Danıştay7. Daireİdare Hukuku
Danıştay 7. Daire E.2022/3238 K.2024/1850
4458 sayılı Gümrük Kanun2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun4458 sayılı Kanun
Özet: Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/3238 E. , 2024/1850 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3238 Karar No : 2024/1850 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3238
Karar No : 2024/1850
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem:Davacı adına kayıtlı ... plakalı çekici ve dorseyle, yurtta kalış süresinin geçerli mazereti olmaksızın aşılması suretiyle geçici ithalat rejimi hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesinin 1. fıkrası uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, ara kararlarına istinaden sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; 02/06/2016 tarihinde ülkeye giriş yapan ve transit rejimi ihlali yaptığı 10/10/2016 tarihinde tespit edilen çekici ve dorsenin CİF kıymetinin nasıl belirlendiğine dair idarece somut bir saptama ve delilin ortaya konulmadığı, sadece muayene memurunca tanzim edilen ve araç değerinin ne şekilde tespit edildiğine dair açıklama içermeyen hesap tablosu müzekkeresinin ibraz edildiğinin görülmesi karşısında, usulüne uygun olarak gümrük kıymeti belirlenmeden karara bağlanan para cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İhtilafa konu aracın kıymetinin bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenmesi gerektiği, kasko veya piyasa değerinin baz alınabileceği, davacının araç kıymetine ilişkin somut bir delil ibraz etmediği, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ:Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 04/04/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Davacı adına kayıtlı ... plakalı çekici ve dorseyle, yurtta kalış süresinin geçerli mazereti olmaksızın aşılması suretiyle geçici ithalat rejimi hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesinin 1. fıkrası uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinin, bakmakta oldukları davalara ait her çeşit incelemeyi kendiliklerinden yapacakları, mahkemelerin lüzum gördükleri evrakın, belirlenen süre içerisinde gönderilmesini taraflardan ve ilgili diğer yerlerden isteyebilecekleri düzenlemesine yer verilmiştir.
Re'sen araştırma yetkisine istinaden, idari yargı makamlarının, uyuşmazlık konusu olayın hukuki nitelendirilmesini yapmak, uygulanacak hukuk kuralını belirlemek ve sonuçta hukuki çözüme ulaşmak yönlerinden tam bir yetkiye sahip oldukları gibi olayın maddi yönünü belirleme noktasında da her türlü inceleme ve araştırmayı da kendiliklerinden yapabilecekleri, tarafların hiç değinmedikleri olayları ve maddi unsurları araştırmaya yönelebilecekleri; iddia ve savunmalarda ortaya konulan maddi olayın gerçek niteliğinin saptanması için tarafların iddia ve savunmaları ile yetinmeyerek, söz konusu hususların gerçeğe uygun olup olmadığını bilirkişiye gidilmesi de dahil olmak üzere, maddi delil ve bulguları toplamak ve uyuşmazlığın çözümü için gerekli her türlü inceleme, bilgi edinme ve araştırma yollarını tüketmekle yükümlü oldukları sonucuna ulaşılmaktadır.
Öte yandan, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 24. maddesinde, ithal eşyasının kıymetinin, eşyanın satış bedeli olduğu; satış bedelinin, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olduğu; 25. maddesinin 1. fıkrasında, 24. madde hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymetinin, bu maddenin 2. fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bendlerinin sıra halinde uygulanmasıyla belirleneceği; eşyanın gümrük kıymetinin bir üst bent hükümlerine göre belirlenebildiği sürece bir alt bent hükümlerinin uygulanmayacağı hükümlerine yer verilmiş; 26. maddesinin 1. fıkrasında, 24 ve 25. madde hükümlerine göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymetinin, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII. Maddesinin Uygulanmasına Dair Anlaşmanın, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının (GATT) VII. maddesinin ve bu bölüm hükümlerinin prensip ve genel hükümlerine uygun yöntemlerle ve Türkiye'de mevcut veriler esas alınarak belirleneceği öngörülmüş; GATT'ın VII. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşmanın 17. maddesinde de, bu Anlaşmada yer alan hiçbir hükmün, gümrük idaresinin, gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını sınırlamayacağı ve bu hakkı tartışma konusu haline getirecek şekilde yorumlanamayacağı; Gümrük Yönetmeliği'nin 50. maddesinde ise, 45 ilâ 49. maddelerde yer alan yöntemlere göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymetinin Kanun'un 26. maddesinde belirtilen esaslar çerçevesinde belirleneceği belirtilmiştir.
