Danıştay4. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 4. Daire E.2024/1196 K.2024/7955
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2024/1196
Karar No: 2024/7955
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Geri Kazanım ve Denizcilik Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. ..., ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Bakanlığı
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Kocaeli İli, Kartepe İlçesi, ... Organize Sanayi Bölgesi içerisinde yer alan ... Mahallesi, ... Sokak, No:... adresinde, tehlikeli ve tehlikesiz arıtma çamuru, atıktan türetilmiş yakıt hazırlama, tehlikeli ve tehlikesiz plastik ve metal atıkların geri kazanımına ilişkin geri dönüşüm faaliyeti yürüten davacı şirket tarafından, 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 8. ve 20/v maddelerinin ihlal edildiği gerekçesiyle, aynı Kanunun 23. maddesi uyarınca tekerrür hükmü de uygulanmak suretiyle davacı şirkete 3.665.289,00 TL para cezası verilmesine dair Kocaeli Valiliğinin ... tarih ve ... sayılı işlemi ile davacı şirketin geçici faaliyet belgesinin iptaline dair Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı kararının iptali talep edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda özetle; Bilecik'de bir firmadan alınan tehlikeli atığın davacıya ait tesise boşaltığının mobil atık takip (MOTAT) sisteminde kayıt altına alınmasına rağmen, atığı taşıyan aracın davacıya ait tesise geldiğine ve atığı boşalttığına ilişkin görüntü ve kantar kaydı bulunmadığından, davacının ilgili mevzuatta belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı davrandığı anlaşıldığından, davacıya para ceza verilmesine ilişkin işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı, ayrıca daha önce aynı nitelikte başka bir ihlal nedeniyle para cezası verildiği, bu nedenle temel para cezasının bir kat artırılarak tekerrür hükmü uygulamasında da hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği'nin 13/2. maddesinde; geçici faaliyet belgesi ile faaliyet gösteren işletmelerin geçici faaliyet belgesi başvuru aşamasında sunmuş olduğu bilgi ve belgelere aykırı çalıştığının tespit edilmesi durumunda, Çevre Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca idari yaptırım uygulanarak geçici faaliyet belgesinin iptal edileceği hüküm altına alındığı ve davacı şirket tarafından 2872 sayılı Kanuna aykırı davranıldığı anlaşıldığından, idari para cezasının yanında geçici faaliyet belgesinin iptal edilmesinde de hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından; dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte ortada çevre kirliliğine sebebiyet verecek herhangi bir atık bulunmamasına rağmen davacının para cezasına çarptırıldığı iddia edilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/12/2024 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2024/1196
Karar No: 2024/7955
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Geri Kazanım ve Denizcilik Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. ..., ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Bakanlığı
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Kocaeli İli, Kartepe İlçesi, ... Organize Sanayi Bölgesi içerisinde yer alan ... Mahallesi, ... Sokak, No:... adresinde, tehlikeli ve tehlikesiz arıtma çamuru, atıktan türetilmiş yakıt hazırlama, tehlikeli ve tehlikesiz plastik ve metal atıkların geri kazanımına ilişkin geri dönüşüm faaliyeti yürüten davacı şirket tarafından, 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 8. ve 20/v maddelerinin ihlal edildiği gerekçesiyle, aynı Kanunun 23. maddesi uyarınca tekerrür hükmü de uygulanmak suretiyle davacı şirkete 3.665.289,00 TL para cezası verilmesine dair Kocaeli Valiliğinin ... tarih ve ... sayılı işlemi ile davacı şirketin geçici faaliyet belgesinin iptaline dair Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı kararının iptali talep edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda özetle; Bilecik'de bir firmadan alınan tehlikeli atığın davacıya ait tesise boşaltığının mobil atık takip (MOTAT) sisteminde kayıt altına alınmasına rağmen, atığı taşıyan aracın davacıya ait tesise geldiğine ve atığı boşalttığına ilişkin görüntü ve kantar kaydı bulunmadığından, davacının ilgili mevzuatta belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı davrandığı anlaşıldığından, davacıya para ceza verilmesine ilişkin işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı, ayrıca daha önce aynı nitelikte başka bir ihlal nedeniyle para cezası verildiği, bu nedenle temel para cezasının bir kat artırılarak tekerrür hükmü uygulamasında da hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği'nin 13/2. maddesinde; geçici faaliyet belgesi ile faaliyet gösteren işletmelerin geçici faaliyet belgesi başvuru aşamasında sunmuş olduğu bilgi ve belgelere aykırı çalıştığının tespit edilmesi durumunda, Çevre Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca idari yaptırım uygulanarak geçici faaliyet belgesinin iptal edileceği hüküm altına alındığı ve davacı şirket tarafından 2872 sayılı Kanuna aykırı davranıldığı anlaşıldığından, idari para cezasının yanında geçici faaliyet belgesinin iptal edilmesinde de hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından; dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte ortada çevre kirliliğine sebebiyet verecek herhangi bir atık bulunmamasına rağmen davacının para cezasına çarptırıldığı iddia edilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/12/2024 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.