‹ Ana sayfa
Danıştay 4. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 4. Daire E.2023/6139 K.2024/2996

Esas No: 2023/6139 · Karar No: 2024/2996 · Karar Tarihi: 13.05.2024
Özet: Uyuşmazlık, Manisa’da hazineye ait 34.820 m²’lik taşınmazın 100 m²’lik bölümünün kantin ve büfe olarak işgal edilmesi nedeniyle 24.05.2013‑20.02.2014 döneminde tahakkuk ettirilmekte olan 52.793,29 TL ecrimisil ücretiyle ilgili olarak davalısının ecrimisil ihbarname iptali talebiyle ilgiliydi. Danıştay 4. Daire Başkanlığı, ilk derece mahkemesinin kararına sayılı olarak, ecrimisil ihbarnamesinin iptalini onaylayarak davacı şirketin talebini kabul etti.
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/6139
Karar No: 2024/2996

TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Kurumu

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI): ... İnşaat Sanayi ve Gayrimenkul Turizm İnşaat Malzemeleri Gıda Ticaret Oto Alım Satımı Hurda Aracılık Danışmanlık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi

İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Manisa ili, Merkez, ... Mahallesi, ... pafta, ... parselde kayıtlı olup mülkiyeti hazineye ait 34.820m² yüzölçümlü taşınmazın 100m² sinin kantin ve büfe yeri olarak kullanılmak suretiyle işgal edildiğinden bahisle davacıya, 24/05/2013-20/02/2014 tarihleri arasındaki dönem için 52.793,29 TL ecrimisil tahakkuk ettirilmesine ilişkin 20/10/2014 tarihli ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; davacı şirket adına ilk kira sözleşmesinin sona erdiği tarihten yeni kira sözleşmesi imzalayıncaya kadar geçen dönem için ecrimisil bedeli tahakkuk ettirilmesi gerekmekle birlikte, ecrimisil bedeline ilişkin işlemlerin illerde Milli Emlak Müdürlüğü tarafından yapılması gerektiği anlaşıldığından, Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Başhekimliğince tesis edilen işlemde yetki yönünden hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı, her ne kadar; davalı idarece, Sağlık Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı arasında yapılan protokol uyarınca Hazinenin mülkiyetinde olup Sağlık Bakanlığına tahsis edilen taşınmazlar ile Sağlık Bakanlığı tarafından kiraya verilmiş taşınmazların Sağlık Bakanlığı'na devredildiği ve kiralama işlemlerinin Sağlık Bakanlığı tarafından yapılmasının kararlaştırıldığı, bu protokol uyarınca da söz konusu kantin işletmeciliğine ilişkin sözleşmenin idarelerine devredildiği, artık sözleşmenin tarafının kendileri olduğu, bu kapsamda da her türlü kira, ecrimisil gibi ödemelerin tahakkukunun idarelerince yapılması gerektiği iddia edilmekte ise de; ecrimisil bedelinin tespiti ve tahakkukuna ilişkin işlemlerin gerek 2886 sayılı Devlet İhale Kanununda gerekse de bu Kanunun uygulanması mahiyetinde çıkarılan Yönetmelik uyarınca Maliye Bakanlığı ve Milli Emlak Müdürlüğü'nün sorumluluğu altında olduğu ve ecrimisil bedelinin olayda Milli Emlak Müdürlüğü tarafından tahakkuk ettirilmesi gerektiği, dolayısıyla Kanun ve Yönetmelik ile bir idareye verilen görevin protokol hükümleri ile devredilemeyeceği anlaşıldığından bu iddiaya itibar edilmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı tarafından, Sağlık Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı arasında yapılan protokol uyarınca Hazinenin mülkiyetinde olup Sağlık Bakanlığına tahsis edilen taşınmazlar ile Sağlık Bakanlığı tarafından kiraya verilmiş taşınmazların Sağlık Bakanlığı'na devredildiği ve kiralama işlemlerinin Sağlık Bakanlığı tarafından yapılmasının kararlaştırıldığı, düzenlenen işlemin usul ve hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/05/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?