‹ Ana sayfa
Danıştay5. DaireCeza Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 5. Daire E.2021/919 K.2023/9794

Esas No: 2021/919 · Karar No: 2023/9794 · Karar Tarihi: 21.06.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/919
Karar No : 2023/9794

TEMYİZ EDEN (TARAFLAR) : 1- (Davacı) : …


**VEKİLİ:** Av. …
2- (Davalı) : … Başkanlığı / …


**VEKİLİ:** Av. …, Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin .. tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davacının, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26/09/2017 tarih ve Esas No:2017/16.MD-956, Karar No:2017/370 sayılı kararıyla onanarak kesinleşen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24/04/2017 tarihli, Esas No:2015/3, Karar No:2017/3 sayılı kararı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulduğu ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan bir ağ olduğu belirlenen ByLock iletişim sistemini kullandığının Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından tespit edildiği, söz konusu tespiti mesnetsiz bırakacak somut herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı; ayrıca ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E…, K…. sayılı kararında, davacı hakkında "(...)Sanığın, kendisine ait olan ve bizzat kullandığı … numaralı GSM hattı ile Bylock isimli programı 18/08/2014 tarihlerinden itibaren … imei numaralı telefon makinesi ile kullandığının tespit edildiği, dosya kapsamında bulunan tespit tutanakları ile sabittir. Sanık da aşamalardaki ifadelerinde söz konusu GSM hattın kendisine ait olduğunu beyan etmiş ve bylock programını da indirmiş olabileceğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Gerek soruşturma aşamasında Kayseri Emniyet Müdürlüğünden celp edilen yazı, gerekse kovuşturma aşamasında Kayseri Emniyet Müdürlüğü Kom Şube Müdürlüğünce celp edilen yazılarda sanığın yukarıda zikredilen GSM hattı ile bylock kullanımı gerçekleştirdiğinin bildirildiği, yine dosya arasına celp edilen HTS kaydına göre sanığın bylock raporunda belirtilen tarihte yine aynı raporda belirtilen imei numaralı makine ile internete giriş yaptığı ve söz konusu hattın sanık tarafından kullanıldığı dosya arasına celp edilen bilirkişi raporundan da anlaşıldığından sanık savunmasına itibar edilmemiştir. (...)" gerekçesine yer verilerek FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu durumda, davacının durumu değerlendirildiğinde ve bu bağlamda hükme esas alınabilecek nitelikte görülüp yukarıda aktarılan tespitler ile ceza yargılamasında elde edilen deliller birlikte dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu anlaşıldığından, dava konusu Komisyon kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (Tarife'nin 22. maddesi de dikkate alınarak) belirlenen 408,60 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının esas yönünden ve davalı idarenin lehine hükmedilen vekalet ücreti tutarı yönünden istinaf başvurusunda bulunması üzerine … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine; öte yandan, Mahkemece davanın seri dava niteliğinde olduğu kabul edilerek Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 22. maddesi uyarınca davalı idare lehine 408,60 TL vekalet ücreti ödenmesine hükmedilmiş ise de, her bir uyuşmazlığın içeriği itibarıyla davacılar açısından ayrı ayrı irdelenmesi gerektiği, 6100 sayılı Kanun'un 57. maddesinde ihtiyari dava arkadaşlığında birlikte dava açılabileceği de öngörülmesine rağmen, mahkemenin işaret ettiği davalar açısından davacıların birlikte dava açabilmesinin 2577 sayılı Kanun uyarınca mümkün olmadığı, bu durumda bakılan davanın seri dava niteliğinde olmadığı, dolayısıyla İdare Mahkemesi kararının vekalet ücretine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin lehine hükmedilen vekalet ücreti tutarı yönünden istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının "belirlenen 408,60 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine" ilişkin kısmının kaldırılmasına, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, istinaf aşamasına ait davacı ve davalı idare tarafından yapılan yargılama giderlerinin istinafa başvuranların üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından; istinaf başvurusunun hangi gerekçeyle reddedildiğinin belirtilmediği, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde, OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, KHK ile kamu görevine son verilmesinin idari bir işlem olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü bulunmadığı, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, Anayasa ve kanunlarla yüklenen yükümlülüklere aykırı hareket etmediği ileri sürülmektedir.
Davalı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından, Bölge İdare Mahkemesince vekalet ücreti yönünden istinaf başvurusu kabul edilmesine karşın yargılama giderlerinin hakkaniyet gereği istinafa başvuranlar üzerinde bırakılmasının hukuka aykırı olduğu, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm kurulan taraftan alınması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI:
Davacı tarafından; savunma verilmemiştir.
Davalı … Başkanlığı tarafından; temyiz başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının davalı idarenin temyiz istemi önünden bozulması, davacının temyiz istemi yönünden onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

**GEREKÇE:**

UYUŞMAZLIĞIN ESASI YÖNÜNDEN DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMESİ:

Hukuki Değerlendirme:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, uyuşmazlığın esası yönünden davanın reddine ilişkin Mahkeme kararına karşı davacının istinaf başvurusunun reddi yolundaki kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

İSTİNAF AŞAMASINA AİT DAVACI VE DAVALI İDARE TARAFINDAN YAPILAN YARGILAMA GİDERLERİNİN İSTİNAFA BAŞVURANLARIN ÜZERİNDE BIRAKILMASINA HÜKMEDİLMESİ YÖNÜNDEN DAVALININ TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMESİ:

Maddi Olay:
Davacı, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmıştır.
Göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvuru, anılan Komisyonun 08/02/2018 tarih ve 2018/3808 sayılı işlemi ile reddedilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İdare Mahkemesince, davanın reddine karar verilerek, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (Tarife'nin 22. maddesi de dikkate alınarak) belirlenen 408,60 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı tarafından uyuşmazlığın esası yönünden, davalı idare tarafından ise lehine hükmedilen vekalet ücreti tutarı yönünden istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge İdare Mahkemesince; İdare Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısmında hukuki isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine; İdare Mahkemesi kararının vekalet ücretine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığından, davalı idarenin vekalet ücreti yönünden istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf aşamasına ait davacı ve davalı idare tarafından yapılan yargılama giderlerinin istinafa başvuranların üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.

İlgili Mevzuat:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin "yargılama giderleri" konusunda yollamada bulunduğu 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yerine yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinden sorumluluk" başlıklı 326. maddesinde, "1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. 2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. 3) Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir.

Hukuki Değerlendirme:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinde; kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkemenin, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştıracağı düzenlemesine yer verilmek suretiyle, kural olarak, yargılama giderlerinin davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi esası benimsenmiştir.
Temyizen incelenen uyuşmazlıkta, Bölge İdare Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun ise kabulüne karar verildiği dikkate alındığında, istinaf aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerekirken, istinaf aşamasına ait davacı ve davalı idare tarafından yapılan yargılama giderlerinin istinafa başvuranların üzerinde bırakılması yönünde verilen kararda yukarıda anılan mevzuat ve hakkaniyet yönünden hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının, istinaf aşamasına ait davacı ve davalı idare tarafından yapılan yargılama giderlerinin istinafa başvuranların üzerinde bırakılmasına ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 21/06/2023 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?