‹ Ana sayfa
Danıştay5. Daireİdare Hukuku

Danıştay 5. Daire E.2021/770 K.2023/10107

Esas No: 2021/770 · Karar No: 2023/10107 · Karar Tarihi: 22.06.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/770
Karar No : 2023/10107

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR: 1- (Davacı) : ….
2- (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek; uyuşmazlığın esası yönünden davacı, aleyhlerine hükmedilen yargılama gideri yönünden davalı idare tarafından bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarının birlikte incelenmesinden, hukuka uygun elde edilen delillerle, davacının, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli, Esas No: 2017/16.MD-956, Karar No: 2017/370 sayılı kararıyla onanarak kesinleşen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin, ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli, Esas No:2015/3, Karar No:2017/3 sayılı kararı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulduğu ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan bir ağ olduğu belirlenen ByLock iletişim sistemini kullandığının Komisyon tarafından tespit edildiği, söz konusu tespiti mesnetsiz bırakacak somut herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı; ayrıca ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E…., K…. sayılı kararında, davacı hakkında "(...) alınan bilirkişi raporu ve tutanaklar birlikte değerlendirildiğinde; sanığın adın kayıtlı ve fiilen kullanımındaki 0 505 .... 36 numaralı GSM hattının takılı olduğu … IMEI numaralı 505 ... 36 numaralı GSM hattının takılı olduğu … IMEI numaralı telefonla … ve … bylock IP'lerinden giriş yaparak örgüt talimatı ile FETÖ/PDY örgütünün gizli haberleşme ağı by-locka dahil olduğu, yerleşik Yargıtay kararlarıyla sabit olduğu üzere sadece örgüt mensupları arasında kullanıldığı bilinen bylock uygulaması üzerinden 07/09/2014-18/11/2014 tarih aralığında toplam 268 bağlantı gerçekleştirdiği, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle bu hususların tespit edildiği, haliyle sanığın örgütsel eylemlerinin bulunduğu, örgütle organik bağ kurarak terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil üyesi olduğu (...)" gerekçesine yer verilip FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşıldığından, davacının durumunun değerlendirilmesinde ve bu bağlamda hükme esas alınabilecek nitelikte görülüp aktarılan tespitler ile mahkumiyet kararı birlikte dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varıldığından, davacının başvurusunun reddine ilişkin Komisyon kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; İdare Mahkemesi kararının uyuşmazlığın esası yönünden davanın reddine ilişkin kısmının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların kararın anılan kısmının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davacının istinaf başvurusunun REDDİNE, vekalet ücreti yönünden davalı idarenin istinaf isteminin KABULÜNE, Mahkeme kararının "...belirlenen 408,60-TL vekalet ücretinin kararın kesinleşmesinden sonra davacıdan alınarak davalıya ödenmesine..." ilişkin kısmının KALDIRILMASINA, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine ve idare mahkemesi kararının yargılama giderine ilişkin kısmının "yargılama giderinin kararın kesinleşmesinden sonra davacıdan tahsili amacıyla tahsil dairesine müzekkere yazılmasına" şeklinde düzeltilmesine ve istinaf aşamasına ait yargılama giderlerinin istinaf edenlerin üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
1-Davacı tarafından; 689 sayılı KHK'nın Anayasa'ya aykırı olduğu, OHAL KHK'larının olağanüstü hal süresince geçerli olduğu, çekirdek haklara dokunulamayacağı, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin AİHS'nin 6/1, 6/3 a, b, c, ve d maddelerinde düzenlenen hakları ihlal ettiği, adil yargılanma hakkının, masumiyet karinesinin, özel hayatın gizliliği ilkesinin, ayrımcılık yasağının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, eğitim hakkı ve mülkiyet hakkının ihlal edildiği, KHK'nın TBMM tarafından süresi içinde onaylanmadığı, ByLock kullandığına ilişkin iddianın tespit tutanağı ve CGNAT kayıtları ile kesin olarak kanıtlanması gerektiği iddia edilmektedir.
2-Davalı idare tarafından; İstinaf aşamasında yapmış oldukları yargılama giderlerinin, istinaf başvurularının haklı görülmesine rağmen kendi üzerilerine bırakılmasının hukuka aykırı olduğu, kararın bu yönüyle bozulması gerektiği savunulmaktadır.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
1- Davacı tarafından, davalının temyiz talebine karşı savunma verilmemiştir.
2- Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ….

DÜŞÜNCESİ : Uyuşmazlığın esasına yönelik olarak davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bu yönüyle onanmasına; davalı idarenin temyiz istemine yönelik olarak ise kararın yargılama giderleri yönünden bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten, dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

**GEREKÇE:**
UYUŞMAZLIĞIN ESASINA YÖNELİK DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMESİ:
Hukuki Değerlendirme:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın uyuşmazlığın esası yönünden davanın reddine ilişkin Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davacının dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMESİ:
Maddi Olay:
689 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvuru Komisyonun reddine dair … tarih ve … sayılı işlemiyle reddedilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
…. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararı ile davanın reddine, vekalet ücreti yönünden ise, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (Tarife'nin 22. maddesi de dikkate alınarak) 408.60-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir. Davacı tarafından uyuşmazlığın esası yönünden, davalı idare tarafından ise vekalet ücreti yönünden istinaf başvurusunda bulunulması üzerine … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; İdare Mahkemesi kararının uyuşmazlığın esası yönünden davanın reddine ilişkin kısmının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların kararın anılan kısmının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davacının istinaf başvurusunun REDDİNE, vekalet ücreti yönünden davalı idarenin istinaf isteminin KABULÜNE, Mahkeme kararının "...belirlenen 408,60-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine..." ilişkin kısmının KALDIRILMASINA, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00-TL vekalet ücretinin kararın kesinleşmesinden sonra davacıdan alınarak davalıya ödenmesine ve idare mahkemesi kararının yargılama giderine ilişkin kısmının "yargılama giderinin kararın kesinleşmesinden sonra davacıdan tahsili amacıyla tahsil dairesine müzekkere yazılmasına" şeklinde düzeltilmesine ve istinaf aşamasına ait yargılama giderlerinin istinaf edenlerin üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.

Davalı idare tarafından, anılan kararın idareleri aleyhine hükmedilen yargılama giderleri yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmiştir.

İlgili Mevzuat:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararlarda bulunacak hususlar" başlıklı 24. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde; kararlarda, yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği hüküm altına alınmış, aynı Kanun'un 31 maddesinin gönderme yaptığı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326. maddesinde, "(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. (2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır."
düzenlemesine yer verilmiştir.

Hukuki Değerlendirme:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31 maddesinin gönderme yaptığı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326. maddesinde, yargılama giderlerinin davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi esası benimsenmiştir.
Bakılan davada, Bölge İdare Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin lehine eksik vekalet ücretine hükmedildiği iddiasıyla yaptığı istinaf başvurusunun ise kabulüne karar verildiğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326. maddesi uyarınca istinaf yargılama giderlerinin tamamının istinaf aşamasında "aleyhine hüküm kurulan" davacı üzerinde bırakılması gerektiği halde, "davalı idarenin yaptığı istinaf yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılması"nda hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine, temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının esasa ilişkin kısmının ONANMASINA,
2. Davalı İdarenin, yargılama giderleri yönünden temyiz isteminin kabulüne, anılan kararın idare aleyhine hükmedilen yargılama giderlerine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 22/06/2023 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak, karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?