‹ Ana sayfa
Danıştay4. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 4. Daire E.2023/8534 K.2023/5466

Esas No: 2023/8534 · Karar No: 2023/5466 · Karar Tarihi: 16.10.2023
Özet: 1. İsteyen Plastik Profil Sanayi Anonim Şirketi, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, 1. sınıf gayri‑ticari müessese işyeri açma ve çalıştırma ruhsatına dayanarak, binada güçlendirme çalışmaları tamamlanıncaya kadar faaliyetten men edilmesine ilişkin 18/09/2017 tarihli işlemin iptalini talep etti. 2. Mahkeme, iş yerinin ruhsatı açısından yapılan denetim ve yönetime ilişkin belgelerle birlikte, işlemin hukuka aykırı olmadığını belirterek, temyiz istemini reddetti ve Bölge İdare Mahkeme kararını onayladı.
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/8534
Karar No: 2023/5466

TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Plastik Profil Sanayi Anonim Şirketi

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI): ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul ili, Zeytinburnu ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:... adresinde bulunan ve ... tarih ve ... sayılı 1. sınıf gayrısıhhi müessese işyeri açma ve çalıştırma ruhsatına istinaden "plastik profil imalatı" faaliyeti gösteren davalı şirketin, binada yapılan güçlendirme çalışmaları tamamlanıncaya kadar faaliyetten men edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; işyeri olarak kullanılan yapı hakkında Zeytinburnu Belediye Başkanlığının, ... tarih ve ... sayılı yazısı ile "binanın bodrum kat kolonlarının bazılarının alt bölgelerinde ileri derecede deformasyon oluştuğu, kolonlarda betonda kırılma kopma ve dökülme ile birlikte etriyelerin koptuğu, doğabilecek maddi ve manevi zararları önlemek amacıyla iş yerinin nüfustan tahliye edilerek mühürlenip faaliyetten men edildiği" bildirilerek, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından işyerinin ruhsatı açısından da değerlendirilmesinin istendiği, bu yazıya istinaden İBB Zabıta Daire Başkanlığı Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü elemanlarınca 18/08/2017 tarihinde yapılan denetimde güçlendirme ve tadilat çalışmalarının yapıldığının tespit edilmesi üzerine, alınan 18/09/2017 tarihli başkanlık oluruna istinaden tesis edilen dava konusu ... tarih ve ... sayılı "binada yapılan güçlendirme çalışmaları tamamlanıncaya kadar faaliyetten men edilmesine dair" işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafça; Zeytinburnu Belediyesi tarafından öncelikle "nüfustan tahliye" kararı verildiği ve iptali istemiyle açtıkları dava sonucunda, dava konusu işlemin sebep unsuru ve hukuki dayanağı ortaya konulmadan tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiği; davalı idarece ise, bu işleme dayalı olarak faaliyetten men kararı verildiği, ancak, yapının can ve mal güvenliğini tehdit ettiğine ilişkin resmi kurumlarca veya kamu görevlilerince yapılmış bir tespit bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ: Uyuşmazlığın geldiği aşama itibariyle, dava dosyasının Uyap kayıtları ile birlikte incelenmesinden; davacı şirkete ait taşınmaz için 6306 sayılı kanun uyarınca riskli yapı tespiti yaptırılması yönünde tesis edilen ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; "davacı firma çalışanları fabrika binası bodrum kat kolonlarında meydana gelmiş olan hasarların iş ve can güvenliği açısından endişe verecek boyuta ulaştığını belirterek İnşaat Mühendisi görüşüne başvurduğu, İnşaat Mühendisi ... tarafından 02/08/2017 tarihinde yapılan incelemede, "binanın dilatasyondan öbür tarafta kalan, arka bölümünün bodrum kat kolonlarının hemen hepsinde, kolonların zemin döşemesi ile birleştiği alt kısımlarındaki betonlarda kırıklar, çatlaklar, patlaklar ve dökülmelerin mevcut ve betonun evsafının oldukça düşük olduğu, demir donatının ortaya çıktığı, zaten yetersiz görünen demir donatının zaman içinde masif bir korozyona uğrayarak donatı kesitinin daha da azaldığı, betonun patlamasıyla çıkan etriyelerde sıkıştırma yapılmadığı aksine etriyelerin oldukça açık olmasından dolayı iki etriye arasında kolon ana donatıların burkulduğu, binanın aşırı yüklenmiş durumda olduğu, mevcut şartlar altında bu binada üretim yapmaya devam etmenin iş güvenliği ve işçi sağlığı, can ve mal güvenliği açısından oldukça riskli ve tehlikeli olduğu görüşünde olduğunu" belirtir bir dilekçe ile 03/08/2017 tarihinde davalı idareye başvurduğu, 04/08/2017 tarihinde davalı idare tarafından davacı şirkete, taşınmazın nüfus ve eşyadan tahliye edilmesi ve taşınmazın riskli yapı tespitinin yapılması istemli yazı gönderildiği ve yapının mühürlendiği, 08/08/2017 tarihinde mührün bozulduğu, sonrasında fabrikanın 2 kapısından tekrar mühürlendiği, davacı tarafından riskli yapı tespitinin yapılabilmesi için 24/08/2017 tarihinde davalı idareye başvuruda bulunularak 90 gün süre istenildiği bunun üzerine dava konusu 11/09/2017 tarihli işlemin tesis edilerek 6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği gereğince verilen süre içinde tespitin yaptırılmasının istenildiği görülmüş olup, 6306 sayılı Yasa ve uygulama yönetmeliği hükümlerince davalı belediyeye tanınan yetki çerçevesinde usuli işlemler takip edilmek suretiyle tesis edilen işlemde hukuka aykırılık" bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve anılan kararın kanun yolu aşamalarından geçerek kesinleştiği tetkik edilmiş olduğundan temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 16/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?