Danıştay4. Daireİdare Hukuku
Danıştay 4. Daire E.2023/10686 K.2024/5121
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/10686
Karar No : 2024/5121
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Müdürlüğü
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 3083 sayılı Kanun uyarınca arazi toplulaştırma uygulama alanı ilan edilen ve Antalya Kuzey Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında bulunan ve Antalya İli, Kepez İlçesi, ... Mahallesi ... ada... parselde yer alan taşınmaza ilişkin gerçekleştirilen arazi toplulaştırma işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının tam mülkiyetine sahip olduğu taşınmazın tamamı üzerinde bahçe sabit tesisinin bulunduğu, davacının ... ada ... parselde bulunan bu sabit tesisinin arazi toplulaştırma projesi kapsamında toplulaştırmanın amacına aykırı olarak farklı yerlerden verilmek suretiyle bölündüğü böylece sabit tesisin mevzuat hükmüne aykırı olarak korunmadığı, yeni oluşturulan ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel üzerinde de başkalarına ait sabit tesislerin bulunduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemin arazi toplulaştırmasının amacına, dağıtım ilke ve esaslarına uygun olarak yapılmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı'nın 3. maddesinde, "sabit tesis", ev, ahır, samanlık, ağıl, ambar, kuyu vb. yapılarla bağ, bahçe ve ağaçlık arazi olarak tanımlanmış, "Sabit Tesislerin Tespiti" başlıklı 9. maddesinde, toplulaştırma alanı ilanından sonra yapılan sabit tesislerin uygulamada dikkate alınmayacağı, 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir.
Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde, "sabit tesis", ev, ahır, samanlık, ambar, kuyu gibi yapılar ile dikili ve kapama meyve bahçesi niteliğindeki tarım arazileri olarak tanımlanmış, "Parsellerin Yeniden Düzenlenmesi" başlıklı 16. Maddesinde ise; sabit tesisler ile çevre ve doğaya görünüm güzelliği veren arazi, yapı ve tesislerin mümkün olduğunca eski maliklerine verilecek şekilde parselasyon planlaması yapılacağı, ancak mal sahibinin birden fazla bu özellikte sabit tesisi var ise malikin bunlardan birinin etrafındaki toplulaştırma isteğinin dikkate alınacağı düzenlenmiştir.
Dava dosyası ile Dairemizin E.2023/10290 sayılı dosyanın birlikte incelenmesinden; Antalya İli, Kepez İlçesi, ... Mahallesi ... ada ... parselde yer alan taşınmaza ilişkin gerçekleştirilen arazi toplulaştırma işleminin iptali istemiyle dava dışı ... ve ... tarafından, ...İdare Mahkemesinin E.... sayılı dosyasında açılan davada, toplulaştırma işlemi sonucu davacılar adına tescil edilen parsellerin daha alt seviyede olduğu, arazi alanının düşürüldüğü ve arazi sayısının artırıldığı, davacılardan ...'e verilen arazilerin ayrı yerlerde olduğu, arazinin bölündüğü ve bir kısmının başka kişilere bölüştürüldüğü gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, bahse konu karara karşı yapılan istinaf başvurusu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E...., K.... sayılı kararı ile reddedilmiş, Danıştay Dördüncü Dairesi'nin 26/09/2024 tarih ve E.2023/10290, K.2024/5120 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir.
Davacının arazi toplulaştırma işleminin iptali istemiyle dava konusu ettiği .../... nolu parselin esasında ... ve ...' ün, toplulaştırma işlemlerinin başlamasından önce sahibi olduğu Antalya İli, Kepez İlçesi, ... Mahallesi ... ada ... parselden geldiği, davalı idarenin arazi toplulaştırma işlemi ile ... ada ... parselden davacıya verilen ... ada ...nolu parseli ürettiği, davacıya tapusunu teslim ettiği, davacının da söz konusu parseli nar bahçesi haline getirdikten sonra, ... İdare Mahkemesinin yukarıda bahsedilen E.... sayılı dosyasında verilen iptal kararının uygulanması amacıyla işbu dava konusu kısmi toplulaştırma işlemi yapılarak, davacıya ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel numaralı taşınmazların tahsis edildiği, bozulması istenen mahkeme kararı ile, dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda, davacının tam mülkiyetine sahip olduğu taşınmazın tamamı üzerinde bahçe sabit tesisinin bulunduğu, davacının ... ada ... parselde bulunan bu sabit tesisinin, arazi toplulaştırmanın amacına aykırı olarak farklı yerlerden verilmek suretiyle bölündüğü böylece sabit tesisin mevzuat hükmüne aykırı olarak korunmadığı, yeni oluşturulan ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel üzerinde de başkalarına ait sabit tesislerin bulunduğu gerekçesiyle, arazi toplulaştırma işlemini iptal ettiği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesinde ise, “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur” kuralına yer verilmiştir.
