‹ Ana sayfa
Danıştay6. DaireBankacılık ve Finans Hukuku

Danıştay 6. Daire E.2021/6154 K.2023/2159

Esas No: 2021/6154 · Karar No: 2023/2159 · Karar Tarihi: 02.03.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/6154
Karar No : 2023/2159

**DAVACI:** …

**VEKİLİ:** Av. …

DAVALILAR : 1- … Valiliği

**VEKİLİ:** Av. …
2- … Bakanlığı -

**VEKİLİ:** …, Hukuk Müşaviri

DAVANIN KONUSU : İstanbul ili, Sarıyer İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinden bulunan bina hakkında 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesi uyarınca düzenlenen 30/06/2019 tarihli (dava dilekçesinde sehven "30/09/2019 tarihli" şeklinde yazılmıştır.) ve … belge ve … başvuru numaralı yapı kayıt belgesinin, başvuruya konu taşınmazın, anılan Kanun'un geçici 16. maddesinin 11. fıkrası uyarınca 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nda tanımlanan "boğaziçi öngörünüm bölgesi" içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan içerisinde kaldığından bahisle İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarihli, … sayılı işlemi ile iptal edilmesi üzerine, söz konusu yapı kayıt belgesinin düzenlenmesi aşamasında tarafınca ödenen 59.207,49-TL yapı kayıt belgesi bedelinin yasal faiziyle ödenmesi talebiyle İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne yapılan 31/03/2021 tarihli başvurunun reddedilmesine ilişkin İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olarak gösterilen 06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez" ibaresinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : İstanbul ili, Sarıyer İlçesi, …. Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinden bulunan bina hakkında 3194 sayılı Kanun'un geçici 16. maddesi uyarınca düzenlenen 30/06/2019 tarihli (dava dilekçesinde sehven "30/09/2019 tarihli" şeklinde yazılmıştır.) ve … belge ve … başvuru numaralı yapı kayıt belgesinin, başvuruya konu taşınmazın, anılan Kanun'un geçici 16. maddesinin 11. fıkrası uyarınca 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nda tanımlanan "boğaziçi öngörünüm bölgesi" içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan içerisinde kaldığından bahisle, İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarihli, … sayılı işlemi ile iptal edildiği; 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesinde yapı kayıt belgesinin iptal edilmesi durumunda, yapı kayıt belgesi düzenlenmesi aşamasında ödenen bedelin iade edilmeyeceğine yönelik açık bir düzenleme yapılmadığı; dava konusu Usul ve Esaslar'ın 8. maddesinin ikinci fıkrasında bu yönde ilk kez getirilen düzenlemenin hukuka aykırı olduğu; ev hanımı olan davacının, binanın bulunduğu ada, parsel, yüzölçümü, bina inşa yılı, vb. bilgileri doğru bir biçimde doldurarak yapı kayıt belgesi verilmesine konu başvuruyu yaptığı ve bu kapsamda hesaplanan yapı kayıt belgesi bedelini ödenmesi üzerine yapı kayıt belgesinin düzenlendiği; bu bağlamda idareye tarafınca hatalı bilgi veya belge sunulmadığı, Kanun'un eksik ve yanlış anlaşılmasından dolayı yanılgıyla yapı kayıt belgesi düzenlenmesi talebiyle başvuru yapıldığı, dolayısıyla yapı kayıt belgesi düzenlenmesi aşamasında, hatalı bilgi ve belge sunarak aldatma kastıyla hareket edenler ile başvuru aşamasında yanılan kişiler arasında herhangi bir ayrım yapılmadan, tüm yapı kayıt belgesi iptal edilenlerin yapı kayıt belgesi bedelinin iade edilmemesine yönelik getirilen dava konusu düzenlemenin bu yönüyle de hukuka aykırı olduğu, belirtilen nedenlerle Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez " ibaresi ile anılan işleme dayanılarak tesis edilen yapı kayıt belgesi bedelinin iade edilmesi talebiyle yapılan 31/03/2021 tarihli başvurunun reddine yönelik İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptal edilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.

DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI :
1- Davalı ... Bakanlığı tarafından, 3194 sayılı İmar Kanunu'nu geçici 16. maddesinde, yapı kayıt belgesi alamayacak alan ve yapıların belirlendiği, bu bağlamda, 18/11/1983 tarihli ve 2690 sayılı Boğaziçi Kanunu'nda tanımlanan boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanların, anılan Kanun hükmü çerçevesinde yapı kayıt belgesi düzenlenmesi mümkün olmayan alanlar arasında sayıldığı; başvurucuların beyanı ile e-Devlet sistemi üzerinden yapılan başvurular üzerine sistem tarafından otomatik olarak düzenlenen yapı kayıt belgesinin usulsüz olarak alındığının sonradan idarece tespit edilmesi durumunda, hangi usul ve yöntemlerle işlem tesis edileceğine yönelik ayrıntılı düzenlemenin, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesinin son fıkrasına dayanılarak hazırlanan ve 06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrasında yapıldığı, bu bağlamda, anılan düzenleme ile yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, yapı kayıt belgesinin iptal edilerek, belgenin sağlamış olduğu hakların geri alınacağı ve yapı kayıt belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedelin iade edilmeyeceğine yönelik getirilen kuralda hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.

