerlendirilerek sigorta tazminatından düşülen sovtaj gelirlerinin sigorta şirketi lehine kalan para üzerinden verginin hesaplanması gerekirken, davacı şirketin 2018 yılına ilişkin sovtaj geliri elde edip etmediği hususunun gerekli inceleme ve araştırmalar ile ortaya konulamadığı, sigortalılarından hurda bedeline devir aldığı hasarlı araçları bu bedelin üstünde bir bedelden sattığına ilişkin bir tespitin bulunmadığı, satmış olduğu hurda araçların toplam değerinin sovtaj geliri olarak değerlendirildiği, satılan araçlar için asıl araç sahiplerine ödenen tutarların indirimi yapılarak davacı tarafından sovtaj geliri elde edilip edilmediğinin ortaya konulmadığı, bu durumda, olayın gerçek mahiyetini ortaya koymaktan uzak olan eksik incelemeye dayalı vergi inceleme raporu esas alınarak tesis edilen işlemlerin anılan kısımlarında yasal isabet bulunmadığı; öte yandan, sigorta şirketlerinin yapmış oldukları işlemler nedeniyle lehlerine nakden veya hesaben aldıkları paralar yönünden banka ve sigorta muameleleri vergisi ödemeleri gerektiği, bedelsiz sermaye artırımı sonrasında sahip olunan hisse adedinde meydana gelen artışın banka ve sigorta muameleleri vergisinin konusuna girmediği, bu durumda, cezalı tarhiyatın bedelsiz sermaye artışı sonrasında davacının ... Havuz İşletmesi Anonim Şirketinde sahip olduğu payların artış gösterdiğinden bahisle yapılan kısmında da hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Sigorta şirketlerince her ne şekilde olursa olsun bir muamelenin yapılmış olması ve bu muamele sonucunda lehlerine nakden veya hesaben kalan tutarların bulunması halinde banka ve sigorta muameleleri vergisi hesaplanabileceği, bulunan matrah farkı üzerinden herhangi bir gider veya indirim yapılamayacağı, davacı şirket hakkında yapılan vergi incelemesinde sigortalanan iktisadi kıymetlerin satışından elde edilen sovtaj gelirleri üzerinden vergi hesaplanmadığı tespit edilerek ikmalen tarhiyat yapıldığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Kararın, sovtaj bedelinden kaynaklı yapılan tarhiyatın iptaline ilişkin hüküm fıkrasının onanması; yedeklerin sermayeye ilave edilmesinin pay sahipleri açısından kar dağıtımı hükmünde olduğu sonucuna ulaşılmış olup, olayda, bedelsiz olarak ifade edilen hisse senetlerinin davacı bankanın kayıtlarına alınması halinde lehine hesaben para kaldığı ve banka ve sigorta muameleleri vergisi bakımından vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği gerekçesiyle iştirak edilen şirketin bedelsiz sermaye artışı sonrasında davacının payında meydana gelen artış nedeniyle yapılan tarhiyatın iptaline ilişkin hüküm fıkrasının ise, bozulması gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ
**OLAY:**
Davacı şirketin hesaplarının incelenmesi neticesinde düzenlenen vergi inceleme raporu ile "sovtaj" işlemleri sonucu lehlerine kalan paraların beyan edilmediği ve bedelsiz sermaye artışı sonrasında ... Havuz İşletmesi Anonim Şirketinde sahip oldukları payların artış gösterdiğinin tespit edildiğinden bahisle 2018 yılının Ocak ilâ Aralık dönemleri için ikmalen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı banka ve sigorta muameleleri vergilerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu'nun 28. maddesinde, banka ve sigorta şirketlerinin 10/06/1985 tarihli ve 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu'na göre yaptıkları işlemler hariç olmak üzere, her ne şekilde olursa olsun yapmış oldukları bütün muameleler dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paraların banka ve sigorta muameleleri vergisine tabi olduğu, istisnalar başlıklı 29. maddesinin (e) bendinde bankaların, bankerlerin ve sigorta şirketlerinin sermayelerinin tamamı kendilerine ait veya iştirakleri bulunan sınai işletmelerden sağladıkları karların vergiden müstesna tutulduğu, 31. maddesinde, banka ve sigorta muameleleri vergisinin matrahının 28. maddede yazılı paraların tutarı olduğu düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan kararın, cezalı tarhiyatın sovtaj bedelinden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrası aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmamıştır.
