Danıştay5. Daireİdare Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2020/4041 K.2023/14308
Özet: Uyuşmazlık, Türk Silahlı Kuvvetleri astsubayının, 375 sayılı kanuna göre çıkarılması ve yoksun kaldığı süre zarfındaki özlük haklarının faizli ödenmesi talebine ilişkin idari karşılıklı itirazlardan kaynaklanmaktadır. İşte, Danıştay, idamın hukuka aykırı olduğunu kabul etmediği ve idamın onanmasını, temyiz giderlerinin davacının üstüne bırakılmasını kararlaştırmıştır.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2020/4041
Karar No: 2023/14308
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde astsubay olarak görev yapan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY mensuplarınca sabit hatlardan aranmasının örgütün toplantılarına katılmadığını gösterdiği, anılan arama kayıtlarının maddi gerçeğe ulaşma noktasında yeterli olmayacağı, 17-25 Aralık 2013 sürecinden sonra örgütle hiçbir bağının bulunmadığı, örgütün Digiturk aboneliklerinin iptal edilmesi yolunda verdiği talimata uymadığı, hakkındaki ceza yargılamasının devam ettiği, FETÖ/PDY ile hiçbir organik bağının bulunmadığı, hukuk devleti ilkesine aykırı şekilde kamu görevinden çıkarma işlemi tesis edildiği, herhangi bir somut delil ortaya konulmadan kamu görevinden çıkarıldığı, masumiyet karinesi dikkate alınmaksızın işlem tesis edildiği, dava konusu işlemin sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davacının temyiz iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan, ''... sanığın 1995 yılında ortaokul döneminde Gülen Cemaati (!) olarak isimlendirilen FETÖ/PDY ile başlayan temasından kaynaklı olarak muvazzaf asker olduğu 2003 yılından itibaren 2014 yılı sonlarına kadar FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün TSK personelinden öğretmen konumundaki sorumlu mahrem imamları ile görüşmeler gerçekleştirdiği, bazı dönemlerde farklı askeri personelle hücresel grup olarak görüşmeler yaptığı, bu süreçte deşifre olmamak için TSK mahrem imamlarıyla ankesörlü numaralardan iletişim sağladığı, bu kapsamda aynı sabit hatlardan aynı tarihte rütbe ve sınıfıyla uyumlu farklı askeri personel şahıslarla ardışık veya tekil olarak arandığı, sanığın sohbet adı altında örgütsel toplantılara gerek kendi evinde ve gerekse görüştüğü mahrem imamların evlerinde veya bu görüşmelere tahsis edilen örgüt evlerinde ya da dışarıda kamuya açık kafeterya, lokanta, pastahane, çay bahçesi gibi yerlerde katıldığı ..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2020/4041
Karar No: 2023/14308
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde astsubay olarak görev yapan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY mensuplarınca sabit hatlardan aranmasının örgütün toplantılarına katılmadığını gösterdiği, anılan arama kayıtlarının maddi gerçeğe ulaşma noktasında yeterli olmayacağı, 17-25 Aralık 2013 sürecinden sonra örgütle hiçbir bağının bulunmadığı, örgütün Digiturk aboneliklerinin iptal edilmesi yolunda verdiği talimata uymadığı, hakkındaki ceza yargılamasının devam ettiği, FETÖ/PDY ile hiçbir organik bağının bulunmadığı, hukuk devleti ilkesine aykırı şekilde kamu görevinden çıkarma işlemi tesis edildiği, herhangi bir somut delil ortaya konulmadan kamu görevinden çıkarıldığı, masumiyet karinesi dikkate alınmaksızın işlem tesis edildiği, dava konusu işlemin sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davacının temyiz iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan, ''... sanığın 1995 yılında ortaokul döneminde Gülen Cemaati (!) olarak isimlendirilen FETÖ/PDY ile başlayan temasından kaynaklı olarak muvazzaf asker olduğu 2003 yılından itibaren 2014 yılı sonlarına kadar FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün TSK personelinden öğretmen konumundaki sorumlu mahrem imamları ile görüşmeler gerçekleştirdiği, bazı dönemlerde farklı askeri personelle hücresel grup olarak görüşmeler yaptığı, bu süreçte deşifre olmamak için TSK mahrem imamlarıyla ankesörlü numaralardan iletişim sağladığı, bu kapsamda aynı sabit hatlardan aynı tarihte rütbe ve sınıfıyla uyumlu farklı askeri personel şahıslarla ardışık veya tekil olarak arandığı, sanığın sohbet adı altında örgütsel toplantılara gerek kendi evinde ve gerekse görüştüğü mahrem imamların evlerinde veya bu görüşmelere tahsis edilen örgüt evlerinde ya da dışarıda kamuya açık kafeterya, lokanta, pastahane, çay bahçesi gibi yerlerde katıldığı ..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.