2- Davalı ... Valiliği tarafından, öncelikle, usule ilişkin olarak, idarelerinin düzenleyici işleme ilişkin kısım yönünden hasım mevkiinden çıkartılması gerektiği ileri sürülmektedir. Esasa gelinecek olursa, 3194 sayılı İmar Kanunu'nu geçici 16. maddesinde, yapı kayıt belgesi alamayacak alan ve yapıların belirlendiği, bu bağlamda, 18/11/1983 tarihli ve 2690 sayılı Boğaziçi Kanunu'nda tanımlanan boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanların, anılan Kanun hükmü çerçevesinde yapı kayıt belgesi düzenlenmesi mümkün olmayan alanlar arasında sayıldığı; başvurucuların beyanı ile e-Devlet sistemi üzerinden yapılan başvurular üzerine sistem tarafından otomatik olarak düzenlenen yapı kayıt belgesinin usulsüz olarak alındığının sonradan idarece tespit edilmesi durumunda, hangi usul ve yöntemlerle işlem tesis edileceğine yönelik ayrıntılı düzenlemenin, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesinin son fıkrasına dayanılarak hazırlanan ve 06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrasında yapıldığı, bu bağlamda, anılan düzenleme ile yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, yapı kayıt belgesinin iptal edilerek, belgenin sağlamış olduğu hakların geri alınacağı ve yapı kayıt belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedelin iade edilmeyeceğine yönelik getirilen kuralda ve söz konusu düzenlemeye dayanılarak tesis edilen ve davacının yapı kayıt belgesinin iptal edilmesini takiben, söz konusu yapı kayıt belgesi bedelinin iade edilmesi istemiyle idarelerine yapılan başvurunun, İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi ile reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : 06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır," ibaresi yönünden Dairemiz kararında belirtilen gerekçe doğrultusunda davanın reddine; "...Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez " ibaresi ile söz konusu düzenleyici işleme dayanılarak tesis edilen ve yapı kayıt belgesi bedelinin yasal faiziyle birlikte iade edilmesi istemiyle davacı tarafından yapılan 31/03/2021 tarihli başvurunun reddine ilişkin İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi yönünden ise, Dairemiz kararının karşıoyunda belirtilen gerekçe doğrultusunda dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, Sarıyer …, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan yapı için düzenlenen … günlü, … numaralı yapı kayıt belgesinin iptal edilmesi nedeniyle yatırılmış olan yapı kayıt belgesi bedelinin iadesi istemiyle davacı tarafından yapılan başvurunun reddi yolundaki … günlü, E-… sayılı İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü işleminin ve bu işlemin dayanağı olan 06/06/2018 günlü, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar başlıklı Tebliğin 8. maddesinin 2. fıkrasında yer alan " Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez..." ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
18/05/2018 günlü, 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı "Vergi ve Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun"un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen Geçici 16. maddesinde, "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebileceği, başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususların Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedileceği, Yapı Kayıt Belgesinin yapının kullanım amacına yönelik olduğu, Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabileceği, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun (İptal ibare: Anayasa Mahkemesinin 24/9/2020 tarihli ve E.:2019/21; K.:2020/51 sayılı Kararı ile) (…) uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceği, üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapıların bu madde hükümlerinden yararlandırılmayacağı, Yapı Kayıt Belgesinin, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerli olduğu, Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümlerinin uygulanacağı, yapının depreme dayanıklılığı hususunun malikin sorumluluğunda olduğu, bu madde hükümlerinin, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmayacağı, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirleneceği hükme bağlanmıştır.
Anılan maddenin son fıkrası uyarınca çıkarılan Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar başlıklı Tebliğ ile yapı kayıt belgesine ilişkin başvuru usulü, yapı kayıt belgesi bedelinin hesaplanma yöntemi ve ödeme yeri, yapı kayıt belgesinin kullanım yerleri, Hazineye ve belediyelere ait taşınmazlarda bulunan binalara yapı kayıt belgesi verilmesi halinde bu taşınmazların yapı kayıt belgesi sahiplerine satışına ilişkin koşullar, yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar, yapı kayıt belgesinin geçerlilik süresi ile yapı kayıt belgesinin denetimi düzenlenmiştir.
Dava konusu tebliğin yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında, tebliğin dayanağı olan 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesinde yer alan düzenlemeye paralel olarak fıkra hükmünde sayılan alanlarda bulunan yapılar hakkında yapı kayıt belgesi düzenlenemeyeceği belirtilmiş, maddenin iptali istenilen 2. fıkrasında ise, "(Değişik:RG-20/9/2018-30541) Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur." hükmü yer almıştır.