Kararın, cezalı tarhiyatın ...Havuz İşletmesi Anonim Şirketinin bedelsiz sermaye artışı sonrasında davacının payında meydana gelen artış nedeniyle yapılan kısmına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince;
6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu'nun 28. maddesinde, banka ve sigorta şirketlerinin finansal kiralama kapsamında yaptıkları işlemler hariç olmak üzere, her ne şekilde olursa olsun bütün muameleleri dolayısıyla kendi lehlerine nakden veya hesaben aldıkları paraların banka ve sigorta muameleleri vergisine tabi olduğu, 29. maddesinin (e) bendinde ise bankaların, bankerlerin ve sigorta şirketlerinin sermayelerinin tamamı kendilerine ait veya iştirakleri bulunan sınai işletmelerden sağladıkları karların istisna olduğunun düzenlendiği; öte yandan, kâr yedeklerini kullanarak sermaye artışı gerçekleştiren şirketin ödenmiş sermayesinin artırılan tutar kadar arttığı, ortaklar açısından bakıldığında ise iştirak edilen şirketteki sermaye artışı nedeniyle sahip olunan hisse senedi sayısı artacağı gibi iştirakin değerinin de artacağı, bu durumda, ortağın elde ettiği ortaklık payı ya da hisse senedi artışı "bedelsiz" olarak ifade edilse de gerçekte ortağa nakit olarak verilmeyen ancak hisse senedi ya da iştirak payı olarak verilen payın nominal değeri kadarlık bir artış söz konusu olacağından, ortaklara bedelsiz hisse senedi verilmesi ile fiilen kâr payı dağıtılması arasında fark bulunmadığı, olayda, bedelsiz olarak ifade edilen hisse senetlerinin davacı şirketin kayıtlarına alınması halinde lehine hesaben para kaldığı ve banka ve sigorta muameleleri vergisi bakımından vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği, öte yandan, yalnızca sınai işletme niteliğindeki iştiraklerden elde edilen kar paylarının banka ve sigorta muameleleri vergisinden istisna tutulduğu göz önüne alındığında, cezalı tarhiyatın davacı şirketin sınai işletme niteliğinde bulunmayan iştirakinden elde ettiği hisse senetlerinin itibari değeri üzerinden yapılan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen de kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, cezalı tarhiyatın sovtaj bedelinden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Kararın, cezalı tarhiyatın iştirak edilen şirketin bedelsiz sermaye artışı sonrasında davacının payında meydana gelen artış nedeniyle yapılan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının ise BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
5. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 29/05/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/3656
Karar No : 2025/2115
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...Sigorta Anonim Şirketi
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Davacı şirketin hesaplarının incelenmesi neticesinde düzenlenen vergi inceleme raporu ile "sovtaj" işlemleri sonucu lehlerine kalan paraların beyan edilmediği ve bedelsiz sermaye artışı sonrasında ... Havuz İşletmesi Anonim Şirketinde sahip oldukları payların artış gösterdiğinin tespit edildiğinden bahisle 2018 yılının Ocak ilâ Aralık dönemleri için ikmalen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı banka ve sigorta muameleleri vergilerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; "sovtaj" işleminin, hasara uğrayan mallardan arta kalan kısmın hasarın tazmini amacıyla sigorta şirketlerince elden çıkartılması olduğu, sigorta konusu malların hasara uğraması halinde, sigortalının hasarın tazminini talep etme hakkı doğması üzerine, halefiyet ilkesi gereği sigorta şirketinin talep edilen sigorta bedelini ödedikten sonra, hukuken sigortalının yerine geçtiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen söz konusu ilke uyarınca, sigorta şirketi