Danıştay7. Daireİdare Hukuku
Danıştay 7. Daire E.2023/1648 K.2024/2134
4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanun2577 sayılı İdari Yargılama usulü Kanun2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun4760 sayılı Kanun
Özet: Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/1648 E. , 2024/2134 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/1648 Karar No : 2024/2134 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Enerji ve Petrol Ürünleri Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi VEKİLİ : Av.... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/1648
Karar No : 2024/2134
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Enerji ve Petrol Ürünleri Ticaret ve Sanayi
Limited Şirketi
**VEKİLİ:** Av....
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının 2013 yılında ithal yoluyla veya yurtiçinden temin ettiği 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan malların (I) sayılı listeye dahil olmayan malların imalinde kullanılması ve ödenmesi gereken özel tüketim vergilerinin ödenmiş olması sebebiyle 2013 yılı Kasım (2.), Aralık (1 ve 2.) dönemlerine ait özel tüketim vergilerinin 2012/3792 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli Karar kapsamında nakden iade edilmesine ilişkin talebin reddi yolundaki işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının özel tüketim vergilerinin nakden iadesi istemiyle yaptığı başvurusunun, 2013 dönemi için düzenlenen vergi tekniği ve vergi inceleme raporlarına göre, 2013 yılında üretimini gerçekleştirdiği 3819.00.00.00.00 GTİP’li hidrolik transmisyon yağının, EPDK kararlarında madeni yağ tanımına giren ürünler arasında sayılmasa da Gümrük ve Ticaret Bakanlığından alınan görüş yazısına istinaden akaryakıtlara karıştırılabilen bir ürün olduğu, bu nedenle 2012/3792 sayılı Kararname eki Kararın 1. maddesi uyarınca madeni yağ kapsamında değerlendirilmesi gerektiği yolundaki tespitlerle reddedildiği anlaşılmakta ise de, 2012/3792 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 25 seri nolu Özel Tüketim Vergisi Genel Tebliği hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, davacı tarafından imal edilen eşyanın akaryakıta karıştırılabilen mallar arasında bulunduğuna veya söz konusu eşyanın madeni yağ olarak kullanıldığına ilişkin hiçbir somut bilgi ve tespitte bulunulmadığı anlaşıldığından nakden iade istemiyle yapılan başvurunun reddinde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, davacının zaman aşımı süresi içerisinde ve ilk olarak 18/08/2015 tarihinde nakden iade başvurusunda bulunduğu ancak bu başvuruya cevap verilmediği, aynı dönemleri kapsayan ve Mahkemelerinde açılan davalarda işbu davada da değerlendirilen vergi tekniği raporu ve vergi inceleme raporuna istinaden, davacı şirket hakkında haksız iade alınan vergiler için re'sen yapılan vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergilerine ilişkin tarhiyatların iptallerine karar verildiği ve bu kararların 18/03/2022 tarihinde kesinleşmesi üzerine davacının dava konusu başvuruyu yapması karşısında, davalı idarenin zaman aşımı itirazı da yerinde bulunmayarak hukuka aykırı olduğu sonucuna varılan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 2577 sayılı İdari Yargılama usulü Kanunu'nun 10. maddesini açıklamak suretiyle, olayda, dava konusu dönemleri de kapsayan ve özel tüketim vergisi iade alacağının diğer vergi borçlarına mahsubu talebinin reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine ilişkin karardan sonra davacı tarafından 18/08/2015 tarihli dilekçelerle, 2013 yılının Ekim ayının (2.) dönemi, 2013 yılının Kasım ayının (1. ve 2.) dönemleri, 2013 yılının Aralık ayının (1. ve 2.) dönemleri ve 2014 yılının Ocak ayının (1.) dönemine ilişkin özel tüketim vergilerinin nakden ve mahsuben iadesi taleplerinde bulunulduğu, davalı idarece bu başvurulara cevap verilmeyerek iade talebinin zımnen reddedildiği, anılan işlemlerin dava konusu edilmediği anlaşılmış olup, 18/08/2015 tarihinde kayda alınan dilekçelerle yaptığı iade başvurularının zımnen reddine ilişkin işleme karşı dava açmayan davacının 30/11/2020 ve 08/01/2021 tarihlerinde ve son olarak 20/04/2021 tarihinde yaptığı başvurular ile 2013 yılının