‹ Ana sayfa
Danıştay5. Daireİdare Hukuku

Danıştay 5. Daire E.2022/15652 K.2023/18252

Esas No: 2022/15652 · Karar No: 2023/18252 · Karar Tarihi: 04.12.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/15652
Karar No : 2023/18252

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı
Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : Davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline, yoksun kaldığı parasal haklarının ve bu süreçte yaşadığı manevi sıkıntılar nedeniyle 100.000,00-TL manevi zararının tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı veya iltisakının bulunmadığı, darbe girişimine katılmadığı gibi destekleyici hiçbir faaliyet içerisinde bulunmadığı, terör örgütü üyeliği suçunun ancak kasten işlenebilen bir suç olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Öte yandan her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ceza yargılamasının devam ettiği belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının anılan suçtan mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... sanığın sabit hat veya kontörlü hatlardan aramalar sırasında ardışık aranma sistemi ile arandığı, bilirkişi raporunda sanık adına kayıtlı ... ve ... numaralı cep telefonlarının 2014 ve 2015 tarihlerinde sabit hatlardan arandığının göründüğü, dosyamız içerisindeki 20/05/2022 tarihli bilirkişi raporundan sanığın asker kişiler S.D.(Astsubay), Ş.Ş. (Astsubay), Ç.S. (Astsubay), M.A. (Astsubay), M.Ç.(Astsubay) ile ardışık aramaya takıldığının tespit edildiği, yine aynı raporda sanığın kendisiyle aynı veya yakın rütbede kişilerle birlikte bir çok kez mesai saatleri dışında arandığının anlaşıldığı, gerek sanığın, gerekse sanıktan sonra aranan kişilerin çok kısa sürelerle iletişim kurulduğunun anlaşıldığı, her ne kadar sanık kendisini ankesörlü telefonlardan terör örgütü tarafından aranmadığını beyan ederek kendisinin Fetö/pdy silahlı terör üyesi olmadığından beraatını talep etmiş ise de; dosyamız içerisinde mevcut bilirkişi raporu uyarınca sanığın kullanımında bulunan gsm hattında arama kayıtlarının görüldüğü, sanık hakkında ardışık arama iddiaları sebebiyle sanığa ait HTS verilerinin BTK'dan mahkememize getirildiği ve bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, gerek düzenlenen rapordan gerekse dosyaya girmiş TEM tarafından düzenlenen ankesör/büfe sorgu raporlarından sanığın ardışık aramalara takıldığının görüldüğü, gerek sanığın, gerekse sanıktan sonra aranan benzer rütbelerde bulunan askeri şahıslarla çok kısa sürelerle iletişim kurulduğunun anlaşıldığı, aramalar arasında ardışık zaman aralıklarının bulunduğu, sabit hatlardan gerçekleşen aramaların çok kısa sürelerle gerçekleştiği, mahkememizce söz konusu aramaların örgütün mahrem askeri yapılanmasına mensup mahrem imamlarca yapıldığı kanaatine ulaşıldığı, sanığın farklı farklı kontörlü telefon bayisinden aradıkları ve bu aramaların ardışık ve örgütsel aramalar olduğu..." şeklindeki tespitler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 04/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?