Bir idari işlemin yargı kararıyla iptal edilmesi halinde, söz konusu kararın, dava konusu işlemin tesis edilmesi sırasında unsurlarında bulunan sakatlıkları saptadığı, işlemi yapıldığı andan başlayarak ortadan kaldırdığı, bu özelliği nedeniyle geriye yürüyen sonuçlar doğurduğu, başka bir anlatımla, işlemin tesis edildiği tarihten önceki hukuki durumun geçerliliğini sağladığı idare hukukunun bilinen ilkelerindendir.
İdare, iptal kararının amaç ve kapsamına göre yeni bir işlem ya da işlemler yapmak, iptal edilen idari işlemden doğan tüm sonuçları ortadan kaldırmak ve önceki hukuki durumun geçerliliğini sağlamakla yükümlüdür. Antalya İli, Kepez İlçesi, ... Mahallesi eski ... ada ... parselde yer alan taşınmaza ilişkin gerçekleştirilen arazi toplulaştırma işleminin ... İdare Mahkemesinin E.... sayılı dosyasında verdiği iptali kararı ile bahse konu parsel yönünden tüm toplulaştırma süreci başa dönmüş olduğundan, daha önce ... ada ... kök parsel sınırları içerisinde kalan, toplulaştırma işlemi ile davacıya tahsis edilen ... ada ... parseldeki sabit tesis niteliğindeki kapama nar bahçesi (her ne kadar davacı tarafından tesis edilmiş olsa da) artık idare tarafından dikkate alınamaz zira ... ada ... kök parsel yönünden verilmiş olan iptal kararını uygulamakla mükellef olan idare, bu parselin ... ada ... parsele isabet eden eden kısımlarını eski parsel maliklerine vermiştir. Toplulaştırma alanı ilanından sonra yapılan sabit tesislerin uygulamada dikkate alınmayacağı ilkesi de dikkate alındığında, toplulaştırma ilan tarihinden çok sonra, toplulaştıma işlemleri tamamlanıp tapular dağıtıldıktan sonra tesis edilen kapama meyve bahçesinin sabit tesis olarak dikkate alınması zorunluluğu da bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, dosyaya sunulan bilirkişi raporu incelendiğinde, davacıya arazi toplulaştırmanın amacına aykırı olarak farklı yerlerden verilmek suretiyle üç parça arazi verildiği, ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel üzerinde de başkalarına ait sabit tesislerin bulunduğu, davalı idarenin bu aşamada, davacının toplulaştırma öncesi hissedarı olduğu ... ada ... parsele (iptal kararı verilmiş ... ada... parsele değil) eşdeğer bir parsel tahsis etmesi gerektiği dikkate alındığında, dava konusu toplulaştırma işleminde bu yönüyle hukuka uyarlılık bulunmadığı, temyize konu kararda sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/09/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/10686
Karar No : 2024/5121
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Müdürlüğü
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 3083 sayılı Kanun uyarınca arazi toplulaştırma uygulama alanı ilan edilen ve Antalya Kuzey Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında bulunan ve Antalya İli, Kepez İlçesi, ... Mahallesi ... ada... parselde yer alan taşınmaza ilişkin gerçekleştirilen arazi toplulaştırma işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının tam mülkiyetine sahip olduğu taşınmazın tamamı üzerinde bahçe sabit tesisinin bulunduğu, davacının ... ada ... parselde bulunan bu sabit tesisinin arazi toplulaştırma projesi kapsamında toplulaştırmanın amacına aykırı olarak farklı yerlerden verilmek suretiyle bölündüğü böylece sabit tesisin mevzuat hükmüne aykırı olarak korunmadığı, yeni oluşturulan ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel üzerinde de başkalarına ait sabit tesislerin bulunduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemin arazi toplulaştırmasının amacına, dağıtım ilke ve esaslarına uygun olarak yapılmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı'nın 3. maddesinde, "sabit tesis", ev, ahır, samanlık, ağıl, ambar, kuyu vb. yapılarla bağ, bahçe ve ağaçlık arazi olarak tanımlanmış, "Sabit Tesislerin Tespiti" başlıklı 9. maddesinde, toplulaştırma alanı ilanından sonra yapılan sabit tesislerin uygulamada dikkate alınmayacağı, 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir.
Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde, "sabit tesis", ev, ahır, samanlık, ambar, kuyu gibi yapılar ile dikili ve kapama meyve bahçesi niteliğindeki tarım arazileri olarak tanımlanmış, "Parsellerin Yeniden Düzenlenmesi" başlıklı 16. Maddesinde ise; sabit tesisler ile çevre ve doğaya görünüm güzelliği veren arazi, yapı ve tesislerin mümkün olduğunca eski maliklerine verilecek şekilde parselasyon planlaması yapılacağı, ancak mal sahibinin birden fazla bu özellikte sabit tesisi var ise malikin bunlardan birinin etrafındaki toplulaştırma isteğinin dikkate alınacağı düzenlenmiştir.
