‹ Ana sayfa
Danıştay 4. Daire İdare Hukuku Gayrimenkul ve Emlak Hukuku

Danıştay 4. Daire E.2024/1991 K.2024/4380

Esas No: 2024/1991 · Karar No: 2024/4380 · Karar Tarihi: 03.07.2024
Özet: Uyuşmazlık, Davacı’nın “Tur. Eml. İth. ve İhr. Ltd. Şti.” adına düzenlenen ve Marmaris Belediye Başkanlığı tarafından iptal edilmek istenen tavar içkili işletmenin İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatının kendi adına iade edilmesi yönündeki talebidir; mahkeme, davacının işyeri sahibi ve çalıştığı için ehliyetli olduğunu belirterek, ruhsatın iptalini ve iadesini lehine karar vermektedir.
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2024/1991
Karar No: 2024/4380

TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI): ... Belediye Başkanlığı

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... Tur. Eml. İth. ve İhr. Ltd. Şti. adına tesis edilen, Muğla ili, Marmaris ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak No:... adresinde bulunan tapuda ... ada, ... parsele kayıtlı ... unvanlı, kafeterya (içkili) faaliyet konulu işletmeye ait ... tarih ve ... sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatının iptaline ilişkin Marmaris Belediye Başkanlığı Ruhsat ve Denetim Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile anılan ruhsatın kendi ad ve namına geri verilmesi/tanımlanması istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu ... Eml. İth. ve İhr. Ltd. Şti. adına düzenlenmiş ... tarih ve ... sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatının iptaline dair ... Eml. İth. ve İhr. Ltd. Şti. adına işlem tesis edildiği, davacı adına tesis olunan bir işlemin bulunmadığı, tesis edilen işlemin muhatabının işyerinin işleteni ve iptale konu işyeri açma ve çalışma ruhsatının sahibi olan dava dışı ... Eml. İth. ve İhr. Ltd. Şti. olduğu, 28/09/2021 tarihinde taşınmazı satın almak suretiyle taşınmaz mülkiyetinin sahibi olan davacının dava açmasına imkan sağlayacak düzeyde kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ihlalinin söz konusu olmadığı anlaşılmış olup, dava konusu işleme karşı davacı tarafından kendi adına açılan davada dava açma ehliyetinin bulunmadığından işbu davanın bu kısmının esasının incelenmesine olanak bulunmadığı; öte yandan davacı tarafından, anılan ruhsatın kendi ad ve namına geri verilmesi/tanımlanması isteminde bulunulmuş ise de; Anayasanın 125. maddesinde ve 2577 sayılı Kanunun 2. maddesinde yer alan düzenleme karşısında idarenin yargı kararı ile işlem tesisine zorlanamayacağı ya da idarenin yerine geçerek idari işlem tesisi niteliğinde yargısal karar verilemeyeceği anlaşıldığından, anılan ruhsatın davacının kendi ad ve namına geri verilmesi/tanımlanmasına yönelik kısmı bakımından da davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem bakımından davanın ehliyet yönünden reddine, anılan ruhsatın davacının kendi ad ve namına geri verilmesi / tanımlanmasına yönelik kısmı bakımından ise davanın esasının incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Taşınmazın kendisi tarafından, ruhsat düzenlendikten sonra satın alındığı, ruhsat iptaline dayanak olan, yapı kayıt belgesinin iptali işlemine de dava açıldığı, bu davanın bekletme sebebi yapılması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

TETKİK HÂKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde ve Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek, işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 03/07/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY:
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görülebilmesinin ön koşullardan biri olan "dava açma ehliyeti", dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir. Her olay ve davada, idari işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen öznel ehliyet koşulu olarak menfaat ihlalinin kişisel, meşru ve güncel olup olmadığı yönünden yargı mercilerince değerlendirilerek takdir edilecektir.

Dava dışı ... Eml. İth. ve İhr. Ltd. Şti. adına tesis edilen işyeri açma ve çalışma ruhsatı ve bu ruhsatın iptaline ilişkin dava konusu uyuşmazlıkta, işyerinin mülkiyetinin tapuda davacı Serkan Küçük adına olması ve mülkiyetin devrinin dava konusu ruhsat iptali tarihinden önce gerçekleşmiş olması, öte yandan önceki malik adına düzenlenen ruhsatın davacı adına yenilenmesi için Yönetmelik'in 8. maddesinin uygulanabileceği hususları göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu işlemin iptalinin istenilmesinde halihazırda işletmenin sahibi ve bilfiil işleticisi olan davacının menfaatinin bulunduğu, dolayısıyla davacının ehliyetli olduğunun kabulü gerekir.

Açıklanan nedenlerle, temyize konu kararın esasının incelenerek bir karar verilmesi gerektiği görüşü ile temyize konu kararın, davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?