Danıştay5. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 5. Daire E.2024/17787 K.2024/14019
Özet: Uyuşmazlık, 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli listede ismine yer verilerek kamu görevinden çıkarılan davacının, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptıkları başvuru reddi ve ardından idare mahkemelerinin verdiği kararların iptali talebidir. Mahkeme, OHAL sürecinin sona ermesinden sonra kamu görevinden çıkarılmasının Anayasal gerekçeye sahip olmadığını belirterek, davacının talebini reddetti.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2024/17787
Karar No: 2024/14019
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Dosya kapsamında mevcut olan gerek Savcılık dosyası gerekse Hatay Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu Kararı incelendiğinde hakkında takipsizlik kararlarının mevcut olduğunun ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisakının ve irtibatının bulunmadığının sabit olduğu, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın kendi içinde çeliştiği, Anayasa'nın 15 ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde, OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, OHAL döneminde alınan tedbirler çerçevesinde kamu görevinden çıkarıldığı ve 19 Temmuz 2018 tarihinde OHAL uygulamasına son verildiğinden hakkında uygulanan kamu görevinden çıkarma işleminin Anayasal dayanağının kalmadığı, kamu görevinden çıkarılmasına dayanak yapılan OHAL KHK'sı ile masumiyet karinesinin açıkça ihlal edildiği, kamu görevlilerinin önceden hukuka uygun olarak toplanmış somut delillere dayalı olarak suçlanabileceği, savunması alındıktan sonra görevine son verilebileceği, sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği için değil soyut gerekçelerle terör örgütü üyesi olduğu gerekçesiyle adil yargılanma süreci işletilmeden ve yürütme organının bir işlemi ile suçlu ilan edildiği, kamu görevinden çıkarılmadan önce hakkında toplanmış herhangi bir somut delil gösterilmediği, dosya kapsamında mevcut gizli soruşturma evraklarının hatalı değerlendirildiği, hakkındaki fişleme listesi incelendiğinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile 2015 Mart ayından sonra herhangi bir bağlantısının olmadığı, bu tarihten önce ise sadece toplantılara gittiğinin belirtildiği, açıkça görüldüğü üzere FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatının ve iltisakının olmadığının sabit olduğu, kabul etmemekle birlikte delil olarak gösterilen faaliyetlerin tamamının ilgili örgütün terör örgütü ilan edilmesinden öncesine ait yasal faaliyetler olduğu, işlendiği zaman hukuken suç olarak öngörülmeyen faaliyetlerin sonradan ilan edilen bir örgüt üyeliğine delil olamayacağı, esis edilen işlemin sebep unsurunu oluşturacak herhangi bir delil veya belgenin ortaya konulmadığı, hakkında yürütülen ceza soruşturması neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, Hatay Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunca da hakkında ceza tayininine mahal olmadığına dair karar verildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 02/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2024/17787
Karar No: 2024/14019
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Dosya kapsamında mevcut olan gerek Savcılık dosyası gerekse Hatay Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu Kararı incelendiğinde hakkında takipsizlik kararlarının mevcut olduğunun ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisakının ve irtibatının bulunmadığının sabit olduğu, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın kendi içinde çeliştiği, Anayasa'nın 15 ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde, OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, OHAL döneminde alınan tedbirler çerçevesinde kamu görevinden çıkarıldığı ve 19 Temmuz 2018 tarihinde OHAL uygulamasına son verildiğinden hakkında uygulanan kamu görevinden çıkarma işleminin Anayasal dayanağının kalmadığı, kamu görevinden çıkarılmasına dayanak yapılan OHAL KHK'sı ile masumiyet karinesinin açıkça ihlal edildiği, kamu görevlilerinin önceden hukuka uygun olarak toplanmış somut delillere dayalı olarak suçlanabileceği, savunması alındıktan sonra görevine son verilebileceği, sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği için değil soyut gerekçelerle terör örgütü üyesi olduğu gerekçesiyle adil yargılanma süreci işletilmeden ve yürütme organının bir işlemi ile suçlu ilan edildiği, kamu görevinden çıkarılmadan önce hakkında toplanmış herhangi bir somut delil gösterilmediği, dosya kapsamında mevcut gizli soruşturma evraklarının hatalı değerlendirildiği, hakkındaki fişleme listesi incelendiğinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile 2015 Mart ayından sonra herhangi bir bağlantısının olmadığı, bu tarihten önce ise sadece toplantılara gittiğinin belirtildiği, açıkça görüldüğü üzere FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatının ve iltisakının olmadığının sabit olduğu, kabul etmemekle birlikte delil olarak gösterilen faaliyetlerin tamamının ilgili örgütün terör örgütü ilan edilmesinden öncesine ait yasal faaliyetler olduğu, işlendiği zaman hukuken suç olarak öngörülmeyen faaliyetlerin sonradan ilan edilen bir örgüt üyeliğine delil olamayacağı, esis edilen işlemin sebep unsurunu oluşturacak herhangi bir delil veya belgenin ortaya konulmadığı, hakkında yürütülen ceza soruşturması neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, Hatay Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunca da hakkında ceza tayininine mahal olmadığına dair karar verildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 02/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.