Danıştay5. Daireİdare HukukuCeza Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2021/7372 K.2024/15500
T.C. DANIŞTAY
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7372
Karar No : 2024/15500
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) :... A. Ş. Genel Müdürlüğü / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük haklarının iadesine, parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Soruşturma yapılmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarılmasıyla adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, savunma hakkının hak arama özgürlüğünün ve adil yargılamanın vazgeçilmez koşulu olduğu, bir kamu görevlisinin emeklilik yaşına kadar çalışma, maaş elde etme ve emeklilik haklarına sahip olmasının mülkiyet hakkının koruması altında olduğu, kişiler hakkında ortaya konulacak ve terör örgütü üyeliği suçunun unsurlarına dayanak olacak delillerin 15 Temmuz 2016 tarihinden sonrasına ilişkin olması gerektiği, işlemin sebep unsurunu oluşturacak herhangi bir delil veya belgenin ortaya konulamadığı, Bank Asya’daki hesabına kredi kartı borcunu ödemek için para yatırdığı, hesap hareketliliği içerisinde görünen 5.000-TL para artışlarının satın almış olduğu tarla bedelinin satıcı tarafından banka kartıyla çekilmesi amacıyla olduğu, Bank Asya’ya ilişkin kişisel verilerin hiçbir mahkeme kararı olmadan ele geçirildiği, hangi amaçla olursa olsun mevcut hesaba para yatırılmasının ve hesaplar arasında para transferinde bulunulmasının terör örgütü üyeliğine dayanak oluşturmayacağı, söz konusu banka hareketliliğinin mülkiyet hakkı kapsamında olduğu, sendika üyeliğinin örgütlenme özgürlüğü kapsamında olduğu, sonraki tarihte elde edilmiş delillerin önceki işlemi hukuka uygun hale getirmeyeceği, insan hakları ihlallerinin OHAL Komisyonunca giderilmesi gerektiği, FETÖ/PDY yapılanması hakkındaki terör örgütü suçlamasının ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararıyla alındığı, bunun 30 Mayıs 2016 tarihinde kamuoyuna duyurulduğu, ancak bu tarihten sonraki faaliyetlerinden dolayı sorumlu tutulabileceği, kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulguların hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı, şeref ve itibara saygı hakkı, ayrımcılık yasağı, eğitim hakkı, mülkiyet hakkı, gerekçeli karar hakkı, non bis in idem ilkesi, silahların eşitliği ilkesi, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, suç ve cezaların şahsiliği ile geçmişe yürümezliği ilkeleri gibi temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında yatırılan temyiz karar harcının mahsubu ile temyiz aşamasında tahsil edilmeyen diğer yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7372
Karar No : 2024/15500
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) :... A. Ş. Genel Müdürlüğü / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük haklarının iadesine, parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Soruşturma yapılmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarılmasıyla adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, savunma hakkının hak arama özgürlüğünün ve adil yargılamanın vazgeçilmez koşulu olduğu, bir kamu görevlisinin emeklilik yaşına kadar çalışma, maaş elde etme ve emeklilik haklarına sahip olmasının mülkiyet hakkının koruması altında olduğu, kişiler hakkında ortaya konulacak ve terör örgütü üyeliği suçunun unsurlarına dayanak olacak delillerin 15 Temmuz 2016 tarihinden sonrasına ilişkin olması gerektiği, işlemin sebep unsurunu oluşturacak herhangi bir delil veya belgenin ortaya konulamadığı, Bank Asya’daki hesabına kredi kartı borcunu ödemek için para yatırdığı, hesap hareketliliği içerisinde görünen 5.000-TL para artışlarının satın almış olduğu tarla bedelinin satıcı tarafından banka kartıyla çekilmesi amacıyla olduğu, Bank Asya’ya ilişkin kişisel verilerin hiçbir mahkeme kararı olmadan ele geçirildiği, hangi amaçla olursa olsun mevcut hesaba para yatırılmasının ve hesaplar arasında para transferinde bulunulmasının terör örgütü üyeliğine dayanak oluşturmayacağı, söz konusu banka hareketliliğinin mülkiyet hakkı kapsamında olduğu, sendika üyeliğinin örgütlenme özgürlüğü kapsamında olduğu, sonraki tarihte elde edilmiş delillerin önceki işlemi hukuka uygun hale getirmeyeceği, insan hakları ihlallerinin OHAL Komisyonunca giderilmesi gerektiği, FETÖ/PDY yapılanması hakkındaki terör örgütü suçlamasının ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararıyla alındığı, bunun 30 Mayıs 2016 tarihinde kamuoyuna duyurulduğu, ancak bu tarihten sonraki faaliyetlerinden dolayı sorumlu tutulabileceği, kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulguların hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı, şeref ve itibara saygı hakkı, ayrımcılık yasağı, eğitim hakkı, mülkiyet hakkı, gerekçeli karar hakkı, non bis in idem ilkesi, silahların eşitliği ilkesi, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, suç ve cezaların şahsiliği ile geçmişe yürümezliği ilkeleri gibi temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında yatırılan temyiz karar harcının mahsubu ile temyiz aşamasında tahsil edilmeyen diğer yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.