Danıştay4. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 4. Daire E.2023/14067 K.2024/6797
Özet: 1. Uyuşmazlık, Adıyaman Çamgazi Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında parsel iptaline (toplulaştırma işleminin bozulması) dair davacı ile Genel Müdürlüğü arasında yapılmıştır. 2. Danıştay, İdare Mahkemesi kararının onaylanarak toplulaştırma işleminin yasal ve uygun olduğunu kısıtlamadan söz etti, temyiz istemini reddetti ve ilgili giderleri davacıya bırakmaya karar verdi.
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/14067
Karar No: 2024/6797
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Adıyaman ili, Merkez ilçesi, ... Köyü, eski ..., ..., ... ve ... parsel (toplulaştırma sonrası ... ada, ... parsel) sayılı taşınmazların bulunduğu alanda, "Adıyaman Çamgazi Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi" kapsamında yapılan arazi toplulaştırması işleminin anılan taşınmazlar yönünden iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, toplulaştırma işlemi sonucunda verilen taşınmaz ile önceki taşınmazların bulundukları konum ve verimlilik esaslarına göre eşdeğer oldukları, toplulaştırma işleminden önceki taşınmazların bulunduğu yerden veya yakınından yer verilmesinin mümkün olduğu ve büyük ölçüde bu esasa göre uygun işlem tesis edildiği, yapılan kesintide katılım payı oranlarına uyulduğu, dava konusu parsellerde yapılan toplulaştırma işleminin mevzuata ve ilgili yönetmeliğin amacına uygun olarak yapıldığı, her ne kadar eski ... sayılı parselin içinde bulunan ve davacı tarafından büyük masraflar yapılarak açılan sabit eser niteliğindeki artezyen kuyusunun dikkate alınmaksızın toplulaştırma işleminin yapıldığı ileri sürülmüş ise de, yapılan keşif esnasında düzenlenen keşif tutanağında da görüleceği üzere davacı tarafından, toplulaştırma öncesinde parselinde bulunan sondaj kuyusunun komşu parsel sahibi tarafından yaptırıldığı ve komşusu tarafından kullanıldığının belirtildiğinden söz konusu iddianın yerinde görülmediği, davacının taşınmazları yönünden hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Mahkeme kararında, taşınmazında yer alan artezyen kuyusunun kendisine ait olmadığını belirtmediği, sadece kuyuyu komşu arazi sahibi ile beraber kullanıldığını beyan ettiği, söz konusu artezyen kuyusunun kendisine ait olduğu ve uygulama öncesinde taşınmazında yer alırken, uygulama ile komşu taşınmaza dahil edilerek kuyudan yararlanmasınının adeta imkansız hale getirildiği, bu durumun toplulaştırmanın mantığına ve maksadına aykırı olduğu, Mahkemece yapılan değerlendirmenin hukuka aykırı olduğu, 1942 doğumlu ve sağlık sorunları bulunduğundan, keşif esnasında Mahkeme heyeti tarafından yanlış anlaşıldığını düşündüğü, kaldı ki, yapılan toplulaştırma işleminde kendisine ait düz ve verimli arazilerin komşu taşınmaz sahibine verildiği, komşusunun verimsiz, taşlık ve engebeli yerlerinin ise kendsisine verildiği, eşitlik ilkesinin açık bir şekilde ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Davacı, taşınmazında yer alan ve kendisine ait olan artezyen kuyusunun toplulaştırma sonucunda komşusuna ait taşınmaza dahil edilerek kuyudan yararlanmasınının imkansız hale getirildiği ve kendisine ait düz ve verimli arazilerin komşu taşınmaz sahibine verildiği, komşusunun verimsiz, taşlık ve engebeli yerlerinin ise adına tescil edilen taşınmaza dahil edildiği iddialarıyla bakılan davayı açmıştır.
Mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen ve İdare Mahkemesince esas alınan raporda, toplulaştırma işlemi sonucunda verilen taşınmaz ile önceki taşınmazların bulundukları konum ve verimlilik esaslarına göre eşdeğer oldukları, ancak davacının (toplulaştırma öncesi) ... sayılı parselinin güneydoğu ucunda artezyen kuyusu olduğu, artezyen kuyusunun toplulaştırma öncesinde anılan parselin sınırları içerisinde yer almakta iken, toplulaştırma sonrasında davacıya tahsis edilen ... ada, ... sayılı parselin sınırları içerisinde kalmadığı, dolayısıyla dağıtımda dikkate alınmadığı, toplulaştırma mevzuatı gereği sabit tesisler dikkate alınarak dağıtımın yapılması gerektiği ifade edilmiştir.
