Danıştay5. Daireİdare Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2022/10143 K.2024/19982
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/10143
Karar No : 2024/19982
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekilleri : Huk. Hiz. Gen. Md. ...
Av. ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa'nın 129.maddesi uyarınca savunma hakkı tanınmadan ve hakkında soruşturma yapılmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, isnadı öğrenme hakkının ihlal edildiği, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği, KHK'nın 30 gün süre içerisinde onaylanmadığı, KHK ile bireysel ve kesin bir işlem tesis edildiği, kamu görevinden çıkarılma işleminin kanun ile mümkün olacağı, dava konusu işlemin yeki, şekil, sebep, konu ve maksat unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 02/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
FETÖ/PDY'nin faaliyetleri içinde çok önemli bir yer tutan dershanelerin kapatılmasıyla ilgili olarak kamuoyunda yaşanan tartışmaların yoğunlaştığı süreçte ilk olarak 01/03/2012 tarihinde Aktif Eğitimciler Sendikasının kurulduğu, daha sonra 14/01/2014 tarihinde Ufuk Tarım-Orman Sen, Ufuk Enerji Sen, Ufuk Sağlık Sen, Ufuk Büro Sen ve Ufuk Yerel Sen, Ufuk Ulaştırma Sen, Ufuk Haber Sen, Ufuk Kültür Sen ve Ufuk Bayındır Sen isimli sendikaların kurulduğu, ayrıca konfederasyon yapılanmasına gidilerek bünyesinde anılan sendikaların ve Aktif Eğitimciler Sendikasının bulunduğu Cihan Sendikalar Konfederasyonu'nun (Cihan-Sen) 21/02/2014 tarihinde kurulduğu, ancak her ne kadar aynı Konfederasyon bünyesinde yer alsalar da Aktif Eğitimciler Sendikasının kurulduğu tarihten itibaren yaklaşık dokuz ay içerisinde üye sayısını otuz beş bine kadar çıkardığı ve FETÖ/PDY terör örgütüne destek olmak amacıyla sendikal faaliyet kapsamını aşan faaliyetlerde bulunduğu dikkate alındığında, yukarıda bahsedilen diğer sendikalarla eşdeğer olarak nitelendirilmesine imkan bulunmadığı ve ayrı bir değerlendirmeye tabi tutulması gerektiği açıktır.
Bakılan uyuşmazlıkta, davacının 04/06/2014-29/06/2016 tarihleri arasında Ufuk Kültür Sanat Hizmetleri Sendikasına toplam 23 ay üyeliğinin bulunduğu belirtilmiş ise de, davacının 25/02/2016 tarihinde sendika üyeliğinden istifa etmesi ve davalı idare tarafından, davacının örgütsel amaçla sendikaya üye olduğuna, anılan sendikaya üyelik dışında yöneticilik, temsilcilik gibi idari bir görevde bulunduğuna ve sendikanın protesto vb. etkinliklerine katıldığına ilişkin bir bilgi veya belgenin sunulmamış olması karşısında salt sendika üyeliğinin davacı aleyhine örgütle iltisakına veya irtibatına delil olarak alınmasının mümkün olmayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile davacı hakkında örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan yapılan ceza kovuşturması neticesinde ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararında yer alan, "... Bank Asya adlı katılım bankasında 18/10/2010 açılış tarihli hesabının bulunduğu, soruşturma aşamasında alınan 07/01/2019 tarihli ve mahkememizce alınan 27/05/2019 tarihli bilirkişi raporlarından da anlaşılacağı üzere; söz konusu hesaba 30/10/2014 tarihinde 79,94 gram hurda altın yatırmak suretiyle hesapta 6.886-TL artış olmasına karşın, yatırılan tutarın yaklaşık bir ay içinde (18/11/2014 de 2 gram, 25/11/2014 de 72,98 gram olmak üzere) çekildiği, 16/01/2015 tarihinde hesaba 36.000-TL yatırılmasına rağmen anılan tutarın bir hafta sonra yani 23/01/2015 tarihinde tamamen çekildiği, yine 04/02/2015 tarihinde hesaba 4.900-TL yatırılmasına ve 06/02/2015 tarihinde katılım hesabına dönüştürülmesine rağmen hesaptaki paranın 16/02/2015 yani yaklaşık 10 gün sonra tamamen çekildiğinin belirlenmesi karşısında sanığın eyleminin örgüt liderinin çağrısına ve talimatına uyarak örgüte müzahir bankayı destekleme niteliğinde değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, çünkü anılan bankayı desteklemeye yönelik mevduatın bankanın kullanımına uzun süre hasredilmesi ve bu şekilde bankanın maddi olarak desteklenmiş olmasının gerektiği aşikardır. Ayrıca söz konusu bankanın desteklenmesine yönelik örgüt liderinin talimatının 25/12/2013 tarihinde vuku bulmasına ve BBDK tarafından anılan bankanın kısıtlayıcı önlemler kapsamına alınış tarihi olan 04/09/2014 tarihinden sonra da örgüt mensuplarının yoğun şekilde anılan bankayı desteklemeye yönelik mevduat artışlarına rağmen sanığın söz konusu mevduat giriş tarihlerinin belirtilen tarihlerle uyumlu olmadığı, bu sebeple sanığın örgüte müzahir banka nezdindeki kısa süreli bankacılık işlemlerinin söz konusu bankayı destekler mahiyette değerlendirilemeyeceği..." gerekçeyle her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilmediği, atılı suçu işlediği sabit olmadığı anlaşıldığından CMK 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verildiği ve anılan kararın kesinleştiği görülmüştür.
