Danıştay3. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 3. Daire E.2023/5226 K.2025/2607
Özet: (1) 6327 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu’nun geçici 1. maddesi kapsamında yapılan iade başvurusunun kısmen reddine dair işlemin iptali ve fazla kesilen verginin iadesine dair davacı haklarının incelenmesi ileri sürülmüştür. (2) Mahkeme, iade başvurusunun reddi kararını onaylayarak, iade talebini yönetmeliğin muafiyet kapsamıyle uyumlu bulmaması nedeniyle reddetti ve davacıdan harç ücretinin ödenmesine karar verdi.
T.C. DANIŞTAY ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/5226
Karar No: 2025/2607
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Dördüncü Dairesinin bozma kararına uyulmaksızın ilk kararda ısrar edilerek verilen kararın Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca bozulması üzerine söz konusu bozma kararı uyarınca davayı yeniden inceleyen ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının, 6327 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un geçici 1. maddesi kapsamında yaptığı iade başvurusunun kısmen reddine dair işlemin iptali ve fazladan kesilen ve iade edilmeyen verginin iadesine hükmedilmesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Uyuşmazlığın çözümü, 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu'nun geçici 1. maddesinin, aktarımın yapıldığı tarih itibarıyla yürürlükte bulunan beşinci fıkrasındaki, vakıftan bireysel emeklilik sistemine yapılan aktarımlarla ilgili işlemlerin, her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğu ve bu muafiyetin, doğabilecek gelir vergisi yükümlülüğünü de kapsayacağı yolundaki düzenleme uyarınca, aktarılan tutarların, bireysel emeklilik sisteminden çıkış aşamasında da gelir vergisinden muaf olup olmadığı hususunun açıklığa kavuşturulmasına bağlı olduğu, anılan düzenlemeyle muafiyet, vakıftan bireysel emeklilik sistemine geçiş aşamasındaki işlemlere tanınmış olup söz konusu hükmün, bireysel emeklilik sisteminden çıkış aşamasındaki işlemlere uygulanmasının mümkün olmadığı, bireysel emeklilik sisteminden çıkılması halinde vakıfta ve bireysel emeklilik sisteminde elde edilen irat tutarları üzerinden 6327 sayılı Kanun'un yayımlandığı tarih itibarıyla yürürlükte bulunan Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca belirlenen oranda tevkifat yapılması gerektiği sonucuna ulaşılan olayda, davacının 24/12/2008 tarihinde bireysel emeklilik sistemine girdiği ve 15/01/2009 tarihinde sistemden çıktığı, ... Vakfından bireysel emeklilik sistemine 16.043,00 TL ana para ve 750.829,00 TL getiri aktarıldığı, bireysel emeklilik sisteminde bulunulduğu süre içinde 486,48 TL ana paranın sisteme yatırıldığı ve 5.391,37 TL getiri elde edildiği, davalı idare tarafından 16.043,00 TL ve 486,48 TL ana para üzerinden gelir vergisi kesintisi yapılmadığı, elde edilen toplam 756.220,37 TL getiri üzerinden %15 oranında 113.433,06 TL gelir vergisi kesintisi yapılarak daha önce 115.912,48 TL kesinti yapılması nedeniyle bakiye 2.479,42 TL'den davacının 73,00 TL kamu borcunun mahsubu sonucu 2.406,42 TL'nin davacının hesabına yatırıldığının anlaşıldığı, bu durumda değinilen düzenlemeler gereğince ... Vakfından elde edilen getiri ve bireysel emeklilik sisteminde elde edilen getiri üzerinden gelir vergisi kesintisi yapılması hukuka uygun olup ana para üzerinden kesinti yapılmadığı görüldüğünden on yıldan az süreyle katkı payı ödeyerek bireysel emeklilik sisteminden ayrılan davacı için Gelir Vergisi Kanunu'nun 75. maddesinin ikinci fıkrasının 16. bendinin (a) bendi uyarınca %15 oranında gelir vergisi kesintisi yapılması gerektiğinden bu kapsamda tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: ... Vakfı'ndaki birikimler 4632 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 5. fıkrası uyarınca bireysel emeklilik sistemine aktarıldığından bu tutar üzerinden herhangi bir kesinti yapılamayacağı, söz konusu tutarın tamamının ana para olarak değerlendirilmesi gerektiği, sadece bireysel emeklilik sisteminde elde edilen irat üzerinden tevkifat yapılabileceği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 03/11/2021 tarih ve E:2021/1064, K:2021/1370 sayılı kararıyla Dairemize gönderilen dosya ile ilgili Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca ...-TL maktu harç alınmasına,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 29/05/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Esas No: 2023/5226