Bu durumda, davacının taşınmazında yer alan ve sabit tesis niteliğinde bulunan artezyen kuyusunun, teknik veya hukuki bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, komşu parsel içerisinde yer alacak şekilde işlem tesis edilmesinin arazi toplulaştırmasının mevzuatına ve ilkelerine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenle, temyiz istemi kabul edilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 28/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2023/14067
Karar No: 2024/6797
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Adıyaman ili, Merkez ilçesi, ... Köyü, eski ..., ..., ... ve ... parsel (toplulaştırma sonrası ... ada, ... parsel) sayılı taşınmazların bulunduğu alanda, "Adıyaman Çamgazi Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi" kapsamında yapılan arazi toplulaştırması işleminin anılan taşınmazlar yönünden iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, toplulaştırma işlemi sonucunda verilen taşınmaz ile önceki taşınmazların bulundukları konum ve verimlilik esaslarına göre eşdeğer oldukları, toplulaştırma işleminden önceki taşınmazların bulunduğu yerden veya yakınından yer verilmesinin mümkün olduğu ve büyük ölçüde bu esasa göre uygun işlem tesis edildiği, yapılan kesintide katılım payı oranlarına uyulduğu, dava konusu parsellerde yapılan toplulaştırma işleminin mevzuata ve ilgili yönetmeliğin amacına uygun olarak yapıldığı, her ne kadar eski ... sayılı parselin içinde bulunan ve davacı tarafından büyük masraflar yapılarak açılan sabit eser niteliğindeki artezyen kuyusunun dikkate alınmaksızın toplulaştırma işleminin yapıldığı ileri sürülmüş ise de, yapılan keşif esnasında düzenlenen keşif tutanağında da görüleceği üzere davacı tarafından, toplulaştırma öncesinde parselinde bulunan sondaj kuyusunun komşu parsel sahibi tarafından yaptırıldığı ve komşusu tarafından kullanıldığının belirtildiğinden söz konusu iddianın yerinde görülmediği, davacının taşınmazları yönünden hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Mahkeme kararında, taşınmazında yer alan artezyen kuyusunun kendisine ait olmadığını belirtmediği, sadece kuyuyu komşu arazi sahibi ile beraber kullanıldığını beyan ettiği, söz konusu artezyen kuyusunun kendisine ait olduğu ve uygulama öncesinde taşınmazında yer alırken, uygulama ile komşu taşınmaza dahil edilerek kuyudan yararlanmasınının adeta imkansız hale getirildiği, bu durumun toplulaştırmanın mantığına ve maksadına aykırı olduğu, Mahkemece yapılan değerlendirmenin hukuka aykırı olduğu, 1942 doğumlu ve sağlık sorunları bulunduğundan, keşif esnasında Mahkeme heyeti tarafından yanlış anlaşıldığını düşündüğü, kaldı ki, yapılan toplulaştırma işleminde kendisine ait düz ve verimli arazilerin komşu taşınmaz sahibine verildiği, komşusunun verimsiz, taşlık ve engebeli yerlerinin ise kendsisine verildiği, eşitlik ilkesinin açık bir şekilde ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Davacı, taşınmazında yer alan ve kendisine ait olan artezyen kuyusunun toplulaştırma sonucunda komşusuna ait taşınmaza dahil edilerek kuyudan yararlanmasınının imkansız hale getirildiği ve kendisine ait düz ve verimli arazilerin komşu taşınmaz sahibine verildiği, komşusunun verimsiz, taşlık ve engebeli yerlerinin ise adına tescil edilen taşınmaza dahil edildiği iddialarıyla bakılan davayı açmıştır.
Mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen ve İdare Mahkemesince esas alınan raporda, toplulaştırma işlemi sonucunda verilen taşınmaz ile önceki taşınmazların bulundukları konum ve verimlilik esaslarına göre eşdeğer oldukları, ancak davacının (toplulaştırma öncesi) ... sayılı parselinin güneydoğu ucunda artezyen kuyusu olduğu, artezyen kuyusunun toplulaştırma öncesinde anılan parselin sınırları içerisinde yer almakta iken, toplulaştırma sonrasında davacıya tahsis edilen ... ada, ... sayılı parselin sınırları içerisinde kalmadığı, dolayısıyla dağıtımda dikkate alınmadığı, toplulaştırma mevzuatı gereği sabit tesisler dikkate alınarak dağıtımın yapılması gerektiği ifade edilmiştir.
Bu durumda, davacının taşınmazında yer alan ve sabit tesis niteliğinde bulunan artezyen kuyusunun, teknik veya hukuki bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, komşu parsel içerisinde yer alacak şekilde işlem tesis edilmesinin arazi toplulaştırmasının mevzuatına ve ilkelerine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenle, temyiz istemi kabul edilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 28/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.