‹ Ana sayfa
Danıştay 5. Daire İdare Hukuku

Danıştay 5. Daire E.2020/5595 K.2023/14129

Esas No: 2020/5595 · Karar No: 2023/14129 · Karar Tarihi: 19.10.2023
Özet: 1) Uyuşmazlık, Kara Kuvvetleri Komutanlığı astsubayının 375 sayılı Kanun geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılması sayesinde yoksun kalan özlük haklarının iadesi ve parasal haklarının ödenmesi talebine ilişkin bir idari davadır. 2) Mahkeme, kararının reddi yolunda verilen ilk derece kararını bozulduyarak, işin taraflarını özel hazzına bırakarak yoksun kalan tüm özlük haklarının iadesine ve parasal haklarının ödenmesine karar vermiştir.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2020/5595
Karar No: 2023/14129

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Vekili: Av. ...

Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı
Vekili: Av. ...

İstemin Özeti: Kara Kuvvetleri Komutanlığında astsubay olarak görev yapan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ... tarih ve... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük haklarının iadesine, parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Devlet'e olan sadakat yükümlülüğüne riayet etmediğine ilişkin somut bir gerekçe ortaya konulmadığı, savunmasının alınmadığı, hakkında usulüne uygun disiplin soruşturması yürütülmediği, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkının ve tüm alt güvencelerinin, gerekçeli karar hakkının, özel hayata saygı hakkının, eğitim hakkının, mülkiyet hakkının, ayrımcılık yasağının, masumiyet karinesinin, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerinin ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarılma işleminin idari işlemin unsurları olan yetki, şekil, usul, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, geçmiş hizmetlerinin olumlu, sicil notlarının yüksek olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi: ...

Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.

Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile onanarak kesinleşen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan davacıya ait Mardin Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 05/10/2018 tarihli şüpheli sorgulama tutanağı; "... etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak ayrıntılı beyanda bulunmak istiyorum. ... söz konusu terör örgütü ile ilk bağlantım 1995 yılında Ankara ili Keçiören ilçesinde bulunan Keçiören Lisesinin karşısında bulunan örgüte ait bir eve gidip gelmek suretiyle başladı. Biz bu eve H.K. isminde 2005 veya 2006 yılında malulen emekli olan bandocu bir astsubay arkadaşım ile birlikte gidip gelmekteydik. Bu evde bize S.Ü. isimli ODTÜ'de matematik öğretmenliği okuyan ancak 2006 yılında vefat eden bir şahıs bizimle ilgileniyordu. Yine bu evde F.A. isminde bir şahıs vardı. Bu şahısta bize yardımcı oluyordu. Bu şahıs Gazi Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesinde öğrenci idi. F. isimli şahıs ile 2005 veya 2006 yılında ben yine Ankara'ya izne gittiğimde karşılaştık. Bu şahıs bana numarasını verdi. Bu şahıs ile zaman zaman telefonla görüşmeye devam ettim. Daha sonra Ankara'ya tayinim çıktığında 2-3 ayda bir telefonla konuşuyorduk. Bunun dışında bir kez o eşiyle birlikte benim evime geldi. Bir kez de ben onun evine gittim. Ancak bu görüşmelerimiz de kesinlikle örgütsel bir amaç gütmüyorduk. Normal sohbet ediyorduk. Benim Ankara'da görev yaptığım dönemde eşim ile 2013 yılında resmi olarak boşandık. Daha sonra Mardin iline tayinim çıktı. Ben F.'yi arayarak boşandığımı, Mardin'e tayinim çıktığını ve psikolojik olarak bunalımda olduğumu söyledim. Bunun üzerine F. bana Mardin ilinde tanıdığı birinin oluğunu, bu şahsın bana gerekirse evlenme konusunda da yardımcı olabileceğini söyledi ve bu arkadaşını beni arayacağını söyledi. Bende tamam dedim ve telefonu bu şekilde kapattık. Ben 2013 Ağustos ayında Mardin'de göreve başladım. Bir süre sonra bir şahıs beni arayarak, kendisini Z. olarak tanıttı ve numaramı F. isimli şahıstan aldığını söyledi. Ayrıca kendisini Artuklu Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak tanıttı. ... Bu ... isimli şahıs ile görüşmelerimiz bu arada gerçekleşti. ... Z. isimli şahsı görsem teşhis edebilirim. F. isimli şahıs da teşhis edebilirim. H.K. isimli şahsı da belki teşhis edebilirim. ..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Öte yandan, dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu işlediği gerekçesiyle davacı hakkında hapis cezası verildiği ve anılan cezanın Yargıtayca onanarak kesinleştiği, ancak davacı hakkında yakalama emrinin devamına karar verildiği ve Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu davacının henüz yakalanamadığı anlaşılmaktadır.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?