Kasım ayının (2.) dönemi, 2013 yılının Aralık ayının (1. ve 2.) dönemlerine ait özel tüketim vergilerinin nakden iadesi talep edilmiş olup, istinafa konu kararla, son başvurunun ilgi tutulması suretiyle tesis edilen işlemin iptali istemiyle dava açıldığının kabulü ile uyuşmazlığın esası incelenmiş ise de, aynı konuda yeniden yapılan başvurunun dava açma süresini ihya etmesi mümkün olmadığından istinaf başvurusunun kabulü ile davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idarece davaya konu işlemde zamanaşımı itirazında bulunulmadığı, kaldı ki başvurunun aynı dönemleri kapsayan davalarda verilen kararların kesinleşmesinden sonra yapıldığı, idarenin dava konusu işlemde sunmuş olduğu red gerekçelerinden farklı olarak süre aşımından davanın reddedilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dosyanın incelenmesinden, davacının 2013 yılının muhtelif dönemlerindeki 2012/3792 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamındaki imalatlarıyla ilgili olarak tesis edilen işlemlere karşı açtığı davaların neticelenmesi üzerine yaptığı başvurularının idarece cevap verilmeyerek sürüncemede bırakıldığı, davacı tarafından ödendiği ve idare uhdesinde bulunduğu hususunda ihtilaf bulunmayan dava konusu vergilerin iade edilmemesinin Anayasa ile güvence altın alınmış mülkiyet hakkına müdahale niteliğinde olduğundan süre aşımının söz konusu olmayacağı, bu nedenle, uyuşmazlığın esasının incelenerek karar verilebilmesi için davacının temyiz isteminin kabul edilerek kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3.... TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/04/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz başvurusu, davacının 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan emtiaları (I) sayılı listeye dahil olmayan eşyaların imalinde kullanması ve ödenmesi gereken özel tüketim vergilerini ödemiş olması sebebiyle 2013 yılının Kasım (2.), Aralık (1 ve 2.) dönemlerine ait özel tüketim vergilerinin 2012/3792 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli Karar kapsamında nakden iade edilmesine ilişkin talebinin reddi yolundaki işlemin iptali istemiyle açılan davayı süre aşımı nedeniyle reddeden istinaf dairesi kararının bozulması istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının 2012/3792 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli Karar kapsamında 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan emtiaları (I) sayılı listeye dahil olmayan eşyaların imalinde kullanması nedeniyle anılan emtialara ait 2013 yılının Ekim ayının (2.) dönemi, 2013 yılının Kasım ayının (1. ve 2.) dönemleri, 2013 yılının Aralık ayının (1. ve 2.) dönemleri ve 2014 yılının Ocak ayının (1.) dönemlerine ait özel tüketim vergilerinin anılan Karar kapsamında iade edilebilecek kısmının 18/08/2015 tarihinde kayda alınan dilekçeler ile nakden ve mahsuben iadesini talep ettiği, iade başvuruların zımnen reddine ilişkin işlemlere karşı dava açılmadığı, davacının 30/11/2020 ve 08/01/2021 tarihlerinde ve son olarak 20/04/2021 tarihinde yaptığı başvurular ile 2013 yılının Kasım ayının (2.) dönemi, 2013 yılının Aralık ayının (1. ve 2.) dönemlerine ait özel tüketim vergilerinin nakden iadesini talep ettiği ve son başvurunun ilgi tutulması suretiyle tesis edilen işlemin iptali istemiyle dava açtığı anlaşılmaktadır.
4760 sayılı Kanun'un 8. ve 12. maddeleri ile verilen yetkiye dayanılarak Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılan 2012/3792 sayılı Kararla, 4760 sayılı Kanun'a ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelindeki vergi tutarları uygulanarak teslim edilen malların, imalatçılar tarafından imalatta kullanılmaları halinde vergi tutarlarının indirimli uygulanmasına yönelik düzenlemeler yapılarak, belirtilen Kararın 1. maddesinde, (I) sayılı listenin (B) cetvelindeki vergi tutarları uygulanarak teslim edilen malların, (I) sayılı listeye dahil olmayan malların imalinde imalatçılar tarafından kullanılması halinde, imalatta kullanılan mallar için bahse konu maddede GTİP numaraları itibariyle karşılarında gösterilen oran ile daha önce uygulanan vergi tutarının çarpılması suretiyle hesaplanan vergi tutarlarının uygulanacağı düzenlemesi yapılmıştır.