hasarı tazmin etmekle hasarlı malların tasarruf hakkına sigortalının hukuku çerçevesinde sahip olup, bu kapsamda söz konusu malların satılması halinde elde edilen gelirlerin sovtaj geliri olarak tanımlandığı, banka sigorta muameleleri vergisinde vergiyi doğuran olayın meydana gelmesi için bir muamele yapılması ve bu muamele sonucu lehe para kalması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğinden her işlemin bağımsız olarak dikkate alınması ve o işlem sonucu lehe alınan paranın vergilendirilmesi gerektiği, vergilemede işlem esas alındığından, vergiye tabi matrah bulunurken, bir işlemden elde edilen gelirden, başka bir işlemden elde edilen zararın düşülemeyeceği, sonuç olarak; olayda, her bir sovtaj işlemi kendi içinde değerlendirilerek sigorta tazminatından düşülen sovtaj gelirlerinin sigorta şirketi lehine kalan para üzerinden verginin hesaplanması gerekirken, davacı şirketin 2018 yılına ilişkin sovtaj geliri elde edip etmediği hususunun gerekli inceleme ve araştırmalar ile ortaya konulamadığı, sigortalılarından hurda bedeline devir aldığı hasarlı araçları bu bedelin üstünde bir bedelden sattığına ilişkin bir tespitin bulunmadığı, satmış olduğu hurda araçların toplam değerinin sovtaj geliri olarak değerlendirildiği, satılan araçlar için asıl araç sahiplerine ödenen tutarların indirimi yapılarak davacı tarafından sovtaj geliri elde edilip edilmediğinin ortaya konulmadığı, bu durumda, olayın gerçek mahiyetini ortaya koymaktan uzak olan eksik incelemeye dayalı vergi inceleme raporu esas alınarak tesis edilen işlemlerin anılan kısımlarında yasal isabet bulunmadığı; öte yandan, sigorta şirketlerinin yapmış oldukları işlemler nedeniyle lehlerine nakden veya hesaben aldıkları paralar yönünden banka ve sigorta muameleleri vergisi ödemeleri gerektiği, bedelsiz sermaye artırımı sonrasında sahip olunan hisse adedinde meydana gelen artışın banka ve sigorta muameleleri vergisinin konusuna girmediği, bu durumda, cezalı tarhiyatın bedelsiz sermaye artışı sonrasında davacının ... Havuz İşletmesi Anonim Şirketinde sahip olduğu payların artış gösterdiğinden bahisle yapılan kısmında da hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Sigorta şirketlerince her ne şekilde olursa olsun bir muamelenin yapılmış olması ve bu muamele sonucunda lehlerine nakden veya hesaben kalan tutarların bulunması halinde banka ve sigorta muameleleri vergisi hesaplanabileceği, bulunan matrah farkı üzerinden herhangi bir gider veya indirim yapılamayacağı, davacı şirket hakkında yapılan vergi incelemesinde sigortalanan iktisadi kıymetlerin satışından elde edilen sovtaj gelirleri üzerinden vergi hesaplanmadığı tespit edilerek ikmalen tarhiyat yapıldığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Kararın, sovtaj bedelinden kaynaklı yapılan tarhiyatın iptaline ilişkin hüküm fıkrasının onanması; yedeklerin sermayeye ilave edilmesinin pay sahipleri açısından kar dağıtımı hükmünde olduğu sonucuna ulaşılmış olup, olayda, bedelsiz olarak ifade edilen hisse senetlerinin davacı bankanın kayıtlarına alınması halinde lehine hesaben para kaldığı ve banka ve sigorta muameleleri vergisi bakımından vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği gerekçesiyle iştirak edilen şirketin bedelsiz sermaye artışı sonrasında davacının payında meydana gelen artış nedeniyle yapılan tarhiyatın iptaline ilişkin hüküm fıkrasının ise, bozulması gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ
