‹ Ana sayfa
Danıştay 4. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 4. Daire E.2023/10365 K.2024/6814

Esas No: 2023/10365 · Karar No: 2024/6814 · Karar Tarihi: 28.11.2024
Özet: 1. Uyuşmazlık, Amasya ili Merzifon ilçesi Köyü’ndeki toplulaştırma işlemi sırasında davacının belirttiği parselden tahsisten ve taşınmazın iptali talebinden oluşmaktadır. 2. Danıştay, Bölge İdare Mahkemesi kararını onaylayarak temyiz dilekçesini reddetti, kararını onaylamayı ve temyiz giderlerini davalıya yüklüyor.
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/10365
Karar No: 2024/6814

TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...

KARŞI TARAF (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 28/08/2015 tarih ve 29459 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 2015/8077 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile uygulama alanı ilan edilen Amasya ili, Merzifon ilçesi, ... Köyü'nde yapılan toplulaştırma işleminin ... ve ... parselden tahsis edilen ... ada, ... parsel ile ... parselden tahsis edilen ... ada, ... parsel (dava dilekçesinde ... parsel olarak yazılmış) sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı parsellerinin genel olarak yine bulunduğu yerlerden, küçük sınır değişiklikleri yapılmak suretiyle tahsis edildiği, davacı parsellerinin belirli bir bölgede toplanmasının mümkün olup olmadığına ilişkin aksine yönelik teknik zorunluluğun açıklanmadığı, çiftçi tercih formunda yer alan davacıya ait ve yine ... Köyü'nde bulunan, ... sayılı kadastral parsellerin toplulaştırma alanına dahil edilmemesine neden olan teknik zorunluluğun ve gerekçenin, Mahkemelerinin 25/06/2020 tarihli ara kararıyla sorulmasına rağmen açıklanmadığı, toplulaştırma işleminin amacının birden fazla parselin bir araya getirilmesi olmasına karşın dava konusu işlemde uygulamaya 9 adet parselin girdiği ve 7 adet parselin tahsis edildiği görülmekle, bilirkişi raporlarındaki değerlendirmeler hükme esas alınabilecek nitelikte görülmediği, bu durumda, Arazi Toplulaştırma ve TİGH projelerinin amacının; çeşitli nedenlerle, ekonomik üretime imkan vermeyecek biçimde veya toprak muhafaza ve zirai sulama tedbirlerinin alınmasını güçleştirecek derecede; parçalanmış, dağılmış, şekilleri bozulmuş, dağınık küçük arazi parçalarının ve hisselerinin bir araya getirilerek, muntazam şekiller halinde birleştirilmesi, bütünleştirilmesi ve işletmelerin yeniden düzenlenmesi olduğu, toplulaştırma işlemi ile maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye, ayrıca maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması gerekmekte olup, bakılan uyuşmazlıkta bu hususlara uyulmadığı, mevcut arazilerin toplulaştırılması yerine, geometrik şekilleri düzeltilerek aynı yerden ve yaklaşık olarak aynı sayıda parsel verilmesi suretiyle toplulaştırma mantığından ve Kanunun öngördüğü amaçtan uzaklaşıldığı, aynı köyde olup davacıya ait başkaca taşınmazlarla ilgili tercih alındığı halde, uygulama sınırının teknik gerekçesi açıklanmadan dar tutulduğu, davacı parsellerinin tercihi de dikkate alınarak talep ettiği yerde veya eşdeğer bir alanda birleştirme yapılmak suretiyle tahsis yapılmasının toplulaştırma amaç ve ilkelerine daha uygun olacağı göz önüne alındığında, dava konusu toplulaştırma işleminde, toplulaştırma temel ilkeleri ile hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; ... İdare Mahkemesince; davacı tarafından kendisine yedi farklı yerden tahsis yapılmasının dava konusu edilmediği, tahsis edilen bu yedi parselden beş tanesinin şeklinin düzgün olmasına rağmen iki adet parselin şeklinin düzgün olmadığı gerekçesiyle ve ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlarla sınırlı olarak bakılan davanın açıldığı, idare mahkemesince de bu husus davanın konusu ve olayın incelenmesi kısımlarında açıkça belirtilmesine rağmen bu iki parselden yapılan tahsis dışında sebeplerle dava konusu işlemin hukuka aykırı bulunduğu anlaşılmakta olup, idari yargıda istemle bağlı olma kuralının bulunması nedeniyle davacı isteminin mahkemece genişletilmesi ve toplulaştırmanın davacının uygulama kapsamında olan ve olmayan tüm parselleri yönünden incelenerek, dava konusu edilmeyen bu parsellerdeki hukuka aykırılık sebepleri nedeniyle dava konusu edilen parseller yönünden iptal hükmü kurulmasına olanak bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, idare mahkemesi kararının yerinde görülmediği; dava konusu arazi toplulaştırması işlemi sırasında, aşırı sulama ve yağış sularının tahliyesi için drenaj kanallarının yapımının planlandığı, toplulaştırma nedeniyle yasal sınır içinde % 3.35 oranında katılım payı kesildiği, arazi derecelendirme çalışmaları yapıldığı ve bu çalışmalar sonucunda arazilere indeks değeri verildiği, davacıya ait olan ve dava konusu edilen ..., ... ve ... sayılı kadastral parsellere, büyük oranda bulunduğu yerde oluşturulan ... ada, ... ve ... nolu parsellerden tahsis yapıldığı, davaya konu taşınmazların uygulama öncesi ve sonrası benzer toprak yapısında, ince tekstürlü ve gevşek yapıda, açık kahve renkte, 25-50 cm lik toprak işleme derinliğine sahip, drenaj problemi olmayan tarım alanında bulunması dolayısı ile verimlilik, toprak özellikleri, yerleşim yeri ve sulama alanına uzaklıkları hususlarında denk oldukları, davacıya proje sonrasında eşdeğer yerden uygun şekilde tahsis yapıldığı, yapılan arazi toplulaştırma uygulamasının toplulaştırma kriterlerine aykırılık arz etmediği, fiili kullanıma uygun olarak tahsisin gerçekleştirildiği ve yeni oluşturulan taşınmazlar düzgün dikdörtgen şeklinde ve yönetmelik ile belirlenen ölçülere tam olarak uygun olmamakla birlikte, oluşturulan yeni arazi şekillerinin tarım yapmaya engel niteliği bulunmadığı ve söz konusu şekillerin mevcut yollardan ve davacı parsellerin yolların kesişim noktasına yakınlığından kaynaklandığı hususları göz önüne alındığında dava konusu arazi toplulaştırması işleminde hukuka aykırılık, işlemin iptali yolundaki idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir. Belirtilen gerekçelerle davalı idare istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Toplulaştırma yapıldıktan sonra arazilerin kullanımının güçleştiği, sulama gibi tarımsal faaliyetlerin zorlaştığı ve daha masraflı hale geldiği, arazi toplulaştırmasının tarımsal gereklilikler dikkate alınmadan yapıldığı, bunun sonucunda da şekli bozuk, tarımsal faaliyetleri güçleştirecek parsellerin verildiği, bilirkişi raporunda değerlendirilen parsel ile dava konusu edilen parselin farklı olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 28/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?