Söz konusu Kararnamede düzenlenen indirimli vergi uygulamalarından kaynaklanan vergi farklılaştırmalarının alıcılara iade yöntemi ile uygulanması öngörülmüş olup, bu uygulama ile alıcıların ve ithalatçı-imalatçıların vergiyi normal vergi oranı üzerinden ödemeleri sonrasında (I) sayılı listenin (B) cetvelindeki mallar dışında malların üretildiğinin tevsik edilmesi halinde indirilmiş vergi oranı üzerinden hesaplanan tutardan fazla olan kısmın iade edilebilmesi yolunda düzenleme getirilmiştir. Uygulamanın nasıl olacağına ilişkin olarak da 25 seri nolu Özel Tüketim Vergisi Genel Tebliği yayımlanmıştır.
Davacı tarafından 2013 yılı Kasım (2.), Aralık (1 ve 2.) dönemlerine ait özel tüketim vergilerinin ödendiği, ödenen vergilerin yukarıda değinilen 2012/3792 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca indirilmiş vergi oranı üzerinden hesaplanan tutardan fazla olan kısmın iadesini isteme hakkının elde edildiği, iade edilmesi gereken kısmın idare uhdesinde bulunduğu ileri sürülerek işbu davanın açıldığı görülmektedir.
İdari ve vergi yargısında dava açma süresi, idari ve vergisel muamele ve kararlara bir an evvel istikrar vermek ve bunları uzun zamanlar niza meselesi olmaktan kurtarmak amacını taşımaktadır. Bu sayede Kanun koyucu, sürekli bir biçimde dava açma tehdidi altında kalınmasını engelleyebilmek amacıyla idari işlemlerin, ilgililerince ve belli sürede dava konusu edilebileceğini öngörerek, kamu hizmetinin hızlı ve etkin bir biçimde yürütülebilmesini sağlamayı istediği tartışmasızdır.
Temyize konu kararla, davacının son olarak yaptığı müracaatın dava açma süresini ihya etmeyeceği gerekçesine dayanılmış ise de, temel hak ve özgürlükler arasında yer alan mülkiyet hakkının kullanılmasını engelleyen ve etkisi devam eden işlemlere karşı yapılan başvurular üzerine tesis edilen işlemler için bunun söz konusu olamayacağı, idare uhdesinde kalan iade alacağının davacının mülkiyet hakkını engelleyeceği ve menfaatini etkileyeceği de dikkate alındığında, davacının son başvurusu üzerine tesis edilen işlemin iptali istemiyle dava açılmasına engel bulunmamaktadır.
Bu nedenle, dava konusu işlemin hukuka uygunluğu yönünden yapılacak inceleme sonucuna göre karar verilmek üzere, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen kararın bozulması gerektiği oyu ile, Dairemiz kararına katılmıyoruz.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/1648
Karar No : 2024/2134
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Enerji ve Petrol Ürünleri Ticaret ve Sanayi
Limited Şirketi
**VEKİLİ:** Av....
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının 2013 yılında ithal yoluyla veya yurtiçinden temin ettiği 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan malların (I) sayılı listeye dahil olmayan malların imalinde kullanılması ve ödenmesi gereken özel tüketim vergilerinin ödenmiş olması sebebiyle 2013 yılı Kasım (2.), Aralık (1 ve 2.) dönemlerine ait özel tüketim vergilerinin 2012/3792 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli Karar kapsamında nakden iade edilmesine ilişkin talebin reddi yolundaki işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının özel tüketim vergilerinin nakden iadesi istemiyle yaptığı başvurusunun, 2013 dönemi için düzenlenen vergi tekniği ve vergi inceleme raporlarına göre, 2013 yılında üretimini gerçekleştirdiği 3819.00.00.00.00 GTİP’li hidrolik transmisyon yağının, EPDK kararlarında madeni yağ tanımına giren ürünler arasında sayılmasa da Gümrük ve Ticaret Bakanlığından alınan görüş yazısına istinaden akaryakıtlara karıştırılabilen bir ürün olduğu, bu nedenle 2012/3792 sayılı Kararname eki Kararın 1. maddesi uyarınca madeni yağ kapsamında değerlendirilmesi gerektiği yolundaki tespitlerle reddedildiği anlaşılmakta ise de, 2012/3792 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 25 seri nolu Özel Tüketim Vergisi Genel Tebliği hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, davacı tarafından imal edilen eşyanın akaryakıta karıştırılabilen mallar arasında bulunduğuna veya söz konusu eşyanın madeni yağ olarak kullanıldığına ilişkin hiçbir somut bilgi ve tespitte bulunulmadığı anlaşıldığından nakden iade istemiyle yapılan başvurunun reddinde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, davacının zaman aşımı süresi içerisinde ve ilk olarak 18/08/2015 tarihinde nakden iade başvurusunda bulunduğu ancak bu başvuruya cevap verilmediği, aynı dönemleri kapsayan ve Mahkemelerinde açılan davalarda işbu davada da değerlendirilen vergi tekniği raporu ve vergi inceleme raporuna istinaden, davacı şirket hakkında haksız iade alınan vergiler için re'sen yapılan vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergilerine ilişkin tarhiyatların iptallerine karar verildiği ve bu kararların 18/03/2022 tarihinde kesinleşmesi üzerine davacının dava konusu başvuruyu yapması karşısında, davalı idarenin zaman aşımı itirazı da yerinde bulunmayarak hukuka aykırı olduğu sonucuna varılan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 2577 sayılı İdari Yargılama usulü Kanunu'nun 10. maddesini açıklamak suretiyle, olayda, dava konusu dönemleri de kapsayan ve özel tüketim vergisi iade alacağının diğer vergi borçlarına mahsubu talebinin reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine ilişkin karardan sonra davacı tarafından 18/08/2015 tarihli dilekçelerle, 2013 yılının Ekim ayının (2.) dönemi, 2013 yılının Kasım ayının (1. ve 2.) dönemleri, 2013 yılının Aralık ayının (1. ve 2.) dönemleri ve 2014 yılının Ocak ayının (1.) dönemine ilişkin özel tüketim vergilerinin nakden ve mahsuben iadesi taleplerinde bulunulduğu, davalı idarece bu başvurulara cevap verilmeyerek iade talebinin zımnen reddedildiği, anılan işlemlerin dava konusu edilmediği anlaşılmış olup, 18/08/2015 tarihinde kayda alınan dilekçelerle yaptığı iade başvurularının zımnen reddine ilişkin işleme karşı dava açmayan davacının 30/11/2020 ve 08/01/2021 tarihlerinde ve son olarak 20/04/2021 tarihinde yaptığı başvurular ile 2013 yılının Kasım ayının (2.) dönemi, 2013 yılının Aralık ayının (1. ve 2.) dönemlerine ait özel tüketim vergilerinin nakden iadesi talep edilmiş olup, istinafa konu kararla, son başvurunun ilgi tutulması suretiyle tesis edilen işlemin iptali istemiyle dava açıldığının kabulü ile uyuşmazlığın esası incelenmiş ise de, aynı konuda yeniden yapılan başvurunun dava açma süresini ihya etmesi mümkün olmadığından istinaf başvurusunun kabulü ile davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idarece davaya konu işlemde zamanaşımı itirazında bulunulmadığı, kaldı ki başvurunun aynı dönemleri kapsayan davalarda verilen kararların kesinleşmesinden sonra yapıldığı, idarenin dava konusu işlemde sunmuş olduğu red gerekçelerinden farklı olarak süre aşımından davanın reddedilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dosyanın incelenmesinden, davacının 2013 yılının muhtelif dönemlerindeki 2012/3792 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamındaki imalatlarıyla ilgili olarak tesis edilen işlemlere karşı açtığı davaların neticelenmesi üzerine yaptığı başvurularının idarece cevap verilmeyerek sürüncemede bırakıldığı, davacı tarafından ödendiği ve idare uhdesinde bulunduğu hususunda ihtilaf bulunmayan dava konusu vergilerin iade edilmemesinin Anayasa ile güvence altın alınmış mülkiyet hakkına müdahale niteliğinde olduğundan süre aşımının söz konusu olmayacağı, bu nedenle, uyuşmazlığın esasının incelenerek karar verilebilmesi için davacının temyiz isteminin kabul edilerek kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3.... TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/04/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz başvurusu, davacının 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan emtiaları (I) sayılı listeye dahil olmayan eşyaların imalinde kullanması ve ödenmesi gereken özel tüketim vergilerini ödemiş olması sebebiyle 2013 yılının Kasım (2.), Aralık (1 ve 2.) dönemlerine ait özel tüketim vergilerinin 2012/3792 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli Karar kapsamında nakden iade edilmesine ilişkin talebinin reddi yolundaki işlemin iptali istemiyle açılan davayı süre aşımı nedeniyle reddeden istinaf dairesi kararının bozulması istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının 2012/3792 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli Karar kapsamında 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan emtiaları (I) sayılı listeye dahil olmayan eşyaların imalinde kullanması nedeniyle anılan emtialara ait 2013 yılının Ekim ayının (2.) dönemi, 2013 yılının Kasım ayının (1. ve 2.) dönemleri, 2013 yılının Aralık ayının (1. ve 2.) dönemleri ve 2014 yılının Ocak ayının (1.) dönemlerine ait özel tüketim vergilerinin anılan Karar kapsamında iade edilebilecek kısmının 18/08/2015 tarihinde kayda alınan dilekçeler ile nakden ve mahsuben iadesini talep ettiği, iade başvuruların zımnen reddine ilişkin işlemlere karşı dava açılmadığı, davacının 30/11/2020 ve 08/01/2021 tarihlerinde ve son olarak 20/04/2021 tarihinde yaptığı başvurular ile 2013 yılının Kasım ayının (2.) dönemi, 2013 yılının Aralık ayının (1. ve 2.) dönemlerine ait özel tüketim vergilerinin nakden iadesini talep ettiği ve son başvurunun ilgi tutulması suretiyle tesis edilen işlemin iptali istemiyle dava açtığı anlaşılmaktadır.