**OLAY:**
Davacı şirketin hesaplarının incelenmesi neticesinde düzenlenen vergi inceleme raporu ile "sovtaj" işlemleri sonucu lehlerine kalan paraların beyan edilmediği ve bedelsiz sermaye artışı sonrasında ... Havuz İşletmesi Anonim Şirketinde sahip oldukları payların artış gösterdiğinin tespit edildiğinden bahisle 2018 yılının Ocak ilâ Aralık dönemleri için ikmalen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı banka ve sigorta muameleleri vergilerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu'nun 28. maddesinde, banka ve sigorta şirketlerinin 10/06/1985 tarihli ve 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu'na göre yaptıkları işlemler hariç olmak üzere, her ne şekilde olursa olsun yapmış oldukları bütün muameleler dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paraların banka ve sigorta muameleleri vergisine tabi olduğu, istisnalar başlıklı 29. maddesinin (e) bendinde bankaların, bankerlerin ve sigorta şirketlerinin sermayelerinin tamamı kendilerine ait veya iştirakleri bulunan sınai işletmelerden sağladıkları karların vergiden müstesna tutulduğu, 31. maddesinde, banka ve sigorta muameleleri vergisinin matrahının 28. maddede yazılı paraların tutarı olduğu düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan kararın, cezalı tarhiyatın sovtaj bedelinden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrası aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmamıştır.
Kararın, cezalı tarhiyatın ...Havuz İşletmesi Anonim Şirketinin bedelsiz sermaye artışı sonrasında davacının payında meydana gelen artış nedeniyle yapılan kısmına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince;
6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu'nun 28. maddesinde, banka ve sigorta şirketlerinin finansal kiralama kapsamında yaptıkları işlemler hariç olmak üzere, her ne şekilde olursa olsun bütün muameleleri dolayısıyla kendi lehlerine nakden veya hesaben aldıkları paraların banka ve sigorta muameleleri vergisine tabi olduğu, 29. maddesinin (e) bendinde ise bankaların, bankerlerin ve sigorta şirketlerinin sermayelerinin tamamı kendilerine ait veya iştirakleri bulunan sınai işletmelerden sağladıkları karların istisna olduğunun düzenlendiği; öte yandan, kâr yedeklerini kullanarak sermaye artışı gerçekleştiren şirketin ödenmiş sermayesinin artırılan tutar kadar arttığı, ortaklar açısından bakıldığında ise iştirak edilen şirketteki sermaye artışı nedeniyle sahip olunan hisse senedi sayısı artacağı gibi iştirakin değerinin de artacağı, bu durumda, ortağın elde ettiği ortaklık payı ya da hisse senedi artışı "bedelsiz" olarak ifade edilse de gerçekte ortağa nakit olarak verilmeyen ancak hisse senedi ya da iştirak payı olarak verilen payın nominal değeri kadarlık bir artış söz konusu olacağından, ortaklara bedelsiz hisse senedi verilmesi ile fiilen kâr payı dağıtılması arasında fark bulunmadığı, olayda, bedelsiz olarak ifade edilen hisse senetlerinin davacı şirketin kayıtlarına alınması halinde lehine hesaben para kaldığı ve banka ve sigorta muameleleri vergisi bakımından vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği, öte yandan, yalnızca sınai işletme niteliğindeki iştiraklerden elde edilen kar paylarının banka ve sigorta muameleleri vergisinden istisna tutulduğu göz önüne alındığında, cezalı tarhiyatın davacı şirketin sınai işletme niteliğinde bulunmayan iştirakinden elde ettiği hisse senetlerinin itibari değeri üzerinden yapılan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen de kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, cezalı tarhiyatın sovtaj bedelinden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Kararın, cezalı tarhiyatın iştirak edilen şirketin bedelsiz sermaye artışı sonrasında davacının payında meydana gelen artış nedeniyle yapılan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının ise BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
5. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 29/05/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.