Danıştay5. Daireİdare Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2021/7713 K.2024/14947
T.C. DANIŞTAY
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/7713
Karar No: 2024/14947
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekilleri: Hukuk Müşaviri ...,
Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa'nın 129.maddesi uyarınca savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, kamu görevinden çıkarıldığı tarihte hakkında ceza soruşturması bulunmadığı, 10 ay sonra ceza yargılaması başladığı, yargılama sonrası verilen mahkumiyet kararının Yargıtayca bozulduğu, bu nedenle henüz kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarılması neticesinde mesleki yeterliliğini gösteren belgelerin geçersiz kılınması nedeniyle eğitim hakkının ihlal edildiği, maaş, emeklilik ve sosyal güvencelerden yoksun kalması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği, KHK ile mahkemelere erişim hakkının ihlal edildiğ iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 09/10/2024 tarihinde esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
GEREKÇEDE KARŞI OY:
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Dava konusu işlemde yer verilen davacının, Bank Asya'daki hesabına ... müşteri numarası ile 06/11/2006 tarihinde açmış olduğu hesabında 26/12/2014 tarihinde 17.400,00 TL tutarlı katılım hesabı açmış ise de; davacı tarafından talimat döneminden çok önce hesap açtırıldığı, hesap hareketlerinin 2006-2010 yılları arasında olduğu, 2014 yılında katılım hesabı açarak yatırdığı parayı bir ay içinde çekerek katılım hesabından çıktığı, Bank Asya'daki işlemlerinin rutin bankacılık işlemleri kapsamında olduğu, terör örgütü liderinin talimatı doğrultusunda örgütsel amaçla yapıldığına dair somut bir tespitin bulunmadığı anlaşıldığından Bank Asya hesap hareketlerinin davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Nitekim ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih E:.., K:... sayılı kararında Bank Asya hesap hareketleri yönünden yapılan incelemede; "...Sanığın mezkur bankadaki hesap hareketlerine ilişkin olarak alınan 26/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle, banka ile 2006 yılında çalışılmaya başlanmış olmasına rağmen 21/04/2010 tarihine kadar hesabın çalıştığı, bu tarihten sonra banka ile ilişkisinin kalmadığı, 2014 yılına kadar katılım hesabı açılmaması, 2014 yılında açılan katılım hesabının kar payı almak amacı ile açılmadığı yatan tutarın hesaptan bir ay içinde çıkış yapılarak kar payı alınmadığı, hesap devamlılığı sağlansın diye küçük miktar bakiye bırakılması şüpheli görülmüş; vadesiz hesap hareketlerinin bankacılık faaliyetlerine uygun rutin bankacılık işlemleri olduğu mütalaa edilmiştir..." gerekçesine yer verildiği görülmüştür.
Bu itibarla, davacının Bank Asya'ya para yatırmış olmasının aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararın bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum.
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/7713
Karar No: 2024/14947
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekilleri: Hukuk Müşaviri ...,
Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa'nın 129.maddesi uyarınca savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, kamu görevinden çıkarıldığı tarihte hakkında ceza soruşturması bulunmadığı, 10 ay sonra ceza yargılaması başladığı, yargılama sonrası verilen mahkumiyet kararının Yargıtayca bozulduğu, bu nedenle henüz kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarılması neticesinde mesleki yeterliliğini gösteren belgelerin geçersiz kılınması nedeniyle eğitim hakkının ihlal edildiği, maaş, emeklilik ve sosyal güvencelerden yoksun kalması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği, KHK ile mahkemelere erişim hakkının ihlal edildiğ iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 09/10/2024 tarihinde esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
GEREKÇEDE KARŞI OY:
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Dava konusu işlemde yer verilen davacının, Bank Asya'daki hesabına ... müşteri numarası ile 06/11/2006 tarihinde açmış olduğu hesabında 26/12/2014 tarihinde 17.400,00 TL tutarlı katılım hesabı açmış ise de; davacı tarafından talimat döneminden çok önce hesap açtırıldığı, hesap hareketlerinin 2006-2010 yılları arasında olduğu, 2014 yılında katılım hesabı açarak yatırdığı parayı bir ay içinde çekerek katılım hesabından çıktığı, Bank Asya'daki işlemlerinin rutin bankacılık işlemleri kapsamında olduğu, terör örgütü liderinin talimatı doğrultusunda örgütsel amaçla yapıldığına dair somut bir tespitin bulunmadığı anlaşıldığından Bank Asya hesap hareketlerinin davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Nitekim ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih E:.., K:... sayılı kararında Bank Asya hesap hareketleri yönünden yapılan incelemede; "...Sanığın mezkur bankadaki hesap hareketlerine ilişkin olarak alınan 26/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle, banka ile 2006 yılında çalışılmaya başlanmış olmasına rağmen 21/04/2010 tarihine kadar hesabın çalıştığı, bu tarihten sonra banka ile ilişkisinin kalmadığı, 2014 yılına kadar katılım hesabı açılmaması, 2014 yılında açılan katılım hesabının kar payı almak amacı ile açılmadığı yatan tutarın hesaptan bir ay içinde çıkış yapılarak kar payı alınmadığı, hesap devamlılığı sağlansın diye küçük miktar bakiye bırakılması şüpheli görülmüş; vadesiz hesap hareketlerinin bankacılık faaliyetlerine uygun rutin bankacılık işlemleri olduğu mütalaa edilmiştir..." gerekçesine yer verildiği görülmüştür.
Bu itibarla, davacının Bank Asya'ya para yatırmış olmasının aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararın bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.