Danıştay4. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 4. Daire E.2023/10711 K.2024/6815
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/10711
Karar No: 2024/6815
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 06/02/2014 tarih ve 28905 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 2014/5791 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile uygulama alanı ilan edilen Tokat İli, Artova İlçesi, ... Köyü'nde Tokat İli Erbaa İlçesi, ... Mahallesi'nde, Tokat Merkez Köyleri Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında yapılan toplulaştırma işleminin ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunda belirtilen teknik açıklamalar da göz önüne alındığında, davacının eski ... ve ... sayılı parselinin bulunduğu yere çok yakın bir yerden toplulaştırma yapıldığı, davacıya yeni verilen yerin eski parsellerine komşu olduğu ya da bir kısmını kapsadığı, fiziki ötelemenin parselden çok uzak bir yere yapılmadığı, uygulama alanındaki kamu ortak kullanım kesintisinin yasal sınır olan %10'un altında kaldığı, davacıya ait eski yerler ile yeni verilen yerin arazi derecelendirme puanları ile bu parsellerin birbirleriyle olan denklik dönüşüm katsayılarının ilgili mevzuata uygun olarak belirlendiği ve davacıya hak ettiğinden daha az yer verilmediğin görüldüğü, bir diğer yandan, dava dilekçesinde davacı tarafından toplulaştırma sonrasında kendisine tahsis edilen taşınmazın yüzölçümü olarak küçük olduğu, verimsiz, taşlı bölgeye kaydırıldığı, bu alanda tarım yapmasının mümkün olmadığı belirtilmekte ise de; uygulama alanındaki kamu ortak kullanım kesinti sınırı aşılmaksızın davacının eski ... ve ... sayılı parselinin bulunduğu yere çok yakın bir yerden toplulaştırma yapıldığı, davacıya ait eski parseller ile yeni verilen yerin arazi derecelendirme puanları ile bu parsellerin birbirleriyle olan denklik dönüşüm katsayılarının ilgili mevzuata uygun olarak belirlendiği ve davacıya hak ettiğinden daha az yer verilmediği, toplulaştırma projesinde tarla içi geliştirme hizmetlerinin devam ettiğinden parsele denk gelen taşlık yerin kazınarak temizlenmesi bölgede arazi tesviyesi ile toprak çekilmesi suretiyle iyileştirilmesinin mümkün olduğu, mümkün olduğunca akrabalık ilişkilerini de dikkate alarak yapılan toplulaştırma işleminde kamu yararı olduğu, genel olarak bakıldığında toplulaştırmanın davacı taşınmazlarının lehine yapıldığının görüldüğü, dolayısıyla yapılan toplulaştırma işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: ... ve ... parsel sayılı bitişik iki tarlasının ortasından yol geçirildiği, yüzölçümünün küçültülerek parsellerin verimsiz, taşlık bölgeye kaydırıldığı, verimsiz bu toprakta tarım yapılmasının mümkün olmadığı, keşif sırasında taşlı yerin kazınarak toprak çekilmesi suretiyle iyileştirilebileceği bilgisinin verildiği, ancak davalı idareden keşfe katılan herhangi birinin bulunmadığı, taşlı bölgenin düzleştirilmesinin büyük bir maliyet gerektirdiği, davalı idarenin bu zamana kadar söz konusu alanda iyileştirme yapmak adına hiçbir girişimde bulunmadığı, muhtemel bir iyileştirme durumunda da tarladan eski verimin alınamayacağı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 28/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2023/10711
Karar No: 2024/6815
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 06/02/2014 tarih ve 28905 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 2014/5791 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile uygulama alanı ilan edilen Tokat İli, Artova İlçesi, ... Köyü'nde Tokat İli Erbaa İlçesi, ... Mahallesi'nde, Tokat Merkez Köyleri Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında yapılan toplulaştırma işleminin ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunda belirtilen teknik açıklamalar da göz önüne alındığında, davacının eski ... ve ... sayılı parselinin bulunduğu yere çok yakın bir yerden toplulaştırma yapıldığı, davacıya yeni verilen yerin eski parsellerine komşu olduğu ya da bir kısmını kapsadığı, fiziki ötelemenin parselden çok uzak bir yere yapılmadığı, uygulama alanındaki kamu ortak kullanım kesintisinin yasal sınır olan %10'un altında kaldığı, davacıya ait eski yerler ile yeni verilen yerin arazi derecelendirme puanları ile bu parsellerin birbirleriyle olan denklik dönüşüm katsayılarının ilgili mevzuata uygun olarak belirlendiği ve davacıya hak ettiğinden daha az yer verilmediğin görüldüğü, bir diğer yandan, dava dilekçesinde davacı tarafından toplulaştırma sonrasında kendisine tahsis edilen taşınmazın yüzölçümü olarak küçük olduğu, verimsiz, taşlı bölgeye kaydırıldığı, bu alanda tarım yapmasının mümkün olmadığı belirtilmekte ise de; uygulama alanındaki kamu ortak kullanım kesinti sınırı aşılmaksızın davacının eski ... ve ... sayılı parselinin bulunduğu yere çok yakın bir yerden toplulaştırma yapıldığı, davacıya ait eski parseller ile yeni verilen yerin arazi derecelendirme puanları ile bu parsellerin birbirleriyle olan denklik dönüşüm katsayılarının ilgili mevzuata uygun olarak belirlendiği ve davacıya hak ettiğinden daha az yer verilmediği, toplulaştırma projesinde tarla içi geliştirme hizmetlerinin devam ettiğinden parsele denk gelen taşlık yerin kazınarak temizlenmesi bölgede arazi tesviyesi ile toprak çekilmesi suretiyle iyileştirilmesinin mümkün olduğu, mümkün olduğunca akrabalık ilişkilerini de dikkate alarak yapılan toplulaştırma işleminde kamu yararı olduğu, genel olarak bakıldığında toplulaştırmanın davacı taşınmazlarının lehine yapıldığının görüldüğü, dolayısıyla yapılan toplulaştırma işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: ... ve ... parsel sayılı bitişik iki tarlasının ortasından yol geçirildiği, yüzölçümünün küçültülerek parsellerin verimsiz, taşlık bölgeye kaydırıldığı, verimsiz bu toprakta tarım yapılmasının mümkün olmadığı, keşif sırasında taşlı yerin kazınarak toprak çekilmesi suretiyle iyileştirilebileceği bilgisinin verildiği, ancak davalı idareden keşfe katılan herhangi birinin bulunmadığı, taşlı bölgenin düzleştirilmesinin büyük bir maliyet gerektirdiği, davalı idarenin bu zamana kadar söz konusu alanda iyileştirme yapmak adına hiçbir girişimde bulunmadığı, muhtemel bir iyileştirme durumunda da tarladan eski verimin alınamayacağı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 28/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.