Danıştay4. Daireİdare HukukuGayrimenkul ve Emlak Hukuku
Danıştay 4. Daire E.2025/4773 K.2025/5249
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/4773
Karar No : 2025/5249
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR): ... Valiliği
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Diyarbakır ili, Çüngüş ilçesi,...Mahallesinde bulunan ... İlkokulu olarak kullanılan yapının, 06/02/2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler sonucunda ... askı koduyla ağır hasarlı olarak belirlendiğinden bahisle "ağır ve orta hasarlı yapılarda 7269 sayılı Kanun'a göre gerekli işlemlerin yapılması ile elektrik, doğalgaz ve su bağlantılarının kesilmesine" ilişkin Diyarbakır Valiliği'nin bilâ tarih ve ...sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler incelendiğinde; ... ilkokulu olarak kullanılan yapının ... askı kodu ile hasarsız olarak belirlendiği, dava konusu edilen yazı ekinde de söz konusu yapının bulunmadığı, Mahkemece verilen ara karara rağmen davacı tarafından, dava konusu yazı ekinde... İlkokulu olarak kullanılan yapının bulunduğunu gösteren herhangi bir belgenin sunulmadığı, öte yandan dava dilekçesinin ekinde yer verilen listenin, Çüngüş ilçesinde bulunan mahallelerde toplam kaç tane ağır-orta-yıkık hasarlı yapı olduğuna ilişkin olduğu, bu listede de ... İlkokulu olarak kullanılan yapının yer almadığı görüldüğünden, dava konusu işlemin söz konusu yapı ile bir ilgisi bulunmayıp, bu yapı yönünden iptal davasına konu olabilecek kesin sonuç doğuran ve yürütülmesi zorunlu işlem niteliği taşımadığı anlaşıldığından dava konusu işleme karşı açılan davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; davacı tarafından dava dilekçesinde; ...ilkokulu olarak kullanılan yapının yıkılması halinde eğitimin zarar göreceği, köyde ikamet eden çocukların 40-50 kilometre uzaklıktaki başka bir okula gitmek zorunda kalacağı, bu durumun çocukları ve ailelerinin olumsuz etkileyeceği belirtilerek, okulun bulunduğu köyü temsilen muhtar sıfatıyla köyün menfaati doğrultusunda bakılan davanın açıldığı görüldüğünden, İdare Dava Dairesince 20/05/2025 tarihinde verilen ara kararı ile davalı idare ve il milli eğitim müdürlüğünden "okul olarak faaliyet gösterilen yapının mülkiyet durumunun" sorulması üzerine ilgili idareler tarafından verilen cevapta; söz konusu taşınmazın mülkiyetinin Maliye Hazinesine ait olmakla birlikte Milli Eğitim Bakanlığı'na tahsis edildiği belirtildiğinden söz konusu yapının köy tüzel kişiliği veya davacının mülkiyetinde olmadığının anlaşıldığı, bu durumda, her ne kadar İdare Mahkemesince davacının dava açmakta ehliyetli olduğu kabul edilmek suretiyle karar verildiği görülmüş ise de; depreme maruz kalan taşınmazlar hakkında tesis edilen işlemlerin mülkiyet hakkının özüne ilişkin işlemler olduğu ve bunlara karşı sadece mülkiyet hakkı sahiplerince dava açılabileceğinden, bu anlamda davacının dava konusu işlemin iptalinin istemesinde hukuken korunabilen güncel, meşru ve kişisel bir menfaat bağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddi yönünde verilen Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varıldığı, belirtilen gerekçe ile davacının istinaf başvurusu kabul edilerek, istinafa konu kararın kaldırılmasına ve davanın ehliyet yönünden reddine (2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi ve 26.06.2025 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 27.03.2025 tarih ve E:2024/189, K:2025/83 sayılı kararı uyarınca temyiz yolu açık olmak üzere) karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, ... Köyü ilkokulu olarak kullanılan yapıda köy ahalisinin çocuklarının ve kendi kızının eğitim gördüğü, dava açılmadan önce yapının malikine durumun bildirildiği halde malik tarafından kayıtsız kalındığı, bunun üzerine köy muhtarı olarak bakılan davanın açıldığı, dava konusu işlem neticesinde söz konusu yapıda eğitim faaliyetlerinin duracağı belirtilerek dava konusu işlemin iptalini istemekte menfaatinin bulunduğu ve temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
442 sayılı Köy Kanunu'nun "Muhtarın Göreceği İşler" başlığı altındaki 34.maddesinde; Köyün sınırı içinde köylüye ait işleri yapmak ve yaptırmak muhtarla onun başında bulunduğu ihtiyar meclisinin vazifesi olduğu, aynı Kanunun 35.maddesinde; muhtarın göreceği işlerin Devlet İşleri ve Köy İşleri olmak üzere ikiye ayrılacağı, Muhtarın göreceği Devlet işlerinin belirlendiği anılan Kanunun 36/16.maddesinde; "Bu kanunda ismi geçen davaları ihtiyar meclisine söyleyip hükmünü almak." düzenlemesine, Muhtarın göreceği Köy işlerinin belirlendiği 37/7.maddesinde de "Köy işlerinde hem davacı, hem hasım olarak mahkemede bulunmak ve isterse mahkemeye diğer birini yerine (vekil) göndermektedir." düzenlemesine yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde belirtildiği üzere, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar iptal davası olarak tanımlanmıştır.
