Danıştay 4. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 4. Daire E.2024/895 K.2024/7575
Özet: Uyuşmazlık, Yozgat ili Yenifakılı ilçesinde yer alan köyde davacının mülkiyetindeki taşınmazların ağırlık ettikleri arazi toplulaştırma kararı ve ilgili yükümlülüklerin iptali meselesiyle ilgilidir. Mahkeme, ilk derece kararını bozmayık, temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararını onaylayarak temyiz istemini reddetti ve karar giderlerinin davaci üzerinde bırakılmasına karar verdi.
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2024/895
Karar No: 2024/7575
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 19/06/2014 tarih ve 29035 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 21/05/2014 tarih ve 2014/6412 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Yozgat ili, Yenifakılı ilçesi, ... köyünde yer alan ve davacının maliki olduğu ... ada, ... ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsellere ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; toplulaştırmaya ve davaya konu eski ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın hafif eğimli, hafif taşlı ve toprak yapısı bakımından kumlu zayıf toprak olduğu, yeni tahsis edilen taşınmaz olan ... ada, ... sayılı parselin ise hafif taşlı ve toprak yapısı bakımından eski taşınmaz ile arasında bariz fark bulunmasa da tarımsal faaliyete engel teşkil edecek derecede kısa mesafelerde kot farklarından kaynaklı dalgalanmalar olduğu, taşınmazın bir bütün olarak kullanılmasının mümkün olmadığı; öte yandan toplulaştırmaya ve davaya konu eski ... ada ... parsel ile yeni tahsis edilen ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlar arasında toprak yapısı açısından önemli farkın bulunmadığı, eski ... ada, ... parsel üzerinde bulunan ve toplulaştırma işlemi ile yeni tahsis edilen ... ada, ... parsel numaralı taşınmaz dışında kalan ruhsatlı kuyunun, arazi toplulaştırması kararı alındığı tarih itibariyle sabit tesisleri gösterir listede yer almadığı görülmekte ise de, davaya konu alanda, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından, 19/06/2014 tarih ve 29035 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulunun 21/05/2014 tarihli ve 2014/6412 sayılı kararı ile arazi toplulaştırması kararı alındığı, eski ... ada ... parsel için Yeraltısuyu Arama Belgesinin 26/06/2014 tarihinde, Yeraltısuyu Kullanma Belgesinin ise 16/12/2015 tarihinde davalı İdare tarafından düzenlendiği, eski... nolu parsele yeraltısuyu arama ve kullanma belgelerini düzenleyen idare ile toplulaştırma işlemlerini yürüten İdarenin aynı olduğu, arazi toplulaştırmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararı ile toplulaştırma işlemi arasında uzun bir süre geçtiği, anılan kuyu için yedi yıl önce yaklaşık 50.000,00 TL harcandığının ileri sürüldüğü, kuyu ile davacının taşınmazlarının sulandığı, şeker pancarı tarımı için kuyuya ihtiyaç bulunduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu toplulaştırma işleminde anılan taşınmazlar yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 2015 yılında arazi toplulaştırma işlemi Tarım Reformu Genel Müdürlüğü'nce yapılmakta iken, yeraltı suyu arama ve kullanma belgesi düzenleme yetkisi Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nde olduğundan mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 18/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2024/895
Karar No: 2024/7575
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 19/06/2014 tarih ve 29035 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 21/05/2014 tarih ve 2014/6412 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Yozgat ili, Yenifakılı ilçesi, ... köyünde yer alan ve davacının maliki olduğu ... ada, ... ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsellere ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; toplulaştırmaya ve davaya konu eski ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın hafif eğimli, hafif taşlı ve toprak yapısı bakımından kumlu zayıf toprak olduğu, yeni tahsis edilen taşınmaz olan ... ada, ... sayılı parselin ise hafif taşlı ve toprak yapısı bakımından eski taşınmaz ile arasında bariz fark bulunmasa da tarımsal faaliyete engel teşkil edecek derecede kısa mesafelerde kot farklarından kaynaklı dalgalanmalar olduğu, taşınmazın bir bütün olarak kullanılmasının mümkün olmadığı; öte yandan toplulaştırmaya ve davaya konu eski ... ada ... parsel ile yeni tahsis edilen ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlar arasında toprak yapısı açısından önemli farkın bulunmadığı, eski ... ada, ... parsel üzerinde bulunan ve toplulaştırma işlemi ile yeni tahsis edilen ... ada, ... parsel numaralı taşınmaz dışında kalan ruhsatlı kuyunun, arazi toplulaştırması kararı alındığı tarih itibariyle sabit tesisleri gösterir listede yer almadığı görülmekte ise de, davaya konu alanda, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından, 19/06/2014 tarih ve 29035 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulunun 21/05/2014 tarihli ve 2014/6412 sayılı kararı ile arazi toplulaştırması kararı alındığı, eski ... ada ... parsel için Yeraltısuyu Arama Belgesinin 26/06/2014 tarihinde, Yeraltısuyu Kullanma Belgesinin ise 16/12/2015 tarihinde davalı İdare tarafından düzenlendiği, eski... nolu parsele yeraltısuyu arama ve kullanma belgelerini düzenleyen idare ile toplulaştırma işlemlerini yürüten İdarenin aynı olduğu, arazi toplulaştırmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararı ile toplulaştırma işlemi arasında uzun bir süre geçtiği, anılan kuyu için yedi yıl önce yaklaşık 50.000,00 TL harcandığının ileri sürüldüğü, kuyu ile davacının taşınmazlarının sulandığı, şeker pancarı tarımı için kuyuya ihtiyaç bulunduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu toplulaştırma işleminde anılan taşınmazlar yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 2015 yılında arazi toplulaştırma işlemi Tarım Reformu Genel Müdürlüğü'nce yapılmakta iken, yeraltı suyu arama ve kullanma belgesi düzenleme yetkisi Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nde olduğundan mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 18/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.