‹ Ana sayfa
Danıştay5. Daireİdare HukukuCeza Hukuku

Danıştay 5. Daire E.2020/4301 K.2023/13845

Esas No: 2020/4301 · Karar No: 2023/13845 · Karar Tarihi: 17.10.2023
T.C. DANIŞTAY
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2020/4301
Karar No: 2023/13845

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Vekili: Av. ...

Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...

İstemin Özeti: Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 35. madde uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında verilmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi: ...

Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.

Bununla birlikte davacı hakkında yürütülen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilerek kesinleşen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan;
"...Sanık ...'un gözaltı tarihi itibariyle ... Ana Jet Üssünde Pilot Teğmen rütbesiyle subay olarak görev yaptığı, örgüt tarafından Türk Silahlı Kuvvetleri içerisindeki kadrolaşma hedef ve amacı doğrultusunda seçilen ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı teşkilatına subay olarak yerleştirilen bir örgüt mensubu olduğu, gerek askeri okul döneminde gerekse mezuniyetinden sonra görev yaptığı yerlerde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün mahrem yapılanmasında görevli kişilerle irtibatlandırıldığı, mahrem yapı mensuplarıyla düzenli ve gizlilik esasına dayalı örgütsel ve ideolojik niteliğe sahip faaliyet ve ritüeller içeren görüşmeler yaptığı, mahrem yapı mensubu tarafından örgüt içi hücresel yapının deşifre olmaması amacıyla 2012,2013,2014 ve 2015 yılları içinde farklı tarihlerde İstanbul, Bursa, Çanakkale İlinde bulunan sabit hatlardan yapılan aramalarla sanık ile iletişim irtibatının kurulduğu, mahrem yapı içindeki kod isminin ... olduğu, buna göre sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün Askeri Mahrem Yapılanması içinde Öğrenci pozisyonunda faaliyet yürüttüğünün anlaşıldığı, bu hususların sanığın tüm aşamalarda alınan ikrar ve kabul mahiyetindeki savunmaları, sabit hatlardan yapılan aramaları gösterir tekil ve ardışık aramalara ilişkin arama HTS analiz tutanakları, HTS dökümü, arama ve el koyma tutanakları, sâir tutanaklar, adli sicil ve nüfus kaydı ve tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu,
Yukarıda belirtilen hususlar nazara alındığında sanığın faaliyetlerinin Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında belirtilen süreklilik, çeşitlililik ve yoğunluk unsurlarını taşıdığı, bu suretle sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği, ancak sanığın yakalandıktan sonra aşamalarda değişmeyen istikrarlı beyanlarında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirttiği,..." yolundaki tespitler, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?