Danıştay4. Daireİdare Hukuku
Danıştay 4. Daire E.2023/9972 K.2024/5738
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/9972
Karar No : 2024/5738
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Gaziantep ili, Oğuzeli ilçesi, ... Mahallesi, (toplulaştırma öncesi) ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu toplulaştırma işleminde hesaplanan Kamu Ortak Kullanım Payı (KOKP) oranının mevzuat açısından uygun olduğu, davacının ... ve ... sayılı kadastro parsellerinden gelen hakedişinin tamamının davacının toplulaştırma işlemi öncesi büyük tarlasının bulunduğu alanda, yani toplulaştırma işlemi öncesi hissedarı olduğu ... sayılı kadastro parselinin bulunduğu alanda toplandığı ve tek bir parsel olarak kendisine tahsis edildiği, dava konusu parseller ile toplulaştırma işlemi sonucunda müstakil olarak tahsis edilen ... ada, ... sayılı parselin aynı fizyoğratik ve topografık birim üzerinde bulundukları, dolayısıyla bu parsellerin sahip oldukları arazi ve toprak karakteristiklerinin (toprak derinliği, eğim, yüzey taşlılığı vs) aynı olduğu, bu nedenle bu parsellerin sahip olduğu arazi ve toprak karakteristikleri ile arazi sınıflamasına göre tarımsal açıdan verimliliğinin eşdeğer düzeyde olduğu, parselin geometrik şekli bakımından ekim, dikim, sulama, gübreleme ve ilaçlama gibi tarımsal faaliyetlerin kolayca yapılabileceği düzgün bir şekle sahip olacak şekilde oluşturulduğu, kuzeyden güneye gidildikçe doğu-batı istikametindeki eğim yönlerinin değişkenlik gösterdiği, parselin bulunduğu alanda yüzey su göllenmesini ya da drenaj sorunu olarak tanımlanabilecek bir görüntü karakteristiğine rastlanmadığı hususları dikkate alındığında dava konusu toplulaştırma işleminde 3083 sayılı Kanun’un amacına, dağıtım ilke ve esaslarına, kamu yararına ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Eski parselleriyle toplulaştırma sonucu kendisine tahsis edilen parselin eşdeğer düzeyde olmadığı, taşınmazın kadastral durumunun değerlendirilmediği, adına tahsis edilen parselden dere yatağı geçtiği ve selbasan olarak nitelendirildiği, dere yatağı olan bölgenin toplulaştırma öncesinde taşınmazının içinde yer almadığı, bilirkişi raporuna yaptığı itirazların dikkate alınmadığı, eksik incelemeye dayalı rapor esas alınrak hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 16/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Bakılan dava, Gaziantep ili, Oğuzeli ilçesi, ... Mahallesi, (toplulaştırma öncesi) ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Dava konusu arazi toplulaştırması sonucunda, davacının tek başına maliki olduğu ve 42.600,00 m² olan ... sayılı parsel ile hisseli maliki olduğu ve 65.684,19 m² payının olduğu ... sayılı parsele karşılık, ... ada, ... sayılı parsel (106.500,59 m²) davacı adına müstakil olarak tahsis edilmiştir.
Davacı tarafından ise, eski parselleriyle toplulaştırma sonucu kendisine tahsis edilen parselin eşdeğer düzeyde olmadığı, adına tahsis edilen parselden dere yatağı geçtiği ve selbasan olarak nitelendirildiği, dere yatağı olan bölgenin toplulaştırma öncesinde taşınmazının içinde yer almadığı ileri sürülmüştür.
Dosyanın incelenmesinden, bilirkişi raporunda, davacıya tahsis edilen parselin bulunduğu alanda yüzey su göllenmesini ya da drenaj sorunu olarak tanımlanabilecek bir görüntü karakteristiğine rastlanmadığı tespitine yer verilmiş ise de, söz konusu dere yatağının parselin kuzey köşesinden geçtiği ve bu durumun bilirkişi raporunda da yer aldığı, taşınmazdan geçen dere yatağı nedeniyle sulama ve yağmur zamanlarında taşınmazda su birikmesi olacağı, bu durumun ise tarımsal faaliyete engel teşkil edeceği görülmektedir.
Öte yandan, toplulaştırma işleminde, her durumda parsel birleştirilmesinin zorunlu olmadığı, davacının müstakil parseliyle hisseli parseldeki payının büyüklükleri (yaklaşık ... ve ... dekar) dikkate alındığında, söz konusu parsellerin bulunduğu alanlarda, yani eski yerlerinin korunması suretiyle davacıya müstakil parseller tahsis edilebileceği de açıktır.
