Danıştay5. Daireİdare HukukuCeza Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2020/6817 K.2023/13852
T.C. DANIŞTAY
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2020/6817
Karar No: 2023/13852
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalılar): 1- ... Bakanlığı / ANKARA
2- ... Genel Komutanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 35. madde uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında verilen mahkumiyet hükmünün henüz kesinleşmediği bu nedenle ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiği, anılan kararın bozularak beraat ya da HAGB kararı verilmesinin muhtemel olduğu, davalı idare tarafından takdir yetkisinin hukuka aykırı şekilde orantısız olarak kullanıldığı, dava konusu olayda ölçülülük ilkesine uyulmaksızın kamu görevinden çıkarma işlemi tesis edildiği, örgütü iyilik yapan bir yapı olarak görmesi nedeniyle inanç ve ibadet bağlamında bazı toplantılara katıldığı, bazı ilişkiler kurduğu ancak örgüt adına suç işlemediği, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı Jandarma Genel Komutanlığının Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı İçişleri Bakanlığının Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının terör örgütü üyeliğinden hapis cezası ile cezalandırıldığı hususuna da yer verilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, davacının anılan suçtan mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.
Bununla birlikte, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan;
"...FETÖ/PDY terör örgütünün mahrem yapılanması içerisinde faaliyet gösteren ve bu yapılanma içerisindeki mahrem imamları tarafından sabit hatlardan aranarak irtibat kurulan askeri personellere ait listede sanık ...'ın de yer aldığı, sanık ile ... numaralı ankesörlü sabit hattan 14/02/2014 tarihinde 40 sn., ... numaralı ankesörlü sabit hattan 11/05/2013 tarihinde 59 sn. ve yine aynı tarihte 18 sn., ... numaralı ankesörlü sabit hattan 11/07/2013 tarihinde 45 sn., olmak üzere toplam 4 defa ardışık bağlantı sağlandığı 03/05/2018 tarihli hts analiz raporu ile tespit edilmiştir.
Sanıkta aşamalardaki beyanlarında özetle; Bitlis ilinde bulunduğu süre zarfında G. D. isimli şahısla Tatvan ilçesinde 3-4 haftada bir sohbetlere katıldığını, sadece dini duygular doğrultusunda bu sohbetlere bulunduğunu, burada namaz kıldığını, Fetullah Gülenin videolarını izlediklerini, bu yapı içinde Murat Kod isimli birini tanıdığını, aramaların zaman zaman onun tarafından yapılmış olabileceğini, ayrıca jandarma komutanı olması sebebiyle de aranmış olabileceğini, zaman zaman G. D. isimli şahısla ankesörlü telefondan görüşmeler yaptığını ancak bu tarihler o tarihler mi bilmediğini, bu yapıdan mesleği ile ilgili hiçbir zaman bir talimat almadığını beyan etmiştir. Ayrıca sanık kollukta alınan beyanında askeri lise sınavlarına hazırlandığı dönemde örgütün yurt ve evlerinde kaldığını, sınavı kazandıktan sonra Kuleli'de ... kod isimli şahısın ismin ne olsun diye sorduğunu, kendisinin de Mahmut olsun dediğini, Bitlis'te görev yaparken kendisinden sorumlu kişilerin bulunduğunu, eşiyle katalog evlilik yaptığını beyan etmiştir...
...Tüm bu deliller ve gerekçelerden sanığın bylock programı kullanıcısı olmadığı ancak örgüt içinde 'Mahmut'' kod adını kullandığı, sorumlusunun bulunduğu, sohbet adı altında düzenlenen toplantılara katıldığı, katalog evlilik yaptığı, ankesörlü telefondan 4 defa ardışık olarak arandığı..." yolundaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2020/6817
Karar No: 2023/13852
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalılar): 1- ... Bakanlığı / ANKARA
2- ... Genel Komutanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 35. madde uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında verilen mahkumiyet hükmünün henüz kesinleşmediği bu nedenle ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiği, anılan kararın bozularak beraat ya da HAGB kararı verilmesinin muhtemel olduğu, davalı idare tarafından takdir yetkisinin hukuka aykırı şekilde orantısız olarak kullanıldığı, dava konusu olayda ölçülülük ilkesine uyulmaksızın kamu görevinden çıkarma işlemi tesis edildiği, örgütü iyilik yapan bir yapı olarak görmesi nedeniyle inanç ve ibadet bağlamında bazı toplantılara katıldığı, bazı ilişkiler kurduğu ancak örgüt adına suç işlemediği, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı Jandarma Genel Komutanlığının Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı İçişleri Bakanlığının Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının terör örgütü üyeliğinden hapis cezası ile cezalandırıldığı hususuna da yer verilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, davacının anılan suçtan mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.
Bununla birlikte, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan;
"...FETÖ/PDY terör örgütünün mahrem yapılanması içerisinde faaliyet gösteren ve bu yapılanma içerisindeki mahrem imamları tarafından sabit hatlardan aranarak irtibat kurulan askeri personellere ait listede sanık ...'ın de yer aldığı, sanık ile ... numaralı ankesörlü sabit hattan 14/02/2014 tarihinde 40 sn., ... numaralı ankesörlü sabit hattan 11/05/2013 tarihinde 59 sn. ve yine aynı tarihte 18 sn., ... numaralı ankesörlü sabit hattan 11/07/2013 tarihinde 45 sn., olmak üzere toplam 4 defa ardışık bağlantı sağlandığı 03/05/2018 tarihli hts analiz raporu ile tespit edilmiştir.
Sanıkta aşamalardaki beyanlarında özetle; Bitlis ilinde bulunduğu süre zarfında G. D. isimli şahısla Tatvan ilçesinde 3-4 haftada bir sohbetlere katıldığını, sadece dini duygular doğrultusunda bu sohbetlere bulunduğunu, burada namaz kıldığını, Fetullah Gülenin videolarını izlediklerini, bu yapı içinde Murat Kod isimli birini tanıdığını, aramaların zaman zaman onun tarafından yapılmış olabileceğini, ayrıca jandarma komutanı olması sebebiyle de aranmış olabileceğini, zaman zaman G. D. isimli şahısla ankesörlü telefondan görüşmeler yaptığını ancak bu tarihler o tarihler mi bilmediğini, bu yapıdan mesleği ile ilgili hiçbir zaman bir talimat almadığını beyan etmiştir. Ayrıca sanık kollukta alınan beyanında askeri lise sınavlarına hazırlandığı dönemde örgütün yurt ve evlerinde kaldığını, sınavı kazandıktan sonra Kuleli'de ... kod isimli şahısın ismin ne olsun diye sorduğunu, kendisinin de Mahmut olsun dediğini, Bitlis'te görev yaparken kendisinden sorumlu kişilerin bulunduğunu, eşiyle katalog evlilik yaptığını beyan etmiştir...
...Tüm bu deliller ve gerekçelerden sanığın bylock programı kullanıcısı olmadığı ancak örgüt içinde 'Mahmut'' kod adını kullandığı, sorumlusunun bulunduğu, sohbet adı altında düzenlenen toplantılara katıldığı, katalog evlilik yaptığı, ankesörlü telefondan 4 defa ardışık olarak arandığı..." yolundaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.