Danıştay7. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 7. Daire E.1991/2624 K.1992/309
Özet: (1) Yükümlünün 1987 yılına ilişkin katma değer vergisi ve kaçakçılık cezasının terkini istemek için açtığı davada, posta dağıtım memurunun ve muhasebe müdürünün ifadelerinin dava açma süresinin uzatılmasında kullanılabilir olup olmadığı tartışıldı. (2) Mahkeme, dava dilekçesinin yasal sürenin sonunda (15.04.1991) teslim edildiği gerekçesiyle süresinin aşılmış olduğunu belirterek temyiz isteğini reddetti ve kararını onadı.
Daire: YEDİNCİ DAİRE
Karar Yılı: 1992
Karar No: 309
Esas Yılı: 1991
Esas No: 2624
Karar Tarihi: 18/02/992
POSTA DAĞITIM MEMURUNUN SONRADAN NOTERDE VERDİĞİ İFADE İLE YÜKÜMLÜNÜN MUHASEBE MÜDÜRÜ OLAN KİŞİNİN İFADESİNİN KAMU DÜZENİNE İLİŞKİN DAVA AÇMA SÜRESİNE ESAS OLAMAYACAĞI HK.<
Yükümlü adına 1987 yılına ilişkin olarak salınan katma değer vergisi ile kesilen kaçakçılık cezasının terkini istemi ile açılan davayı; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesinde, özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde Vergi Mahkemelerinde dava açma süresinin (30) gün olduğunun hükme bağlandığı, uyuşmazlık konusu cezalı vergiye ait ihbarnamelerin 14.3.1991 gününde yükümlüye tebliğ edilmesine rağmen, yasal süre geçirildikten sonra 22.4.1991 günü açılan davada süre aşımı bulunduğu gerekçesiyle ret eden ... Vergi Mahkemesinin … gün ve ... sayılı kararının; dava dilekçelerinin 13.4.1991 cumartesi günü P.T.T. kanalı ile iadeli taahhütlü olarak Gaziantep Vergi Mahkemesi Başkanlığına gönderildiği, (30) günlük dava açma süresinin son günü olan 15.4.1991 pazartesi gününün Ramazan Bayramı arife gününe rastladığı, bugünün tatil olduğu şeklinde yanıltıldıkları, P.T.T.ninde aynı yanılgıyla hemen dağıtması gereken evrakı bayram tatilinden sonra 22.4.1991 günü mahkemeye intikal ettirdiği, dava dilekçelerini her ihtimale karşı iadeli taahhütlü olarak postaya vermiş olmaları ve harçları ödemek üzere mahkemeyi telefonla aramalarının iyi niyetlerini gösterdiği, bu durumun aleyhine yorumlanmaması davanın süresinde kabul edilmesi gerektiği ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun dilekçelerin verileceği yerler başlıklı 4. maddesinde; "Dilekçeler ve savunmalar ile davalara ilişkin her türlü evrak, Danıştay veya ait olduğu mahkeme başkanlıklarına veya bunlara gönderilmek üzere idare veya vergi mahkemesi başkanlıklarına, idare veya vergi mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk hakimliklerine veya yabancı memleketlerde Türk Konsolosluklarına verilebilir," denilmiş, aynı kanunun 6/1. maddesinde de; "Danıştay, İdare Mahkemesi ve Vergi Mahkemesi Başkanlıklarına veya 4. maddede yazılı yerlere verilen dilekçelerin harç ve posta ücretleri alındıktan sonra deftere derhal kayıtları yapılarak kayıt tarih ve sayısı dilekçenin üzerine yazılır. Dava bu kaydın yapıldığı tarihte açılmış sayılır." hükmü yer almış olup, sözü edilen maddelerde taahhütlü de olsa posta yolu ile dava açma usulü öngörülmemiştir.
Ayrıca, yükümlü tarafından noterde düzenlenen ifade tutanakları Dairemize ibraz edilmiş ise de; posta dağıtım memurunun sonradan noterde verdiği ifade ile, yükümlünün muhasebe müdürü olan kişinin ifadesi kamu düzenine ilişkin dava açma süresine esas olamayacağı gibi, bu şekilde bir iddianın kabulü de kanunun amacına aykırı olduğundan, resmi tatil olmayan 15.4.1991 günü mesai saati bitimine kadar dava açılması gerekirken, süresinden sonra verilen dilekçe ile açılan davayı süreden ret eden mahkeme kararında isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddi ile, mahkeme kararının onanmasına karar verildi.
