‹ Ana sayfa
Danıştay4. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 4. Daire E.2023/10136 K.2024/6389

Esas No: 2023/10136 · Karar No: 2024/6389 · Karar Tarihi: 14.11.2024
Özet: İstinaf dilekçesiyle, davacı şirket ithal ettiği cep telefonlarının bandrol ücreti ve para cezasının dayanağının olmadığını iddia ederek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını talep etti; mahkeme, ilk derece kararının hatalı olduğunu kabul ederek kararın bozulmasına ve konunun yeniden işleme konulmasına karar verdi.
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/10136
Karar No: 2024/6389

TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Bakanlığı
... Havalimanı Kargo Gümrük Müdürlüğü

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI): ... Kozmetik Endüstriyel Kimyasalları Otomotiv
İletişim Bilgisayar Elektrik Elektronik Medikal İnşaat
Malzemeleri İmalat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, ithal edilen muhtelif cep telefonu türü eşyalar için ... tarih-... sayılı ek TRT Bandrol Ücreti tahakkuk ettirilmesine ve... tarih-... sayılı para cezası verilmesine ilişkin kararlara karşı, cihazların bandrole tabii olmadığından bahisle yapılan itirazın reddine dair ... tarih ve ... sayılı işleminin para cezasına ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; esasen iletişime özgü olarak üretildiği bilinen cep telefonu ürünlerinin ithalatı işlemlerini tamamlanmasından çok sonra, ithal edilen eşyanın numunesi bulunmadan ve bunun üzerinde gereken teknik araştırma ve inceleme yapılmadan ve yalnızca bu ürünlerin Türkiye temsilcilikleri ve dağıtıcıları ile yapılan yazışmalar sonunda radyo yayınlarını alma özelliğinin olduğu bildirilen model listelerinden hareketle, ithal edilen ürünlerin de bu niteliğe sahip olduğunun kabulü yoluyla, eksik inceleme ve araştırma sonunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ: 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, dosyanın işlemden kaldırılmak üzere bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında, "Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü hâlinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar, dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır." kuralına yer verilmiştir.

Dava açıldıktan sonra davacı şirketin kişilik veya niteliğinde değişiklik olması nedeniyle taraf ehliyetinin sona ermesi durumunda, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesinin 1. fıkrası gereği takip hakkı kendisine geçenin başvurusuna kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekmekle birlikte, tarafların kişilik veya niteliğinde olabilecek değişikliğin kanun yolu safhasında da gerçekleşebileceği dikkate alındığında, anılan kuralın bu safhayı da kapsar biçimde anlaşılması gerektiği açıktır.

Ayrıca, ticaret şirketinin tüzel kişiliğinin sona ermesi nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılması durumunda, davanın kaldığı yerden devam edebilmesi ancak, istem üzerine asliye ticaret mahkemesinin Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesi uyarınca tüzel kişiliğin ihyasına karar vermesi ile mümkün olabilecektir.

Dava dosyasının ve Ticaret Sicili Gazetesinin birlikte incelenmesinden, 25/03/2021 tarih ve 10295 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi nüshasında davacı şirketin ticaret sicilinden re'sen terkin edildiği hususunun ilan edildiği görülmektedir.

Bu durumda, davacı şirketin ticaret sicili kaydının terkini ile tüzel kişiliği son bularak taraf ehliyetini kaybettiği anlaşıldığından, ticaret sicilinden kaydı silinen şirketin ilgililer tarafından ihyası sağlanarak dosyanın yeniden işleme konulması isteninceye kadar, 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, dosyanın işlemden kaldırılması gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
2. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 14/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?