Yukarıda yer alan hükümlerin değerlendirilmesinden, ithal edilen eşyanın gümrük kıymeti, eşyanın satış bedeli olduğundan, gümrük vergilerinin hesaplanmasında satış bedelinin esas alınması; satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde de sırasıyla diğer yöntemlere başvurulması, bu yöntemlerle de belirlenememesi durumunda eşyanın kıymetinin 4458 sayılı Kanun'un 26. maddesinin 1. fıkrasına göre, 1994 Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII. maddesinin ve bu maddenin Uygulanmasına İlişkin Anlaşmanın hükümlerinin, bunun yanı sıra Türkiye'deki mevcut verilerin esas alınması suretiyle belirlenmesi gerekmektedir.
Olayda her ne kadar çekici ve dorsenin CİF kıymetinin nasıl belirlendiğine dair idarece somut bir tespit ve delilin ortaya konulmadığı, sadece muayene memurunca tanzim edilen ve araç değerinin ne şekilde tespit edildiğine dair açıklama içermeyen hesap tablosu müzekkeresinin ibraz edildiğinin bu durumda usulüne uygun olarak belirlenmiş bulunan bir para cezasından söz edilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, anılan mevzuat hükümleri uyarınca Bölge İdare Mahkemesince Türkiye'deki mevcut verilerin esas alınarak ihtilaf konusu araca ilişkin olarak marka, model ve tip itibarıyla eş değer kasko değeri araştırılarak idarece belirlenen CIF kıymetin karara bağlanan para cezası hesaplanırken esas alınmasında hukuka uyarlık bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiğinden temyiz istemine konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3238
Karar No : 2024/1850
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem:Davacı adına kayıtlı ... plakalı çekici ve dorseyle, yurtta kalış süresinin geçerli mazereti olmaksızın aşılması suretiyle geçici ithalat rejimi hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesinin 1. fıkrası uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, ara kararlarına istinaden sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; 02/06/2016 tarihinde ülkeye giriş yapan ve transit rejimi ihlali yaptığı 10/10/2016 tarihinde tespit edilen çekici ve dorsenin CİF kıymetinin nasıl belirlendiğine dair idarece somut bir saptama ve delilin ortaya konulmadığı, sadece muayene memurunca tanzim edilen ve araç değerinin ne şekilde tespit edildiğine dair açıklama içermeyen hesap tablosu müzekkeresinin ibraz edildiğinin görülmesi karşısında, usulüne uygun olarak gümrük kıymeti belirlenmeden karara bağlanan para cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İhtilafa konu aracın kıymetinin bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenmesi gerektiği, kasko veya piyasa değerinin baz alınabileceği, davacının araç kıymetine ilişkin somut bir delil ibraz etmediği, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ:Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 04/04/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Davacı adına kayıtlı ... plakalı çekici ve dorseyle, yurtta kalış süresinin geçerli mazereti olmaksızın aşılması suretiyle geçici ithalat rejimi hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesinin 1. fıkrası uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinin, bakmakta oldukları davalara ait her çeşit incelemeyi kendiliklerinden yapacakları, mahkemelerin lüzum gördükleri evrakın, belirlenen süre içerisinde gönderilmesini taraflardan ve ilgili diğer yerlerden isteyebilecekleri düzenlemesine yer verilmiştir.