Anayasa'nın 124. maddesi uyarınca, yönetmeliklerin, Anayasa, kanun, tüzük ve hukukun genel ilkelerine aykırı hükümler içermemesi gerekmektedir. Bu hükümden hareketle, normlar hiyerarşisi ilkesi gereğince alt düzenleyici işlem niteliğindeki tebliğlerin de kendisinden daha üst konumda bulunan ve/veya dayanağını oluşturan bir norma aykırı nitelikte bir hüküm getirmesi mümkün bulunmamaktadır.
İmar Kanununun Geçici 16. maddesi ile aktif deprem kuşağında yer alan Ülkemizde maddede belirtilen alanlarda 31/12/2017 tarihinden önce mevzuata aykırı şekilde inşa edilen yapıların tespit edilerek afet risklerine hazırlık yapılması amaçlanmış ve bu kapsamda yapı sahibinin beyanı esas alınarak yapıların kayıt altına alınması yöntemi benimsenmiş, tahsil edilecek bedellerin şehirlerin dönüşümünde ve inşasında kullanılacağı hükme bağlanmış, yapı kayıt belgesi ile yapının yeniden yapılması veya kentsel dönüşüm uygulamasına karar verilene kadar ilgililere bazı haklar tanınmıştır.
Anılan düzenlemede hangi yapılara yapı kayıt belgesi verilemeyeceği sayıldığından, ilgilinin hatalı beyanı veya gerçeğe aykırı bilgi ve belgeye dayanılarak madde hükümlerinden yararlanamayacağı belirtilen alanlarda kalan yapılar için yapı kayıt belgelerinin düzenlendiğinin tespit edilmesi halinde idarece, yasa hükmüne aykırı olarak düzenlenmiş olan yapı kayıt belgesinin iptal edilebileceği tabii olup, dava konusu tebliğin 8. maddesinin iptali istenilen 2. fıkrasında yer alan, "Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır" ifadesinde 3194 sayılı Yasanın Geçici 16. maddesine ve hukuka aykırılık görülmemiştir.
Tebliğin iptali istenilen 8. maddesinin 2. fıkrasında yer alan " Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez" ibaresine gelince; düzenleme yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar için belge verildiğinin saptanması halinde uygulanması öngörülen idari bir yaptırım niteliği taşımaktadır.
Anayasa'nın 38. madde hükmünde yer alan suç ve cezalarda kanunilik ilkesi ceza hukukunda olduğu gibi idari yaptırımlarda da uygulanması gereken bir ilkedir. Buna göre idari yaptırımların yasal düzenleme ile açıkça gösterilmesi veya kapsam ve koşullarının yasa ile belirlenerek, ayrıntılı düzenlemenin genel düzenleyici işlemlere bırakılması gerekmektedir.
Dava konusu tebliğin dayanağı olan 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesinde yapı kayıt belgesi verilmesi koşulları ve hangi yapılara yapı kayıt belgesi verilemeyeceği düzenlenmiş olmakla birlikte, yapı kayıt belgesinin iptal edilmesi durumunda ödenmiş olan bedelin iade edilip edilmeyeceğine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır.
Yapı kayıt belgesinin ilgilinin beyanı üzerine düzenlendiği göz önünde bulundurulduğunda, yapı kayıt belgesi alamayacak yapılar için yasaya aykırı olarak belge düzenlendiğinin tespit edilmesi halinde ilgilinin gerçeğe aykırı beyanı nedeniyle yaptırım uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı düşünülebilirse de; İmar Kanununun Geçici 16. maddesinde yapı kayıt belgesinin iptali halinde bedelinin iade edilmeyeceğine ilişkin bir düzenleme yer almadığından, dava konusu tebliğ hükmünde yasaya uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Davacının yatırmış olduğu yapı kayıt belgesi bedelinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddi yolundaki dava konusu … günlü, E-… sayılı İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü işlemine gelince;
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan yapı için 3194 sayılı Yasanın Geçici 16. maddesi uyarınca davacı tarafından yapılan başvuru üzerine yapının tamamı için … günlü, … numaralı yapı kayıt belgesinin düzenlendiği, ancak imar barışı rapor uygulamasında yapılan araştırmada belgenin Boğaziçi Kanununda tanımlanan sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içerisinde, 3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesi uyarınca kanuna ekli kroki ile sınır ve koordinatları gösterilen alanda kaldığının saptandığı gerekçesiyle belgenin iptal edildiği, bunun üzerine davacı tarafından ödenmiş olan 59.207,49 TL. yapı kayıt belgesi bedelinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun dava konusu tebliğin 8. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur." hükmü uyarınca dava konusu işlemle reddedildiği anlaşılmaktadır.
Yapı kayıt belgesinin iptali halinde ödenmiş olan bedelin iade edilmeyeceği yolundaki tebliğ hükmünün hukuka aykırı olması nedeniyle dava konusu işlemde de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu … günlü, E-… sayılı İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü işleminin ve bu işlemin dayanağı olan Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar başlıklı Tebliğin 8. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez..." ibaresinin iptaline, hükmün "Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, " kısmına yönelik olarak ise davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, 29/10/2021 günlü, 31643 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 85 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 1. maddesi uyarınca, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Altıncı Kısmının Dördüncü Bölümünün başlığı "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği" şeklinde değiştirildiğinden, husumetin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına yöneltilmesine karar verilerek, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

