Danıştay4. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 4. Daire E.2025/452 K.2025/888
T.C. DANIŞTAY
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2025/452
Karar No: 2025/888
TEMYİZ EDEN (DAVALI):... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Arazi Toplulaştırma ve TİGH Projesi kapsamında Kütahya İli, Aslanapa İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada ... sayılı parsel ile ... ada ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda 5403 sayılı Kanun uyarınca yapılan arazi toplulaştırması işleminin anılan taşınmazlara yönelik kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacıya ait eski ... ada ... parsel ve ... ada ...parsel sayılı taşınmazlardan oluşturularak tahsis edilen ... ada ... parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 7.925,00 m²'lik kısmında keşif sırasında da görüldüğü üzere, toprağın içerisinde ve yer yer belirli derinliklerde gözle görülemeyecek durumda bulunması gereken taban suyunun gözle görülür şekilde yüzeye çıkmış olduğu, bu haliyle bu alanda tarımsal faaliyette bulunulmasının mümkün olmadığı ayrıca tarımsal araç ve ekipmanlardan ziyade insan gücü ve emeğiyle arazinin bu kısmında dolaşılmasının dahi mümkün bulunmadığı tespit edildiğinden, yapılan toplulaştırmada, toplulaştırma ilkelerine ve hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idarece, taşınmazdan toplulaştırma sonucunda yapılan kesinti oranının %3.8 olduğu, söz konusu toplulaştırma çalışmalarında duyuruların eksiksiz yapıldığı ve davacının parsel yeri değişikliği ile ilgili herhangi bir itirazın da bulunmadığı, Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri her ne kadar debi hesaplarına göre yapılsa da seneler içerisinde su yataklarına yapılan müdahaleler, yağış azlığı – çokluğu, aşırı sulama gibi nedenlerle drenaj sorunlarının farklılaşabildiği, dosyada mevcut olan eski tarihli uydu fotoğraflarına bakıldığında 2010,2015 ve 2018 yıllarında ... numaralı parselin bulunduğu sahada herhangi bir taban suyu probleminin olmadığının görüldüğü, davacının parselasyon askı süreçlerinde parsel yeri ile ilgili bir talebinin bulunmadığı, aksi halde belirtilen taban suyu konusunun çözülmüş olacağı, toplulaştırma duyurularına rağmen davacının itiraz etme hakkını kullanmadığı belirtilerek kararın bozulması istenilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, ... ve ... Mevkiinde ... ada ... parsel sayılı parselleri üzerinde yapılan arazi toplulaştırması işleminin iptali istemiyle açılan davada,...İdare Mahkemesi’nin E:..., K:... sayılı kararı ile iptal kararı verilmesi sonrasında davalı idare tarafından kendilerine trampa teklif edildiği ve trampa sonucu dava konusu parselin, idarenin teklif ettiği ... ada ... parsel ile 23/06/2020 tarihinde değiştirildiği dolayısıyla dava konusuz kaldığı halde idare tarafından dosyanın temyiz edilmesinin usule ve esasa aykırı olduğundan, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ:...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 10/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2025/452
Karar No: 2025/888
TEMYİZ EDEN (DAVALI):... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Arazi Toplulaştırma ve TİGH Projesi kapsamında Kütahya İli, Aslanapa İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada ... sayılı parsel ile ... ada ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda 5403 sayılı Kanun uyarınca yapılan arazi toplulaştırması işleminin anılan taşınmazlara yönelik kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacıya ait eski ... ada ... parsel ve ... ada ...parsel sayılı taşınmazlardan oluşturularak tahsis edilen ... ada ... parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 7.925,00 m²'lik kısmında keşif sırasında da görüldüğü üzere, toprağın içerisinde ve yer yer belirli derinliklerde gözle görülemeyecek durumda bulunması gereken taban suyunun gözle görülür şekilde yüzeye çıkmış olduğu, bu haliyle bu alanda tarımsal faaliyette bulunulmasının mümkün olmadığı ayrıca tarımsal araç ve ekipmanlardan ziyade insan gücü ve emeğiyle arazinin bu kısmında dolaşılmasının dahi mümkün bulunmadığı tespit edildiğinden, yapılan toplulaştırmada, toplulaştırma ilkelerine ve hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idarece, taşınmazdan toplulaştırma sonucunda yapılan kesinti oranının %3.8 olduğu, söz konusu toplulaştırma çalışmalarında duyuruların eksiksiz yapıldığı ve davacının parsel yeri değişikliği ile ilgili herhangi bir itirazın da bulunmadığı, Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri her ne kadar debi hesaplarına göre yapılsa da seneler içerisinde su yataklarına yapılan müdahaleler, yağış azlığı – çokluğu, aşırı sulama gibi nedenlerle drenaj sorunlarının farklılaşabildiği, dosyada mevcut olan eski tarihli uydu fotoğraflarına bakıldığında 2010,2015 ve 2018 yıllarında ... numaralı parselin bulunduğu sahada herhangi bir taban suyu probleminin olmadığının görüldüğü, davacının parselasyon askı süreçlerinde parsel yeri ile ilgili bir talebinin bulunmadığı, aksi halde belirtilen taban suyu konusunun çözülmüş olacağı, toplulaştırma duyurularına rağmen davacının itiraz etme hakkını kullanmadığı belirtilerek kararın bozulması istenilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, ... ve ... Mevkiinde ... ada ... parsel sayılı parselleri üzerinde yapılan arazi toplulaştırması işleminin iptali istemiyle açılan davada,...İdare Mahkemesi’nin E:..., K:... sayılı kararı ile iptal kararı verilmesi sonrasında davalı idare tarafından kendilerine trampa teklif edildiği ve trampa sonucu dava konusu parselin, idarenin teklif ettiği ... ada ... parsel ile 23/06/2020 tarihinde değiştirildiği dolayısıyla dava konusuz kaldığı halde idare tarafından dosyanın temyiz edilmesinin usule ve esasa aykırı olduğundan, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ:...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 10/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.