Bank Asya'daki hesabına 16/01/2015 tarihinde 36.000,00-TL tutarlı 372 günlük, 06/02/2015 tarihinde 4.869,00-TL tutarlı 31 günlük katılım hesapları açtığı tespiti bulunmakta ise de; silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan yapılan yargılamada Bank Asya'ya para yatırım ve katılım hesabı açma işlemlerinin rutin bankacılık faaliyeti olduğu tespit edilerek hakkında beraat kararı verilmesi ve Bank Asya hesap hareketlerinin incelenmesinden de hesabının ilk olarak 18/10/2010 tarihinde açılması, bankayı desteklemeye yönelik belirtilen tarihlerde para girişi olmayıp farklı tarihlerde para girişi olması ve kısa süre sonra çekilmesi, hesap ekstresinde kart ödemelerinin olduğunun görülmesi ve mevduatındaki hesabını örgüt talimatıyla artırdığı yönünde bir tespit bulunmaması karşısında Bank Asya hesap hareketlerinin davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Bunun yanında, Cihan Medya Dağıtım A.Ş'ye örgüte destek amacıyla para gönderdiğine veya örgütün yayın organlarına abone olduğuna ilişkin herhangi somut bir delilin bulunmaması karşısında söz konusu tespitin de örgütle irtibatına veya iltisakına ilişkin bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün olmayacaktır.
Bu durumda, silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan yapılan yargılamada davacı hakkında beraat kararı verildiği, dava konusu işlemde yer verilen tespitlerin, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibatını gösterecek yeterlilikte olmadığı ve davacının örgütle iltisak veya irtibatını gösterecek başkaca herhangi bir bilgi veya belgenin de dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan istinaf isteminin reddine ilişkin İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/10143
Karar No : 2024/19982
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekilleri : Huk. Hiz. Gen. Md. ...
Av. ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa'nın 129.maddesi uyarınca savunma hakkı tanınmadan ve hakkında soruşturma yapılmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, isnadı öğrenme hakkının ihlal edildiği, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği, KHK'nın 30 gün süre içerisinde onaylanmadığı, KHK ile bireysel ve kesin bir işlem tesis edildiği, kamu görevinden çıkarılma işleminin kanun ile mümkün olacağı, dava konusu işlemin yeki, şekil, sebep, konu ve maksat unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 02/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
FETÖ/PDY'nin faaliyetleri içinde çok önemli bir yer tutan dershanelerin kapatılmasıyla ilgili olarak kamuoyunda yaşanan tartışmaların yoğunlaştığı süreçte ilk olarak 01/03/2012 tarihinde Aktif Eğitimciler Sendikasının kurulduğu, daha sonra 14/01/2014 tarihinde Ufuk Tarım-Orman Sen, Ufuk Enerji Sen, Ufuk Sağlık Sen, Ufuk Büro Sen ve Ufuk Yerel Sen, Ufuk Ulaştırma Sen, Ufuk Haber Sen, Ufuk Kültür Sen ve Ufuk Bayındır Sen isimli sendikaların kurulduğu, ayrıca konfederasyon yapılanmasına gidilerek bünyesinde anılan sendikaların ve Aktif Eğitimciler Sendikasının bulunduğu Cihan Sendikalar Konfederasyonu'nun (Cihan-Sen) 21/02/2014 tarihinde kurulduğu, ancak her ne kadar aynı Konfederasyon bünyesinde yer alsalar da Aktif Eğitimciler Sendikasının kurulduğu tarihten itibaren yaklaşık dokuz ay içerisinde üye sayısını otuz beş bine kadar çıkardığı ve FETÖ/PDY terör örgütüne destek olmak amacıyla sendikal faaliyet kapsamını aşan faaliyetlerde bulunduğu dikkate alındığında, yukarıda bahsedilen diğer sendikalarla eşdeğer olarak nitelendirilmesine imkan bulunmadığı ve ayrı bir değerlendirmeye tabi tutulması gerektiği açıktır.