**GEREKÇE:**
MADDİ

**OLAY:**
İstanbul ili, Sarıyer İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinden bulunan bina hakkında, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesi uyarınca, 30/06/2019 tarihli (dava dilekçesinde sehven "30/09/2019 tarihli" şeklinde yazılmıştır.) ve … belge ve … başvuru numaralı yapı kayıt belgesi düzenlenmiştir.
… tarihli, … belge ve … başvuru numaralı yapı kayıt belgesi; başvuruya konu taşınmazın, anılan Kanun'un geçici 16. maddesinin 11. fıkrası uyarınca 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nda tanımlanan "boğaziçi öngörünüm bölgesi" içinde, 3194 sayılı Kanun'un geçici 16. maddesi uyarınca adı geçen Kanun'a eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanda olduğu tespit edildiğinden bahisle, İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarihli, … sayılı işlemi ile iptal edilmiştir.
Dava konusu yapı hakkında, yapı kayıt belgesinin düzenlenmesi aşamasında davacı tarafından ödenen 59.207,49-TL yapı kayıt belgesi bedelinin yasal faiziyle iadesi talebiyle İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne yapılan 31/03/2021 başvuru, İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi ile; 06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur." hükmü (dava konusu birel işlemde hukuki sebep olarak gösterilen ve yukarıda açıkça yazılan kuralın, dava konusu işlemde 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesinin 8. fıkrasında yer aldığı belirtilmekte ise de, anılan kural, 3194 sayılı Kanun'un geçici 16. maddesinde ya da başka bir Kanun hükmünde yer almayıp, anılan Kanun'un geçici 16. maddesinin son fıkrasına dayanılarak çıkartılan 06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer almaktadır.) uyarınca bedel iade işlemi yapılmayacağı belirtilerek reddedilmiştir.
Bakılan dava; İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi ile söz konusu işleme dayanak gösterilen 06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez" ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.



**İLGİLİ MEVZUAT:**
18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı "Vergi ve Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun"un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16. maddesinin dava konusu Genelge'nin yayımlandığı tarihte yürürlükte bulunan hükmünde "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.
Yapının bulunduğu arsanın 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde beş oranında alınacak kayıt bedeli başvuru sahibi tarafından genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere merkez muhasebe birimi hesabına yatırılır. 6306 sayılı Kanun kapsamında kullanılmak üzere kaydedilen gelirler karşılığı Bakanlık bütçesine ödenek eklemeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bu ödenek, dönüşüm projeleri özel hesabına aktarılarak kullanılır. Kayıt bedeline ilişkin oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar azaltmaya, yapının niteliğine ve bölgelere göre kademelendirmeye, ayrıca başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.
Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.
Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.
Yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, Yapı Kayıt Belgesi ile maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve imar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilir. Bu durumda, ikinci fıkrada belirtilen bedelin iki katı ödenir.
Beşinci fıkra uyarınca kat mülkiyetine geçilmiş olması 6306 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmez.
Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Bu durumda elde edilen gelirler bu maddenin ikinci fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıca bu gelirler hakkında 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz.
Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların belediyelere ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazlar rayiç bedel üzerinden belediyelerce doğrudan satılır.
Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz.
Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır.
Bu madde hükümleri, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir." hükmü yer almıştır.
06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in "Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar" başlıklı 8. maddesinde "(1) Yapı Kayıt Belgesi;
a) 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde, 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanda,
b) İstanbul tarihi yarımada içinde 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda,
c) 19/5/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda,
ç) Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlar üzerinde,
d) Kesinleşmiş planlar neticesinde sosyal donatı alanı olarak belirlenmiş ve Maliye Bakanlığınca aynı amaçla değerlendirilmek üzere ilgili kurumlara tahsis edilmiş Hazineye ait taşınmazlar üzerinde, bulunan yapılar hakkında Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemez.
(2) (Değişik:RG-20/9/2018-30541) Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Usul Yönünden:
Dava konusu edilen bireysel işlemin İstanbul Valiliği tarafından tesis edildiği, bu nedenle anılan idarenin de hasım mevkinde bulunması gerektiği sonucuna varılmakta olup; davalı idarelerden İstanbul Valiliğinin, idarelerinin düzenleyici işleme ilişkin kısım yönünden hasım mevkiinden çıkartılması gerektiğine yönelik itirazı yerinde görülmemiştir.

