Danıştay4. Daireİdare Hukuku
Danıştay 4. Daire E.2023/9868 K.2024/5116
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/9868
Karar No : 2024/5116
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Müdürlüğü
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : 1- ... 2- ... 3- ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ...... tarih ve E:......, K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 3083 sayılı Kanun uyarınca arazi toplulaştırma uygulama alanı ilan edilen ve Antalya Kuzey Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında bulunan ve Antalya ili, Kepez ilçesi, ... mahallesi,...... parsel sayılı taşınmaza ilişkin gerçekleştirilen arazi toplulaştırma işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacıların sabit tesisi olan zeytin bahçesinin bütünlüğünün korunmadığı, arazi toplulaştırması sonucunda dava konusu taşınmaza (... nolu parsele) dahil edilen ve parselin batı-güneybatı sınırında yer alan arazilerin tarımsal potansiyeli bulunmayan, taşlık-kayalık tarım dışı arazi niteliğinde olduğu, ayrıca yeni parsel şeklinin hedeflenen amaca hizmet edecek şekilde düzgün geometrik şekilli olmadığı, eskisine oldukça yakın bir geometrik şekilde planlandığı anlaşıldığından davacılar parseli yönünden toplulaştırma işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare
Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, parselin birebir şeklinin korunması halinde kimseye dağıtımı mümkün olmayan mevzuata aykırı parsellerin ortaya çıkacağı, davacıya ait sabit tesisin fiziki imkanların elverdiği ölçüde korunduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ:...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/09/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini ... sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; 3083 sayılı Kanun uyarınca arazi toplulaştırma uygulama alanı ilan edilen ve Antalya Kuzey Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında bulunan ve Antalya ili, Kepez ilçesi, ... mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda zorunlu toplulaştırma işlemi yapıldığı, toplulaştırma işlemi sonucunda bu parselden gelen hak edişe karşılık ... ada ... parsel sayılı taşınmazın davacıya tahsis edildiği, parselin batı-güneybatı sınırında yer alan arazilerin tarımsal potansiyeli bulunmayan, taşlık-kayalık tarım dışı arazi niteliğinde olduğu, ayrıca yeni parsel şeklinin hedeflenen amaca hizmet edecek şekilde düzgün geometrik şekilli olmadığı, eskisine oldukça yakın bir geometrik şekilde planlandığı, sabit tesis olan zeytin bahçesinin bütünlüğünün korunmadığı gerekçesiyle toplulaştırma işleminin iptal edildiği anlaşılmıştır.
Toplulaştırma işlemi neticesinde davacılara tahsis edilen parselin büyük oranda kök parsel üzerinde planlandığı, yalnızca bir miktar sınır kaymaları olduğu, kök parsellerin bire bir aynı şekilde korunması halinde tarımsal kullanıma ve mevzuata uygun olmayan, kimseye verilemeyecek parseller oluşacağı hususunda davalı idarenin teknik açıklama getirdiği, sabit tesislerin mümkün olduğunca korunması gerektiği ancak bunun mutlak bir zorunluluk olarak kabul edilemeyeceği, dava konusu parselin birebir eski sınırıyla korunmasının mümkün olmadığı, toplulaştırmanın doğal sonucu olarak kaymaların olabileceği, endeks değerleri ve kesinti miktarları doğru olarak uygulandığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, kararın bozulması gerektiği oyuyla, Dairemiz kararına katılmıyoruz.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/9868
Karar No : 2024/5116
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Müdürlüğü
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : 1- ... 2- ... 3- ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ...... tarih ve E:......, K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 3083 sayılı Kanun uyarınca arazi toplulaştırma uygulama alanı ilan edilen ve Antalya Kuzey Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında bulunan ve Antalya ili, Kepez ilçesi, ... mahallesi,...... parsel sayılı taşınmaza ilişkin gerçekleştirilen arazi toplulaştırma işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacıların sabit tesisi olan zeytin bahçesinin bütünlüğünün korunmadığı, arazi toplulaştırması sonucunda dava konusu taşınmaza (... nolu parsele) dahil edilen ve parselin batı-güneybatı sınırında yer alan arazilerin tarımsal potansiyeli bulunmayan, taşlık-kayalık tarım dışı arazi niteliğinde olduğu, ayrıca yeni parsel şeklinin hedeflenen amaca hizmet edecek şekilde düzgün geometrik şekilli olmadığı, eskisine oldukça yakın bir geometrik şekilde planlandığı anlaşıldığından davacılar parseli yönünden toplulaştırma işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare
Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, parselin birebir şeklinin korunması halinde kimseye dağıtımı mümkün olmayan mevzuata aykırı parsellerin ortaya çıkacağı, davacıya ait sabit tesisin fiziki imkanların elverdiği ölçüde korunduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ:...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/09/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini ... sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; 3083 sayılı Kanun uyarınca arazi toplulaştırma uygulama alanı ilan edilen ve Antalya Kuzey Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında bulunan ve Antalya ili, Kepez ilçesi, ... mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda zorunlu toplulaştırma işlemi yapıldığı, toplulaştırma işlemi sonucunda bu parselden gelen hak edişe karşılık ... ada ... parsel sayılı taşınmazın davacıya tahsis edildiği, parselin batı-güneybatı sınırında yer alan arazilerin tarımsal potansiyeli bulunmayan, taşlık-kayalık tarım dışı arazi niteliğinde olduğu, ayrıca yeni parsel şeklinin hedeflenen amaca hizmet edecek şekilde düzgün geometrik şekilli olmadığı, eskisine oldukça yakın bir geometrik şekilde planlandığı, sabit tesis olan zeytin bahçesinin bütünlüğünün korunmadığı gerekçesiyle toplulaştırma işleminin iptal edildiği anlaşılmıştır.
Toplulaştırma işlemi neticesinde davacılara tahsis edilen parselin büyük oranda kök parsel üzerinde planlandığı, yalnızca bir miktar sınır kaymaları olduğu, kök parsellerin bire bir aynı şekilde korunması halinde tarımsal kullanıma ve mevzuata uygun olmayan, kimseye verilemeyecek parseller oluşacağı hususunda davalı idarenin teknik açıklama getirdiği, sabit tesislerin mümkün olduğunca korunması gerektiği ancak bunun mutlak bir zorunluluk olarak kabul edilemeyeceği, dava konusu parselin birebir eski sınırıyla korunmasının mümkün olmadığı, toplulaştırmanın doğal sonucu olarak kaymaların olabileceği, endeks değerleri ve kesinti miktarları doğru olarak uygulandığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, kararın bozulması gerektiği oyuyla, Dairemiz kararına katılmıyoruz.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.