Danıştay4. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 4. Daire E.2023/8709 K.2024/2073
Özet: Uyuşmazlık, Diyarbakır Yenişehir ilçesinde bir işyerinin yol genişliği nedeniyle faaliyetinin durdurulmasına yönelik idari kararın temyizinde ne yazık ki çalışmaların geçerli olarak devam etmesini gerektiren imar planının uygulanmasıyla ilgilidir. Danıştay 4. Daire, idare mahkemesinin kararını bozelerek, yol genişliği hesabının imar planıyla uyumlu olduğunu kabul edip işyerinin faaliyetine devam etmesine izin vermiştir.
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/8709
Karar No: 2024/2073
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Belediye Başkanlığı...
VEKİLİ: Av. ...
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Diyarbakır İli, Yenişehir İlçesi, ... Mahallesi, ... Bulvarı üzerinde ... Sitesi ..., ... Blok, No:... adresli işyerinde "..." olarak faaliyetine devam eden davacı tarafından,... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına istinaden 3572 sayılı Kanun ve İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 6/32. maddesi hükmü gereğince işyerinin mühürlenerek faaliyetine son verileceği ve 15 gün içinde faaliyetten men durumuna hazır hale getirilmesi gerektiğinin bildirilmesine ilişkin Zabıta Müdürlüğü'nün 03/07/2020 tarih ve bila sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda, uyuşmazlığa konu davacıya ait işyerinin bulunduğu parselin cephe aldığı yolun 15 metre gidiş, 27 metre refüj ve 15 metre de geliş yönlü yol olarak planlandığının taşınmaza ait 1/1000 ölçekli uygulama imar planında açıkça görüldüğü, davalı idarece ise salt parselin önünden geçen 15 metrelik gidiş ve/veya geliş yönlü yolun dikkate alınmak suretiyle işyerinin bulunduğu binanın cephe aldığı yolun 22 metrenin altında kaldığı değerlendirmesinde bulunularak dava konusu işlemin tesis edildiğinin anlaşıldığı, ancak yol genişliğinin hesaplanmasında, parselin yola cephe aldığı imar adası ile karşısında yer alan imar adası arasındaki yolların toplam genişliklerinin hesaplanması suretiyle işlem tesisi yoluna gidilmesi gerektiği, kaldı ki Diyarbakır Büyükşehir Belediye Meclisi’nin ... tarih ve ... sayılı meclis kararında, "... tarih ve ... sayılı Meclis kararına istinaden 25 metre ve üzeri imar yolları ile ekli listede belirtilen yolların Büyükşehir Belediyesine devredilmesine..." karar verilerek davaya konu işyerinin bulunduğu Nuri Dersimi Bulvarı'nın 50 metrelik yol statüsünde görülmek suretiyle Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ne devredildiği, tüm bunlara ek olarak Mahkeme kararı uyarınca davacıya ait işyeri açma ruhsatının doğrudan iptaline karar verilmemiş olunmasına rağmen, idarece salt imar planları üzerinden tespit yapılmak suretiyle davacıya ait işyeri açma ruhsatının da Mahkeme kararı uyarınca iptal edilmiş olduğu şeklinde bir değerlendirmede bulunulmak suretiyle davaya konu işlemin tesis edilmiş olduğu hususları da bir bütün olarak değerlendirildiğinde, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin İdare Mahkemesi kararı uyarınca tesis edildiği, işlemin usul ve hukuka uygun olduğu, yasal prosedürlere uyulmak suretiyle ruhsat iptal edildiğinden ruhsatın iptal edilmediği yönündeki Mahkeme kararında yer alan iddiaların yerinde olmadığı, dava konusu işlemin dayanağı olan İdare Mahkemesi kararında davanın reddi yolunda verilen kararın yerinde olmadığı, buna dair temyiz başvurusunda bulundukları, fakat temyiz başvuruları reddedilerek söz konusu kararın onandığı, bu kararın karar düzeltme aşamasında olduğu, söz konusu davanın reddi gerektiğinden kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/03/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2023/8709
Karar No: 2024/2073
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Belediye Başkanlığı...
VEKİLİ: Av. ...
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Diyarbakır İli, Yenişehir İlçesi, ... Mahallesi, ... Bulvarı üzerinde ... Sitesi ..., ... Blok, No:... adresli işyerinde "..." olarak faaliyetine devam eden davacı tarafından,... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına istinaden 3572 sayılı Kanun ve İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 6/32. maddesi hükmü gereğince işyerinin mühürlenerek faaliyetine son verileceği ve 15 gün içinde faaliyetten men durumuna hazır hale getirilmesi gerektiğinin bildirilmesine ilişkin Zabıta Müdürlüğü'nün 03/07/2020 tarih ve bila sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda, uyuşmazlığa konu davacıya ait işyerinin bulunduğu parselin cephe aldığı yolun 15 metre gidiş, 27 metre refüj ve 15 metre de geliş yönlü yol olarak planlandığının taşınmaza ait 1/1000 ölçekli uygulama imar planında açıkça görüldüğü, davalı idarece ise salt parselin önünden geçen 15 metrelik gidiş ve/veya geliş yönlü yolun dikkate alınmak suretiyle işyerinin bulunduğu binanın cephe aldığı yolun 22 metrenin altında kaldığı değerlendirmesinde bulunularak dava konusu işlemin tesis edildiğinin anlaşıldığı, ancak yol genişliğinin hesaplanmasında, parselin yola cephe aldığı imar adası ile karşısında yer alan imar adası arasındaki yolların toplam genişliklerinin hesaplanması suretiyle işlem tesisi yoluna gidilmesi gerektiği, kaldı ki Diyarbakır Büyükşehir Belediye Meclisi’nin ... tarih ve ... sayılı meclis kararında, "... tarih ve ... sayılı Meclis kararına istinaden 25 metre ve üzeri imar yolları ile ekli listede belirtilen yolların Büyükşehir Belediyesine devredilmesine..." karar verilerek davaya konu işyerinin bulunduğu Nuri Dersimi Bulvarı'nın 50 metrelik yol statüsünde görülmek suretiyle Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ne devredildiği, tüm bunlara ek olarak Mahkeme kararı uyarınca davacıya ait işyeri açma ruhsatının doğrudan iptaline karar verilmemiş olunmasına rağmen, idarece salt imar planları üzerinden tespit yapılmak suretiyle davacıya ait işyeri açma ruhsatının da Mahkeme kararı uyarınca iptal edilmiş olduğu şeklinde bir değerlendirmede bulunulmak suretiyle davaya konu işlemin tesis edilmiş olduğu hususları da bir bütün olarak değerlendirildiğinde, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin İdare Mahkemesi kararı uyarınca tesis edildiği, işlemin usul ve hukuka uygun olduğu, yasal prosedürlere uyulmak suretiyle ruhsat iptal edildiğinden ruhsatın iptal edilmediği yönündeki Mahkeme kararında yer alan iddiaların yerinde olmadığı, dava konusu işlemin dayanağı olan İdare Mahkemesi kararında davanın reddi yolunda verilen kararın yerinde olmadığı, buna dair temyiz başvurusunda bulundukları, fakat temyiz başvuruları reddedilerek söz konusu kararın onandığı, bu kararın karar düzeltme aşamasında olduğu, söz konusu davanın reddi gerektiğinden kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/03/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.