Danıştay 4. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 4. Daire E.2023/10379 K.2024/5895
Özet: Uyuşmazlık, Merzifon ilçesinde 28.08.2015 tarihli ve 2015/8077 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yapılan toplulaştırma işleminin iptali yönündeki davacıların itirazına ilişkin; Mahkeme, toplulaştırmanın hukuka uygun olduğunu, parsellerin eş değer yerlerde ve aynı değerde araziler verilerek işlem yerine getirildiğini tespit ederek, Temyiz isteğini reddetti ve Bölge İdare Mahkemesi kararını onayladı.
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/10379
Karar No: 2024/5895
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): 1- ... 2- ... 3- ... 4- ...
VEKİLLERİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 28/08/2015 tarih ve 29459 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 2015/8077 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile uygulama alanı ilan edilen Amasya ili, Merzifon ilçesi, ... Köyü'nde yapılan toplulaştırma işleminin ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmı ile bu işleme yapılan itirazın reddedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Devlet Su İşleri ... Bölge Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; davacıların doğrudan toplulaştırma işleminin iptalini istedikleri görülmüş ise de, iptal nedenlerinin parsellerinin bölünmesi, eş değer yerde ve değerde taşınmaz verilmemesine dayandığı, bu nedenle işlem bu yönüyle hukuki incelemeye alınarak yapılan değerlendirmede; ... Köyü uygulama sınırının ve toprak derecelendirme sınırının doğru olarak belirlendiği, uygulama işlemi ile davacılara verilen arazilerin toprak yapısı, verimliliği ve sulama imkanları bakımından önceki arazilere denk araziler olduğu, davacıların, dava konusu 3 parselde de hisseli malik oldukları uygulama sonrasında da her bir malike bir kısmı müstakil olmak üzere daha az sayıda parselde hisseli olarak yer tahsis edildiğinden, eş değer yerlerde ve kullanıma daha elverişli arazilerin verildiği, bu nedenlerle, davacılar taşınmazları yönünden yapılan toplulaştırma işleminin hukuki düzenlemelere uygun olduğu sonucuna varıldığı, bu durumda, davacıların taşınmazları yönünden yapılan toplulaştırma işleminin, toplulaştırma ilke ve esaslarına uygun olduğu anlaşıldığından, toplulaştırma işlemi ve bu işleme yapılan itirazın reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; arazi toplulaştırmasının amacına aykırı olarak davacıların parsellerinin bölünmesi, mümkün olması halinde en büyük parsel olan ... parselin bulunduğu alanda davacıların tüm parsellerinin toplanması ve tek bir alandan atama yapılması gerekirken, köy yerleşik alanı içinde kalan ve tamamı davacılara ait hisseli ... parselin parçalanarak yarısının iki davacıya tahsis edilmesi, kalan yarısının üçüncü kişilere verilmesi ve diğer iki davacıya bu alanda tahsis yapılmaması, yine arazi toplulaştırmasının amacına aykırı olarak ve tarafların bu yolda bir talebi bulunmamasına rağmen hisse çözümü yapılması nedeniyle dava konusu arazi toplulaştırması işlemi ile bu işleme davacılar tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacıların çiftçi tercih formunda belirttikleri tercihlerine uygun olarak arazi toplulaştırmasının yapıldığı ve hisseleri ayrılarak düzenleme yapıldığı, dava konusu işlemin iptali ile toplulaştırma işleminin yapıldığı yöredeki pek çok vatandaşın mağduriyete uğrayacağı, dava konusu toplulaştırma işleminin iptalini gerektirecek herhangi tutarlı bir gerekçe ya da hukuki dayanağın bulunmadığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 23/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2023/10379
Karar No: 2024/5895
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): 1- ... 2- ... 3- ... 4- ...
VEKİLLERİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 28/08/2015 tarih ve 29459 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 2015/8077 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile uygulama alanı ilan edilen Amasya ili, Merzifon ilçesi, ... Köyü'nde yapılan toplulaştırma işleminin ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmı ile bu işleme yapılan itirazın reddedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Devlet Su İşleri ... Bölge Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; davacıların doğrudan toplulaştırma işleminin iptalini istedikleri görülmüş ise de, iptal nedenlerinin parsellerinin bölünmesi, eş değer yerde ve değerde taşınmaz verilmemesine dayandığı, bu nedenle işlem bu yönüyle hukuki incelemeye alınarak yapılan değerlendirmede; ... Köyü uygulama sınırının ve toprak derecelendirme sınırının doğru olarak belirlendiği, uygulama işlemi ile davacılara verilen arazilerin toprak yapısı, verimliliği ve sulama imkanları bakımından önceki arazilere denk araziler olduğu, davacıların, dava konusu 3 parselde de hisseli malik oldukları uygulama sonrasında da her bir malike bir kısmı müstakil olmak üzere daha az sayıda parselde hisseli olarak yer tahsis edildiğinden, eş değer yerlerde ve kullanıma daha elverişli arazilerin verildiği, bu nedenlerle, davacılar taşınmazları yönünden yapılan toplulaştırma işleminin hukuki düzenlemelere uygun olduğu sonucuna varıldığı, bu durumda, davacıların taşınmazları yönünden yapılan toplulaştırma işleminin, toplulaştırma ilke ve esaslarına uygun olduğu anlaşıldığından, toplulaştırma işlemi ve bu işleme yapılan itirazın reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; arazi toplulaştırmasının amacına aykırı olarak davacıların parsellerinin bölünmesi, mümkün olması halinde en büyük parsel olan ... parselin bulunduğu alanda davacıların tüm parsellerinin toplanması ve tek bir alandan atama yapılması gerekirken, köy yerleşik alanı içinde kalan ve tamamı davacılara ait hisseli ... parselin parçalanarak yarısının iki davacıya tahsis edilmesi, kalan yarısının üçüncü kişilere verilmesi ve diğer iki davacıya bu alanda tahsis yapılmaması, yine arazi toplulaştırmasının amacına aykırı olarak ve tarafların bu yolda bir talebi bulunmamasına rağmen hisse çözümü yapılması nedeniyle dava konusu arazi toplulaştırması işlemi ile bu işleme davacılar tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacıların çiftçi tercih formunda belirttikleri tercihlerine uygun olarak arazi toplulaştırmasının yapıldığı ve hisseleri ayrılarak düzenleme yapıldığı, dava konusu işlemin iptali ile toplulaştırma işleminin yapıldığı yöredeki pek çok vatandaşın mağduriyete uğrayacağı, dava konusu toplulaştırma işleminin iptalini gerektirecek herhangi tutarlı bir gerekçe ya da hukuki dayanağın bulunmadığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 23/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.