Bakılan uyuşmazlıkta, davacının 04/06/2014-29/06/2016 tarihleri arasında Ufuk Kültür Sanat Hizmetleri Sendikasına toplam 23 ay üyeliğinin bulunduğu belirtilmiş ise de, davacının 25/02/2016 tarihinde sendika üyeliğinden istifa etmesi ve davalı idare tarafından, davacının örgütsel amaçla sendikaya üye olduğuna, anılan sendikaya üyelik dışında yöneticilik, temsilcilik gibi idari bir görevde bulunduğuna ve sendikanın protesto vb. etkinliklerine katıldığına ilişkin bir bilgi veya belgenin sunulmamış olması karşısında salt sendika üyeliğinin davacı aleyhine örgütle iltisakına veya irtibatına delil olarak alınmasının mümkün olmayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile davacı hakkında örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan yapılan ceza kovuşturması neticesinde ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararında yer alan, "... Bank Asya adlı katılım bankasında 18/10/2010 açılış tarihli hesabının bulunduğu, soruşturma aşamasında alınan 07/01/2019 tarihli ve mahkememizce alınan 27/05/2019 tarihli bilirkişi raporlarından da anlaşılacağı üzere; söz konusu hesaba 30/10/2014 tarihinde 79,94 gram hurda altın yatırmak suretiyle hesapta 6.886-TL artış olmasına karşın, yatırılan tutarın yaklaşık bir ay içinde (18/11/2014 de 2 gram, 25/11/2014 de 72,98 gram olmak üzere) çekildiği, 16/01/2015 tarihinde hesaba 36.000-TL yatırılmasına rağmen anılan tutarın bir hafta sonra yani 23/01/2015 tarihinde tamamen çekildiği, yine 04/02/2015 tarihinde hesaba 4.900-TL yatırılmasına ve 06/02/2015 tarihinde katılım hesabına dönüştürülmesine rağmen hesaptaki paranın 16/02/2015 yani yaklaşık 10 gün sonra tamamen çekildiğinin belirlenmesi karşısında sanığın eyleminin örgüt liderinin çağrısına ve talimatına uyarak örgüte müzahir bankayı destekleme niteliğinde değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, çünkü anılan bankayı desteklemeye yönelik mevduatın bankanın kullanımına uzun süre hasredilmesi ve bu şekilde bankanın maddi olarak desteklenmiş olmasının gerektiği aşikardır. Ayrıca söz konusu bankanın desteklenmesine yönelik örgüt liderinin talimatının 25/12/2013 tarihinde vuku bulmasına ve BBDK tarafından anılan bankanın kısıtlayıcı önlemler kapsamına alınış tarihi olan 04/09/2014 tarihinden sonra da örgüt mensuplarının yoğun şekilde anılan bankayı desteklemeye yönelik mevduat artışlarına rağmen sanığın söz konusu mevduat giriş tarihlerinin belirtilen tarihlerle uyumlu olmadığı, bu sebeple sanığın örgüte müzahir banka nezdindeki kısa süreli bankacılık işlemlerinin söz konusu bankayı destekler mahiyette değerlendirilemeyeceği..." gerekçeyle her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilmediği, atılı suçu işlediği sabit olmadığı anlaşıldığından CMK 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verildiği ve anılan kararın kesinleştiği görülmüştür.
Bank Asya'daki hesabına 16/01/2015 tarihinde 36.000,00-TL tutarlı 372 günlük, 06/02/2015 tarihinde 4.869,00-TL tutarlı 31 günlük katılım hesapları açtığı tespiti bulunmakta ise de; silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan yapılan yargılamada Bank Asya'ya para yatırım ve katılım hesabı açma işlemlerinin rutin bankacılık faaliyeti olduğu tespit edilerek hakkında beraat kararı verilmesi ve Bank Asya hesap hareketlerinin incelenmesinden de hesabının ilk olarak 18/10/2010 tarihinde açılması, bankayı desteklemeye yönelik belirtilen tarihlerde para girişi olmayıp farklı tarihlerde para girişi olması ve kısa süre sonra çekilmesi, hesap ekstresinde kart ödemelerinin olduğunun görülmesi ve mevduatındaki hesabını örgüt talimatıyla artırdığı yönünde bir tespit bulunmaması karşısında Bank Asya hesap hareketlerinin davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Bunun yanında, Cihan Medya Dağıtım A.Ş'ye örgüte destek amacıyla para gönderdiğine veya örgütün yayın organlarına abone olduğuna ilişkin herhangi somut bir delilin bulunmaması karşısında söz konusu tespitin de örgütle irtibatına veya iltisakına ilişkin bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün olmayacaktır.
Bu durumda, silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan yapılan yargılamada davacı hakkında beraat kararı verildiği, dava konusu işlemde yer verilen tespitlerin, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibatını gösterecek yeterlilikte olmadığı ve davacının örgütle iltisak veya irtibatını gösterecek başkaca herhangi bir bilgi veya belgenin de dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan istinaf isteminin reddine ilişkin İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.