Danıştay5. Daireİdare HukukuCeza Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2020/2972 K.2023/20070
Özet: 1) Davacı, Milli Savunma Bakanlığı'nın 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işleme itiraz ederek, bu kararın hukuka ve insan hakları sözleşmelerine aykırı olduğunu ileri sürüyor; 2) Danıştay Beşinci Daire, temyiz aşamasında adli yardım talebinin daha önce kabul edildiğini ve hukuki gerekçelerle ceza madde izinleri nedeniyle talebin dinlenmeyeceğine karar vererek, dosyanın ilgili yerçeklerine ihraç edilmesine karar verdi.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2020/2972
Karar No: 2023/20070
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı):... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Geçerli bir sebebe ve somut delile dayanmadan tesis edilen kamu görevine son verilmesine ilişkin işlemin hukuka, Anayasa'ya ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'ne aykırı olduğu, adil bir disiplin süreci yürütülmeksizin karar verildiği, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ya da irtibatlı olduğuna ilişkin somut bir delilin bulunmadığı, isnat olunan suçlamaların gerçeği yansıtmadığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi:...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca karar verilmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının terör örgütü üyeliğinden hapis cezası ile cezalandırıldığı hususuna da yer verilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının anılan suçtan mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... sanığın (davacının) örgüt içerisinde yer aldığı hususunun gerek ikrar mahiyetli savunması gerekse de dinlenen tanık beyanları doğrultusunda sabit olduğu, askeri okul öğrencisi olan sanığın (davacının) yapıyla öğrencilik yıllarında tanıştığı, örgütün askeri sınavlara hazırladığı öğrenci evlerinde kaldığı, Hava Astsubay MYO kazandıktan sonra da sanığın (davacının) örgütle bağını devam ettirdiği, askeri okulda iken Hasan kod adlı H.K. sorumluluğunda olduğu, diğer bir askeri öğrenci olan N.Ç. ile birlikte belli aralıklarla görüşmelere devam ettikleri, bunun dışında gerek inceleme tespit tutanağı gerekse de sanığın (davacının) ikrar mahiyetli savunmasına göre ankesörlü telefonlardan arandığı, söz konusu aramaların örgütsel amaçlı yapılan aramalar olduğu, zira gerek yapılan soruşturmalarla gerekse de sanığın (davacının) savunmasında belirttiği üzere gerçekleştirilen aramaların deşifre olmamak için tedbir amaçlı örgüt içerisinde kullanılan bir yöntem olduğu, ankesörlü telefondan arandıktan sonra akabinde sanığın (davacının) birlikte toplantılara katıldığı N.Ç.'nin aranmış olmasının bunun bir diğer göstergesi olduğu,..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili merciine müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2020/2972
Karar No: 2023/20070
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı):... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Geçerli bir sebebe ve somut delile dayanmadan tesis edilen kamu görevine son verilmesine ilişkin işlemin hukuka, Anayasa'ya ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'ne aykırı olduğu, adil bir disiplin süreci yürütülmeksizin karar verildiği, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ya da irtibatlı olduğuna ilişkin somut bir delilin bulunmadığı, isnat olunan suçlamaların gerçeği yansıtmadığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi:...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca karar verilmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının terör örgütü üyeliğinden hapis cezası ile cezalandırıldığı hususuna da yer verilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının anılan suçtan mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... sanığın (davacının) örgüt içerisinde yer aldığı hususunun gerek ikrar mahiyetli savunması gerekse de dinlenen tanık beyanları doğrultusunda sabit olduğu, askeri okul öğrencisi olan sanığın (davacının) yapıyla öğrencilik yıllarında tanıştığı, örgütün askeri sınavlara hazırladığı öğrenci evlerinde kaldığı, Hava Astsubay MYO kazandıktan sonra da sanığın (davacının) örgütle bağını devam ettirdiği, askeri okulda iken Hasan kod adlı H.K. sorumluluğunda olduğu, diğer bir askeri öğrenci olan N.Ç. ile birlikte belli aralıklarla görüşmelere devam ettikleri, bunun dışında gerek inceleme tespit tutanağı gerekse de sanığın (davacının) ikrar mahiyetli savunmasına göre ankesörlü telefonlardan arandığı, söz konusu aramaların örgütsel amaçlı yapılan aramalar olduğu, zira gerek yapılan soruşturmalarla gerekse de sanığın (davacının) savunmasında belirttiği üzere gerçekleştirilen aramaların deşifre olmamak için tedbir amaçlı örgüt içerisinde kullanılan bir yöntem olduğu, ankesörlü telefondan arandıktan sonra akabinde sanığın (davacının) birlikte toplantılara katıldığı N.Ç.'nin aranmış olmasının bunun bir diğer göstergesi olduğu,..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili merciine müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.