‹ Ana sayfa
Danıştay7. Daireİdare Hukuku

Danıştay 7. Daire E.1986/1368 K.1986/2376

Esas No: 1986/1368 · Karar No: 1986/2376 · Karar Tarihi: 21.10.1986
Daire : YEDİNCİ DAİRE
Karar Yılı : 1986
Karar No : 2376
Esas Yılı : 1986
Esas No : 1368
Karar Tarihi : 21/10/986
KANUNİ TEMSİLCİLERİN SORUMLU TUTULABİLMELERİ İÇİN; ŞİRKETİN VERGİ ÖDEVLERİNİN BUNLARIN KASIT VE İHMALİ SONUCU YERİNE GETİRİLMEMİŞ OLMASI NEDENİYLE BİR VERGİ ZİYAI DOĞMASI VE ZİYAA UĞRATILAN VERGİ VE CEZANIN YİNE TEMSİLCİSİNİN KAST VE İHMALİ SONUCU TÜZEL KİŞİNİN VARLIĞINDAN ALINMAMASI GEREKTİĞİ HK.<

Uyuşmazlık; Pamuk ipliği imalatı ile uğraşan şirketten tahsil olanağı kalmayan Gider Vergisi borcu nedeniyle yönetim kurulu üyesi bulunan yükümlü hakkında uygulanan haciz işleminin iptali talebiyle açılan davayı reddeden Vergi Mahkemesi kararının bozulması isteminden ibarettir.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun "Kanuni temsilcilerin ödevi" başlıklı 10.maddesinde, "tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirilir. Yukarıda yazılı olanların bu ödevleri kasıt ve ihmalleriyle yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularınının varlığından tamamen ya da kısmen alınamayan vergi alacakları kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınır" denilmektedir.
Bu hükme göre kanuni temsilcilerin sorumlu tutulabilmeleri için vergi ödevlerinin temsilcinin kasıt ve ihmali sonucu yerine getirilmemiş olması nedeniyle bir vergi ziyaı doğması ve ziyaa uğratılan vergi ve cezanın yine temsilcinin kasıt ve ihmali sonucu tüzel kişinin varlığından alınmaması gerekir.
Diğer bir deyimle, vergi ziyaının meydana çıkarıldığı tarihte bu vergi alacağının tüzel kişinin varlığından tahsili olanağı varken idarece bu imkanının kullanılmaması suretiyle amme alacağının tahsil edilemez hale gelmesinde temsilciye atfı kabil bir kastı ve ihmal bulunmadıkça temsilcinin tüzel kişinin vergi borcundan sorumlu tutulmasına imkan yoktur.
Olayda ise, temyiz edenin yönetim kurulu üyesi bulunduğu...Anonim Şirketinin 1978, 1979, 1980, 1981 yıllarına ait vergi borcunun 11.2.1980, 12.6.1980, 2.3.1981, 25.7.1981 ve 6.9.1982 tarihlerinde talepleri üzerine onaltı ay süre ile onaltı taksitte ödenmek üzere tecil edildiği ve tecil sırasında alınan teminatın yediemine teslim edildiği ve söz konusu amme alacağının 6183 sayılı Kanunun 48.maddesi hükmü uyarınca bu teminattan tahsili gerekirken şirket yöneticilerinin mal varlığından haciz yolu ile aranıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, şirket yöneticilerinin şirket borcunun doğumunda kasıt ve ihmalleri var ise, şirket borcunun ödenmemesinde kasıt ve ihmalleri bulunmadığı açıktır. Zira borcun doğumundan sonra tüzel kişinin mal varlığı bu borcu karşılıyacak miktarda olup teminat olarak gösterilmiştir.
Teminatlı alacağın tahsil edilmemesinde ise yükümlülerin kasıt ve ihmallerinden söz etmek mümkün değildir.
Bu nedenlerden dolayı kanuni temsilcilerin sorumluluğu için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10.maddesinde öngörülen koşullar gerçekleşmediğinden şirketin vergi borcundan dolayı yönetim kurulu üyesi olan yükümlü hakkında haciz işleminin uygulanmasında yasal isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Vergi Mahkemesi kararının bozulmasına, uygulanan haciz işleminin iptaline karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?