Danıştay5. Daireİdare Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2021/7249 K.2024/17648
Özet: Uyuşmazlık, davacının Milli Savunma Bakanlığı tarafından çıkarılmasıyla yoksun kalan özlük haklarının iadesi ve mali tazminiyeti için açılan bir yönetici davasıdır. Mahkeme, davacının talebini reddederek davalı idarenin işlemini kabul etti ve davacıya ödenmesi gereken parasal hakların tahsilini kararlaştırdı.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/7249
Karar No: 2024/17648
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35. maddenin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali ile davacının yoksun kaldığı parasal haklarının 12/06/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle hesaplanacak tutar üzerinden davalı idarece davacıya ödenmesi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında yürütülen soruşturma sürecine atıf yapılarak davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarıldığı tarihte hakkında herhangi bir adli soruşturmanın bulunmadığı, dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu, yakınları ile ilgili kesinleşmemiş iddiaların kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işleme gerekçe yapılamayacağı, suç ve cezaların şahsiliği ilkesinin ihlal edildiği, dava dilekçesinde ileri sürdüğü ve davanın sonucunu etkileyecek nitelikte olan bir çok iptal nedeni ve argümanın Bölge İdare Mahkemesince karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Öte yandan, her ne kadar temyize konu İdare Dava Dairesi kararında, davacının babası hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet kararı verildiği ve davacı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının... sayılı soruşturma dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dolayı yürütülen bir soruşturmanın bulunduğu tespitlerine yer verilmiş ise de davacının babasına ilişkin belirtilen hususların davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, davacı hakkında yürütülen ceza soruşturmasının ise sadece bu haliyle davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesinin masumiyet karinesi gereğince mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan, "... Soruşturma aşamasında temin edilen ilk ardışık aranma raporuna göre, sanığın Ankara ve Eskişehir ilinden 02.11.2013 ile 30.08.2014 tarihleri arasında 22 grup ardışık aranması mevcut olduğu tespit edilmiştir. Ancak daha sonra sanığın hts kayıtları temin edilmiş, bu hts kayıtları ile birlikte dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda sanığın tespit edilen 10 grup ardışık aranma kaydının bulunduğu, bunlardan 5 grubunun ihraç astsubay İ.A. ile olduğu, sanık ile İ.A.' in de askeri okuldan devre oldukları, ayrıca ikisinin ikametgahının da Eskişehir olduğu anlaşılmıştır. Daha sonra yargılama aşamasında yeni bir ankesör büfe sorgulama raporu daha temin edilmiş, sanığın yeni ardışık aranmaları tespit edilmiş, bu yeni ardışık aranma kayıtlarında askeri personel ile hakkında hiç soruşturma bulunmayan polis memurları da olduğu anlaşılmıştır. Sanık her ne kadar bu iddiaları kabul etmese de, askeri okuldan devresi olduğu anlaşılan İ.A. ile 5 grup ardışık aranmasının tespit edilmesi, İ.A. hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinin... E. Sayılı dosyasında mahkumiyet hükmü tesis edilmesi, yine sanık ile ardışık aranması tespit edilen Ü.Y. hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasından mahkumiyet hükmü tesis edilmesi, yine sanık ile ardışık aranması tespit edilen A.B.O.'in etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanması ve hakkındaki ardışık aranma iddialarını kabul etmesi, tüm bu hususların rastlantı olamayacağı, ayrıca sanığın ardışık aramalara ilişkin olarak makul bir açıklamada bulunamadığı..." yönündeki tespitlerin davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu değerlendirildiğinden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki temyize konu İdare Dava Dairesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddine, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/11/2024 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2021/7249
Karar No: 2024/17648
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35. maddenin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali ile davacının yoksun kaldığı parasal haklarının 12/06/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle hesaplanacak tutar üzerinden davalı idarece davacıya ödenmesi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında yürütülen soruşturma sürecine atıf yapılarak davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarıldığı tarihte hakkında herhangi bir adli soruşturmanın bulunmadığı, dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu, yakınları ile ilgili kesinleşmemiş iddiaların kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işleme gerekçe yapılamayacağı, suç ve cezaların şahsiliği ilkesinin ihlal edildiği, dava dilekçesinde ileri sürdüğü ve davanın sonucunu etkileyecek nitelikte olan bir çok iptal nedeni ve argümanın Bölge İdare Mahkemesince karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Öte yandan, her ne kadar temyize konu İdare Dava Dairesi kararında, davacının babası hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet kararı verildiği ve davacı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının... sayılı soruşturma dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dolayı yürütülen bir soruşturmanın bulunduğu tespitlerine yer verilmiş ise de davacının babasına ilişkin belirtilen hususların davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, davacı hakkında yürütülen ceza soruşturmasının ise sadece bu haliyle davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesinin masumiyet karinesi gereğince mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan, "... Soruşturma aşamasında temin edilen ilk ardışık aranma raporuna göre, sanığın Ankara ve Eskişehir ilinden 02.11.2013 ile 30.08.2014 tarihleri arasında 22 grup ardışık aranması mevcut olduğu tespit edilmiştir. Ancak daha sonra sanığın hts kayıtları temin edilmiş, bu hts kayıtları ile birlikte dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda sanığın tespit edilen 10 grup ardışık aranma kaydının bulunduğu, bunlardan 5 grubunun ihraç astsubay İ.A. ile olduğu, sanık ile İ.A.' in de askeri okuldan devre oldukları, ayrıca ikisinin ikametgahının da Eskişehir olduğu anlaşılmıştır. Daha sonra yargılama aşamasında yeni bir ankesör büfe sorgulama raporu daha temin edilmiş, sanığın yeni ardışık aranmaları tespit edilmiş, bu yeni ardışık aranma kayıtlarında askeri personel ile hakkında hiç soruşturma bulunmayan polis memurları da olduğu anlaşılmıştır. Sanık her ne kadar bu iddiaları kabul etmese de, askeri okuldan devresi olduğu anlaşılan İ.A. ile 5 grup ardışık aranmasının tespit edilmesi, İ.A. hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinin... E. Sayılı dosyasında mahkumiyet hükmü tesis edilmesi, yine sanık ile ardışık aranması tespit edilen Ü.Y. hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasından mahkumiyet hükmü tesis edilmesi, yine sanık ile ardışık aranması tespit edilen A.B.O.'in etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanması ve hakkındaki ardışık aranma iddialarını kabul etmesi, tüm bu hususların rastlantı olamayacağı, ayrıca sanığın ardışık aramalara ilişkin olarak makul bir açıklamada bulunamadığı..." yönündeki tespitlerin davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu değerlendirildiğinden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki temyize konu İdare Dava Dairesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddine, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/11/2024 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.