Karar Yılı: 1992
Karar No: 309
Esas Yılı: 1991
Esas No: 2624
Karar Tarihi: 18/02/992
POSTA DAĞITIM MEMURUNUN SONRADAN NOTERDE VERDİĞİ İFADE İLE YÜKÜMLÜNÜN MUHASEBE MÜDÜRÜ OLAN KİŞİNİN İFADESİNİN KAMU DÜZENİNE İLİŞKİN DAVA AÇMA SÜRESİNE ESAS OLAMAYACAĞI HK.<
Yükümlü adına 1987 yılına ilişkin olarak salınan katma değer vergisi ile kesilen kaçakçılık cezasının terkini istemi ile açılan davayı; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesinde, özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde Vergi Mahkemelerinde dava açma süresinin (30) gün olduğunun hükme bağlandığı, uyuşmazlık konusu cezalı vergiye ait ihbarnamelerin 14.3.1991 gününde yükümlüye tebliğ edilmesine rağmen, yasal süre geçirildikten sonra 22.4.1991 günü açılan davada süre aşımı bulunduğu gerekçesiyle ret eden ... Vergi Mahkemesinin … gün ve ... sayılı kararının; dava dilekçelerinin 13.4.1991 cumartesi günü P.T.T. kanalı ile iadeli taahhütlü olarak Gaziantep Vergi Mahkemesi Başkanlığına gönderildiği, (30) günlük dava açma süresinin son günü olan 15.4.1991 pazartesi gününün Ramazan Bayramı arife gününe rastladığı, bugünün tatil olduğu şeklinde yanıltıldıkları, P.T.T.ninde aynı yanılgıyla hemen dağıtması gereken evrakı bayram tatilinden sonra 22.4.1991 günü mahkemeye intikal ettirdiği, dava dilekçelerini her ihtimale karşı iadeli taahhütlü olarak postaya vermiş olmaları ve harçları ödemek üzere mahkemeyi telefonla aramalarının iyi niyetlerini gösterdiği, bu durumun aleyhine yorumlanmaması davanın süresinde kabul edilmesi gerektiği ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun dilekçelerin verileceği yerler başlıklı 4. maddesinde; "Dilekçeler ve savunmalar ile davalara ilişkin her türlü evrak, Danıştay veya ait olduğu mahkeme başkanlıklarına veya bunlara gönderilmek üzere idare veya vergi mahkemesi başkanlıklarına, idare veya vergi mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk hakimliklerine veya yabancı memleketlerde Türk Konsolosluklarına verilebilir," denilmiş, aynı kanunun 6/1. maddesinde de; "Danıştay, İdare Mahkemesi ve Vergi Mahkemesi Başkanlıklarına veya 4. maddede yazılı yerlere verilen dilekçelerin harç ve posta ücretleri alındıktan sonra deftere derhal kayıtları yapılarak kayıt tarih ve sayısı dilekçenin üzerine yazılır. Dava bu kaydın yapıldığı tarihte açılmış sayılır." hükmü yer almış olup, sözü edilen maddelerde taahhütlü de olsa posta yolu ile dava açma usulü öngörülmemiştir.
Ayrıca, yükümlü tarafından noterde düzenlenen ifade tutanakları Dairemize ibraz edilmiş ise de; posta dağıtım memurunun sonradan noterde verdiği ifade ile, yükümlünün muhasebe müdürü olan kişinin ifadesi kamu düzenine ilişkin dava açma süresine esas olamayacağı gibi, bu şekilde bir iddianın kabulü de kanunun amacına aykırı olduğundan, resmi tatil olmayan 15.4.1991 günü mesai saati bitimine kadar dava açılması gerekirken, süresinden sonra verilen dilekçe ile açılan davayı süreden ret eden mahkeme kararında isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddi ile, mahkeme kararının onanmasına karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.