Danıştay7. Daireİdare Hukuku
Danıştay 7. Daire E.2023/3341 K.2024/4077
4458 sayılı Gümrük Kanun4458 sayılı Kanun7190 sayılı Kanun6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun
Özet: Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/3341 E. , 2024/4077 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3341 Karar No : 2024/4077 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhlerine olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/3341
Karar No : 2024/4077
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına
... Gümrük Müdürlüğü
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhlerine olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına kayıtlı ... plakalı aracın yurtta kalış süresinin geçerli mazeret olmaksızın aşılması suretiyle geçici ithalat rejimi hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesinin 1. fıkrası uyarınca karara bağlanan para cezalarına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, olayda, ticari kullanıma mahsus kara taşıtının geçici ithalat rejimi izin süresi içinde mazeretsiz olarak ihraç edilmemesi nedeniyle 4458 sayılı Kanun'un 238. maddesi hükmünün ihlal edildiğinin tespit edilmesi üzerine, aynı Kanun'un 26. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan eşyanın kıymeti belirlenirken Türkiye'deki mevcut verilerin esas alınacağı yolundaki düzenleme uyarınca belirlenen eşyanın CIF kıymeti üzerinden para cezasına ilişkin tutarın hesaplanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, işleme dayanak teşkil eden maddede, 7190 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile yükümlüler lehine yapılan değişiklikle, gümrük vergileri ve rejime ilişkin beyannamenin tescil tarihinden tespitin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'da öngörülen gecikme zammı oranında faizin toplamı kadar idari para cezası verileceğine ilişkin düzenleme getirilerek ceza tutarlarının düşürüldüğü, bu durumda, gümrük mevzuatından kaynaklanan para cezaları bakımından da uygulanacağı kuşkusuz bulunan "lehe olan kanun hükümlerinin geçmişe yürüyeceği" yolundaki ceza hukukunun temel ilkesi çerçevesinde, dava konusu işlemin geçici ithalat rejimi kapsamında ithal edilen aracın süresi içerisinde gümrükçe onaylanmış başka bir işlem veya kullanıma tabi tutulmaması nedeniyle 4458 sayılı Kanun'un 238. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, para cezasının ithal eşyasının gümrük vergileri ile ilgili rejime ilişkin beyannamenin tescil tarihinden tespitin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre tespit edilen gecikme zammı oranında faizin toplamı kadar hesaplanan para cezasına isabet eden kısmında hukuka aykırılık; bu tutarı aşan kısmında ise hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen de davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Gümrük mevzuatında geçici olarak ithal edilen araçların gümrük kıymetinin nasıl hesaplanacağına dair herhangi bir düzenlemenin yer almadığı, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 26. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi ile Gümrük Yönetmeliğinin 50. maddesi uyarınca Türkiye'deki mevcut veriler esas alınarak tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın temyize konu hüküm fıkrasının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın temyize konu hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri anılan hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptale ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 09/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/3341
Karar No : 2024/4077
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına
... Gümrük Müdürlüğü
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhlerine olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına kayıtlı ... plakalı aracın yurtta kalış süresinin geçerli mazeret olmaksızın aşılması suretiyle geçici ithalat rejimi hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesinin 1. fıkrası uyarınca karara bağlanan para cezalarına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, olayda, ticari kullanıma mahsus kara taşıtının geçici ithalat rejimi izin süresi içinde mazeretsiz olarak ihraç edilmemesi nedeniyle 4458 sayılı Kanun'un 238. maddesi hükmünün ihlal edildiğinin tespit edilmesi üzerine, aynı Kanun'un 26. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan eşyanın kıymeti belirlenirken Türkiye'deki mevcut verilerin esas alınacağı yolundaki düzenleme uyarınca belirlenen eşyanın CIF kıymeti üzerinden para cezasına ilişkin tutarın hesaplanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, işleme dayanak teşkil eden maddede, 7190 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile yükümlüler lehine yapılan değişiklikle, gümrük vergileri ve rejime ilişkin beyannamenin tescil tarihinden tespitin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'da öngörülen gecikme zammı oranında faizin toplamı kadar idari para cezası verileceğine ilişkin düzenleme getirilerek ceza tutarlarının düşürüldüğü, bu durumda, gümrük mevzuatından kaynaklanan para cezaları bakımından da uygulanacağı kuşkusuz bulunan "lehe olan kanun hükümlerinin geçmişe yürüyeceği" yolundaki ceza hukukunun temel ilkesi çerçevesinde, dava konusu işlemin geçici ithalat rejimi kapsamında ithal edilen aracın süresi içerisinde gümrükçe onaylanmış başka bir işlem veya kullanıma tabi tutulmaması nedeniyle 4458 sayılı Kanun'un 238. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, para cezasının ithal eşyasının gümrük vergileri ile ilgili rejime ilişkin beyannamenin tescil tarihinden tespitin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre tespit edilen gecikme zammı oranında faizin toplamı kadar hesaplanan para cezasına isabet eden kısmında hukuka aykırılık; bu tutarı aşan kısmında ise hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen de davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Gümrük mevzuatında geçici olarak ithal edilen araçların gümrük kıymetinin nasıl hesaplanacağına dair herhangi bir düzenlemenin yer almadığı, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 26. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi ile Gümrük Yönetmeliğinin 50. maddesi uyarınca Türkiye'deki mevcut veriler esas alınarak tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın temyize konu hüküm fıkrasının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın temyize konu hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri anılan hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptale ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 09/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.