Danıştay 5. Daire İdare Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2022/15790 K.2025/6803
Özet: Uyuşmazlık, davacının kamu görevinden çıkarılmasına karşı sunmuş olduğu başvurunun reddine ilişkin idari yargılamalarda temyiz edilmesiyle ilgili; mahkeme, makamın işleminin hukuka aykırı olmadığını ve tüm usul kurallarına uyulduğunu belirterek temyiz isteminin reddi kararını onaylamıştır.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2022/15790
Karar No: 2025/6803
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 695 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Geçerli olmayan ve doğruluğu teyit edilemeyen bilgi ve belgeler gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verildiği, tarafınca sunulan delillerin değerlendirilmediği, FETÖ silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan ceza yargılaması sonucu verilen kararın kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması gerektiği, istihbari verilerin delil olarak kullanıldığı, usuli güvencelere uyulmadığı, disiplin soruşturması yapılmadan, savunma hakkı tanınmaksızın OHAL kanun hükmünde kararnamesi ile kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, işlem tarihinden sonraki bilgi ve belgelerin delil olarak kullanıldığı, çocuğunun öğretim kurumunda bulunan kaydının delil olarak kullanılmasının hukuka aykırı olduğu, somut delil ve gerekçe gösterilmediği, kamu görevinden çıkarma işleminin idari işlemin unsurları yönünden hukuka aykırılık teşkil ettiği, Anayasa'da ve AİHS kapsamında güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Öte yandan, temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacının bazı akrabaları hakkındaki tespitlere de yer verilmiş ise de, davacının FETÖ/PDY ile bağlantısını ortaya koyabilecek herhangi bir tespit içermeyen ve doğrudan davacıya isnat edilemeyecek nitelikte olan bu tespitlerin davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... alınan bilirkişi raporu ışığında Y.Ş. adına kayıtlı ... no.lu GSM hattının aynı tarihlerde aynı il ve ilçelerde baz vermesi de göz önünde bulundurularak fiili kullanıcısının sanık olduğu ve sanık tarafından operasyonel amaçla örgütsel haberleşmede örgütün Jandarma Genel Komutanlığına yönelik mahrem yapılanması içerisinde faaliyet gösteren ve operasyonel hatlar kullanan şahıslar ile haberleşmede kullanıldığı; sanığın kullandığı operasyonel hat ile örgütün gizlilik esaslı hücresel haberleşme ağına dahil olduğu anlaşılmakla..." şeklindeki tespitler ile dava dosyasında yer alan diğer bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde davacının, FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisaklı olduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2022/15790
Karar No: 2025/6803
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 695 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Geçerli olmayan ve doğruluğu teyit edilemeyen bilgi ve belgeler gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verildiği, tarafınca sunulan delillerin değerlendirilmediği, FETÖ silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan ceza yargılaması sonucu verilen kararın kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması gerektiği, istihbari verilerin delil olarak kullanıldığı, usuli güvencelere uyulmadığı, disiplin soruşturması yapılmadan, savunma hakkı tanınmaksızın OHAL kanun hükmünde kararnamesi ile kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, işlem tarihinden sonraki bilgi ve belgelerin delil olarak kullanıldığı, çocuğunun öğretim kurumunda bulunan kaydının delil olarak kullanılmasının hukuka aykırı olduğu, somut delil ve gerekçe gösterilmediği, kamu görevinden çıkarma işleminin idari işlemin unsurları yönünden hukuka aykırılık teşkil ettiği, Anayasa'da ve AİHS kapsamında güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Öte yandan, temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacının bazı akrabaları hakkındaki tespitlere de yer verilmiş ise de, davacının FETÖ/PDY ile bağlantısını ortaya koyabilecek herhangi bir tespit içermeyen ve doğrudan davacıya isnat edilemeyecek nitelikte olan bu tespitlerin davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... alınan bilirkişi raporu ışığında Y.Ş. adına kayıtlı ... no.lu GSM hattının aynı tarihlerde aynı il ve ilçelerde baz vermesi de göz önünde bulundurularak fiili kullanıcısının sanık olduğu ve sanık tarafından operasyonel amaçla örgütsel haberleşmede örgütün Jandarma Genel Komutanlığına yönelik mahrem yapılanması içerisinde faaliyet gösteren ve operasyonel hatlar kullanan şahıslar ile haberleşmede kullanıldığı; sanığın kullandığı operasyonel hat ile örgütün gizlilik esaslı hücresel haberleşme ağına dahil olduğu anlaşılmakla..." şeklindeki tespitler ile dava dosyasında yer alan diğer bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde davacının, FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisaklı olduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.