Esas Yönünden:
Dava konusu 06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez " ibaresinin iptali isteminin incelenmesi:
3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesinin birinci fıkrasında; afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması (31/12/2018 tarih ve 538 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, başvuru süresi 15/6/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.), bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar, kayıt bedelinin ödenmesi halinde (31/12/2018 tarih ve 538 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, yapı kayıt bedeli ödeme süresi 30/6/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.) yapı kayıt belgesi verilebileceği, başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan yapı kayıt sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedileceği; ikinci fıkrasında, yapının bulunduğu arsanın 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde beş oranında alınacak kayıt bedeli başvuru sahibi tarafından genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere merkez muhasebe birimi hesabına yatırılacağı kuralına yer verilmiştir. Anılan Kanun'un geçici 16. maddesinin dokuzuncu fıkrasında, üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapıların, anılan Kanun (3194 sayılı Kanun'un geçici 16. maddesi) hükümlerinden yararlandırılmayacağı; on birinci fıkrasında ise, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nda tanımlanan boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlar ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanun'un 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş tarihi alanda; anılan Kanun (3194 sayılı Kanun'un geçici 16. maddesi) hükümlerinin uygulanmayacağı açıkça düzenlenmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesinin son fıkrasına dayanılarak hazırlanan ve 06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin birinci fıkrasında; 3194 sayılı Kanun'un geçici 16/9 ve 16/11 maddelerinde belirlenen ve anılan Kanun hükmünden yararlanması açıkça yasaklanan yapı veya alanların, kanunda öngörülen düzenleme ile aynı doğrultuda sınırlandığı; anılan Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrasında ise, 3194 sayılı Kanun'un geçici 16/1 maddesi uyarınca "yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, "yapı kayıt belgesinin iptal edileceği ve bu belgenin sağlamış olduğu hakların geri alınacağı" yolunda düzenleme yapıldığı; bu bağlamda, dayanak Kanun maddesinde verilen yetkiye dayalı olarak hazırlanan ve bu kapsamda Kanun'da yapılan düzenlemenin ayrıntılandırılması niteliğinde olan söz konusu Tebliğ hükmünün, kanun koyucu tarafından idareye tanınan düzenleme yetkisine dayalı olarak hazırlandığı; söz konusu kural ile getirilen düzenlemenin, normlar hiyerarşisine ve dayanağı Kanun maddesine uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Davacı tarafından; 06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez." ibaresinde hukuka uyarlık bulunmadığı; zira, yapı kayıt belgesinin iptal edilmesi durumunda bedelin iade edilmeyeceğine yönelik 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesinde herhangi bir kurala yer verilmeksizin, doğrudan düzenleyici işlem ile bu yönde bir kural getirilmek suretiyle, kişilerin cezalandırılabilmesinin, ancak kişinin kastı veya kusuru ile mümkün olabileceği; ölçülülük ilkesi gereğince eylem ile yaptırımın orantılı olması gerektiği; bu bağlamda, ev hanımı olan davacının idareye yanıltıcı herhangi bir bilgi ve belge sunmadığı, dava konusu yapının 3194 sayılı Kanun'un geçici 16. maddesi uyarınca yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek bir alanda bulunması nedeniyle hataya düşen davacının, yapı kayıt belgesinin iptal edilmesi durumunda yapı kayıt belgesi bedelinin iadesini yasaklayan kuralın, yanıltıcı beyan ile idareyi yanıltanlar ile hataya düşerek yapı kayıt belgesi başvurusu yapanlar arasında herhangi bir farklılık doğurmadan sonuç doğurması nedeniyle adalet ve evrensel hukuk kurallarına aykırılık teşkil ettiği iddia edilmektedir.
Bu bağlamda; öncelikle yukarıda yer verilen Tebliğ hükmünün, "idari yaptırım" niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. İdari yaptırımlar; yasaların açıkça yetki verdiği ve yasaklamadığı durumlarda, araya yargı kararı girmeden, idarenin doğrudan doğruya, bir işlemi ile ve idare hukukuna özgü usullerle vermiş olduğu cezalar olarak tanımlanmaktadır. İdare, yaptırım türü bir işlemi söz konusu olduğunda genelde kolluk alanında bir faaliyet göstermekte ve buna bağlı olarak kolluk yetkilerini kullanmakta olup; söz konusu yetkiler, idarenin kendisinin doğrudan idari yaptırımlar kararlaştırıp uygulamasını öngördüğü gibi, bu olanaklardan yararlanamadığı durumlarda veya acele hâllerde ise re'sen icra/doğrudan yerine getirme gücünü de içeren geniş kapsamlı ve etkin bir bütünü oluşturmaktadır (ÖZAY, İl Han, İdari Yaptırımlar; İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 1985, İstanbul, s.35, 122).
Anayasa Mahkemesi de idari yaptırımı, "Öğretide de kabul edildiği gibi, idarenin, bir yargı kararına gerek olmaksızın yasaların açıkça verdiği bir yetkiye dayanarak İdare Hukukuna özgü yöntemlerle, doğrudan doğruya uyguladığı yaptırımlar” şeklinde tanımlamıştır (AYM Kararı, 13/05/2004 tarih ve E:2000/43, K:2004/60 sayılı karar).
İdari yaptırımların, "idari cezalar" ve "idari tedbirler" olarak sınıflandırılmasının mümkün olduğu; yükümlendirici idari işlemler ile idari yaptırımların ayırt edilebilmesinin ise, işlemin amacı dikkate alınarak değerlendirilebileceği, bu bağlamda, idari yaptırımların temel amacının cezalandırma ve caydırma olduğu, buna karşın idari yaptırım niteliğinde olmayan yükümlendirici idari işlemlerin ise, cezalandırma amacıyla değil, kamu hizmetinin daha düzgün ve gereği gibi sunulabilmesi amacıyla sınırlandığı; söz konusu kriterin "yükümlendirici idari işlemler"i, "idari cezalar"dan ayırt etmede yeterli olduğu, buna karşın, "idari tedbirler" ile "yükümlendirici idari işlemler" açısından aynı oranda başarılı olduğunun söylenemeyeceği; idari yaptırımların idari cezalar dışında kalan kısmı olarak da tanımlanan idari tedbirlerin, kamu hizmetlerinin ve diğer idari faaliyetlerin aksamasını önlemek ve düzgün işlemesini sağlamak, ayrıca kamu düzeninin bozulmasını engellemek amaçlı olarak öngörülen idari yaptırımları ifade ettiği, bu bağlamda, geçici engelleme, idari iznin geri alınması, eşyaya geçici el koyma gibi türleri bulunan idari tedbirlerde, idari cezalardan farklı olarak ihlale son verme, ihlâli devam ettirmeme, durdurma ve engellenme olarak nitelendirilebilecek önleyici işlevlerin ön planda yer aldığı belirtilmektedir. (ULUSOY, Ali. D, İdari Yaptırımlar; On İki Levha Yayıncılık, 2013, İstanbul, s. 11,36,175). Bu bağlamda, idari yaptırımlar, "caydırıcı" ve "cezalandırıcı" nitelikleri sebebiyle, diğer idari işlemlerden ayrılmaktadır (KARABULUT, Mustafa, İdari Yaptırımların Hukuki Rejimi; Turhan Kitabevi, 2008, s.3).
