Danıştay4. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 4. Daire E.2023/10475 K.2024/5402
Özet: Uyuşmazlık, ithal cep telefonlarına ilişkin bandrol ücretlerinin fazla alınması nedeniyle davacının bu ücretlerin iadesini talep ettiği iddialarını içerir. 4. Daire, temyiz isteğini reddederek, Bölge İdare Mahkemesi’nin kararını onaylayarak fazla tahsil edilen bandrol ücretlerinin iadesini ve faizli geri ödenmesini tasdik etmiştir.
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/10475
Karar No: 2024/5402
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... İnşaat Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Muhtelif ithalat beyannameleri içeriği cep telefonlarına ait 403.430,00-TL bandrol ücretinin fazladan alındığından bahisle iadesi talebiyle davalı idareye 02/04/2020 tarihinde yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile fazla ödenen bandrol ücretlerinin yasal faiziyle birlikte iade edilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; olayda ithal edilen cep telefonlarına ilişkin kıymet takdir edilirken; satış bedeli yönteminin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının açıkça ortaya konulmaması, gümrük idaresinin söz konusu beyannamelere konu satış bedellerinin, yani fatura kıymetlerinin doğruluğunun tespiti amacıyla her türlü bilgi ve belgeyi inceleme hak ve yetkisine sahip olmasına rağmen bu yönde gerek ihraç ülkesinin yetkili makamları nezdinde gerekse eşyayı ihraç eden firma nezdinde herhangi bir tespit yapılmaması ve aynı eşyanın satış bedeli yöntemine göre kıymet tespiti yapılırken ithalata konu eşya ile emsal alınan aynı eşyanın her konuda aynı olup olmadığı noktasında yeterli inceleme ve araştırmanın yapılmaması, bu kapsamda her iki eşyanın fiyatına etki eden unsurlar yönünden değerlendirme yapılmaması karşısında, mevzuatta belirtilen yöntemler yerine distribütör firmaların belirlediği fiyatlar baz alınarak bandrol ücretlerinin belirlenmesi ve fazladan tahsil edilmesine ilişkin işlemde ve davacı tarafından fazladan alınan TRT bandrol ücretinin geri verilmesi talebiyle davalı idareye yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; dava konusu işlem hukuka aykırı bulunduğundan davacı tarafından fazladan ödenen bandrol ücretinin davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece hesaplanarak davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline, davacının fazladan ödediği bandrol ücretinin iade edilmesine yönelik isteminin kabulüne, söz konusu bedelin davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Gümrük idaresinin dava konusu ürünlerin satış bedeline ilişkin araştırma yetkisi bulunmakla birlikte her ithalatta yurt dışından bu bilgilerin teyit edilmesinin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 07/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2023/10475
Karar No: 2024/5402
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... İnşaat Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Muhtelif ithalat beyannameleri içeriği cep telefonlarına ait 403.430,00-TL bandrol ücretinin fazladan alındığından bahisle iadesi talebiyle davalı idareye 02/04/2020 tarihinde yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile fazla ödenen bandrol ücretlerinin yasal faiziyle birlikte iade edilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; olayda ithal edilen cep telefonlarına ilişkin kıymet takdir edilirken; satış bedeli yönteminin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının açıkça ortaya konulmaması, gümrük idaresinin söz konusu beyannamelere konu satış bedellerinin, yani fatura kıymetlerinin doğruluğunun tespiti amacıyla her türlü bilgi ve belgeyi inceleme hak ve yetkisine sahip olmasına rağmen bu yönde gerek ihraç ülkesinin yetkili makamları nezdinde gerekse eşyayı ihraç eden firma nezdinde herhangi bir tespit yapılmaması ve aynı eşyanın satış bedeli yöntemine göre kıymet tespiti yapılırken ithalata konu eşya ile emsal alınan aynı eşyanın her konuda aynı olup olmadığı noktasında yeterli inceleme ve araştırmanın yapılmaması, bu kapsamda her iki eşyanın fiyatına etki eden unsurlar yönünden değerlendirme yapılmaması karşısında, mevzuatta belirtilen yöntemler yerine distribütör firmaların belirlediği fiyatlar baz alınarak bandrol ücretlerinin belirlenmesi ve fazladan tahsil edilmesine ilişkin işlemde ve davacı tarafından fazladan alınan TRT bandrol ücretinin geri verilmesi talebiyle davalı idareye yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; dava konusu işlem hukuka aykırı bulunduğundan davacı tarafından fazladan ödenen bandrol ücretinin davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece hesaplanarak davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline, davacının fazladan ödediği bandrol ücretinin iade edilmesine yönelik isteminin kabulüne, söz konusu bedelin davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Gümrük idaresinin dava konusu ürünlerin satış bedeline ilişkin araştırma yetkisi bulunmakla birlikte her ithalatta yurt dışından bu bilgilerin teyit edilmesinin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 07/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.