Danıştay5. Daireİdare HukukuTicaret Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2021/10296 K.2024/15260
Özet: (1) Uyuşmazlık, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatı olduğu gerekçesiyle Diyanet İşleri Başkanlığı'nın çıkarma işleminin iptali talebiyle ilgili; (2) Danıştay, bölge idare mahkemesinin kararını onaylayarak davacının terör örgütüyle iltisak ve irtibatı olduğunu belirtti.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/10296
Karar No: 2024/15260
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Başkanlığı / ...
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair somut delil bulunmadığı, örgütle bağının, aidiyetinin ve örgüte desteğinin olmadığı, kanunlara uygun kurulan ve Devletin faaliyetlerine izin verdiği ve faizsiz bir banka olması nedeniyle Bank Asya'dan iş yeri maaş hesabı açtırdığı, iş yerine yakın olması, faturalarını ödemesi ve masraf almadığı için başka bir hesap daha açtırdığı, talimat ile para yatırmadığı ve çekmediği, sadece bu bankada kredi kartı olduğu, kredi kartı limitini arttırmak için teminat olarak para yatırması gerektiğinden birikimlerini kredi kartı hesabına yatırdığı, olağan bankacılık işlemleri için kullandığı, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/10/2024 tarihinde esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin B fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin 19/11/2020 tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı beyanları ve dosyada yer alan bilgi ve belgelere göre, davacının Bank Asya hesabının 26/06/2008 tarihinde açıldığı, Bank Asya hesabını açılış tarihinden itibaren hesabın rutin bankacılık işlemleri ile aktif olarak kullanıldığı, Bank Asya'ya örgüt talimatıyla para yatırdığına ilişkin bir tespitin bulunmadığı, Bankanın TMSF'ye devrinden sonraki tarihlerde de Bankadaki mevduatını tutmaya devam ettiği, bu nedenle örgüt liderinin talimatıyla uyumlu olarak davacının banka hesabında oransal bir artış olmadığı anlaşıldığından söz konusu hesap hareketlerinin davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Bununla birlikte, davacı hakkında silahlı terör örgütüne (FETÖ/PDY) yardım etme suçundan açılan kamu davasında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla mahkumiyetine hükmedildiği, hükme karşı yapılan istinaf isteminde ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile mahkumiyet hükmünün kaldırılarak beraatına karar verildiği ve kararın kesinleştiği görülmüştür.
Davacının beraatine karar verilen ve kesinleşen ceza dairesi kararında, "... Sanık ...'ın Bank Asya hesabı üzerinde aldırılan 18.10.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre; 26.06.2008 tarihinde Adana Şubesinde açılan EK:1 no'lu vadesiz TL. mevduat hesabıyla Asya Katılım Bankası A.Ş. ile çalışmaya başladığı, 19.09.2013 tarihinde Çukurova Şubesinde EK:3 no ile açılan vadesiz TL. mevduat hesabının aktif olarak 22.07.2015 tarihinde kullanılmaya başlandığı, Mayıs 2015 tarihinden sonra olağan dışı para çıkışına rastlanmadığının tespit edildiği, sanık savunması ve alınan bilirkişi raporları ve Bank Asya hesap ekstrelerinden anlaşılacağı üzere, sanığın bankacılık işlemlerinin mutat bankacılık faaliyetleri kapsamında bulunduğu, sanığın dosyaya yansıyan deliller itibariyle faaliyetlerinin örgüt üyeliği için aranan süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk kriterlerini taşımadığı, sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütüne yardım suçunun yasal unsurlarını da oluşturmadığı..." tespitlerine yer verilmiştir.
Bu itibarla, söz konusu Bank Asya hesap hareketlerinin davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte, dava dosyasında yer alan diğer tespitler değerlendirildiğinde ise, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varıldığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle onanmasına karar verilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.
Esas No: 2021/10296
Karar No: 2024/15260
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Başkanlığı / ...
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair somut delil bulunmadığı, örgütle bağının, aidiyetinin ve örgüte desteğinin olmadığı, kanunlara uygun kurulan ve Devletin faaliyetlerine izin verdiği ve faizsiz bir banka olması nedeniyle Bank Asya'dan iş yeri maaş hesabı açtırdığı, iş yerine yakın olması, faturalarını ödemesi ve masraf almadığı için başka bir hesap daha açtırdığı, talimat ile para yatırmadığı ve çekmediği, sadece bu bankada kredi kartı olduğu, kredi kartı limitini arttırmak için teminat olarak para yatırması gerektiğinden birikimlerini kredi kartı hesabına yatırdığı, olağan bankacılık işlemleri için kullandığı, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/10/2024 tarihinde esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin B fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin 19/11/2020 tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı beyanları ve dosyada yer alan bilgi ve belgelere göre, davacının Bank Asya hesabının 26/06/2008 tarihinde açıldığı, Bank Asya hesabını açılış tarihinden itibaren hesabın rutin bankacılık işlemleri ile aktif olarak kullanıldığı, Bank Asya'ya örgüt talimatıyla para yatırdığına ilişkin bir tespitin bulunmadığı, Bankanın TMSF'ye devrinden sonraki tarihlerde de Bankadaki mevduatını tutmaya devam ettiği, bu nedenle örgüt liderinin talimatıyla uyumlu olarak davacının banka hesabında oransal bir artış olmadığı anlaşıldığından söz konusu hesap hareketlerinin davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Bununla birlikte, davacı hakkında silahlı terör örgütüne (FETÖ/PDY) yardım etme suçundan açılan kamu davasında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla mahkumiyetine hükmedildiği, hükme karşı yapılan istinaf isteminde ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile mahkumiyet hükmünün kaldırılarak beraatına karar verildiği ve kararın kesinleştiği görülmüştür.
Davacının beraatine karar verilen ve kesinleşen ceza dairesi kararında, "... Sanık ...'ın Bank Asya hesabı üzerinde aldırılan 18.10.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre; 26.06.2008 tarihinde Adana Şubesinde açılan EK:1 no'lu vadesiz TL. mevduat hesabıyla Asya Katılım Bankası A.Ş. ile çalışmaya başladığı, 19.09.2013 tarihinde Çukurova Şubesinde EK:3 no ile açılan vadesiz TL. mevduat hesabının aktif olarak 22.07.2015 tarihinde kullanılmaya başlandığı, Mayıs 2015 tarihinden sonra olağan dışı para çıkışına rastlanmadığının tespit edildiği, sanık savunması ve alınan bilirkişi raporları ve Bank Asya hesap ekstrelerinden anlaşılacağı üzere, sanığın bankacılık işlemlerinin mutat bankacılık faaliyetleri kapsamında bulunduğu, sanığın dosyaya yansıyan deliller itibariyle faaliyetlerinin örgüt üyeliği için aranan süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk kriterlerini taşımadığı, sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütüne yardım suçunun yasal unsurlarını da oluşturmadığı..." tespitlerine yer verilmiştir.
Bu itibarla, söz konusu Bank Asya hesap hareketlerinin davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte, dava dosyasında yer alan diğer tespitler değerlendirildiğinde ise, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varıldığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle onanmasına karar verilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.