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan biri olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir. Her olay ve davada, idari işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen subjektif ehliyet koşulu olarak menfaat ihlalinin kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması ölçütleri ekseninde yargı mercilerince değerlendirilerek takdir edilecektir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının muhtarı olduğunu belirttiği Orman Çayı Köyünde İlkokul binası olarak kullanılan yapının, 06/02/2023 depremleri sonucunda davalı idarece yapılan hasar tespit incelemelerine göre ağır hasarlı olarak belirlendiği iddiasıyla, 7269 sayılı Kanun'a göre (ekli listede yer alan) bu durumda olan binaların tahliyesi ve yıkımı için güvenlik önlemleri alınarak elektrik, doğalgaz ve su bağlantılarının kesilmesi gerektiğini belirten Diyarbakır Valiliği Çevre Şehircilik ve İklim İl Müdürlüğü'nün Çüngüş Kaymakamlığı'na göndermiş olduğu bila tarih ve... sayılı işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesi neticesinde, köy ahalisinin çocuklarının eğitim/öğretim hayatına devam ettiği köy ilkokulunu ilgilendiren dava konusu işlem ile köy muhtarı olan davacı arasında kişisel, meşru ve güncel bir menfaat bağı olduğu sonucuna varıldığından, davanın ehliyet yönünden reddi yolunda verilen temyize konu İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 14/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/4773
Karar No : 2025/5249
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR): ... Valiliği
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Diyarbakır ili, Çüngüş ilçesi,...Mahallesinde bulunan ... İlkokulu olarak kullanılan yapının, 06/02/2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler sonucunda ... askı koduyla ağır hasarlı olarak belirlendiğinden bahisle "ağır ve orta hasarlı yapılarda 7269 sayılı Kanun'a göre gerekli işlemlerin yapılması ile elektrik, doğalgaz ve su bağlantılarının kesilmesine" ilişkin Diyarbakır Valiliği'nin bilâ tarih ve ...sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler incelendiğinde; ... ilkokulu olarak kullanılan yapının ... askı kodu ile hasarsız olarak belirlendiği, dava konusu edilen yazı ekinde de söz konusu yapının bulunmadığı, Mahkemece verilen ara karara rağmen davacı tarafından, dava konusu yazı ekinde... İlkokulu olarak kullanılan yapının bulunduğunu gösteren herhangi bir belgenin sunulmadığı, öte yandan dava dilekçesinin ekinde yer verilen listenin, Çüngüş ilçesinde bulunan mahallelerde toplam kaç tane ağır-orta-yıkık hasarlı yapı olduğuna ilişkin olduğu, bu listede de ... İlkokulu olarak kullanılan yapının yer almadığı görüldüğünden, dava konusu işlemin söz konusu yapı ile bir ilgisi bulunmayıp, bu yapı yönünden iptal davasına konu olabilecek kesin sonuç doğuran ve yürütülmesi zorunlu işlem niteliği taşımadığı anlaşıldığından dava konusu işleme karşı açılan davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; davacı tarafından dava dilekçesinde; ...ilkokulu olarak kullanılan yapının yıkılması halinde eğitimin zarar göreceği, köyde ikamet eden çocukların 40-50 kilometre uzaklıktaki başka bir okula gitmek zorunda kalacağı, bu durumun çocukları ve ailelerinin olumsuz etkileyeceği belirtilerek, okulun bulunduğu köyü temsilen muhtar sıfatıyla köyün menfaati doğrultusunda bakılan davanın açıldığı görüldüğünden, İdare Dava Dairesince 20/05/2025 tarihinde verilen ara kararı ile davalı idare ve il milli eğitim müdürlüğünden "okul olarak faaliyet gösterilen yapının mülkiyet durumunun" sorulması üzerine ilgili idareler tarafından verilen cevapta; söz konusu taşınmazın mülkiyetinin Maliye Hazinesine ait olmakla birlikte Milli Eğitim Bakanlığı'na tahsis edildiği belirtildiğinden söz konusu yapının köy tüzel kişiliği veya davacının mülkiyetinde olmadığının