Yapılan açıklamalar doğrultusunda; yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar hakkında düzenlendiği idarece tespit edilen yapı kayıt belgesinin iptal edilmesi durumunda, yapı kayıt belgesi bedeli olarak yatırılan bedelin iade edilmemesine yönelik getirilen ve cezalandırma ve caydırma amacı bulunmayan kuralın, "idari ceza" olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığı gibi; "idari tedbir" olarak da değerlendirilemeyeceği, zira anılan düzenleme ile, kamu hizmetlerinin ve diğer idari faaliyetlerin aksamasının önlemesinin veya düzgün işlemesinin sağlanarak, kamu düzeninin bozulmasını engellemenin amaçlandığının söylenemeyeceği; netice itibarıyla davacı iddiasının aksine, söz konusu düzenlemenin "idari yaptırım" olarak değerlendirilmesinin hukuken mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda; yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar hakkında verilen yapı kayıt belgesinin iptal edilmesi durumunda, 3194 sayılı Kanun'un geçici 16/2. maddesi uyarınca 319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'na göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden, davacının başvuruya konu yapının sınıf ve grubu, mülkiyet durumu, yapının büyüklüğü, vb. kriterler göz önünde bulundurularak hesaplanan yapı kayıt belgesi bedelinin iade edilmemesine yönelik getirilen, dayanak Kanun maddesinde verilen yetkiye dayalı olarak hazırlanan ve bu kapsamda Kanun'da yapılan düzenlemenin ayrıntılandırılması niteliğinde olan dava konusu Tebliğ hükmünün, kanun koyucu tarafından idareye tanınan düzenleme yetkisine dayalı olarak hazırlandığı, normlar hiyerarşisine ve dayanağı Kanun maddesine uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin incelenmesine gelince;
Uyuşmazlıkta; İstanbul ili, Sarıyer İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinden bulunan bina hakkında, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesi uyarınca düzenlenen … tarihli, … belge ve … başvuru numaralı yapı kayıt belgesi; başvuruya konu taşınmazın, anılan Kanun'un geçici 16. maddesinin 11. fıkrası uyarınca 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nda tanımlanan "boğaziçi öngörünüm bölgesi" içinde, 3194 sayılı Kanun'un geçici 16. maddesi uyarınca adı geçen Kanun'a eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanda olduğu tespit edildiğinden bahisle, İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarihli, … sayılı işlemi ile iptal edildiği; dava konusu yapı hakkında, yapı kayıt belgesinin düzenlenmesi aşamasında davacı tarafından ödenen 59.207,49-TL yapı kayıt belgesi bedelinin yasal faiziyle iadesi talebiyle İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne yapılan 31/03/2021 başvurunun ise, İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi ile; 06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bedel iade işlemi yapılmayacağı gerekçesiyle reddedildiği görülmektedir.
Bu durumda; davacı tarafından yapı kayıt belgesi düzenlenmesi talebiyle yapılan başvuru üzerine hesaplanan yapı kayıt belgesi bedelinin yatırılmasını müteakip düzenlenen … tarihli, … belge ve … başvuru numaralı yapı kayıt belgesinin, uyuşmazlık konusu taşınmazın, 3194 sayılı Kanun'un geçici 16/11. maddesi uyarınca 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nda tanımlanan "boğaziçi öngörünüm bölgesi" içinde, 3194 sayılı Kanun'un geçici 16. maddesi uyarınca adı geçen Kanun'a eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanda olduğundan bahisle iptal edildiği; yapı kayıt belgesinin davalı idare tarafından iptal edilmesine yönelik işlemin iptali istemiyle davacı tarafından dava açıldığına yönelik bir beyanda bulunulmadığı, aksine 3194 sayılı Kanun'un geçici 16. maddesinin kapsamı dışında bırakılan alanda bulunan taşınmaz konusunda hataya düştüğünün dolaylı olarak kabul edildiği; dolayısıyla dava konusu yapının, 3194 sayılı Kanun'un geçici 16. maddesi uyarınca adı geçen Kanun'a eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanda kaldığı konusunda bir ihtilaf bulunmadığı gibi, davalı idarelerden İstanbul Valiliği tarafından verilen ve 07/09/2021 tarihinde İdare Mahkemesi kaydına giren dilekçe ekinde sunulan krokide de, dava konusu taşınmazın öngörünüm bölgesinde kaldığının işaretlenmek suretiyle gösterildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; 3194 sayılı Kanun'un geçici 16. maddesinin on birinci fıkrası ve anılan Kanun'a dayanılarak hazırlanan ve 06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, yapı kayıt belgesi düzenlemeyecek alanda kaldığından bahisle yapı kayıt belgesi İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 23/03/2020 tarihli, 33852 sayılı işlemi ile iptal edilen uyuşmazlık konusu taşınmaz hakkında, yapı kayıt belgesi verilmesi istemiyle yapılan başvuru aşamasında ödenen 59.207,49-TL yapı kayıt belgesi bedelinin, yasal faiziyle iadesi talebiyle İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne yapılan 31/03/2021 başvurunun, 06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca reddedilmesine ilişkin İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır" ibaresi yönünden oybirliğiyle; "...,Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez... " ibaresi yönünden oyçokluğuyla DAVANIN REDDİNE,
2. İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi yönünden oyçokluğuyla DAVANIN REDDİNE,
3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
5. Varsa posta avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 02/03/2023 tarihinde karar verildi.


