‹ Ana sayfa
Danıştay7. DaireAile Hukuku

Danıştay 7. Daire E.2022/3784 K.2024/4294

Esas No: 2022/3784 · Karar No: 2024/4294 · Karar Tarihi: 20.10.2024
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun6183 sayılı Amme Alacakları Tahsili Usulü Hakkında Kanun
Özet: Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2022/3784 E.  ,  2024/4294 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3784 Karar No : 2024/4294 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3784
Karar No : 2024/4294

TEMYİZ EDENLER :
1- (DAVACI) : ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi

**VEKİLİ:** Av. ...

2- (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü

**VEKİLİ:** Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına tanzimli ... sayılı dahilde işleme izin belgelerine ilişkin taahhüt hesabının müeyyideli olarak kapatılması üzerine anılan belgeler kapsamında işlem gören muhtelif tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı eşya nedeniyle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisi ve karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlem ile söz konusu vergi ve cezanın tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, ek tahakkuk ve para cezası kararlarına vaki itirazın reddine dair işlemin, davacının elektronik tebligat adresine 17/11/2019 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, bu işleme karşı 30 günlük süre içinde dava açılmadığı, 29/01/2020 tarihinde ödeme emrinin tebliği üzerine, ödeme emri ile birlikte ek tahakkuk ve ceza kararlarının da dava konusu edildiğinin anlaşılması karşısında, anılan işlem yönünden davanın süre aşımı yönünden reddinin icap ettiği; olayda, davalı idarece, yapılandırmaya konu ek tahakkuk ve ceza kararları ile dava konusu işlemlerin farklı olduğu ileri sürülmekte ise de, aynı dahilde işleme izin belgeleri kapsamında ithal edilen aynı ürünlere ilişkin olarak belge bazında oluşturulan tablo uyarınca ek tahakkuk ve para cezası kararlarının yapılandırıldığı, idarece yapılandırma talebinin kabul edilerek ödeme planına bağlandığı, yapılandırma işlemi iptal edilmeden aynı eşyalar için beyanname bazında tablo oluşturularak bu eşyaların niteliğinin farklı yorumlanması suretiyle yeniden ek tahakkuk ve para cezası kararlarının alındığı, yapılandırma sonucu ödenen tutarların yeniden düzenlenen ek tahakkuk ve ceza kararlarında dikkate alınıp alınmadığı, mahsup yapılıp yapılmadığı anlaşılamamış olup, ilk ek tahakkuk ile yeniden değerlendirme sonucu düzenlenen ek tahakkuk kararlarında yer alan tutarların aynı olduğu görüldüğünden, sözü edilen hususların "borcum yoktur" itirazı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle ek tahakkuk ve ceza kararlarına vaki itirazın reddine ilişkin işlem yönünden davanın süre aşımı yönünden reddine, ödeme emrinin ise iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yapılandırılarak ödemeye devam edilmesine rağmen aynı borçlar için yeniden ek tahakkuk ve ceza kararları düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı; davalı idarece, yapılandırmaya konu ek tahakkuk ve ceza kararları ile işbu davaya konu ödeme emri içeriği ek tahakkuk ve ceza kararlarının farklı sebeplere dayandığı ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI: Davalı idarece, savunma verilmemiş; davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz istemlerinin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3.Davacı tarafından maktu karar harcı peşin yatırıldığından, maktu karar harcına hükmedilmesine gerek görülmediğine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/10/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
6183 sayılı Amme Alacakları Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağının vadesinde ödenmeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, aynı Kanun'un 58. maddesinde ise kendilerine ödeme emri tebliğ olunanların, böyle bir borcun olmadığı veya kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı iddiası ile tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açabilecekleri belirtilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, ek tahakkuk ve para cezası kararlarına vaki itirazın reddine dair işlemin, davacının elektronik tebligat adresine 17/11/2019 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen 30 günlük süre içinde dava açılmayarak kesinleştiği, 29/01/2020 tarihinde ödeme emrinin tebliği üzerine, söz konusu işlem ile işlemden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bir vergi borcunun tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenebilmesi için öncelikle söz konusu vergi borcunun usulüne uygun olarak tahakkuk etmesi ve vadesinde ödenmemiş olması şartlarının bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir. İncelenen dosyada ise ödeme emrine konu amme alacaklarının usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edildiği ve süresinde dava konusu edilmeyerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Olayda, davacının kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilen ödeme emrine karşı dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların "borcum yoktur" kapsamında değil ancak, ek tahakkuk ve ceza kararına vaki itirazın reddine dair işleme karşı açılacak davada değerlendirilebilecek nitelikte olduğu, nitekim işbu davanın, vergi ve cezalara ilişkin kısmının süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği, kesinleşerek vadesinde ödenmeyen kamu alacaklarının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı dolayısıyla, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile kararın ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği görüşüyle, Dairemiz kararının belirtilen kısmına katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?