Karar No: 2025/2607
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Dördüncü Dairesinin bozma kararına uyulmaksızın ilk kararda ısrar edilerek verilen kararın Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca bozulması üzerine söz konusu bozma kararı uyarınca davayı yeniden inceleyen ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının, 6327 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un geçici 1. maddesi kapsamında yaptığı iade başvurusunun kısmen reddine dair işlemin iptali ve fazladan kesilen ve iade edilmeyen verginin iadesine hükmedilmesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Uyuşmazlığın çözümü, 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu'nun geçici 1. maddesinin, aktarımın yapıldığı tarih itibarıyla yürürlükte bulunan beşinci fıkrasındaki, vakıftan bireysel emeklilik sistemine yapılan aktarımlarla ilgili işlemlerin, her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğu ve bu muafiyetin, doğabilecek gelir vergisi yükümlülüğünü de kapsayacağı yolundaki düzenleme uyarınca, aktarılan tutarların, bireysel emeklilik sisteminden çıkış aşamasında da gelir vergisinden muaf olup olmadığı hususunun açıklığa kavuşturulmasına bağlı olduğu, anılan düzenlemeyle muafiyet, vakıftan bireysel emeklilik sistemine geçiş aşamasındaki işlemlere tanınmış olup söz konusu hükmün, bireysel emeklilik sisteminden çıkış aşamasındaki işlemlere uygulanmasının mümkün olmadığı, bireysel emeklilik sisteminden çıkılması halinde vakıfta ve bireysel emeklilik sisteminde elde edilen irat tutarları üzerinden 6327 sayılı Kanun'un yayımlandığı tarih itibarıyla yürürlükte bulunan Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca belirlenen oranda tevkifat yapılması gerektiği sonucuna ulaşılan olayda, davacının 24/12/2008 tarihinde bireysel emeklilik sistemine girdiği ve 15/01/2009 tarihinde sistemden çıktığı, ... Vakfından bireysel emeklilik sistemine 16.043,00 TL ana para ve 750.829,00 TL getiri aktarıldığı, bireysel emeklilik sisteminde bulunulduğu süre içinde 486,48 TL ana paranın sisteme yatırıldığı ve 5.391,37 TL getiri elde edildiği, davalı idare tarafından 16.043,00 TL ve 486,48 TL ana para üzerinden gelir vergisi kesintisi yapılmadığı, elde edilen toplam 756.220,37 TL getiri üzerinden %15 oranında 113.433,06 TL gelir vergisi kesintisi yapılarak daha önce 115.912,48 TL kesinti yapılması nedeniyle bakiye 2.479,42 TL'den davacının 73,00 TL kamu borcunun mahsubu sonucu 2.406,42 TL'nin davacının hesabına yatırıldığının anlaşıldığı, bu durumda değinilen düzenlemeler gereğince ... Vakfından elde edilen getiri ve bireysel emeklilik sisteminde elde edilen getiri üzerinden gelir vergisi kesintisi yapılması hukuka uygun olup ana para üzerinden kesinti yapılmadığı görüldüğünden on yıldan az süreyle katkı payı ödeyerek bireysel emeklilik sisteminden ayrılan davacı için Gelir Vergisi Kanunu'nun 75. maddesinin ikinci fıkrasının 16. bendinin (a) bendi uyarınca %15 oranında gelir vergisi kesintisi yapılması gerektiğinden bu kapsamda tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: ... Vakfı'ndaki birikimler 4632 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 5. fıkrası uyarınca bireysel emeklilik sistemine aktarıldığından bu tutar üzerinden herhangi bir kesinti yapılamayacağı, söz konusu tutarın tamamının ana para olarak değerlendirilmesi gerektiği, sadece bireysel emeklilik sisteminde elde edilen irat üzerinden tevkifat yapılabileceği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 03/11/2021 tarih ve E:2021/1064, K:2021/1370 sayılı kararıyla Dairemize gönderilen dosya ile ilgili Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca ...-TL maktu harç alınmasına,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 29/05/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.