Danıştay5. Daireİdare HukukuCeza Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2020/6812 K.2023/14896
Özet: Uyuşmazlık, Davacının 7145 sayılı Kanun ve 375 sayılı Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 35. maddesi uyarınca Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi talebiyle açılan idari davayla ilgilidir. Danıştay Beşinci Daire, Bölge İdare Mahkemesi kararını onaylayarak, işlemin iptaline karar verilmesini reddetmiş ve davacının talebini hukuki gerekçelerle kabul etmemiştir.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2020/6812
Karar No: 2023/14896
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkının kısıtlandığı, ne işlem öncesinde ne de yargılama sırasında kamu görevinden çıkarılmasına gerekçe gösterilen hususların kendisine tebliğ edilmediği, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, hakkındaki adli kovuşturma neticesinin beklenilmesi gerektiği, hakkında tespit edilen tekil ve ardışık aramalar olduğu iddia edilen aramaların örgütsel niteliği bulunmadığı, bunun dışında da örgütle ve örgüt üyeleri ile irtibat ya da iltisaklı olduğunu gösterir başkaca delil bulunmadığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... sanığın 2012-2015 yılları arasında sabit hatlardan toplamda 12 kez arandığı, bu aramaların 8 tanesinin 06.09.2012 tarihinde gerçekleştiği ve bu tarihte gerçekleşen aramaların tamamının sıfır saniyeli olduğu, diğer aramaların ise 17.01.2015, 18.01.2015 ve 22.03.2015 tarihinde gerçekleştiği ... sanığa ait getirtilen HTS kayıtları incelendiğinde 06.09.2012 tarihinde sabit hattan 8 kez arandığı, aynı gün sanıkla birlikte diğer asker şahıs olan F.E.'nin arandığı..." şeklinde tespitlerin davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu değerlendirildiğinden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Öte yandan temyize konu İdare Dava Dairesi'nin hukuka uygun bularak hakkında yapılan istinaf başvurusunu reddettiği İdare Mahkemesi kararında; "... öte yandan kardeşi ...'nin GSM hattından bylock sistemine giriş yapıldığının tespit edildiği, kardeşleri ... ve ...'nin 01.01.2014 tarihinden sonra Asya Katılım Bankası A.Ş.'de muhtelif hesaplar açtığının tespit edildiği, anılan şahısların FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir çeşitli kurumlarda SGK kaydına rastlandığı gibi müzahir yayın kuruluşlarına aboneliklerinin tespit edildiği, amcası ... ile kuzenleri ... ve ...'nin ise kamu görevinden çıkarıldıkları" tespitlerine yer verilmiş ise de, davacının aile bireylerine ilişkin belirtilen hususların davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu kararda sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddine, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 26/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2020/6812
Karar No: 2023/14896
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkının kısıtlandığı, ne işlem öncesinde ne de yargılama sırasında kamu görevinden çıkarılmasına gerekçe gösterilen hususların kendisine tebliğ edilmediği, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, hakkındaki adli kovuşturma neticesinin beklenilmesi gerektiği, hakkında tespit edilen tekil ve ardışık aramalar olduğu iddia edilen aramaların örgütsel niteliği bulunmadığı, bunun dışında da örgütle ve örgüt üyeleri ile irtibat ya da iltisaklı olduğunu gösterir başkaca delil bulunmadığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... sanığın 2012-2015 yılları arasında sabit hatlardan toplamda 12 kez arandığı, bu aramaların 8 tanesinin 06.09.2012 tarihinde gerçekleştiği ve bu tarihte gerçekleşen aramaların tamamının sıfır saniyeli olduğu, diğer aramaların ise 17.01.2015, 18.01.2015 ve 22.03.2015 tarihinde gerçekleştiği ... sanığa ait getirtilen HTS kayıtları incelendiğinde 06.09.2012 tarihinde sabit hattan 8 kez arandığı, aynı gün sanıkla birlikte diğer asker şahıs olan F.E.'nin arandığı..." şeklinde tespitlerin davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu değerlendirildiğinden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Öte yandan temyize konu İdare Dava Dairesi'nin hukuka uygun bularak hakkında yapılan istinaf başvurusunu reddettiği İdare Mahkemesi kararında; "... öte yandan kardeşi ...'nin GSM hattından bylock sistemine giriş yapıldığının tespit edildiği, kardeşleri ... ve ...'nin 01.01.2014 tarihinden sonra Asya Katılım Bankası A.Ş.'de muhtelif hesaplar açtığının tespit edildiği, anılan şahısların FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir çeşitli kurumlarda SGK kaydına rastlandığı gibi müzahir yayın kuruluşlarına aboneliklerinin tespit edildiği, amcası ... ile kuzenleri ... ve ...'nin ise kamu görevinden çıkarıldıkları" tespitlerine yer verilmiş ise de, davacının aile bireylerine ilişkin belirtilen hususların davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu kararda sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddine, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 26/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.