KARŞI OY (X):

Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılması" başlıklı 13. maddesinde "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."; "Mülkiyet Hakkı" başlıklı 35. maddesinde ise, "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükümleri yer almaktadır.
18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı "Vergi ve Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun"un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen Geçici 16. maddesinin dava konusu Genelge'nin yayımlandığı tarihte yürürlükte bulunan hükmünde; "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.
Yapının bulunduğu arsanın 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde beş oranında alınacak kayıt bedeli başvuru sahibi tarafından genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere merkez muhasebe birimi hesabına yatırılır. 6306 sayılı Kanun kapsamında kullanılmak üzere kaydedilen gelirler karşılığı Bakanlık bütçesine ödenek eklemeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bu ödenek, dönüşüm projeleri özel hesabına aktarılarak kullanılır. Kayıt bedeline ilişkin oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar azaltmaya, yapının niteliğine ve bölgelere göre kademelendirmeye, ayrıca başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.
Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.
Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.
Yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, Yapı Kayıt Belgesi ile maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve imar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilir. Bu durumda, ikinci fıkrada belirtilen bedelin iki katı ödenir.
Beşinci fıkra uyarınca kat mülkiyetine geçilmiş olması 6306 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmez.
Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Bu durumda elde edilen gelirler bu maddenin ikinci fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıca bu gelirler hakkında 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz.
Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların belediyelere ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazlar rayiç bedel üzerinden belediyelerce doğrudan satılır.
Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz.
Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır.
Bu madde hükümleri, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir." hükmü yer almıştır.
06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in "Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar" başlıklı 8. maddesinde "(1) Yapı Kayıt Belgesi;
a) 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde, 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanda,
b) İstanbul tarihi yarımada içinde 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda,
c) 19/5/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda,
ç) Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlar üzerinde,
d) Kesinleşmiş planlar neticesinde sosyal donatı alanı olarak belirlenmiş ve Maliye Bakanlığınca aynı amaçla değerlendirilmek üzere ilgili kurumlara tahsis edilmiş Hazineye ait taşınmazlar üzerinde, bulunan yapılar hakkında Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemez.
(2) (Değişik:RG-20/9/2018-30541) Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur." hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul ili, Sarıyer İlçesi, Merkez Mahallesi, 605 ada, 56 parsel sayılı taşınmaz üzerinden bulunan bina hakkında, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesi uyarınca düzenlenen … tarihli, … belge ve … başvuru numaralı yapı kayıt belgesinin, başvuruya konu taşınmazın, anılan Kanun'un geçici 16. maddesinin 11. fıkrası uyarınca 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nda tanımlanan "boğaziçi öngörünüm bölgesi" içinde, 3194 sayılı Kanun'un geçici 16. maddesi uyarınca adı geçen Kanun'a eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanda olduğu tespit edildiğinden bahisle, İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarihli, … sayılı işlemi ile iptal edildiği; dava konusu yapı hakkında, yapı kayıt belgesinin düzenlenmesi aşamasında davacı tarafından ödenen 59.207,49-TL yapı kayıt belgesi bedelinin yasal faiziyle iadesi talebiyle İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne yapılan 31/03/2021 başvurunun ise, İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi ile; 06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bedel iade işlemi yapılmayacağı gerekçesiyle reddedildiği görülmektedir.