Re'sen araştırma yetkisine istinaden, idari yargı makamlarının, uyuşmazlık konusu olayın hukuki nitelendirilmesini yapmak, uygulanacak hukuk kuralını belirlemek ve sonuçta hukuki çözüme ulaşmak yönlerinden tam bir yetkiye sahip oldukları gibi olayın maddi yönünü belirleme noktasında da her türlü inceleme ve araştırmayı da kendiliklerinden yapabilecekleri, tarafların hiç değinmedikleri olayları ve maddi unsurları araştırmaya yönelebilecekleri; iddia ve savunmalarda ortaya konulan maddi olayın gerçek niteliğinin saptanması için tarafların iddia ve savunmaları ile yetinmeyerek, söz konusu hususların gerçeğe uygun olup olmadığını bilirkişiye gidilmesi de dahil olmak üzere, maddi delil ve bulguları toplamak ve uyuşmazlığın çözümü için gerekli her türlü inceleme, bilgi edinme ve araştırma yollarını tüketmekle yükümlü oldukları sonucuna ulaşılmaktadır.
Öte yandan, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 24. maddesinde, ithal eşyasının kıymetinin, eşyanın satış bedeli olduğu; satış bedelinin, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olduğu; 25. maddesinin 1. fıkrasında, 24. madde hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymetinin, bu maddenin 2. fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bendlerinin sıra halinde uygulanmasıyla belirleneceği; eşyanın gümrük kıymetinin bir üst bent hükümlerine göre belirlenebildiği sürece bir alt bent hükümlerinin uygulanmayacağı hükümlerine yer verilmiş; 26. maddesinin 1. fıkrasında, 24 ve 25. madde hükümlerine göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymetinin, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII. Maddesinin Uygulanmasına Dair Anlaşmanın, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının (GATT) VII. maddesinin ve bu bölüm hükümlerinin prensip ve genel hükümlerine uygun yöntemlerle ve Türkiye'de mevcut veriler esas alınarak belirleneceği öngörülmüş; GATT'ın VII. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşmanın 17. maddesinde de, bu Anlaşmada yer alan hiçbir hükmün, gümrük idaresinin, gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını sınırlamayacağı ve bu hakkı tartışma konusu haline getirecek şekilde yorumlanamayacağı; Gümrük Yönetmeliği'nin 50. maddesinde ise, 45 ilâ 49. maddelerde yer alan yöntemlere göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymetinin Kanun'un 26. maddesinde belirtilen esaslar çerçevesinde belirleneceği belirtilmiştir.
Yukarıda yer alan hükümlerin değerlendirilmesinden, ithal edilen eşyanın gümrük kıymeti, eşyanın satış bedeli olduğundan, gümrük vergilerinin hesaplanmasında satış bedelinin esas alınması; satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde de sırasıyla diğer yöntemlere başvurulması, bu yöntemlerle de belirlenememesi durumunda eşyanın kıymetinin 4458 sayılı Kanun'un 26. maddesinin 1. fıkrasına göre, 1994 Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII. maddesinin ve bu maddenin Uygulanmasına İlişkin Anlaşmanın hükümlerinin, bunun yanı sıra Türkiye'deki mevcut verilerin esas alınması suretiyle belirlenmesi gerekmektedir.
Olayda her ne kadar çekici ve dorsenin CİF kıymetinin nasıl belirlendiğine dair idarece somut bir tespit ve delilin ortaya konulmadığı, sadece muayene memurunca tanzim edilen ve araç değerinin ne şekilde tespit edildiğine dair açıklama içermeyen hesap tablosu müzekkeresinin ibraz edildiğinin bu durumda usulüne uygun olarak belirlenmiş bulunan bir para cezasından söz edilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, anılan mevzuat hükümleri uyarınca Bölge İdare Mahkemesince Türkiye'deki mevcut verilerin esas alınarak ihtilaf konusu araca ilişkin olarak marka, model ve tip itibarıyla eş değer kasko değeri araştırılarak idarece belirlenen CIF kıymetin karara bağlanan para cezası hesaplanırken esas alınmasında hukuka uyarlık bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiğinden temyiz istemine konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.