Danıştay4. Daireİdare Hukuku
Danıştay 4. Daire E.2025/4047 K.2025/5189
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/4047
Karar No : 2025/5189
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Genel Müdürlüğü
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ...
2- ...
3- ...
**VEKİLLERİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 07/11/2012 tarih ve 28460 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 12/10/2012 tarih ve 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Osmaniye - Kadirli Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Osmaniye ili, Kadirli ilçesi, ... Köyü eski ... ada ... parsel (yeni ... ada ... parsel) sayılı taşınmazları da kapsayan alanda yapılan arazi toplulaştırma işleminin anılan parsellere ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; dosyadaki bilgi ve belgelerle taşınmaz mahalinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, ...'nün hissedarı olduğu eski ... ada ... sayılı parselindeki arazi toplulaştırma işlemi sonucunda oluşturulan “kanal” vasfındaki parsellerin bir kısım vatandaşlara tahsis edildiği, toplulaştırma işleminde hesaplanan kamu ortak kullanım payı oranının yanlış hesaplandığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, toplulaştırmanın hedef ve gayelerine aykırı olarak, gerekli ilkelere ve işlem tarihinde yürürlükte bulunan ve uyuşmazlığa uygulanacak olan mevzuatlarla belirlenen şartlara aykırı bir şekilde tesis edildiği anlaşılan işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı, davacı ... ve...'nün ne eski ... ada ... parselde bulunan taşınmazda ne de toplulaştırma sonrası ortaya çıkan yeni ... ada ... parsel sayılı taşınmazda malik sıfatına haiz olmadıkları görüldüğünden dava açma ehliyetlerinin bulunmadığı sonucuna varıldığından, davacılar ... ve... yönünden davanın ehliyet yönünden reddine, davacı ... yönünden ise toplulaştırma işleminin anılan parsele ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Toplulaştırma işleminin, arazi yapısı, toprak özellikleri, parsel özellikleri, hali hazır arazi kullanım durumu, derecelendirme haritası, eski mülkiyet haritası gibi hususlar dikkate alındığında 3083 sayılı Kanun'un amacına ve ilkelerine uygun olarak tesis edildiği, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, dosyada alınan bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz araştırmaya dayalı olarak hazırlandığı, kanal güzergahlarının kamu ortaklık payından karşılanması halinde kesinti oranlarının fazla olacağı, bu durumun davacıların ve diğer hak sahiplerinin aleyhine bir durum yaratacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.
Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, işlem tarihinde yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın 3. maddesinde, "sabit tesis", ev, ahır, samanlık, ağıl, ambar, kuyu vb. yapılarla bağ, bahçe ve ağaçlık arazi olarak tanımlanmış, "Yeni Parsel Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından Osmaniye ili, Kadirli ilçesi, ... Köyü ... ada ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, her ne kadar İdare Mahkemesince, arazi toplulaştırma işlemi sonucunda oluşturulan “kanal” vasfındaki parsellerin, bir kısım vatandaşlara tahsis edilmesi nedeniyle toplulaştırma işleminde kamu ortak kullanım payı (KOKP) oranının yanlış hesaplandığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; “drenaj kanalı” vasfındaki parsellerin, KOKP kesintisinden karşılanabilecek iken, bazı maliklerin hakedişinden karşılanması nedeni ile dava konusu toplulaştırma işleminde hukuka uygunluk görülmemesi gerekçesi, drenaj kanalının kamulaştırılacak alanda olması ve mülkiyetinin, ödenecek kamulaştırma bedeli karşılığında davalı idareye ait olacağı göz önünde bulundurulduğunda davacı aleyhine sonuç doğurmayacağı sonucuna varıldığından, davanın esasına ilişkin inceleme yapılmış olup; dava dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; davacının toplulaştırma işlemi öncesi hissedarı olduğu dava konusu ... ada ... nolu kadastro parselinden gelen toplam 2.268.06 m²'lik hakedişinin toplulaştırma işlemi sonucunda kendisine tahsis edildiği “tarla” vasfındaki ... ada ... nolu parselin dava konusu olan ... ada ... nolu kadastro parselinin bulunduğu alanda, alanının çok büyük bir bölümü bu parsellerin üzerine denk gelecek şekilde oluşturulan bir parsel olduğu, dava konusu olan kadastro parselinden gelen hakedişinin kendi yerlerinden kendisine tahsis edilmesi noktasında bir sorun bulunmadığı, ... ada ... nolu parselin aynı fizyografik birim ve topoğrafya üzerinde bulunduğu, buna bağlı olarak da bu parsellerin benzer arazi ve toprak karakteristiklerine (toprak derinliği, eğim, toprak yapısı, yüzey taşlılığı vs.) sahip olduğu, yani bu parsellerin tarımsal verimliliği bakımından eşdeğer olduğu, dava konusu olan ... ada ... nolu kadastro parselinde birlikte hissedar olduğu kişiler ile paydaş duruma getirildiği hususları dikkate alındığında, dava konusu olan ... ada ... nolu kadastro parselinden gelen hakedişinin tamamının dağıtımı yönünden toplulaştırmanın hedef ve gayelerine uygun olarak, gerekli ilkelere ve işlem tarihinde yürürlükte bulunan ve uyuşmazlığa uygulanacak olan mevzuatlarla belirlenen şartlara uygun bir şekilde tesis edildiği anlaşılan işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın kısmen ehliyet yönünden reddi, kısmen iptal yönündeki İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmına yönelik istinaf isteminin reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının iptale ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 13/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/4047
Karar No : 2025/5189
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Genel Müdürlüğü
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ...
