‹ Ana sayfa
Danıştay4. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 4. Daire E.2024/3919 K.2024/7937

Esas No: 2024/3919 · Karar No: 2024/7937 · Karar Tarihi: 26.12.2024
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2024/3919
Karar No: 2024/7937
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR):
1- ... Köyü Muhtarlığı
2- ...

3- ...

4-...

5- ...

6- ... Tavukçuluk ve
Tarım Ürünleri Ticaret
Sanayi Anonim Şirketi
7-...

8- ...

9- ...

10- ...

11- ...

12- ...

VEKİLLERİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI): ... Valiliği

VEKİLİ: Av....

MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): ... Bakanlığı

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Uşak İli, Eşme İlçesi, ... Köyü mevkiinde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilmesi planlanan "II-A Grubu Bazalt Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi" projesine ilişkin olarak Uşak Valiliği tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu madencilik faaliyetinin, verimli orman alanlarına zarar vermeyeceği, ekosistemi olumsuz yönde etkilemeyeceği, flora ve fauna üzerinde geri dönüşü mümkün olmayan bozulma ve kayıplara neden olmayacağı, moloz ve pasa malzemenin yüklenmesi, taşınması, boşaltılması ve depolanması esnasında oluşacak tozun, ocak sahası içerisinde kalacağı, taahhüt edilen ve izin verilen kapasite sınırları ve çalışma saatleri aşılmadığı sürece tarım alanları ve orman alanları ile ağaçlara ve en yakın yerleşim yerine olumsuz etkisinin söz konusu olmayacağı, ocak sahası ve çevresinde 2863 sayılı Kanun kapsamında sit alanı ve kültür varlığı bulunmadığı, yeraltı ve yüzey su kaynaklarına olumsuz etkisinin olmayacağı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacılar tarafından, proje sahasının piliç tesisine çok yakın mesafede yer aldığı, proje kapsamında yer alan kırma elemem tesisinden kaynaklanacak tozun tesiste üretimi yapılan gıdanın güvenliği yününden büyük risker oluşturacağı, ürünler üzerinde kirlilik ve kontaminasyon yaratabileceği, proje tanıtım dosyasında toz yönetim planının detaylandırılması, tesiste üretilen ürünlerin kirlenme riski üzerine analizler yapılması, tozumanın engellenmesi için alınacak önlemlerin somut olarak ortaya konulması gerekirken bunların yapılmadığı, bilirkişi raporunda da bu hususların göz ardı edildiği, proje dahasına en yakın yerleşim birimi olan ... Köyünün başlıca geçim kaynağının tarım ve hayvancılık olduğu, projeden kaynaklanacak toz, gürüldü ve titreşimin köyün geçim kaynakları üzerinde olumsuz etkilerinin olabileceği, bilirkişi raporunda bu hususların değerlendirilmediği, proje tanıtım dosyasında; alternatif yer ve teknoloji analizlerinin yapılmamış olduğu, faaliyetin yeraltı suyu üzerinde olumsuz etkisinin söz konusu olmayacağının belirtildiği ancak bu hususun somut verilerle desteklenmediği, faaliyet sırasında oluşacak katı ve sıvı atıkların nasıl bertaraf edileceğinin detaylı bir şekilde ele alınmamış olduğu, flora ve fauna üzerine yeterli araştırmanın yer almadığı, sayılan hususların bilirkişi raporunda göz ardı edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 26/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?