‹ Ana sayfa
Danıştay4. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 4. Daire E.2024/487 K.2024/4881

Esas No: 2024/487 · Karar No: 2024/4881 · Karar Tarihi: 19.09.2024
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/487
Karar No : 2024/4881

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...

**VEKİLİ:** Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Kurumu

**VEKİLİ:** Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: IPARD Programı kapsamında imzalanan sözleşme kapsamında hibe olarak ödenen ve sözleşmenin feshedilmesi üzerine geri ödenmesi istenilen borca ilişkin olarak Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Kars İl Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; dava konusu ödeme emri düzenlenmeden önce borç bildirim belgesinin düzenlendiği, bu işleme karşı davacı tarafından ... İdare Mahkemesinin E:... esasına kayden açılan davanın derdest olduğunun anlaşıldığı, bu durumda henüz ortada kesinleşmiş bir amme alacağından söz edilemeyeceğinden, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; hibe sözleşmesinin feshedilmesi üzerine sözleşme kapsamında ödenen destek tutarının geri alınması amacıyla düzenlenen 12/08/2021 tarih ve ... sayılı borç bildirim belgesinin iptali istemiyle açılan davanın ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile reddedildiği, yapılan istinaf başvurusunun da ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla reddine karar verildiği, bu durumda dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan borç bildirim işlemine karşı açılan davanın reddine karar verildiğinden, davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulüne, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, işletilen otelin kış turizmine yönelik bir işletme olması nedeniyle kış ayları dışında yoğun bir şekilde müşterisinin olmadığı, 2016 yılında faaliyete başlayan otelin 2020 yılına kadar herhangi bir sorun yaşamadığı ancak 2020 yılı sonrasında yaşanan küresel ekonomik sorunlar ve pandemi nedeniyle olumsuz etkilendiği, genel giderleri dahi karşılayamayacak hale gelmesi ve kaynaklarının tükenmesi ile de borçlanmak zorunda kaldığı, sözleşmenin feshedilmesi ile verilen desteği iadesi için gösterilen nedenlerin sözleşmede yer almadığı, projenin denetim süresinin sona ereceği tarihten çok az bir süre öncesinde verilen desteğin geri istenilmesinin iyi niyet kuralları ile bağdaşmayacağı ve davalı kuruma karşı olan taahhütlerin yerine getirildiği belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

**GEREKÇE:**
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 19/09/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.


(X) KARŞI OY:
Dava, IPARD (Kırsal Kalkınma Programı) çerçevesinde imzalanan sözleşme kapsamında hibe olarak ödenen ve sözleşmenin feshedilmesi üzerine geri ödenmesi istenilen borca ilişkin olarak Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Kars İl Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılmıştır.
5648 sayılı Tarım Ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Kuruluş Ve Görevleri Hakkında Kanun'un 15/4. maddesinde; Kurumun alacaklarının tahsilinde Kurum tarafından 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı hükmüne yer verilmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 37. maddesinde; amme alacaklarının hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödeneceği, hususi kanunlarında ödeme zamanı tespit edilmemiş amme alacaklarının Maliye vekaletince belirtilecek usule göre yapılacak olan tebliğden itibaren bir ay içinde ödeneceği, bu ödeme müddetinin son günü amme alacağının vadesi günü olduğu, 54. maddesinde; ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının cebren tahsil olunacağı ve haczin de cebren tahsil yollarından biri olduğu, 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açabileceği hükümlerine yer verilmiştir.
6183 sayılı Kanun'un anılan hükümleri uyarınca, kamu alacağının cebren tahsili yoluna gidilebilmesi için alacağın usulüne uygun olarak tarh, tebliğ, tahakkuk aşamalarından geçmesi, borcu vadesinde ödemeyen borçluya borcu ödemesi lüzumunun bir ödeme emri ile usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi gerekmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden, IPARD Programı çerçevesinde davacı ile davalı idare arasında 07/01/2016 tarihli sözleşmenin imzalandığı, hibe desteğine konu yatırıma ilişkin olarak tespit edilen eksikliklerin bildirilmesine rağmen davacı tarafından giderilmediği, taşınmaz üzerinde yatırımın amacını olumsuz düzeyde etkileyecek çok sayıda haczin tespit edilmesi üzerine sözleşmenin 12/07/2021 tarihinde feshedilerek davacıya bildirildiği, fesih işlemi ile davacıya ödenen hibe desteklerinin geri alınmasına karar verilerek ... tarih ve ...sayılı borç bildirim mektubu ile ödenen tutarların geri istenildiği, davacı tarafından borç bildirim belgesinin iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinin E:... esasına kayıtlı davanın açıldığı, daha sonra asıl borç ve gecikme zammı olmak üzere toplam 797.200,07 TL destek tutarının tahsili amacıyla davacı adına ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin tanzim ve tebliğ edildiği, söz konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Olayda, dava konusu ödeme emrinin dayanağının IPARD programı kapsamında davacı ile davalı arasında 07/01/2016 tarihinde imzalanan sözleşmeye bağlı olarak davacıya ödenen hibe bedeli olduğu, anılan sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle davalı idarece kamu alacağının doğduğundan bahisle uyuşmazlık konusu ödeme emri düzenlenmiş ise de, ödeme emri düzenlenmeden önce borç bildirim mektubu işlemine karşı davacının 16/10/2021 tarihinde dava açtığı,...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, söz konusu karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine de Danıştay Dördüncü Dairesinin 19/09/2024 tarih ve E:2024/353, K:2024/4880 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği görülmektedir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, amme alacağının 6183 sayılı Kanun uyarınca ödeme emri düzenlenmek suretiyle tahsili yoluna gidilebilmesinin ön koşulunun, ortada kesinleşmiş, tahsil aşamasına gelmiş bir kamu alacağının bulunması gerekmekte olup bunun için de, vadesinin geçmiş olmasına karşın ödenmemiş olması, ayrıca ödeme emrinin konusunu oluşturan amme alacağına karşı dava açılmayarak veya açılan davanın olumsuz sonuçlanması suretiyle kesinleşerek cebren tahsili aşamasına gelmiş olması gerekmektedir. Nitekim, dava konusu ödeme emrinin dayanağı borç bildirim mektubuna karşı açılan davanın "ret" ile sonuçlanması ve bu konuda verilen kararın kesinleşmesini müteakip ödeme emrinin tanzim edilebileceği açıktır.
Bu durumda; anılan mevzuat hükümleri uyarınca, dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibariyle tahakkuk işlemine karşı açılan dava sonuçlanıp kamu alacağı tahsil edilebilir hale gelmeden ödeme emri düzenlenemeyeceğinden, borç bildirim mektubu işlemine karşı 16/10/2021 tarihinde dava açılması karşısında işlemin tesis edildiği tarihteki hukuki duruma göre henüz ortada kesinleşmiş bir kamu alacağından sözedilemeyeceği açık olduğundan, söz konusu kamu alacağının kesinleştiğinden bahisle tahsili amacıyla 25/10/2021 tarihinde düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak, aksi yöndeki Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?