‹ Ana sayfa
Danıştay4. DaireVergi Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 4. Daire E.2016/20886 K.2021/2205

Esas No: 2016/20886 · Karar No: 2021/2205 · Karar Tarihi: 13.04.2021
Özet: Uyuşmazlık, Hazır Yemek Gıda İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şirketi’nin kayıt dışı hasılat nedeniyle vergi incelemesinde re’sen tarh edilen 2013/7-9 ve 10-12 dönemlerine ilişkin tek kat vergi ziyaı cezalarının kaldırılmasını talep ettiği bir vergi davasıdır. Danıştay 4. Daire, İdari Yargılama Usulü Kanunu çerçevesinde, talebin tamamen reddedilip, cezaların geçici olarak kesilen dönemlerin aylık vergi ziyaı cezalarının kaldırılmasını hükmederek dava kararını onaylamıştır.
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2016/20886
Karar No: 2021/2205

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)

VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): …Hazır Yemek Gıda İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi

VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Hazır yemek imalatı faaliyetiyle iştigal eden davacı adına, kayıt dışı hasılat elde ettiğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporlarına istinaden re'sen tarh edilen 2013/7-9,10-12 dönemleri geçici vergiler ile kesilen tek kat vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; olayda, davacı tarafından, 213 sayılı Kanunda düzenlenen esaslara uygun şekilde envanter yapılmadığı ve envanter defteri tutulmadığı açık olduğundan ortada re'sen tarh nedeninin mevcut bulunduğu, davacının satışlarına ilişkin beyan ettiği maliyet rakamlarının gerçeği yansıtmaması nedeniyle, ibraz ettiği faturalardan ve yetkilisinin itirazsız imzasını taşıyan vergi inceleme tutanağında yer alan verilerden hareketle maliyetlerin yeniden hesaplanması yoluna gidilmesi ve ayrıca beyan dışı bırakılan faturalara dayalı hasılatın satışlara dahil edilmesinin de yerinde olduğu, ancak, ihticaca salih bulunmayan defter ve belgelerin, sadece lehte değil aleyhte de delil değerini kaybedeceğinden vergi beyanlarından tespit edilen kârlılık oranına ve genel satışlar içinde oldukça düşük bir oranı haiz emtianın maliyetine itibar edilmek suretiyle, karşıt inceleme yoluyla temin edilebilecek ilgili sektörel ortalama kârlılık oranları da dikkate alınmaksızın birim satış maliyetinin belirlenmesi yöntemine dayalı vergi incelemesinin, 213 sayılı Kanunun 134. maddesinde belirtilen amaca uygun yürütülmemesi nedeniyle dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, inceleme raporunda tespit edilen birim maliyet fiyatının varsayıma dayalı olarak yanlış hesaplandığı, herhangi bir karşıt inceleme yapılmadığı ve câri kâr oranlarının tespiti açısından meslek veya ticaret odalarından bilgi istenilmediği, ulaşılan matrah farkının inceleme elemanının kendisi tarafından geliştirilen bir yöntemle belirlendiği, vergi inceleme tutanağının ek 3 ve 4. fatura dökümlerinin yanlış yapıldığı, bazı faturalarda tabldot yemek satış adedi veya kahvaltı satış adeti bilgisine yer verildiği, yapılan karşılaştırma sonucunda matrah farkının hesabında esas alınan Ek 3 tabloda tabldot satış miktarının 69.292 adet değil 69.339 adet, Ek 4 tabloda yer alan yemek satışının 33.510 adet değil 33.715 adet, kahvaltı satışının ise 13.310 adet değil 13.395 adet olması gerektiği, inceleme elemanınca birim maliyet fiyatının belirlenmesinde hata yapıldığı, makûl satış fiyatının neden 5,00 TL olarak alındığının somut ve gerçekçi bir şekilde açıklanmadığı, vergi incelemesi sırasında satışların maliyetini yüksek gösteren maliyet ve gider reddiyatı yapılmadan dönem sonu stok tutarları değişmesine karşın bilanço düzeltmesi yapılmamasının incelemenin eksik olduğunu ortaya koyduğu, inceleme elemanınca yeniden düzenlenen 2013 yılına ilişkin ayrıntılı gelir tablosuna göre gayri safi kârlılık oranının %63,38 olarak hesaplanmasının teknik ve ticari icaplara aykırılık teşkil ettiği belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ: …

DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?