4760 sayılı Kanun'un 8. ve 12. maddeleri ile verilen yetkiye dayanılarak Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılan 2012/3792 sayılı Kararla, 4760 sayılı Kanun'a ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelindeki vergi tutarları uygulanarak teslim edilen malların, imalatçılar tarafından imalatta kullanılmaları halinde vergi tutarlarının indirimli uygulanmasına yönelik düzenlemeler yapılarak, belirtilen Kararın 1. maddesinde, (I) sayılı listenin (B) cetvelindeki vergi tutarları uygulanarak teslim edilen malların, (I) sayılı listeye dahil olmayan malların imalinde imalatçılar tarafından kullanılması halinde, imalatta kullanılan mallar için bahse konu maddede GTİP numaraları itibariyle karşılarında gösterilen oran ile daha önce uygulanan vergi tutarının çarpılması suretiyle hesaplanan vergi tutarlarının uygulanacağı düzenlemesi yapılmıştır.
Söz konusu Kararnamede düzenlenen indirimli vergi uygulamalarından kaynaklanan vergi farklılaştırmalarının alıcılara iade yöntemi ile uygulanması öngörülmüş olup, bu uygulama ile alıcıların ve ithalatçı-imalatçıların vergiyi normal vergi oranı üzerinden ödemeleri sonrasında (I) sayılı listenin (B) cetvelindeki mallar dışında malların üretildiğinin tevsik edilmesi halinde indirilmiş vergi oranı üzerinden hesaplanan tutardan fazla olan kısmın iade edilebilmesi yolunda düzenleme getirilmiştir. Uygulamanın nasıl olacağına ilişkin olarak da 25 seri nolu Özel Tüketim Vergisi Genel Tebliği yayımlanmıştır.
Davacı tarafından 2013 yılı Kasım (2.), Aralık (1 ve 2.) dönemlerine ait özel tüketim vergilerinin ödendiği, ödenen vergilerin yukarıda değinilen 2012/3792 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca indirilmiş vergi oranı üzerinden hesaplanan tutardan fazla olan kısmın iadesini isteme hakkının elde edildiği, iade edilmesi gereken kısmın idare uhdesinde bulunduğu ileri sürülerek işbu davanın açıldığı görülmektedir.
İdari ve vergi yargısında dava açma süresi, idari ve vergisel muamele ve kararlara bir an evvel istikrar vermek ve bunları uzun zamanlar niza meselesi olmaktan kurtarmak amacını taşımaktadır. Bu sayede Kanun koyucu, sürekli bir biçimde dava açma tehdidi altında kalınmasını engelleyebilmek amacıyla idari işlemlerin, ilgililerince ve belli sürede dava konusu edilebileceğini öngörerek, kamu hizmetinin hızlı ve etkin bir biçimde yürütülebilmesini sağlamayı istediği tartışmasızdır.
Temyize konu kararla, davacının son olarak yaptığı müracaatın dava açma süresini ihya etmeyeceği gerekçesine dayanılmış ise de, temel hak ve özgürlükler arasında yer alan mülkiyet hakkının kullanılmasını engelleyen ve etkisi devam eden işlemlere karşı yapılan başvurular üzerine tesis edilen işlemler için bunun söz konusu olamayacağı, idare uhdesinde kalan iade alacağının davacının mülkiyet hakkını engelleyeceği ve menfaatini etkileyeceği de dikkate alındığında, davacının son başvurusu üzerine tesis edilen işlemin iptali istemiyle dava açılmasına engel bulunmamaktadır.
Bu nedenle, dava konusu işlemin hukuka uygunluğu yönünden yapılacak inceleme sonucuna göre karar verilmek üzere, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen kararın bozulması gerektiği oyu ile, Dairemiz kararına katılmıyoruz.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.