anlaşıldığı, bu durumda, her ne kadar İdare Mahkemesince davacının dava açmakta ehliyetli olduğu kabul edilmek suretiyle karar verildiği görülmüş ise de; depreme maruz kalan taşınmazlar hakkında tesis edilen işlemlerin mülkiyet hakkının özüne ilişkin işlemler olduğu ve bunlara karşı sadece mülkiyet hakkı sahiplerince dava açılabileceğinden, bu anlamda davacının dava konusu işlemin iptalinin istemesinde hukuken korunabilen güncel, meşru ve kişisel bir menfaat bağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddi yönünde verilen Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varıldığı, belirtilen gerekçe ile davacının istinaf başvurusu kabul edilerek, istinafa konu kararın kaldırılmasına ve davanın ehliyet yönünden reddine (2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi ve 26.06.2025 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 27.03.2025 tarih ve E:2024/189, K:2025/83 sayılı kararı uyarınca temyiz yolu açık olmak üzere) karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, ... Köyü ilkokulu olarak kullanılan yapıda köy ahalisinin çocuklarının ve kendi kızının eğitim gördüğü, dava açılmadan önce yapının malikine durumun bildirildiği halde malik tarafından kayıtsız kalındığı, bunun üzerine köy muhtarı olarak bakılan davanın açıldığı, dava konusu işlem neticesinde söz konusu yapıda eğitim faaliyetlerinin duracağı belirtilerek dava konusu işlemin iptalini istemekte menfaatinin bulunduğu ve temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
442 sayılı Köy Kanunu'nun "Muhtarın Göreceği İşler" başlığı altındaki 34.maddesinde; Köyün sınırı içinde köylüye ait işleri yapmak ve yaptırmak muhtarla onun başında bulunduğu ihtiyar meclisinin vazifesi olduğu, aynı Kanunun 35.maddesinde; muhtarın göreceği işlerin Devlet İşleri ve Köy İşleri olmak üzere ikiye ayrılacağı, Muhtarın göreceği Devlet işlerinin belirlendiği anılan Kanunun 36/16.maddesinde; "Bu kanunda ismi geçen davaları ihtiyar meclisine söyleyip hükmünü almak." düzenlemesine, Muhtarın göreceği Köy işlerinin belirlendiği 37/7.maddesinde de "Köy işlerinde hem davacı, hem hasım olarak mahkemede bulunmak ve isterse mahkemeye diğer birini yerine (vekil) göndermektedir." düzenlemesine yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde belirtildiği üzere, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar iptal davası olarak tanımlanmıştır.
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan biri olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir. Her olay ve davada, idari işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen subjektif ehliyet koşulu olarak menfaat ihlalinin kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması ölçütleri ekseninde yargı mercilerince değerlendirilerek takdir edilecektir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının muhtarı olduğunu belirttiği Orman Çayı Köyünde İlkokul binası olarak kullanılan yapının, 06/02/2023 depremleri sonucunda davalı idarece yapılan hasar tespit incelemelerine göre ağır hasarlı olarak belirlendiği iddiasıyla, 7269 sayılı Kanun'a göre (ekli listede yer alan) bu durumda olan binaların tahliyesi ve yıkımı için güvenlik önlemleri alınarak elektrik, doğalgaz ve su bağlantılarının kesilmesi gerektiğini belirten Diyarbakır Valiliği Çevre Şehircilik ve İklim İl Müdürlüğü'nün Çüngüş Kaymakamlığı'na göndermiş olduğu bila tarih ve... sayılı işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesi neticesinde, köy ahalisinin çocuklarının eğitim/öğretim hayatına devam ettiği köy ilkokulunu ilgilendiren dava konusu işlem ile köy muhtarı olan davacı arasında kişisel, meşru ve güncel bir menfaat bağı olduğu sonucuna varıldığından, davanın ehliyet yönünden reddi yolunda verilen temyize konu İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 14/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.