Danıştay5. Daireİdare HukukuSosyal Güvenlik Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2024/10312 K.2024/10398
Özet: Uyuşmazlık, davacının 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ve OHAL KHK’larının çerçevesinde kamu görevinden çıkarıldığına ilişkin yönetime iade ve özlük haklarının iadesi talep etmesiyle ilgilidir; mahkeme, bu yasal disiplin işlemlerinin kanuna aykırı ve usulsüz gerçekleştirildiğini belirleyerek davacının talebini kabul etmiştir. Mahkeme, davacının kamu görevine iadesi ve yoksun kaldığı özlük haklarının geri ödenmesi kararını onaylamıştır.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2024/10312
Karar No: 2024/10398
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av....
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeni ile yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL KHK’ları ile sadece durumun gerektirdiği ölçüde OHAL’in neden olduğu konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, kalıcı nitelikte karar alınamayacağı, Kanun Hükmünde Kararnamenin 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulunda görüşülmediği, savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği, işlendiği tarihte kanunen suç olarak sayılmayan eylemler nedeniyle cezalandırılamayacağı, kimsenin işkence, insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele ya da cezaya tabi tutulamayacağı, özel sektörde dahi iş bulamaz haline gelmesiyle adeta sivil ölüme terk edildiği, hakkındaki ceza yargılamasında beraat kararı verildiği, somut gerekçe sunulmadan kamu görevinden çıkarıldığı ve usulüne uygun tebligat yapılmadığı, hakkındaki fişleme bilgisinin kim tarafından ve ne zaman yapıldığının bilinmediği, SGK kaydının bulunması ve Kimse Yok Mu Derneğine sms yoluyla bağış yapmasının darbe girişiminin öncesine ait eylemler olduğu ve irtibat veya iltisaklı olduğunu göstermeyeceği, üst amir kanaat raporunun objektif nitelikte olmadığı, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, non bis in idem ilkesi, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesi, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, sosyal devlet ilkesi, mahkemeye erişim hakkı, bağımsız ve tarafsız mahkeme önünde yargılanma hakkı, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı, ifade özgürlüğü, örgütlenme ve barışçıl toplanma özgürlüğü, mülkiyet hakkı, eğitim hakkı, ayrımcılık yasağı gibi temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/06/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2024/10312
Karar No: 2024/10398
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av....
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeni ile yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL KHK’ları ile sadece durumun gerektirdiği ölçüde OHAL’in neden olduğu konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, kalıcı nitelikte karar alınamayacağı, Kanun Hükmünde Kararnamenin 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulunda görüşülmediği, savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği, işlendiği tarihte kanunen suç olarak sayılmayan eylemler nedeniyle cezalandırılamayacağı, kimsenin işkence, insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele ya da cezaya tabi tutulamayacağı, özel sektörde dahi iş bulamaz haline gelmesiyle adeta sivil ölüme terk edildiği, hakkındaki ceza yargılamasında beraat kararı verildiği, somut gerekçe sunulmadan kamu görevinden çıkarıldığı ve usulüne uygun tebligat yapılmadığı, hakkındaki fişleme bilgisinin kim tarafından ve ne zaman yapıldığının bilinmediği, SGK kaydının bulunması ve Kimse Yok Mu Derneğine sms yoluyla bağış yapmasının darbe girişiminin öncesine ait eylemler olduğu ve irtibat veya iltisaklı olduğunu göstermeyeceği, üst amir kanaat raporunun objektif nitelikte olmadığı, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, non bis in idem ilkesi, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesi, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, sosyal devlet ilkesi, mahkemeye erişim hakkı, bağımsız ve tarafsız mahkeme önünde yargılanma hakkı, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı, ifade özgürlüğü, örgütlenme ve barışçıl toplanma özgürlüğü, mülkiyet hakkı, eğitim hakkı, ayrımcılık yasağı gibi temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/06/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.