2- ...
3- ...
**VEKİLLERİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 07/11/2012 tarih ve 28460 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 12/10/2012 tarih ve 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Osmaniye - Kadirli Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Osmaniye ili, Kadirli ilçesi, ... Köyü eski ... ada ... parsel (yeni ... ada ... parsel) sayılı taşınmazları da kapsayan alanda yapılan arazi toplulaştırma işleminin anılan parsellere ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; dosyadaki bilgi ve belgelerle taşınmaz mahalinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, ...'nün hissedarı olduğu eski ... ada ... sayılı parselindeki arazi toplulaştırma işlemi sonucunda oluşturulan “kanal” vasfındaki parsellerin bir kısım vatandaşlara tahsis edildiği, toplulaştırma işleminde hesaplanan kamu ortak kullanım payı oranının yanlış hesaplandığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, toplulaştırmanın hedef ve gayelerine aykırı olarak, gerekli ilkelere ve işlem tarihinde yürürlükte bulunan ve uyuşmazlığa uygulanacak olan mevzuatlarla belirlenen şartlara aykırı bir şekilde tesis edildiği anlaşılan işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı, davacı ... ve...'nün ne eski ... ada ... parselde bulunan taşınmazda ne de toplulaştırma sonrası ortaya çıkan yeni ... ada ... parsel sayılı taşınmazda malik sıfatına haiz olmadıkları görüldüğünden dava açma ehliyetlerinin bulunmadığı sonucuna varıldığından, davacılar ... ve... yönünden davanın ehliyet yönünden reddine, davacı ... yönünden ise toplulaştırma işleminin anılan parsele ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Toplulaştırma işleminin, arazi yapısı, toprak özellikleri, parsel özellikleri, hali hazır arazi kullanım durumu, derecelendirme haritası, eski mülkiyet haritası gibi hususlar dikkate alındığında 3083 sayılı Kanun'un amacına ve ilkelerine uygun olarak tesis edildiği, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, dosyada alınan bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz araştırmaya dayalı olarak hazırlandığı, kanal güzergahlarının kamu ortaklık payından karşılanması halinde kesinti oranlarının fazla olacağı, bu durumun davacıların ve diğer hak sahiplerinin aleyhine bir durum yaratacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.
Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, işlem tarihinde yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın 3. maddesinde, "sabit tesis", ev, ahır, samanlık, ağıl, ambar, kuyu vb. yapılarla bağ, bahçe ve ağaçlık arazi olarak tanımlanmış, "Yeni Parsel Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından Osmaniye ili, Kadirli ilçesi, ... Köyü ... ada ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, her ne kadar İdare Mahkemesince, arazi toplulaştırma işlemi sonucunda oluşturulan “kanal” vasfındaki parsellerin, bir kısım vatandaşlara tahsis edilmesi nedeniyle toplulaştırma işleminde kamu ortak kullanım payı (KOKP) oranının yanlış hesaplandığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; “drenaj kanalı” vasfındaki parsellerin, KOKP kesintisinden karşılanabilecek iken, bazı maliklerin hakedişinden karşılanması nedeni ile dava konusu toplulaştırma işleminde hukuka uygunluk görülmemesi gerekçesi, drenaj kanalının kamulaştırılacak alanda olması ve mülkiyetinin, ödenecek kamulaştırma bedeli karşılığında davalı idareye ait olacağı göz önünde bulundurulduğunda davacı aleyhine sonuç doğurmayacağı sonucuna varıldığından, davanın esasına ilişkin inceleme yapılmış olup; dava dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; davacının toplulaştırma işlemi öncesi hissedarı olduğu dava konusu ... ada ... nolu kadastro parselinden gelen toplam 2.268.06 m²'lik hakedişinin toplulaştırma işlemi sonucunda kendisine tahsis edildiği “tarla” vasfındaki ... ada ... nolu parselin dava konusu olan ... ada ... nolu kadastro parselinin bulunduğu alanda, alanının çok büyük bir bölümü bu parsellerin üzerine denk gelecek şekilde oluşturulan bir parsel olduğu, dava konusu olan kadastro parselinden gelen hakedişinin kendi yerlerinden kendisine tahsis edilmesi noktasında bir sorun bulunmadığı, ... ada ... nolu parselin aynı fizyografik birim ve topoğrafya üzerinde bulunduğu, buna bağlı olarak da bu parsellerin benzer arazi ve toprak karakteristiklerine (toprak derinliği, eğim, toprak yapısı, yüzey taşlılığı vs.) sahip olduğu, yani bu parsellerin tarımsal verimliliği bakımından eşdeğer olduğu, dava konusu olan ... ada ... nolu kadastro parselinde birlikte hissedar olduğu kişiler ile paydaş duruma getirildiği hususları dikkate alındığında, dava konusu olan ... ada ... nolu kadastro parselinden gelen hakedişinin tamamının dağıtımı yönünden toplulaştırmanın hedef ve gayelerine uygun olarak, gerekli ilkelere ve işlem tarihinde yürürlükte bulunan ve uyuşmazlığa uygulanacak olan mevzuatlarla belirlenen şartlara uygun bir şekilde tesis edildiği anlaşılan işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın kısmen ehliyet yönünden reddi, kısmen iptal yönündeki İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmına yönelik istinaf isteminin reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının iptale ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 13/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.