Belirtilen hususlar nedeniyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerekirken, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, temyiz istemi kabul edilerek, temyize konu kararı bozulması gerektiği görüşüyle, onamaya dair çoğunluk kararına katılmıyorum.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/9972
Karar No : 2024/5738
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Gaziantep ili, Oğuzeli ilçesi, ... Mahallesi, (toplulaştırma öncesi) ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu toplulaştırma işleminde hesaplanan Kamu Ortak Kullanım Payı (KOKP) oranının mevzuat açısından uygun olduğu, davacının ... ve ... sayılı kadastro parsellerinden gelen hakedişinin tamamının davacının toplulaştırma işlemi öncesi büyük tarlasının bulunduğu alanda, yani toplulaştırma işlemi öncesi hissedarı olduğu ... sayılı kadastro parselinin bulunduğu alanda toplandığı ve tek bir parsel olarak kendisine tahsis edildiği, dava konusu parseller ile toplulaştırma işlemi sonucunda müstakil olarak tahsis edilen ... ada, ... sayılı parselin aynı fizyoğratik ve topografık birim üzerinde bulundukları, dolayısıyla bu parsellerin sahip oldukları arazi ve toprak karakteristiklerinin (toprak derinliği, eğim, yüzey taşlılığı vs) aynı olduğu, bu nedenle bu parsellerin sahip olduğu arazi ve toprak karakteristikleri ile arazi sınıflamasına göre tarımsal açıdan verimliliğinin eşdeğer düzeyde olduğu, parselin geometrik şekli bakımından ekim, dikim, sulama, gübreleme ve ilaçlama gibi tarımsal faaliyetlerin kolayca yapılabileceği düzgün bir şekle sahip olacak şekilde oluşturulduğu, kuzeyden güneye gidildikçe doğu-batı istikametindeki eğim yönlerinin değişkenlik gösterdiği, parselin bulunduğu alanda yüzey su göllenmesini ya da drenaj sorunu olarak tanımlanabilecek bir görüntü karakteristiğine rastlanmadığı hususları dikkate alındığında dava konusu toplulaştırma işleminde 3083 sayılı Kanun’un amacına, dağıtım ilke ve esaslarına, kamu yararına ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Eski parselleriyle toplulaştırma sonucu kendisine tahsis edilen parselin eşdeğer düzeyde olmadığı, taşınmazın kadastral durumunun değerlendirilmediği, adına tahsis edilen parselden dere yatağı geçtiği ve selbasan olarak nitelendirildiği, dere yatağı olan bölgenin toplulaştırma öncesinde taşınmazının içinde yer almadığı, bilirkişi raporuna yaptığı itirazların dikkate alınmadığı, eksik incelemeye dayalı rapor esas alınrak hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 16/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Bakılan dava, Gaziantep ili, Oğuzeli ilçesi, ... Mahallesi, (toplulaştırma öncesi) ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Dava konusu arazi toplulaştırması sonucunda, davacının tek başına maliki olduğu ve 42.600,00 m² olan ... sayılı parsel ile hisseli maliki olduğu ve 65.684,19 m² payının olduğu ... sayılı parsele karşılık, ... ada, ... sayılı parsel (106.500,59 m²) davacı adına müstakil olarak tahsis edilmiştir.
Davacı tarafından ise, eski parselleriyle toplulaştırma sonucu kendisine tahsis edilen parselin eşdeğer düzeyde olmadığı, adına tahsis edilen parselden dere yatağı geçtiği ve selbasan olarak nitelendirildiği, dere yatağı olan bölgenin toplulaştırma öncesinde taşınmazının içinde yer almadığı ileri sürülmüştür.
Dosyanın incelenmesinden, bilirkişi raporunda, davacıya tahsis edilen parselin bulunduğu alanda yüzey su göllenmesini ya da drenaj sorunu olarak tanımlanabilecek bir görüntü karakteristiğine rastlanmadığı tespitine yer verilmiş ise de, söz konusu dere yatağının parselin kuzey köşesinden geçtiği ve bu durumun bilirkişi raporunda da yer aldığı, taşınmazdan geçen dere yatağı nedeniyle sulama ve yağmur zamanlarında taşınmazda su birikmesi olacağı, bu durumun ise tarımsal faaliyete engel teşkil edeceği görülmektedir.
Öte yandan, toplulaştırma işleminde, her durumda parsel birleştirilmesinin zorunlu olmadığı, davacının müstakil parseliyle hisseli parseldeki payının büyüklükleri (yaklaşık ... ve ... dekar) dikkate alındığında, söz konusu parsellerin bulunduğu alanlarda, yani eski yerlerinin korunması suretiyle davacıya müstakil parseller tahsis edilebileceği de açıktır.
Belirtilen hususlar nedeniyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerekirken, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, temyiz istemi kabul edilerek, temyize konu kararı bozulması gerektiği görüşüyle, onamaya dair çoğunluk kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.