Dava dosyası ile Dairemizin E.2023/10290 sayılı dosyanın birlikte incelenmesinden; Antalya İli, Kepez İlçesi, ... Mahallesi ... ada ... parselde yer alan taşınmaza ilişkin gerçekleştirilen arazi toplulaştırma işleminin iptali istemiyle dava dışı ... ve ... tarafından, ...İdare Mahkemesinin E.... sayılı dosyasında açılan davada, toplulaştırma işlemi sonucu davacılar adına tescil edilen parsellerin daha alt seviyede olduğu, arazi alanının düşürüldüğü ve arazi sayısının artırıldığı, davacılardan ...'e verilen arazilerin ayrı yerlerde olduğu, arazinin bölündüğü ve bir kısmının başka kişilere bölüştürüldüğü gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, bahse konu karara karşı yapılan istinaf başvurusu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E...., K.... sayılı kararı ile reddedilmiş, Danıştay Dördüncü Dairesi'nin 26/09/2024 tarih ve E.2023/10290, K.2024/5120 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir.
Davacının arazi toplulaştırma işleminin iptali istemiyle dava konusu ettiği .../... nolu parselin esasında ... ve ...' ün, toplulaştırma işlemlerinin başlamasından önce sahibi olduğu Antalya İli, Kepez İlçesi, ... Mahallesi ... ada ... parselden geldiği, davalı idarenin arazi toplulaştırma işlemi ile ... ada ... parselden davacıya verilen ... ada ...nolu parseli ürettiği, davacıya tapusunu teslim ettiği, davacının da söz konusu parseli nar bahçesi haline getirdikten sonra, ... İdare Mahkemesinin yukarıda bahsedilen E.... sayılı dosyasında verilen iptal kararının uygulanması amacıyla işbu dava konusu kısmi toplulaştırma işlemi yapılarak, davacıya ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel numaralı taşınmazların tahsis edildiği, bozulması istenen mahkeme kararı ile, dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda, davacının tam mülkiyetine sahip olduğu taşınmazın tamamı üzerinde bahçe sabit tesisinin bulunduğu, davacının ... ada ... parselde bulunan bu sabit tesisinin, arazi toplulaştırmanın amacına aykırı olarak farklı yerlerden verilmek suretiyle bölündüğü böylece sabit tesisin mevzuat hükmüne aykırı olarak korunmadığı, yeni oluşturulan ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel üzerinde de başkalarına ait sabit tesislerin bulunduğu gerekçesiyle, arazi toplulaştırma işlemini iptal ettiği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesinde ise, “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur” kuralına yer verilmiştir.
Bir idari işlemin yargı kararıyla iptal edilmesi halinde, söz konusu kararın, dava konusu işlemin tesis edilmesi sırasında unsurlarında bulunan sakatlıkları saptadığı, işlemi yapıldığı andan başlayarak ortadan kaldırdığı, bu özelliği nedeniyle geriye yürüyen sonuçlar doğurduğu, başka bir anlatımla, işlemin tesis edildiği tarihten önceki hukuki durumun geçerliliğini sağladığı idare hukukunun bilinen ilkelerindendir.
İdare, iptal kararının amaç ve kapsamına göre yeni bir işlem ya da işlemler yapmak, iptal edilen idari işlemden doğan tüm sonuçları ortadan kaldırmak ve önceki hukuki durumun geçerliliğini sağlamakla yükümlüdür. Antalya İli, Kepez İlçesi, ... Mahallesi eski ... ada ... parselde yer alan taşınmaza ilişkin gerçekleştirilen arazi toplulaştırma işleminin ... İdare Mahkemesinin E.... sayılı dosyasında verdiği iptali kararı ile bahse konu parsel yönünden tüm toplulaştırma süreci başa dönmüş olduğundan, daha önce ... ada ... kök parsel sınırları içerisinde kalan, toplulaştırma işlemi ile davacıya tahsis edilen ... ada ... parseldeki sabit tesis niteliğindeki kapama nar bahçesi (her ne kadar davacı tarafından tesis edilmiş olsa da) artık idare tarafından dikkate alınamaz zira ... ada ... kök parsel yönünden verilmiş olan iptal kararını uygulamakla mükellef olan idare, bu parselin ... ada ... parsele isabet eden eden kısımlarını eski parsel maliklerine vermiştir. Toplulaştırma alanı ilanından sonra yapılan sabit tesislerin uygulamada dikkate alınmayacağı ilkesi de dikkate alındığında, toplulaştırma ilan tarihinden çok sonra, toplulaştıma işlemleri tamamlanıp tapular dağıtıldıktan sonra tesis edilen kapama meyve bahçesinin sabit tesis olarak dikkate alınması zorunluluğu da bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, dosyaya sunulan bilirkişi raporu incelendiğinde, davacıya arazi toplulaştırmanın amacına aykırı olarak farklı yerlerden verilmek suretiyle üç parça arazi verildiği, ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel üzerinde de başkalarına ait sabit tesislerin bulunduğu, davalı idarenin bu aşamada, davacının toplulaştırma öncesi hissedarı olduğu ... ada ... parsele (iptal kararı verilmiş ... ada... parsele değil) eşdeğer bir parsel tahsis etmesi gerektiği dikkate alındığında, dava konusu toplulaştırma işleminde bu yönüyle hukuka uyarlılık bulunmadığı, temyize konu kararda sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/09/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.