Uyuşmazlıkta; görülmekte olan davada iptali istenilen 06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in "Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar" başlıklı 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez." ibaresinin iptalinin talep edildiği; bu bağlamda Dairemice davanın reddi yolunda verilen kararın "Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır" ibaresinin iptali istemine ilişkin kısmı ile dava konusu Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "...,Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez..." ibaresi ile yapı kayıt belgesi bedelinin iade edilmeyeceğine yönelik getirilen düzenlemenin "idari yaptırım" olarak değerlendirilmesinin hukuken olanaklı olmadığına yönelik Dairemiz kararında belirtilen gerekçeye katılmakla birlikte; söz konusu düzenlemenin mülkiyet hakkına müdahale niteliği taşıyıp taşımadığı bağlamında da değerlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir.
Anayasa Mahkemesinin 12/2/2020 tarihli, Başvuru Numarası: 2017/33177 sayılı bireysel başvuru kararında; itirazen şikâyet sürecinde alınan başvuru bedelinin, lehe karar verilmesine rağmen başvurucuya iade edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiası kapsamında yapılan değerlendirmede; Anayasa’nın 35. maddesinde bir temel hak olarak güvence altına alınmış olan mülkiyet hakkının kişiye -başkasının hakkına zarar vermemek ve yasaların koyduğu sınırlamalara uymak koşuluyla- sahibi olduğu şeyi dilediği gibi kullanma ve ondan tasarruf etme, onun ürünlerinden yararlanma olanağı verdiği; Anayasa’nın 35. maddesi ile mülkiyet hakkına temas eden diğer hükümleri birlikte değerlendirildiğinde Anayasa'nın mülkiyet hakkına müdahaleyle ilgili üç kural ihtiva ettiği; Anayasa'nın 35. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğu belirtilmek suretiyle mülkten barışçıl yararlanma hakkına yer verildiği; ikinci fıkrasında mülkten barışçıl yararlanma hakkına müdahalenin çerçevesinin belirlendiği ve genel olarak mülkiyet hakkının hangi koşullarda sınırlanabileceği belirlenerek aynı zamanda mülkten yoksun bırakmanın şartlarının genel çerçevesinin çizildiği; maddenin son fıkrasında ise mülkiyet hakkının kullanımının toplum yararına aykırı olamayacağının kurala bağlanmak suretiyle devletin mülkiyetin kullanımını kontrol etmesine ve düzenlemesine imkân sağlandığı belirtilmişitir. Anılan kararda; Anayasa'nın diğer bazı maddelerinde de devlet tarafından mülkiyetin kontrolüne imkân tanıyan özel hükümlere yer verilmiş ve ayrıca mülkten yoksun bırakma ve mülkiyetin düzenlenmesinin, mülkiyet hakkına müdahalenin özel biçimleri olduğu; bu itibarla itirazen şikâyet başvuru bedeli alınmasının, mülkiyet hakkına müdahale teşkil ettiği vurgulanmıştır.
Bu durumda; 3194 sayılı Kanun'un geçici 16. maddesinde, afet risklerine hazırlık kapsamında, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması (31/12/2018 tarih ve 538 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, başvuru süresi 15/6/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.), bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar, kayıt bedelinin ödenmesi halinde (31/12/2018 tarih ve 538 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, yapı kayıt bedeli ödeme süresi 30/6/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.) yapı kayıt belgesi verilebileceği; 319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'na göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden, davacının başvuruya konu yapının sınıf ve grubu, mülkiyet durumu, yapının büyüklüğü, vb. kriterler göz önünde bulundurularak hesaplanan yapı kayıt belgesi bedelinin, hangi durum ve koşullarda iade edilmeyeceğine yönelik anılan Kanun hükmünde herhangi bir kural getirilmediği hususunda herhangi bir duraksama bulunmadığı; hal böyle iken, yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi ve yapı kayıt belgesinin idare tarafından iptal edilmesi durumunda; ilk kez dava konusu Usul ve Esaslar ile yapı kayıt belgesi bedelinin iade edilmemesine yönelik getirilen kuralın, başvurucuların mülkiyet hakkına sınırlama getirdiği sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla; 06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in "Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar" başlıklı 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "...,Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez..." ibaresinin, mülkiyet hakkına sınırlama getirdiği, Anayasa'nın 13. ve 35. maddeleri uyarınca söz konusu sınırlamanın ise ancak kanunla yapılabilmesinin mümkün olduğu sonucuna varıldığından; dava konusu Usul ve Esaslar'ın maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "...,Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez..." ibaresi ile uyuşmazlık konusu yapı hakkında yapı kayıt belgesi başvurusu aşamasında davacının beyanına göre ödenen 59.207,49-TL yapı kayıt belgesi bedelinin yasal faiziyle iadesi talebiyle İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne yapılan 31/03/2021 başvurunun, dava konusu Usul ve Esaslar'ın yukarıda yer verilen hükmüne dayanılarak reddedilmesine ilişkin İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla, davanın reddi yolunda verilen Dairemiz kararının belirtilen kısımlarına katılmıyoruz.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?